| |
|
Akrep ve
Ateş
Şarap yüklü bulutlar,
Kan kırmızı gökyüzü.
Ve iki ateş topu,
Sağımda şiddetin, solumda şehvetin…
Yakıyor beni bu medcezirin!
Tüm hırpalanmışlığın öcünü alır gibi,
Keskin, sıcak ve öfkeli gözlerin.
Siyahına baktığım an,
Kirpiklerim tutuşuyor önce.
Her bir hücreme değen alev,
Son buluyor yüreğimde…
Bedenin, ateşe düşmüş çelikten bir bıçak.
Dokundukça kesiyor avuçlarımı.
Kan kokusunda dağılıyor kokun…
Tahribatın ağır!
Beden buna ne kadar dayanır?
Bir akrep gibiyim şimdi.
Ateşe ve umutsuzluğa bulanmış,
Zehrini içine akıtmaya hazır.
Dört yanım alev…
Dört yanım sen…
Dört yanımda sevdan…
Gerçek, hiç bu kadar yalın olmadı.
Ve ömrünün hiçbir deminde,
Böylesine sevilmedi adam.
Tan sökülüyor yavaştan,
Yüzümüzde şarabın sarhoşluğu…
Şimdi söyle!
Sen mi tutuşturacaksın?
…Saçlarımı
…Bedenimi
…İçimdeki seni
Yoksa ben mi vereyim zehri?
…Yüreğimdeki sana,
…Sonra bana!
Tanrılar cömert mi?
Aşkı savrukça harcayacak kadar…
-Bu hiç adil değil-
|
|
|
| |
|
Aday
şiirlerin daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış olmaları gerekmektedir.
Daha önce başka bir sitede, dergide, gazete v.b yerlerde yayınlanmış
olduğu belirlenen şiirler, dereceye girmiş dahi olsalar, yarışmadan
eleneceklerdir.
Yazıyaz Dergi yönetimi, katılım şartlarında değişiklik yapma hakkına
sahiptir. |
|
|