| |
|
İçimden
Geldiği Gibi
Uzağız birbirimize, insan dolu her yer
Herkes yolunda ve yoklarmış gibi ordalar
Onca kalabalık, yinede görürüz diğerimizi
Melodilerle karışır ve şeker pembesidir bulut
Ve şeker pembesi dudağın, bir hafiflik dokundurur
Uçuşan sandallara gülüşüp, bunlar rüzgâr derim
Dokunup da pamuk şeker kız-kulene, kavuşma derim
Göz bebeklerinde;
Kulelerimiz dikilir karşımıza sere serpe
Sere serpe vapur düdükleri, eteklerinde zil çalar
Sere serpe boğazında düğüm düğüm, düğün alay
Bakabildiğim her yer de sen
Masal kuşu Anka, tutarda; Burgaz, Kınalı, Heybeli, Sedef’ten uçurur
Yükseldikçe, içinde kaybolduklarımız küçülür
Seni koyardım zarfa İstanbul’um
Daralmış sokak sokak vurdumduymazlığını
Üst üste her şeyini bugüne bırakmanı
Yinede;
Uzatacağım kendimi, yitsin gizlenmeler
Sen hisar ol, bense Sarıyer
Koynumda senden izler
Zindanın egemen zincirler
Ve
Kutsal sözcükler geldiğinde çanlar çalmadan
Hani diyeceğim Eminönü
İşte diyeceksin kafesteki kuşu gösterip
Gördün mü? Olmadan yangına düşmüşüm yanında; Su! Su!
Sen İstanbulumsun içimden geldiği gibi
|
|
|
| |
|
Aday
şiirlerin daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış olmaları gerekmektedir.
Daha önce başka bir sitede, dergide, gazete v.b yerlerde yayınlanmış
olduğu belirlenen şiirler, dereceye girmiş dahi olsalar, yarışmadan
eleneceklerdir.
Yazıyaz Dergi yönetimi, katılım şartlarında değişiklik yapma hakkına
sahiptir. |
|
|