Gözyaşı / Özgür KÖSE
Bu ayki yazımda göz sağlığımız için belki de en önemli etken olan Gözyaşı konusunu ele alıyorum. Çoğu zaman farkında bile olmadığımız bu çok işlevli sıvının, göz sağlığı için hangi etkinlikler içerisinde olduğu, hangi katmanlardan oluştuğu gibi bazı bilgileri sunmaya çalışacağım. Gözyaşı sisteminin genel bileşenleri, Şekil 1’de gösterilmiştir.
Gözyaşının görevleri şunlardır:
1. Konjonktiva ve korneayı nemlendirir ve kurumasını önler.
2. Korneanın dış ortamdan oksijen ve karbondioksit alış-verişini sağlar.
3. Korneanın üzerinde düzgün kırıcı bir ortam yaratır.
4. Enzimleri olan lizozim ve laktoferinler aracılığıyla konjonktival floranın dengesini sağlar.
5. Göze kaçan yabancı cisimleri, herhangi bir komplikasyona neden olmasına fırsat vermeden, süpürerek atılmasını sağlar.
6. Göze yerleştirilen kontakt lensin düzgün hareketi için tampon görevi görür. Lens ile kornea arasında bir katman oluşturur ve lensin kornea üzerine sürtünmesine engel olur.
GÖZYAŞININ ÖZELLİKLERİ
Gözyaşı, toplam yüzeyi 16 cm² olan konjonktival ve korneal yüzeyi kaplar. Üç katmandan oluşan bir film tabakası oluşturur. Kalınlığı 4-9 mikrondur. pH’sı 7.25’tir.
Lipid Tabaka: Meibomius (Şekil 2), Moll ve Zeiss bezlerinin salgısından oluşur. Kimyasal olarak kolesterol esterleri, trigliserid, fosfolipid, serbest yağ asitleri içerir. 1 mikron kalınlığındadır. Gözyaşının buharlaşmasını önleyici bir engel görevi görür.
Gözyaşı Aköz Tabakası: Gözyaşı bezi ile yardımcı gözyaşı bezleri olan Krause ve Wolfring bezlerinin salgısından oluşur. Gözyaşı film tabakasının temel salgısıdır. %98’i su, %1,2’si solid içeriklidir. 6-7 mikron kalınlığındadır. Hastalık, uyku ve uzun süreli göz kapanmasında asidik sapma gösterir. Uyanırken gözdeki yanma bundandır. İnsan gözyaşındaki proteinin %30’u albumin ve %20’si lizozimden oluşmuştur. Lizozim bakterisidal etkisiyle Gram (+) organizmaları temizler. Diğer vücut sıvılarına oranla konsantrasyonu daha yüksektir. Lizozim seviyesi praktolol toksititesi, Sjögren hastalığı, malnütrisyon ve hava kirliliğinde azalır. Diğer önemli bir gözyaşı proteini olan ve %25 oranında bulunan laktoferin bakteriostatik ve bakteri-sidal etki gösterir. Tüm gözyaşı proteinlerinin %25’ini globulinler oluşturur. Çoğunluğu immünoglobulin A iken G ve E az miktarda bulunur. Özellikle E tipi immünoglobulin, alerjik olaylarda gözyaşında artar.
Müsin Tabakası: Gözyaşı film tabakasının en ince katmanıdır (0,5 mikron). Konjonktivadaki Goblet hücreleri, Henle kriptleri ve Manz bezlerinden salınır. Ana görevi kornea epitelini hidrofobik yüzeyden hidrofilik yüzeye çevirmesidir. Bu epitelin glikokaliksleriyle ilişkilidir. Gözyaşı sıvısı hidrofobik yüzeyde damlacık halindeyken hidrofilik yüzeyde ince ve düz bir tabaka haline dönüşür. Yaralanma sonucu glikokaliksler kaybolursa gözyaşı dengesi bozulur. Müsin tabaka yok olursa epitel hidrofobikleşir ve gözyaşı aköz tabaka dengesi bozulur. Aslında siyalik asit olan müsin, epitel hücrelerindeki glikokalikslerle emilerek epitel mikrovilluslarına yapışır. Böylece kornea epitel yüzeyi hidrofobik yüzeyden hidrofilik yüzeye dönüşür (Şekil 3).
Yeteri gözyaşı aköz sıvısı ve müsine ek olarak;
1. Normal kırpma refleksi: Alt konjonktivadan alınan müsinin korneaya yayılmasını sağlar. Bu olay oluşmadığında özellikle kapak şekil bozukluğu varlığında örneğin lagoftalmusta yeteri göz kırpması olmayacağından göz kurur.
2. Gözün dış yüzeyiyle gözkapağı arasında yüzey uyumu vardır. Uyumsuzluk olduğu durumlarda ise örneğin Dellen ve dermoidlerde gözyaşının korneaya yayılması engellendiğinden yerel kuruluk alanları oluşur
3. Sağlıklı korneal epitel varlığı ile müsin epitel hücrelerine tutunur. Kornea skarları, epitelyopatiler ve keratopati gibi olaylar korneal nemlenmeyi engeller.
GÖZYAŞI SALGILANMASIDoğumdan iki ay sonra, salgılanma olayı başlar. Temel ve refleks salgılanma olarak iki şekildedir.
Temel salgılanma: Yardımcı gözyaşı bezleri tarafından yapılan salgılamadır. Normal koşullarda kornea ve konjonktivanın tüm gözyaşı gereksinimlerini karşılar.
Refleks salgılama: Uyarılar sonucu, gözyaşı bezlerinin uyarılması ve bunu izleyen aşırı salgı olaylarıdır. Konjonktivit, keratit, korneaya kaçan yabancı cisimler ve iritis gibi göz hastalıkları (sorunları) sonucunda ortaya çıkan göz yaşarmasının gidiş yolu, trigeminal sinir ve geliş yolu parasempatik sinirlerle olur.
Temel salgılanma ile oluşan gözyaşı buharlaşır ve konjonktiva damarlarından emilir. Refleks sonucu oluşan gözyaşı ise dakikada 100 mm³ miktarında gözyaşı yollarından burna girer. Eğer salgılanan miktar 100 mm³’ten fazla ise de göz dışına akar (yaşarma). Normal koşullar altında, göz yüzeyinde 7-9 ml gözyaşı bulunur. Yine normal koşullarda 6.6-1.2 ml/dakika salınan gözyaşının %25’i buharlaşmayla kaybolur. Ortam kuraksa bu oran artar. Eğer lipid tabaka bozukluğu varsa da bu oran %10 ile 20 kat daha fazla artacaktır.
KAYNAKLAR
1. Arffa RC. Tear film abnormalities, Grayson’s Dieases of the Cornea, Mosby, St.Louis 1991, 310-322.
2. Chandler JW, Sugar J, Edelhauser HF. External Diseases; Cornea, Conjonctiva, Sclera, Eyelids, Lacrimal System, in: Textbook of Ophthalmology, Ed.: Podos SM, Yanoff M, Mosby, St.Louis, 1994, Sec.14.
3. Duke-Elder S, Wybar Kl. Lacrimal apparatus, in:System of Ophthalmology Ed.: Duke-Elder S., Mosby, St.Louis, 1974, 559-581.
4. Doğru M, Katami C. Nakagawa N, Tetsumoto K,Yamamoto M. Impression cytology in Atopic dermatits, Ophthalmology, 1998, 1478-1483.
5. Özçetin, H. Klinik Göz Hastalıkları, Nobel Tıp Kitabevleri, 2003
6. Tarbet KJ., Custer PF. External dacryocystorhinostomy; Surgical success, patient satisfaction and economic cost. Opthalmology, 1995, 102, 1065.
7. Vaughan D, Asbury T, Riordan-Eva P. General Ophthalmology, Appleton Lange, Stamport, 1999, 84-91.
8. Veirs ER. Anatomy and Embriology of the Lacrimal System, in: Lacrimal Disorders, Mosby, St. Louis, 1976, 1-12.

2006/12 |