Umuda Sesleniş / Muammer DERİN

 

 

Umut etmek yaşamaktır,hayatın elinizden kaydığı anlarda  tutunacağınız tek şey, umudunuzdur.Yoksa,  yitirmişseniz tutunamazsınız  hayata, kayar  gider   elinizden.

Sevdiklerinizden  ayrılırken,  kavuşmayı  umarsınız. Hasretlerimize   o  kekremsi  tadı  katan  kavuşma  umududur. İyi  bir  yazar  olmayı  umut  etmiyorsanız   yazamazsınız.  Bırakın  kalemi, yormayın  boşuna!  Parmaklarınız klavyenin  üzerinde  gezinirken,  sözcükler  desen  desen  yansıyorsa ekrana   umutlarınızın  resmidir   gördüğünüz.   İster  okuyun  isterseniz  seyredin.   Ben  yazdığım   her  yazıyla  dünyayı  değiştireceğimi  umut  ediyorum. Dünya  değişmemekte  direniyorsa  benim umurumda mı?

Umut  etmek  inanmaktır. İyiliklerinde  kötülüklerinde mutlaka  bir  karşılığının  olacağını  ummuyorsanız,  adalet  duygunuz  yok  olur. Gördüğüm  bunca güzelliklerin bunca  çirkinliklerin  karşılıksız  kalacağına   ikna  edemezsiniz  beni.   Sevginizin  karşılık  bulacağını  ummuyorsanız umudunuzla  birlikte   aşk’a  dair  bütün   yazılanlar  silinir  yüreğinizden.    Şiirler   şarkılar  anlamsızlaşır.  Öykülerdeki  gülleri  soldurursunuz.   Umut,  bütün  duyguların   yatağında  aktığı  nehirdir.

Hayatı  anlamlandıran  değerler  UMUTLARINIZDIR. Hatta bütün sevgileri,  tutkuları,  coşkuları  kuşatan umutlara   sevdalanmak.  Sorun  kendinize, yüreğiniz yetiyorsa   yürüyün. Sevginizi, tutkunuzu, coşkunuzu  katarak.   Beklentilerden  söz  etmiyorum.   

Yarınlar  randevuyla  gelmez. Ne  beklentisi! Hayallerden de  söz  etmiyorum.  Ne  yaş’ından  ne de   kurusundan! Söküp alırım diyebiliyor musunuz?  Ben ondan   bahsediyorum.   Hangi  rüzgârsa, hangi  fırtınaysa, hangi  yönden  esiyorsa  essin.   

Umurunuzda mı? Siz  yağmurlarınızı  beklerken.


İkisi de  zordur.  Kalabalıklar  içinde  yalnız  olmak da, yalnızken kalabalığın   ortasında kalmak da. Bazen kendinize çekilmek istersiniz.  Yüreğinizdeki   okyanuslarda fırtınalar patladığında, sığınacağınız tek limandır yalnızlığınız. Kaf  dağı  ne  yana  düşer? Kahramanı olacağınız  bir masal ararsınız. Bütün  masallar  doludur.  Bir  masal  yazarsınız! Umut’a  seslenen. Ya  yoksa. Yitirmişseniz!

Donarak  ölen  Kayserili  Recep’in  haberini  okumuştum. Geçen  kış’tı  herhalde.  Pazarlarda  hamallık  yapıyormuş, sokaklarda   barınan   evsiz   Recep.  Gündüzleri   yük  taşıdığı   küfesine   yaslanarak,  kıvrıldığı  bir  köşede  yarınlara  dair  umut  tazeliyormuş  geceleri. O  sabaha   karşı,  kara  kış   dondurana  kadar!   Sağ  elinin  sımsıkı  yumulu  olduğunu  fark etmişler.  Açıp  baktıklarında  10 ytl  bulmuşlar  avucunda.  Servetini   harcamamıştı!    Sımsıkı  sarılarak  hayata  tutunuyordu  garip.  On  lira  değildi  sıkıya  sarıldığı  yaşama  umuduydu.  Umutlarını  yaşatıyordu.   Hayatın  ona  karşı  bütün  cimriliğine  rağmen.

Öte  yandan,  tatillerini  yazın  Antalya’da  kışın  Uludağ’da  yapacak  imkânlara  sahip,  gencecik  insanlar,  hayatlarının  baharında   “yaşamın  anlamı  yok,  ölmek  istiyorum!”  diyorsa  ve  taptaze  fidanlar  kıyıyorsa  kendilerine,   yitirdikleri   nedir?  Daha  çocukluğun masumiyetini,  ergenliğin  heyecanını  yaşamadan  alkolün,  uyuşturucunun  pençesine  düşüyorlarsa,  kaybettikleri   nedir?   Paraysa  para,   İmkânsa   imkân!   Hayatın  bütün  cimriliğine  rağmen,  hamal  Recebi   sımsıkı  tutunduran,  yine  hayatın  olanca  cömertliğine  rağmen  bu   insanları  savuran  nedir?   Umutlarınızı  yitirmişseniz,  hayatı  anlamlandıramazsınız.

Her  birimizin  “ben”   diyerek  ifadelendirdiği  problemleri  hepimiz  yaşıyoruz.  Aynı  ya da  benzer  sorunlarla  boğuşuyoruz.    Çeşitli  mağduriyetler,  yaşanabilir.  Hak  etmeyene   öfkelenmeyin  bile.   Hoşça  kal  demek  kolay,  yarınlara.  Sıkıysanız  merhaba  deyin.  Taptaze, sımsıcak, yepyeni  bir  merhaba.  Yarın   başka  bir  gündür.  Yarın, yeni  bir gün.

Bir  insana,  bir  topluma    yapılacak  en  büyük  kötülüktür umutlarını  çalmak!  Yerine  hiç  bir  şey  koyamazlar.  Umutlarınızı  çalanlara   izin  vermeyin,  kendinize   bile!    Bütün  şiirler  öyküler  umuda  sesleniyor.  Masallar da.  Çağırın.  Gelecektir.    

Siz şarkılarınızı  söyleyin.