Mykoard İnfarktüsü / Nilgün ARICI

 

 

 

Halk arasında ‘kalp krizi’ diye bilinen myokard infarktüsü, günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde ölüm nedenlerinin ilk sırasını oluşturmaktadır.

Sadece ABD de yılda 900 binden, Almanya’da 300–350 binden fazla kişinin ölüme sebep olmaktadır. Bu insanların yaklaşık 1/3’ ü şikâyetleri başladıktan sonraki ilk 1 saat içinde ölmektedir.

Myokard infarktüsü, kolesterol ve yağla dolu plak tarzında lezyonların özellikle kalbi besleyen damarları (koroner arterleri) tıkaması sonucu oluşan ve ölüme yol açabilen bir kalp hastalığıdır. Kalp, sağlıklı bir yetişkinde dinlenme halindeyken 60–80 defa vücuda kan pompalayan güçlü bir organdır. Düşünün, bir organın bütün vücuda kan pompalayabilmesi için ya kanı kendi üretmesi ya da dışarıdan kanı alması gerekir. Kalbimiz, vücut sistemine gönderdiği kanın akciğerlerde temizlenerek, damarlar aracılığı ile tekrar kendine dönmesi sonucu çalışır. Kanı kalbe taşıyan damarlardan en önemlisi koroner arterdir. Koroner arterde oluşan tıkanma sonucunda kalp beslenemez. Eğer kalbe kan gelmezse vücuda kan pompalaması mümkün olmaz. Böylece myokard infarktüsü oluşur.

 

Koroner arterlerin tıkanmasında, dolayısıyla mykord infarktüsünün oluşumunda etkili olan etmenler;

-          Dengesiz beslenme

-          Stresli yaşam

-          Aşırı kilolu olma

-          Ailede kalp krizi geçirme öyküsü

-          Sigara kullanımı

-          Hareketsizlik

-          65 yaş üstü olma

-          Yüksek kan basıncı

-          Şeker hastalığı

Myokard infarktüsünün (kalp krizi) uyarıcı belirtileri;

-          Şiddetli göğüs ağrısı

-          Ani başlayan halsizlik, bulantı ya da aşırı terleme

-          Kalp atışında düzensizlik

-          Soğuk, soluk cilt

-          Nefes alamama

 

Göğüs ağrısının özellikleri; Göğüs kemiği arkasında baskılı, sıkıştıran, rahatsız eden ağrı vardır. Hasta sanki göğsünün üstünde biri oturmuyormuş hissine kapılabilir. Ağrı sol omuza, boyna, çeneye ve kollara yayılabilir. Dinlenme halindeyken başlar. Genellikle 30 dakikadan uzun sürer. Korku yaratacak derecede şiddetlidir.

Myokard İnfarktüsünün tanılanmasında koroner anjiyografi uygulanır.
 Koroner Anjiyografi, Damar sertliği nedeni ile koroner arterlerin hangi bölgesinin ne kadar daraldığını ve / veya tıkandığını tespit edebilir. Damar darlık veya tıkanıklıklarını tespit ederek tedavinin gerektiği gibi yönlendirilmesini sağlar.

 

Tedavi

Myokard İnfarktüsü acil bir durumdur. Hastaneye yatmayı ve yoğun bakımı gerektirir. Hastaların kalp krizinden kaybedilmelerinin önlenmesi, olayın ilk anından itibaren en kısa zamanda hastaneye ulaşmasına bağlıdır. Eğer hasta ilk 12 saat içinde hastaneye gelmiş ise tıkalı damarın açılması sağlanarak, kalp kasının ölmesi önlenebilir. Bunun 2 yöntemi vardır.

1-     Damarlardaki tıkanmaya neden olan pıhtıyı eritmek (Trombolitik tedavi)

2-     Tıkalı bölgeyi anjiyoplasti (balon+stend) uygulayarak açmak.

Damarlarda oluşmuş pıhtıyı eritmek için kanın sulandırılması yani yoğunluğunun azaltılması gerekir. Aspirin pıhtıların (trombositlerin) kümeleşmesini önleyerek, damardaki kan yoğunluğunun artmasına engel olur. Bu nedenle kalp krizi geçirdiği anlaşılan kişinin aspirin çiğnemesi önemlidir. Bunun dışında kanın sulandırılmasını sağlayacak ‘Heparin’ denilen madde damar yolu ile verilerek, kanın yoğunluğu azaltılabilir.

Tıkanmış damarların (koroner arterlerin) açılması için bir diğer yöntem de koroner anjiyoplastidir. Bu deri içinde ve kalp damarları içinde ameliyat yapılarak, damarların genişletilmesi demektir. İşlem sırasında, doktor bir kateteri (ucunda balon olan ince bir tüpü) tıkalı veya daralmış damara yerleştirir. röntgen ışınları ve kontrast madde(damara verilen özel bir boya) yardımı ile anjiyoplasti için kateteri damardaki doğru yere yerleştirir. Doktor kateteri damardaki daralmış alana yerleştirdikten sonra balonu şişirir. Şişen balon damarı açar ve böylece kanın bu alandan geçişi sağlanır.

Myokard İnfarktüsü oluşumunu önlemek, daha basit söylemek gerekirse kalbi besleyen damarların tıkanmasını önlemek için yapılabilecek bazı şeyler vardır. Bunlar;

-          Aşırı kilo alımından, ani kilo değişikliklerinden kaçınılmalı

-          Sigara bırakılmalı ya da azaltılmalı

-          Dengeli beslenilmeli. Özellikle hayvansal yağların kullanılmamasına özen gösterilmeli.

-          Stresle başa çıkma yolları aranmalı.. ( aile desteği, psikolog yardımı, gevşemeye yardımcı olabilecek uygulamalar; yoga, hobi edinme vs.)

-          Düzenli egzersiz yapılmalı. Egzersizler vücuda aşırı yüklenecek biçimde olmamalıdır. Günlük düzenli yürüyüşler, yüzme vs. uygun egzersiz yöntemleridir. Şekir U. Ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmaya göre,myokard infarktüsü geçirdikten sonra düzenli egzersiz yapanlar iş hayatlarına çok daha erken zamanda dönmüşlerdir.

-          Uzun süre doğum kontrol haplarının kullanımı önlenmeli.

-          Doktorun tavsiye etmediği ilaçlar kesinlikle kullanılmamalı.

-          Yüksek tansiyon ve şeker hastalıklarının ilaçlarla kontrol altına alınmalı.

 

Kaynaklar

1- Demirtaş N., Myokard Infarktüslü Hastalarda Kardiyak Rehabilitasyon,Türk göğüs kalp damar cerrahisi dergisi,aralık 1992,1(3):192-196.

2- Şekir U. Ve ark., Myokard infarktüsü sonrası aerobik egzersizin rolü,Anadolu Kardiyoloji Dergisi,Haziran 2004;4:153-160.

3- http://www.kardiyo.net/kitap/miyokartinfarktusu.shtml

4- www.tip2000.com/aspirin/aspirin.html

5- http://www.ahmetalpman.com/defkonuoku.asp?id=266&konuindex=6

6- http://www.tyih.gov.tr/makale_radyoloji.html

Nilgün Arıcı