Anarşizm ve Özgürlük Kavramı / Gizem SÖNMEZ

 

 

 

Anarşi, Yunanca’ da yöneticinin, hükmedenin olmaması anlamına gelen bir kelimedir. Fransız Devriminden sonra ortaya çıkan kuram, var olan düzene karşı durur ve akla dayanan sistematik bir politik duruştur.

Kuram; yöneticisi olmayan bir toplumu hedeflediği için tepki toplamış, günümüzde bile tam olarak anlaşılamamış ve önyargılardan sıyrılamamıştır.  Anarşizmle ilgili en genel yanılgı, anarşizmin düzen karşıt olduğu yönündeki görüşlerdir. Anarşizm; düzene değil, idareye ve hiyerarşiye karşıdır. Düzene karşı olmak ile hükmedene karşı olmak ise karıştırılmaması gereken düşüncelerdir. Anarşist kuramın öncüsü olan Godwin’in sözleri, anarşizmin düzensizlik amacı taşımadığını göstermektedir: “genellikle anlaşıldığı anlamı ile anarşi ile iyi tasarlanmış hükümetsiz bir toplum biçimi birbirinden oldukça farklıdır. “ (Klasik Anarşizm, George Crowder, Öteki, s.10.) Peki, hükümetsiz toplum nasıl düzenli olabilir? Hükümet, kendi koyduğu kuralları insanlara zorla kabul ettirmeye çalışır. Dışarıdan gelen baskıcı kurallar insanın özgürlüğünü kısıtlar niteliktedir. Birey kendini ortaya koyamaz ve engellenir. Anarşistlerin savunduğu toplumsal düzende ise, yasalarla belirlenmiş, bireye dışarıdan dayatılan hiçbir kural olmamalıdır.  Üç temel ilke üzerinde dururlar:

Eşitlik

Özgürlük

Dayanışma

Eşitlik ve dayanışma özgürlüğe bağlıdır; çünkü özgürleşen ve irade sahibi birey, toplum içinde kendini ortaya koyacak ve diğerleri ile uyumlu ilişkiler sürdürecektir. Burada bir karışıklık ya da yanlış anlama ortaya çıkabilir. Özgürlük, eğer sınırsız istediğini yapabilme olarak adlandırılırsa, herkes kendini düşüneceği ve bencilce eylemlerde bulunacağı için, toplumsal düzen sağlanamaz. Bu nedenle önce özgürlük kavramını tam olarak ele almamız gerekir. Özgürlük çoğu kişi için negatif bir anlama sahiptir. Oysa özgürlüğün negatif ve pozitif olmak üzere iki anlamı vardır. Negatif özgürlük, anarşizm kuramını eleştirenler tarafından anlaşıldığı anlamda; kişinin sınırsız eylemde bulunabilmesidir.  Negatif özgürlükte, kişi sadece arzu ve isteklerini gerçekleştirme amacında olur ve önündeki engelleri kaldırmak ister. Anarşizm için böyle bir özgürlükten kesinlikle söz edemeyiz. Kişinin sadece kendi arzularını önemsemesi ve bu amaç için iktidarı yok etmek istemesi, dayanışma ve eşitlik ilkelerini tehdit edeceği için söz konusu değildir. Özgürlüğün pozitif anlamı ise kişinin kendi benliğini bulup, kendini gerçekleştirebilmesidir. Klasik anarşistler öz-yönetim olarak özgürlükten söz eder ve özgürlük pozitif bir anlam bulur. Öz-yönetim ile kastedilen düşünce; sadece arzulanan eylemlerin gerçekleşebilmesi değil, bireyin iradesi ile kendini yönetebilmesidir. İrade ve arzulanan eylemler özdeş olmak zorunda da değildir. Birey, istediği her eylemi gerçekleştiremez; çünkü ahlakı ve iradesi onun doğru ve yanlış davranışlara yönelmesinde belirleyicidir. Birey akıl sahibidir ve eleştirel bir akılla yönetilir. Yalnızca aklını kullanıp, ahlaki değerleri ile iradesini benliğinde birleştirebilen kişi özgür olabilir; çünkü o zaman kendi, doğru ile yanlışın farkına varıp, eylemlerinin sorumlusu haline gelecektir.  Kişinin ahlaki değerleri ve iradesi onu doğru eyleme götürür ve toplumsal düzensizlik ortadan kalkar. Özgür birey hem kendi için, hem de toplum için faydalı hale gelir. Anarşistler, özgürlüğün ancak hükümetsiz bir toplumla sağlanabileceğini düşünürler. Bunun nedeni ise; kimsenin kimseye müdahale etme hakkının olmamasıdır. Otorite, insanları yönlendirir ve kendi doğrularını dayatır. Bu durumda özgürlükten söz edilemez; çünkü birey, bireyselliğinin farkına varamadan baskı altına girer ve özgür iradesi ile seçim yapamaz. Benliğini oluşturamayan bireyler arasındaki bağlarda çok güçsüzdür.

Hiyerarşik yapıda dayanışma ve eşitlikten de söz edilemez. Aralarındaki çıkar ilişkileri insanları birbirine bağlarken, güçlü olan daha fazla güç kazanır, güçsüz olan ezilir.  Diğer ilke olan eşitlik ilkesi de doğrudan özgürlük ile bağlantılıdır. Eşitliğin ne olduğu sorunu öncelikle anarşistlerin bakış açısına göre açıklanmalıdır. Kapitalizmde yer alan, fırsat eşitliği, anarşizmin karşı olduğu bir durumdur. Herkesin aynı şeylere sahip olması ya da herkese eşit şekilde fırsat tanınması büyük bir yalandır. Zaten kapitalizmde de gerçekleşmesi mümkün olmayan fırsat eşitliği, gerçekleştiği takdirde bile herkesi tek bir kalıba sokmuş olacak ve yaşamı sıradan hale getirecektir. Bu nedenle öngörülen eşitliğin fırsat eşitliği ile ilgisi yoktur. Doğuştan herkesin eşit olduğu fikri de, anarşizmde yer almaz; çünkü her birey ayrı özellikler ve yeteneklerle donatılmıştır ve birey olmanın koşulu da bu farklılıklardır. Bahsedilen eşitlik, herkesi ilgilendiren konularda herkesin kararının alınmasına dayanır. Kapitalizmde başta bir kişi vardır, diğerleri onun için çalışır. Kendi emeklerinin karşılığını da alamazlar, yaptıkları iş için görüş de bildiremezler. Bu durumda ise kişinin bir köleden farkı kalmaz ve eşitlikten söz edilemez.  Toplumsal eşitlik bireyin hem kendini yönetebilmesi için hem de kendini ifade edebilmesi için hayati bir önem taşımaktadır. Anarşizmin diğer hedefi ise dayanışmayı sağlamaktır. Sanıldığı gibi anarşist toplumdaki bireyler salt bir özgürlük anlayışı ile diğer bireylerden kopuk değildir.  Dayanışma, bireyi topluma bağlayan en önemli unsurdur. Birey, toplumdan bağımsız düşünülemez. Eşitlik ve özgürlük ilkeleri de toplumsal bağ içinde anlam bulur. Dayanışma, kişinin özgürlüğünü koruması için de şarttır. İnsanları birbirine bağlayan bu güçlü bağ, kişinin toplum içinde etkin bir rol oynamasını sağlar. İnsan doğası gereği toplumsal bir varlıktır ve hükümetsiz bir toplumda kendini ortaya koyarken, diğerleri ile dayanışma içinde olur. Hiyerarşik yapıda ise tam bir dayanışmadan söz edilemez. Bir grubun yönetimindeki toplum, edilgin durumdadır. Eşitliğin olmadığı hiyerarşik yapıda bireyler bir liderin izindedir.  Dayanışma için ise eşit bireylere ihtiyaç vardır; ancak o zaman gerçek bir dayanışmada söz edilebilir.

Anarşizm çoğu zaman salt bir eleştirel bakış açısı ile yorumlanmış, tehlike olarak görülmüştür. Özgürlük ve bireysellik, anarşizmdeki anlamından çarpıtılmış, yorumlayanların önyargıları arasında etkisini ve gerçek anlamını yitirmiştir. Bu nedenle anarşizmin temel ilkelerinden biri olan ve en çok eleştiri alan özgürlük kavramı üzerinde durdum. Doğru anlaşılıp, doğru yorumlandığında, anarşizm kuramının insanın kendini gerçekleştirebilmesi ve doğasına uygun yaşayabilmesi için insana en yakın duran kuram olduğu görülebilir.

Kaynaklar:

—Klasik Anarşizm-George Crowder-öteki yayınları

—Anarşist felsefe-Orhan Düz-birey yayınları

Gizem SÖNMEZ