Bir Seçim Dizgesi(Sistem) Önerisi / Haydar BİBİNOĞLU

 

 

 

Konuya girmeden, bir şeyi açıklamalıyım. Bu öneriyi hazırlarken, hiçbir ideolojik kaygı gütmeden; salt demokrasinin işlerliğini geliştirmeyi düşündüm. Yaptığım sadece bir ön çalışmadır. Tartışılarak daha doğru ve daha gerçekçi açılımlarla tamamlanması gerekebilir. Benim düşünemediğim olası olumsuzlukları ortadan kaldırmak için düzeltmeler yapılabilir.

Ülkemizde demokrasinin geliştirilmesinin birincil koşullarından birinin, seçim sistemini değiştirmek olduğu kanısındayım. Yapılan seçim sonunda oluşturulan mecliste, oyların büyük bir bölümünün temsil edilememesi; iktidarı da muhalefeti de güçsüzleştirmektedir. Asıl muhalefet, meclisin dışında kalmaktadır. Hatta iktidar partisinin aldığı oy oranı, meclis dışında kalanların oy oranından daha az olmaktadır. Bu durum, azınlığın çoğunluğu yönetmesi sonucunu doğurmaktadır. Bunun adına da “demokrasi” denmektedir ne yazık ki.

Benim önerdiğim seçim sistemi, bu olumsuzluğu ortadan kaldıran, gerçek çoğunluğun iktidar olmasını sağlayan bir sistemdir.

Ancak salt bu sistemi uygulamak da tek başına yeterli değildir. Milletvekilliğine aday olabilmenin koşullarını da değiştirmek gerekir. Milletvekili; bilgisiyle, kişiliğiyle, sosyal ilişkileriyle, insana ve doğaya bakışıyla ve tüm özellikleriyle topluma örnek olabilecek bir duruşa sahip olmalıdır. Bu duruşunu, milletvekilliği sürecinde kesintisiz sergileyebilmelidir ayrıca. Temsil ettiği seçmen kitlelerinin beklentilerinin dışına çıkmamalıdır. Temsil ettiği seçmen kitlelerinin ortak aklına ters düştüğü durumda, görevini bırakmalıdır. Bu ortak aklın yanlış olduğunu görmüş olsa bile, saf değiştirmesi, oy aldığı kitleye ihanettir. Milletvekilliğini bıraktıktan sonra, doyurucu açıklamalarını yapıp safını değiştirebilir.

Herhangi bir nedenle görevini bırakan ya da ölen milletvekilinin yerine; temsil ettiği partinin sıradaki adayı getirilmelidir.

Sadece milletvekillerinin değil, seçen ve seçilenlerin tümünün, yaptığı işin gereklerine uygun bilinç düzeyine erişmesi; demokratik gelişmenin önemli bir koşuludur. Bu nedenle, zorunlu ilköğretim programlarına, tarafsız bir anlayışla yazılmış olan; siyaset bilimi, ekonomi, yurttaşlık, sivil toplum, doğa ve çevre bilgilerini içeren dersler konulmalıdır. Böylece insanların daha bilinçli oy kullanmalarının yolu açılmış olur.

Yerel yönetimler için ise, bu görevlerin gereğini yerine getirebilecek olan insanların yetiştirilmesi bir zorunluluktur. Bunun için de, yerel yönetimlerde görev almak isteyenlerin, ilgili bir eğitimden geçerek sertifika almaları gerekir. Üniversite ve Halk Eğitim Müdürlükleri bünyesinde ilgili sertifika programları açılmalıdır. Bu sertifika programlarını başarı ile bitiremeyenler, yerel yönetim görevlerine seçilmek için aday gösterilmemelidir. Partiler, Yerel Yönetim Sertifikası olanların içerisinden adaylar belirlemelidir.

Bu açıklamalardan sonra, aday olma koşulları ve seçildikten sonraki durum ve koşulları belirleyelim:     

Milletvekilliğine Aday Olma Koşulları

1- T.C. vatandaşı olmak.

2- Lisans eğitimini bitirmiş olmak ya da en az orta öğretimi bitirmiş ve aşağıda açıklanan okuldan sertifika almış olmak.

Üniversiteler bünyesinde, iki yıllık “Siyaset Açık Öğretim Fakülteleri” açılmalı. Bu okullarda, orta öğretimi bitirmiş olan yetişkinler, uzaktan eğitim yöntemi ile okutulmalı. Aşağıdaki konuları, asgari düzeyde de olsa, içeren dersler işlenmeli:

Yurttaşlık Bilgileri

Siyaset Bilimi

Psikoloji

Cumhuriyet ve Demokrasi

Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi

Yönetim Bilimleri

Hukuk

Ekonomi

Aile ve Toplum İlişkileri

Eğitim Bilimleri

Doğayı, Çevreyi ve Hayvanları Koruma Bilgileri

Açıklama:

Bir halkı temsil eden vekilin, ülke yönetimi ve sorunları ile ilgili konularda, yeterli bilgiye sahip olması koşuldur. Salt sevilen ve iyi bir insan olması, milletvekilliği görevini eksiksiz yerine getirmesi için yeterli değildir. Bilgi birikimini sağlamanın yolu da, iyi bir siyasal eğitimden geçmektir. Tarafsız bir siyaset eğitimi ise, bilim yuvası olan üniversitelerin öncülüğünde verilebilir.

3- Sahtekârlık, dolandırıcılık, vergi kaçakçılığı, hortumculuk, tefecilik, borsa vurgunculuğu (spekülâtörlük), magandalık, mafya ilişkileri, çetecilik, hırsızlık, tecavüz, kaçakçılık, gasp, yalancı tanıklık yapma, yalancı tanıklık yaptırma, sapıklık, vatan hainliği, uyuşturucu kullanma ve kullandırma, uyuşturucu tecimenliği, silahlı eylem, hayvanlara ve insanlara eziyet etme, ihale yolsuzluğu, kadın ya da erkek pazarlama, kaçırma, ulusal kaynaklara bilerek zarar verme, doğal dengeyi bozucu eylem, halk sağlığına zarar verme v.b. suçlardan hüküm giymemiş olmak.

4- Asker kaçağı olmamak. Askerlik yapmamak için, hileli bir yola başvurmamış olmak.

5- Daha önce bir partinin üyesi olup, kişisel çıkar elde edebilmek için parti değiştirmemiş olmak.

6- Çokeşlilik, eşini aldatma, aile bireylerine kaba güç kullanma gibi davranışları bulunmamak.

7- Mal varlığının kaynağını açıklayamamak.

8- İnsana, çevreye ve hayvanlara karşı saygısızlık ve zalimlik yapmamış olmak.

9- Affedilmiş ya da sabıka kaydı silinmiş de olsa, yüz kızartıcı bir suçtan ceza almamış olmak.

10- Çevreyi rahatsız edici kötü alışkanlıkları olmamak.

11- Herhangi bir dönemde, siyaseti ya da konumunu kullanarak iş ve iş takibi yapıp kendine ya da başkalarına çıkar sağlamamış olmak.

12- Aldığı krediyi veriliş amacı dışında kullanmamış ve kullandırmamış olmak.

13- Ülke ekonomisinin zor günlerinde, parasını yurtdışına çıkarmamış, yatırımını yurtdışına kaydırmamış olmak.

14- Herhangi bir suçtan dolayı sonuçlanmamış (devam eden) soruşturma, kovuşturma ve mahkemesi olmamak

Seçildikten Sonraki Durum Ve Koşullar

1- Aday olma koşullarından hiçbirini kaybetmemek.

2- Hiçbir zaman ve hiçbir biçimde, göreviyle ilgili konularda yalan söylememek.

3- Bulunduğu konumu kullanarak kendisine ya da bir başkasına, yasal olarak hak etmediği durumda, nesnel ya da tinsel çıkar sağlamamak.

4-Konumunu kullanarak, kendine ya da başkalarına, yaşamın hiçbir alanında öncelik sağlamamak.

5- Bulunduğu orunu kullanarak, başkalarını zevklerine (tüm anlamlarıyla) aracı ve araç etmemek.

6- Yasal yolların dışında bir yolla, hiçbir kazanım elde etmemek.

7- Bir yasama döneminde, özürsüz olarak 3′ten çok devamsızlık yapmamak.

8- Rakiplerini ya da yandaşlarını, yasal olarak kanıtlayamayacağı şeylerle suçlamamak. (Duyurarak suçlamamak.)

9- Yapamayacağı şeylerle ilgili açık ve net anlatımlarla, kesin umut ve söz vermemek.

10- Seçmen milletvekilini hangi parti için seçmişse, o partiye bağlı kalmak. (Parti içi anlaşmazlık kendisi için bir kişilik sorunu durumuna gelmişse, görevini bağımsız olarak sürdürmeli. Bu durumda dahi partisinin grup kararlarına uymalı. Partisinden ihraç edilenler ise ya bağımsız olarak kalmalı ya da seçmeninin en çok ikinci tercih oyu verdiği partinin temsilcisi olarak görevini sürdürmeli.)

11- Meclis çalışmalarında, iç tüzük kurallarına tam olarak uymalı, genel terbiye kurallarını aşan sözler kullanmamalı, saldırganlık yapmamalı. Halkın gözünde meclisi küçültücü tutum ve davranışlarda bulunmamalı. (Bu davranışlar yasada açıkça sıralanmalı.)

 

Yukarıdaki maddelerin birine, (içerisindeki yargıların birine) uymayan milletvekilinin görevine hemen son verilmeli. Görevi boyunca elde ettiği tüm kazanımları, faiziyle birlikte geri alınmalı.

Bir milletvekilinin, yukarıdaki maddelerden ötürü suçlu bulunabilmesi için, tanıkların yanında, videokaset gibi suçu eksiksiz kanıtlayıcı kesin kanıtlar da bulunmalı. Günün koşullarına uygun, bilimsel kanıtlar elde edilmeden, karar verilmemeli. Çünkü siyasal rakiplerinin yalancı tanıklık girişimleri, haksız yargılara neden olabilir.

Yukarıdaki maddelere aykırı davrandıkları saptananlar milletvekilliğinden ve siyasetten ömür boyu dışlanmalı.

Şimdi, önerdiğim iki tercihli oy kullanmaya dayalı seçim sistemini anlatayım:

Önerdiğim Seçim Dizgesi (Sistem)

Sistemin temeli ve adayların belirlenmesi:

1- TBMM, 100’ü “kontenjan milletvekili”, 350’si “il milletvekili” olmak üzere, 450 üyeden oluşur. (Meclis 550 milletvekilinden oluşacaksa; 200’ü kontenjan, 350’si İl Milletvekili olmalı.) Milletvekili seçimleri, aşağıda örnekle açıklanan “iki tercihli seçim sistemi” ile yapılır.

2- İl Milletvekili adayları, tüm parti üyelerinin katıldığı önseçimle saptanır. Kontenjan Milletvekili adayları ise, parti üst yönetimlerince ve gizli oyla belirlenir.

3- İllerden milletvekili çıkarma hakkı, birinci tercih oylarıyla ilk üçe girebilen partilere aittir.

4- Partiler en az %1 oy almak koşulu ile oy oranı kadar “kontenjan milletvekili” çıkarırlar.

5- Kontenjan milletvekillerini ve sıralamasını parti üst yönetimleri belirler.

6- Milletvekilleri partilerinden ayrılarak başka bir partiye geçemezler. İhraç edilenler partisinin seçmenlerinin ikinci tercihi olan partiye geçebilirler.

Dizgenin üstünlükleri:

1- Demokrasiden ödün vermeden istikrarı sağlamak.

2- %1 oy alabilen her partinin TBMM’de temsil edilebilmesini sağlamak.

3- Seçmene ikinci bir tercih hakkını vermek.

4- Seçmenin, milletvekillerini özgürce belirlemelerine olanak sağlamak.

5- Hangi parti seçmenlerinin, hangi partilere daha yakın olduğunu saptamak, koalisyonlarda bundan yararlanmak.

6- Partilerin, tabanda birleşmelerinin yolunu açmak.

7- Yetenekli ve verimli olmalarına karşın, seçmence fazla tanınmayan ya da kendi bölgesinde (herhangi bir nedenle) seçilemeyecek olan insanlardan TBMM’de yararlanmak. (Kontenjandan seçilmelerini sağlayarak)

8- Bir milletvekilinin, kendi seçmeninin tercih etmediği bir partiye geçmesini, bir ölçüde önlemek.

9- Çok partili koalisyonları önleyerek, her şeyin arapsaçına dönmesini önlemek.

Oy Kullanma:

Oy pusulalarında parti adları ve simgeleri alt alta ikişer kez yazılarak basılır. Seçmenin; birinci sırada EVET mührünü bastığı parti, birinci tercihidir. İkinci sırada EVET mührünü bastığı parti ise ikinci tercihidir. İsteyen seçmen, tek tercihli oy da kullanabilir.

Sonuçların Değerlendirilmesi:

Oy sayımı sonucunda, birinci tercih oylarının yüzdesine göre, 100 kişilik kontenjan milletvekilleri saptanır. %1 oy alan parti “1” milletvekili; %5 oy alan parti “5” milletvekili; %30 oy alan parti “30” milletvekili çıkarmış olur.

100 kişilik kontenjan milletvekilliği bu biçimde saptandıktan sonra, kalan 350 milletvekili şöyle belirlenir ve partilere dağıtılır:

350 kişilik “il milletvekillikleri” birinci tercih oyları en yüksek olan üç parti arasında paylaştırılır. Yani bu üç partiden biri ya da ikisi hükümeti kuracaktır. En çok oy alan üç parti dışında kalan partiler, İl Milletvekili çıkaramayacaktır. Bu partiler mecliste, Kontenjan Milletvekilleri ile temsil edileceklerdir. (Ben üç partinin yeterli olduğunu düşünüyorum. Ancak dört parti olarak da uygulanabilir.)  Bu paylaşımda, birinci ve ikinci tercih oylarının toplamı esas alınır. Ancak, en çok birinci tercih oyu alan üç parti seçmeninin, birbirlerine verdikleri oylar hesaba katılmaz. Sadece, İl Milletvekili çıkarma hakkını kazanamayan partilerin seçmenlerinin, üç büyük partiye verdiği ikinci tercih oyları hesaba katılır.

 Sonuçların değerlendirmesini, basit bir örnekle açıklayalım:

 Diyelim ki, seçime yedi parti girdi. Bunlar A, B, C, D, E, F ve G partileri olsun. Seçmen sayısını da 1000 olarak kabul edelim. Oylarının dağılımı aşağıdaki gibi olsun:

A partisine birinci tercih olarak 80 oy (%8) verilmiş.                                         

Bu partiye oy veren seçmenlerin 60’ı B, 12’si D, 8’i E partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

B partisine birinci tercih olarak160 oy (%16) verilmiş.                                     

Bu partiye oy veren seçmenlerin 150’si A, 10’u C partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

C partisine birinci tercih olarak 280 oy (%28) verilmiş.                                       

Bu partiye oy veren seçmenlerin 80’i E, 130’u B. 70’i A partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

D partisine birinci tercih olarak 355 oy (%35,5) verilmiş.                                 

Bu partiye oy veren seçmenlerin150’si B, 155’i E, 20’si A, 30’u C partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

E partisine birinci tercih olarak 105 oy (%10,5) verilmiş.                                  

Bu partiye oy veren seçmenlerin 100’ü C, 5’i D partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

F partisine birinci tercih olarak 12 oy (%1,2) verilmiş.                                      

Bu partiye oy veren seçmenlerin 10’u C, 2’si G partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

G partisine birinci tercih olarak 8 oy (%0,8) verilmiş.                                        

Bu partiye oy verenlerin 5’i C, 3’ü B partisine ikinci tercih oyu kullanmış.

Toplam = 1000 oy

Yukarıdaki oy dağılımına göre partilerin çıkardıkları “kontenjan milletvekili” sayıları:

A Partisi %8 oya karşılık =   8 Milletvekili

B Partisi  %16 oya karşılık = 16 Milletvekili

C Partisi %28 oya karşılık = 28 Milletvekili

D Partisi %35,5 oya karşılık = 36 Milletvekili

E Partisi %10,5 oya karşılık = 11 Milletvekili

F Partisi %1,2 oya karşılık =   1 Milletvekili

G Partisinin oy oranı %1’in altında olduğu için milletvekili çıkaramamıştır.

350 İl Milletvekilinin dağılımı:

Bu milletvekillikleri birinci tercih oylarına göre ilk üçe girebilen partiler arasında paylaşılacaktır. Yukarıdaki tabloya göre ilk üçe giren partiler, sırasıyla D, C ve B partileridir. Bu partilerin oylarına, ilk üçe giremeyen partilerin oyları da eklenecektir.

 D Partisinin birinci tercih oy sayısı 355’tir. Buna, ikinci tercih oyları olan; A partisinden 12, E partisinden 5 oyu da eklersek, toplam 372 oya ulaşmış olur.

C Partisinin birinci tercih oy sayısı 280’dir. Buna, ikinci tercih oyları olan; E partisinden 100, F partisinden 10 ve G partisinden 5 oyu da eklersek, toplam 395 oya ulaşmış olur.

B partisinin birinci tercih oy sayısı 160’tır. Buna, ikinci tercih oyları olan; A partisinden 60 oyu da eklersek, toplam 220 oya ulaşmış olur.

 Bu üç partinin toplam oy sayısı, 372 + 395 + 220 = 987 olur.

Sonuç:

C partisi 395 oy

D partisi 372 oy

B partisi 220 oy

Şimdi, 350 milletvekilini bu oylara göre, partilere dağıtalım:

Toplam hesaba katılan oy sayısı 987 olduğuna göre orantı hesabıyla dağıtım yapılmalıdır.

1- 987 oy 350 milletvekiline karşılık geliyorsa; C partisinin aldığı 395 oy, 140 milletvekiline karşılık gelir. Yani C partisi 140 milletvekili çıkarır.

2- 987 oy 350 milletvekiline karşılık geliyorsa; D partisinin aldığı 372 oy, 132 milletvekiline karşılık gelir. Yani D partisi 132 milletvekili çıkarır.

3- 987 oy 350 milletvekiline karşılık geliyorsa; B partisinin aldığı 220 oy, 78 milletvekiline karşılık gelir. Yani B partisi 78 milletvekili çıkarır.

Ben bu hesaplamayı, örnek olması ve kolay anlaşılması için genel ülke oyunu temel alarak yaptım. Ancak uygulamada elbette ki temel olarak iller alınacaktır. İldeki oy sayısı ve milletvekili sayısı temel alınarak; aynı oranlama ile sonuçlar saptanacaktır.  

Yukarıda örnekleriyle açıkladığım seçim dizgesi (sistemi), %1 oy alan partilerin bile mecliste temsil edileceği; kullanılan oyların büyük çoğunluğunun meclise yansıyacağı; en olumsuz ihtimalle, iki partili koalisyon hükümetinin görev yapacağı demokratik bir dizgedir bence.

Ayrıca, kontenjan milletvekilleri, herhangi bir ilden gösterilmeyeceği için, illere ayrılacak milletvekilliği paylarını da etkilemeyecektir. Hiçbir il halkı, “bizim milletvekili hakkımızı kontenjan olarak kullandılar” yakınmasında bulunmayacaktır. Üzerinde düşünülüp değerlendirilmesini umarım.

Haydar BİBİNOĞLU