Gündem
Siyaset
Seçim 2007
Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden birine gitti bu ay. Aylardır gerilen ortam, ortaya atılan onlarca iddia, çeşitli şehirlerde patlatılan bombalar, Cumhuriyet mitingleri, seçim öncesi ilginç bir şekilde artan şehit haberleri, Büyükanıt’ın ortamı gerginleştiren açıklamaları, e-muhtıra, dış basın tarafından lanse edilen laiklik-İslam çatışması… vs . Türkiye gerçekten siyasi tarihinde çok gergin bir seçime girdi.
Seçim dönemini şöyle bir hatırlamak gerekli:
Kesinlikle bu seçim döneminde en çok ses getiren olaylardan biri bağımsız aday patlaması ve sonucunda %10luk seçim barajının delik deşik edilmesi oldu. Çok önemli isimler partilerinden ayrılarak bağımsız adaylığını koyarken, DTP’de seçimlere bağımsız adaylarla gireceğini açıkladı. Umduğu kadar başarı yakalayamasa da Bin Umut Adayları seçimlerde çok büyük bir başarı göstererek parlementoda ki yerlerini aldı. Mecliste uzun süre sonra Sosyalist bağımsızların girmesi de mecliste ki ezberi bozmak için iyi bir olanak gibi gözüküyor.
Milliyetçi cephede ise büyük bir rüzgâr esiyordu. Esen rüzgâr tüm yelkenleri doldurmuş gemiyi tam gaz ilerletiyordu. Birden bire ortaya çıkan bombalı eylemler, uzaktan kumandalı mayınlar, her gün artan şehit haberleri, karakol baskınları ve düzenlenen mitingler milliyetçilik için tam bir sürtünmesiz yol hazırlamıştı. CHP-DSP sancılı işbirliğiyle de meydanların “Birleşin” sloganlarına cevap verilmişti. Öte yandan MHP’nin bir anda patlayan sesi, halka fırlattığı urganlar ve terör karşıtı söylemler milliyetçiğin önünü hızla açmıştı. Seçim sonuçları ise tam bir buhran oldu. Birleşmeye karşı CHP bir hezimet yaşadı. Sağa açılma çabaları hiçbir işe yaramadı, yenilikçiliği bırakıp koruma merkezli politikası ayaklarına çember oldu ve yere düşürdü. Öte yandan MHP için ise istedikleri sonuç gerçekleşti ve parlemento da 71 koltuğun sahibi olarak büyük çıkış gösterdiler.
AKP ve liberal cephede ise aslında moraller bozuk gibi gözüküyordu. Ülkenin ve devletin kurumları AKP’ye karşıtlığını açık biçimde dillendiriyor, Kuzey Irak ve PKK meselesi tam bir kanayan yarası oluyordu hükümetin. Milliyetçiliği yükseltme çabaları ve laiklik propagandaları AKP “Gemiciğine” yol vermiyordu. Özellikle son dönemlerde çıkan yolsuzluklar da AKP’yi zor durumda bırakıyordu. Buna karşılık AKP çok akıllı bir taktik izledi. Parti siyasetini merkez sol ve merkez sağda ki boşluklara oturttu. Kadrosuna dâhil ettiği sol, sağ ve sermaye çevreleriyle hem seçmen kimliğini hem de parti kimliğini yeniliyordu. Özellikle emperyalistlerin ve sermaye çevresinin desteğini de alınca Erdoğan emin konuştu: “Tek başına iktidar olamazsak siyasetten çekilirim.” Ve gerçekten de AKP inanılmaz bir oy oranıyla birinci parti çıkıp hükümeti tek başına kuracak milletvekili sayısını rahatça çıkardı.
DP ve GP’de seçimlere hızlı hazırlanan partilerdi. Hazineden aldıkları muazzam yardım da eşitsiz bir seçim döneminde onları ön sıralardan başlatma imkânı sağlamıştı. Özellikle GP’nin vaatleri herkesi şaşırtıyor hatta alay konusu oluyordu. DP ise biraz daha kendinden emin bir havayla ilerliyordu. Ancak bu seçim iki parti içinde tam bir hayal kırıklığına yol açtı ve Mehmet Ağar siyasetten çekildiğini açıkladı.
Öte yandan meclise bağımsız olarak giren Mesut Yılmaz, Muhsin Yazıcıoğlu ve Kamer Genç parlementoda yerlerini aldılar. Özellikle Mesut Yılmaz’ın merkez sağ kurma girişimleri yeni bir hava katabilir meclise. Diğer partiler ise 1982 Anayasasının getirdiği ve imkânsız olan seçim barajına takıldılar. ABD ve AB karşıtlığı yapıp bağımsızlığı, emekçi iktidarını savunan partiler düşük oy oranlarıyla yine söz sahibi olma fırsatını yakalayamadılar.
Edebiyat
Anday Şiir Ödülü Özdemir İnce’ye
Türkiye Yazarlar Sendikası ile Ören Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü’ne “Keskindoreke Fındınfalava” adlı şiir kitabıyla Özdemir İnce değer bulundu. Gülten Akın, Doğan Hızlan, Ataol Behramoğlu, Eray Canberk, Egemen Berköz, Refik Durbaş ve Enver Ercan’dan oluşan seçici kurul, ödülü İnce’ye kitabının Türk şiirine verdiği emeğin olgunluk örneği olduğu gerekçesiyle verdiklerini açıkladı. Ödül, şaire 2-5 Ağustos 2007 tarihleri arasında Ören’de düzenlenecek II. Ören Melih Cevdet Anday Şiir Günleri ve Kültür Şenliği’nde sunulacak.
Yaşar Kemal’in ‘Teneke’si İtalya’da
La Scala Tiyatrosunun resmi internet sayfasındaki bilgilere göre, hikâyeyi uyarlama işlemi ünlü İtalyan bestecilerden Fabio Vecchi tarafından üstlenilen operanın seyirciyle ilk randevusu, 22 Eylül olarak belirlendi. Sonuncusu 4 Ekimde olmak üzere toplam 7 kez sahnelenecek operanın biletleri, 20 Temmuzda satışa sunulacak.
“Teneke”, Yaşar Kemal’in İtalyancaya çevrilmiş olan yapıtları arasında yer alıyor. Yazarın İtalyancaya ilk kez 1997’de Antonella Passaro tarafından, orijinal ismi korunarak çevrilen roman, Vecchi’nin uyarlamasıyla bu kez opera seyircisiyle de buluşmuş olacak.
Pamuk kitaplaştı
Sabancı Üniversitesi tarafından düzenlenen ‘Orhan Pamuk Edebiyatı’ başlıklı sempozyumun kitabı Agora’dan çıktı. Organizasyon, Pamuk adına düzenlenen ilk sempozyum olmuştu.
Madımak otelinde son saatler
Usta gazeteci Soner Yalçın, 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nde yaşananları yazdı. Utanç veren olay, yıllar sonra hala etkisini sürdürüyor, mutlaka okuyun!
“TARİH: 2 Temmuz 1993. Yer: Sivas/Madımak Oteli. Saat 13.30. Madımak Oteli’nin lobisi kalabalık.” Soner Yalçın, Hürriyet’teki köşesini bu hafta Madımak Katliamı’na ayırdı. Yazıyı okurken, bir kez daha utanç duyacağız…
Kaynak: www.volkanyildirim.com
Hazırlayanlar
Emre MUTLU
Selma ULUSOY

2007/07 |