Kamusal Alan Tartışmaları / Sevgi YILDIRIM
Lisans öğreniminin sonunda, İhtisas Seminerinde böylesi bir konuyu kavramak ve sonrasında tartışmaya açmak, oldukça zor bir çaba oldu. Çünkü kamusal alanı kavramsallaştırmaya çalışmak, beraberinde birçok kavramı yeniden tanımlamak, anlamlandırmak anlamına gelmekteydi. Kamusal alan belki de, üzerinde konuşulurken en çok kavram kargaşası yaşanan konulardan biridir. Bu çalışmada kamusal alanın üst düzey bir şekilde tartışma durumu gerçekleştirilmemiştir. Çünkü çalışmamızın amacı; kavram kargaşalarıyla ifade edilip, kafa karıştıran kamusal alanın ne olduğu, nerede olduğu, kimlerin alanı olduğu üzerinden genel bir bilgi ve değerlendirme girişimi olarak değerlendirilebilir. Çalışmada yer alan kamusal alan modelleri ve bu doğrultuda bilgi edinmenin belki de en büyük yararı, kamusal alanın neden sadece bir tek tanımı olmadığı konusunda ön açıcı olmaktadır. Ardından kamusal ve özel alan ayrımının ne ifade ettiği ve birbiriyle olan karşılıklı kopmaz ilişkileri, bazı düşünürlerin fikirleri ışığında ifade edilmektedir. Kamusal alanın çoklu tanımlarının yanına, günümüzde yeni kavramlar ve dolayısıyla yeni tanımlar da eklenmeye başlamaktadır. Özellikle teknolojinin ve elektronik iletişimin gelişimi oldukça önemlidir. Çünkü uzunca bir süre, kamusal alan, ulus-devlet içerisinde tanımlanmış ve artık küreselleşmeyle beraber, ulus-devletinde aşınmaya başlamasıyla, kamusal alanın sınırlarını evrensel anlamda yeniden tartışmaya açmıştır. Kamusal alanda değişen karışımlar ve genişleyen alanlar bu yüzden önemlidir.
Genel olarak yurttaşlık kavramsallaştırılmasının ardından, yurttaşın kim olduğu, kime dendiği hakkındaki bilgiler ışığında, nasıl bir yurttaş (yurttaşlık ideali) sorusunun bilgisi sunulmaya çalışılacaktır. Siyasal sistemlerde yurttaşlık, toplumsal sınıflar, eşitlik ve özgürlük tartışmaları bağlamında ele alınmış ve birçok düşünürün ilginç yaklaşımları işlenmiştir. Son olarak yurttaşlığın kamusal boyutunda ise, ulus-devlet içerisinde yurttaşlığın neden sorgulanmaya, tartışmaya açıldığını ve artık ne olacağının ifadesine yönelik farklı fikirler yer almaktadır.
Kavramlar, bütünsellikleri içerisinde -tartışmalı olmakla beraber- tek ve biriciktirler. Her kavram oluştuğu dönemin deneyimleri ve usavurum (akıl yürütme biçimi) biçiminden bağımsız olamayıp, tam tersi tüm ifade edişlerin, hedefin veya aracın ölçütü ve eylem alanı olabilmektedir. Kavramlar toplumların hafızalarıdır. Hatta hafıza derken kastedilen, geçmişte yaşanmış tüm deneyim ve düşüncenin, kendini muhafaza ettiği, dile getirdiği, anlamlılığını gün ışığına çıkardığı bir alandır. Bu bağlamda kavram analizi girişimleri ve sonuçlarının, toplumsal olguları saptayarak, açıklayıp, anlayıp, yorumlayarak toplumsal düzlemde olgunun ne tür deneyimler ve düşüncelerden oluştuğu; günümüzde neleri ifade ettiği ve gelecekte (daha mutlu bir yaşam için!) nasıl olması gerektiği gibi soruların doğru cevaplandırılmasındaki aktif ve ikna edici rolü tartışılmazdır. Bir kavram analizi etkinliğinde, kavramın etimolojik izahı, toplumsal kurumların birbirleriyle olan ilişkileri, vb. gibi durumlar, başka bir zaman diliminde gerçekleştirilecek bir toplumsal dönem analizinin, bilimsel karşılaştırma girişimini karşılayacaktır. Kavram analizleri cesurca bir tanımlamayla denilebilir ki, herhangi bir toplumsal dönemi ifade ederken, aynı zamanda o döneme kimlik kazandırmaya yarayan en önemli girişimlerden biridir.
Kamusal alan kavramında, kamu, kamuoyu, kamusal gibi, geçmişi Antik Yunan’a kadar uzanan kavramların açıklanmasıyla, bu alanın neresi olduğu ve kime ait olduğu tartışmasına ışık tutulabilir. Kamusal, genel olarak “kamuya ait” anlamına gelirken, kamu “ hep, bütün” anlamlarına gelir (Bacık,2005:11). Ayrıca sözlük anlamı itibariyle kamu; herkes, genel, umum, halka ait, umumi, açık, aleni, gözleme açık, ortada olan ve herkesin denetimine açık anlamlarına da gelmektedir (Yelken, 2005: 85-86). Kamuyu, toplumsal bütünlük içerisinde, kanunun muhataplarını oluşturan kesim olarak da tanımlayabiliriz. Kamuoyu kavramının tanımı hakkında ise, iki farklı görüş vardır. İlki, kamunun görüşüdür. Yani kamuoyu, kabaca, halkın görüşü olarak ele alınır. Kamuoyunu, kamunun yani halkın, herhangi bir konudaki kanaati olarak değerlendirdiğimiz takdirde, karşımıza kamu kitlesinin, aynı kanaati paylaşıp paylaşmadığı sorusu çıkar. Bilindiği gibi, toplumsal farklılaşma, siyasal kurumlaşma ve kültürel çoğulculuğun yerleşik olduğu toplumlarda kamuoyunun tek bir kanaate sahip olması beklenemez.
İkinci görüş, kamusallaşan görüştür. Kamuoyu, Batı’da kamuya mal edilen, yani özel olarak saklanan değil, kamunun bilgisine sunulan, kamu önünde dile getirilen görüş olarak ele alınır.
Tufan’a göre, “demokrasinin yaygınlaşması ve katılımcı niteliğinin belirginleşmesi olarak ortaya çıkan alana, kamusal alan” denmektedir (Tufan,1995:20-26). Sennet, kamusal alanın ilk olarak Rönesans döneminde ortaya çıktığını ve sonradan politik topluluğu ifade etmekten, sosyalliğin “özel” bölgesi haline dönüştüğünü savunmuştur.
Sennet’e göre, kamusal alanın modern tanımı, özel alandan farklı olarak, çok çeşitli inançları içine alan, tanıdıklar ve yabancıların oluşturduğu bir toplumsal yaşam bölgesidir. Her yere girip çıkabilen, her yerde rahat hareket eden… Sennet’e göre kamusal insandır. Kamu bölgesinde çok çeşitli karmaşık toplumsal gruplar kaçınılmaz olarak bir araya geleceklerdir (Yelken,2005:86).
Sennet, kamusal alanın mekânı olarak kenti işaret etmiştir. Yelken’e göre, kamusal alan kavramını problemli hale getiren anlamı, onun, ilişkiler, çıkarlar, fikirler, sistemler, yararlar gibi politik, ekonomik, çatışma ve uzlaşma evrenini vurguladığı anlamıdır. Sennet’e göre 18. yy’ın sonundaki devrimler ve sanayi kapitalizminin yükselişiyle beraber, kamusal alan değişmeye başlar. Öyle ki kamusal yaşam, aileye doğru yönelir. Kamusal yaşamın bundan sonraki ifadesi tamamiyle resmi bir hale dönüşür. Bu yüzden birçok yurttaş, devletle olan ilişkisini, devlete teslim olma ve ona “boyun eğme” gibi algılamaktadır.
Kamusal alan kavrayışı Habermas’ın da dediği gibi, tarihsel yapılarla insan etkinliği ve öznellik arasındaki ilişkiyi kurmayı; eylemlerin ve olayların tarihsel analizini yaparken, bunları sadece kültürel ve ideolojik biçimlerle değil, aynı zamanda toplumsal yapılarla ilişkilendirmemizi sağlayan bütünlüklü bir çerçeve kurmayı mümkün kılmaktadır. Negt ve Kluge’e göre, maddi yaşamın üretim sürecinde oluşan toplumsal ilişkilerin, kollektif ve tekil özneler tarafından ancak tecrübe edilerek, anlamlandırıldığından bahsetmektedirler (Özbek,2005:11). Kluge’a göre, kamusal alan, mücadelelerin savaş dışı yollarla karara bağlandığı alandır. Fraser ise, burjuva kamusallığının altında yatan temel varsayımları eleştirir. Üretim temelli bir kamusallık vizyonu içermeyen çözümlemesi, burjuva sonrası bir kavrayışın tanımlarının önünü açabilmektedir. Fraser’in en büyük katkısı, Habermas’çı bir kamusal alan kavrayışının ötekilik ve farklılık içeriğinin genişletilmesine dayanmaktadır. Habermas’çı kamusal alan fikri, günümüz kapitalizminin koşullarında varolan, liberal demokrasinin eleştirilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Demokratik bir ilke olarak ise, kamusal alan, yurttaşların ortak meselelerini, eşit ve özgür bir şekilde katılım sağlayarak (söz, irade ve eylemle) çözmeye çalıştıkları yerdir. O yüzden bir toplumda var olan kamusal alanın genişliği ve sınırları; düşünce, tartışma, ifade, örgütlenme ve tanınma özgürlüklerinin gelişmişliği ve ayırt etmeksizin herkesi kapsayıcılığını (eşitlik, çokluk ve farklılık) belirler.
Kısacası kamusal alan, sınırları, genişliği ve tanımı yapılırken, en çok zorlanılan kavramlardan biridir. Çünkü çoğu zaman bu alanın neresi olduğu ve neleri kapsadığı üzerinde düşünürler ortak bir konsensüs oluşturamazlar.
Kaynakça
Bacık, G., (2005) “Kamusal Alan Tanımı Üzerine Bir Tartışma”, Sivil bir Kamusal Alan, İstanbul: Kaknüs Yay.
(ed.) M. Özbek, İstanbul: Hill Yay.
Tufan, H., (1995) “Kamuoyu Araştırmalarının Dayanılmaz Hafifliği”, Kamuoyu Kimin Oyu, (ed.) H. Tufan, İstanbul:Kesit Yay.
Yelken, R., (2005). “Kamusal Alan Kim(ler)in Alanı”, Sivil Bir Kamusal Alan, (ed.) L. Sunar, İstanbul: Kaknüs Yay.
Sevgi YILDIRIM

2007/07 |