Nessun Dorma (Kimse uyumasın) / Ece DEMİR
-Opera nedir, opera sanatçısı kimdir?
Bu sorular sorulduğunda akla gelen tek bir isim vardı.Ünlü tenor Luciano Pavarotti… Onu bu kadar meşhur yapan şey neydi peki? O, herkese operayı sevdirmişti.Operayı daha önce dinlememiş insanlar bile onu tanıyordu.O, birçok sanatçının örnek alması gereken kişilerden biriydi. Hem ince notalardaki rahatlığı hem de rol yapışı onu başarıya sürükleyen etkenlerden sadece birkaçıydı.Büyülü sesiyle operadaki karakterlere gerçekten hayat verdi.Bazılarımız onu izlerken ayakta alkışladı, bazılarımız ise duygulanıp ağladı.Gerçekte nerde doğmuştu, bu yeteneği nerden geliyordu?
Hayatı
Luciano Pavarotti 1935 yılında sanatın kalbi İtalya’nın Modena şehrinde dünyaya geldi.Yeteneği, fırıncılık mesleği yapan babasından geliyordu.Fakat onun sesini keşfeden annesiydi. Luciano müziğe kilise korosunda şarkı söyleyerek başladı.19 yaşında müziğe olan ilgisi arttığında ciddi bir çalışmaya başlayarak opera sanatçılığına bir adım daha yaklaşmış oldu.
1961 yılında Giacomo Puccini’nin La Bohème operasında sahneye çıkmasıyla kariyerine bir başlangıç yaptı.Fakat Avustralyalı ünlü soprano Joan Sutherland ile tanıştıktan sonra kariyerinde gittikçe yükselmeye başladı.La Bohème’in ardından Rigoletto, Lucia di Lammermoor, I Capuleti e i Montecchi, La Fille du Régiment, I Lombardi, L’elisir D’amore , Il Trovatore gibi bazı operalarda rol aldı.La Fille du Régiment operasında yaptığı performanslar herkesi kendine hayran bıraktırdı. Tenorlar için yazılmış en zor aryalardan biri kabul edilen “Ah mes amis” de dokuz ince do notasına çıkarak birçok tenorun yapamadığını yaptı.
80li yılların başında gençler için bir şan yarışması düzenleyerek genç sanatçı adaylarına yardımda bulunmayı hedefledi.1990 yılı Fifa Dünya Kupasında söylediği “Nessun dorma” aryasıyla sadece opera dünyasına değil, tüm dünyaya sesini duyurmuş oldu.Dünya Kupasının ardından “3 Tenor konseri” döneme damgasını vurdu.Dönemin ünlü tenorlarından Plácido Domingo ve José Carreras ile birlikte birçok kez “3 Tenor” başlıklı konserler verdi.
2006 yılında sağlık sorunları yaşamaya başladı.Doktorların teşhisiyle pankreas kanseri olduğu anlaşıldı.2007 yılının 6 Eylül günü o aramızdan ayrıldı.Birçok kanal cenaze törenini canlı olarak yayınladı.Onu seven sevmeyen herkesin kalbinde biraz olsun üzüntü ve şaşkınlık vardı.Cenazeye gelen topluluktan ne kadar çok seveni olduğu anlaşılıyordu.
O en çok dinlediğim tenorlardan biriydi ve hep öyle kalacak.Opera söylerken yaşadığı duyguları karşı tarafa aktarma konusunda çok başarılıydı.O, La Bohème’deki şair Rodolfo’ydu.Hiçbir sanatçıyı o rolde bu kadar zevkle dinlememişimdir / izlememişimdir.O, Fifa Dünya Kupasında söylediği Nessun Dorma aryasının sahibi Calàf’tı.Son performansını da bu aryayla noktalamıştı.Nessun Dorma’da da dediği gibi “Kimse uyumasın” ve kimse onu ve sesini unutmasın.

2007/09 |