Müjdat GEZEN ile söyleşi / Gizem PEKCAN

 

 

 

Dergide roportajların olması fikrini duyduğumda aklıma ilk gelen isimdi Müjdat hoca oldu, bunu yönetimle paylaştığımda aynı heyecanı onlarda da hissettim.  Sorular noktasında Dergi yönetiminin yardımları için teşekkür ederim. Beni kırmayarak düşüncelerini paylaştığı için Müjdat Gezen’e  ve aynı zamanda MSM yönetiminden sevgili İclal Osmanalemdaroğlu’na da görüşlerini bizimle paylaştığı için teşekkür ederim, oldukça keyifli bir sohbet oldu bizim için.

Gezen’le Kürt sorunundan, Fazıl Say “krizine”, Hırant Dink’ten, 12 Eylül’e, solun bugünkü açmazlarından sanat konularına kadar; pek çok konuda sohbet etme imkânı buldum.Birde ”ben kendimi bildim bileli solcuyum” diyen Müjdat Gezen gözünden bakıyoruz Türkiye’ye..
 

G.P: Son günlerin tartışma konusu Fazıl Say’ın ülkeyi terk edip etmeyeceği. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir, haklılık payı görüyor musunuz?
 
Müjdat Gezen: Son derece saçma bir olaydı, biz hiçbir şekilde en kötü süreçlerde bile bu ülkeyi terk etmeyi düşünmedik. Fazıl Say’da etmeyecektir elbette, saçmalıktan başka bir şey diyemeyeceğim.
 
İclal Osmanalemdaroğlu (MSM yöneticisi): Ülkeyi terk etmekte neyin nesi tam tersine kalıp birleşmemiz örgütlenmemiz gerekiyor. Cumhuriyet sahipsiz bırakılmadı hiçbir zaman; hele sanatçılar bu konuda daha duyarlı olmalılar. Elbette herkesin inancı olacak, saygıda duyulacak; ancak siyasete dökülerek değil, bu noktada AKP’yi desteklemiyorum.
 
G.P: 1980’lerin tiyatrodaki muhalif duruşuyla bugünü karşılaştırdığımızda sizce bir fark söz konusu mu?
 
Müjdat Gezen: Biz 1960’ların ilk politik tiyatro kuşağıyız ve yıl 2008 hala devam etmekteyiz, ben kendimi bildim bileli solcuyum. Bizim dönemden Ferhan Şensoy, Genco Erkal vardı; halada devam etmekte. Ankara Sanat var şimdilerde. Anlayacağın biz olduğumuz sürece bu devam edecektir.
 
G.P: Türkiye’de böylesi uygun koşullara rağmen Türk Solunun dağınıklığının nedenlerini neye bağlıyorsunuz?

Müjdat Gezen: 12 Eylül’e bağlıyorum, gençlerin, üniversitelilerin ve toplumun apolitize edilmesi kesinlikle. Tabi siyasetçileri de unutmamak gerekiyor; sol gösterip sağ vurmalar. O dönemin dinamiği bugün yok denecek kadar az, bu da 12 Eylül politikalarından biriydi zaten ve başardılar.
 
İclal Osmanalemdaroğlu (MSM yöneticisi): Karakteristik bir özellik aslında, sistemin politikaları bu hale gelmemize en büyük nedendir. Kemikleşen bir durum söz konusu, yalnız CHP Türk Solunun temsilcisi değildir; bunu unutmamak lazım. Bu gün bile dönemin başbakanları Cumhurbaşkanları çıkıp “hata yaptık” dediler; ama kimse bunun hesabını sormuyor. Hata yaptınız da onlarca insan öldü bunun diyetini kim ödeyecek?

G.P: İhaleyle sanatçı seçimlerine daha doğrusu bu ticarete kalkışıldı ve alınan yoğun tepki sonucu sonlandırıldı. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
 
Müjdat Gezen: Son derece komik bir olaydı; kısacası şaka gibi ve son buldu tekrarlanacağını düşünmüyorum. Bu kadar basit değil bu işler. Tartışmaya değecek bir konu değildir.
 
G.P: Siz bir sanatçı olarak bu ülkenin yıllardır kanayan yarası olan “Kürt sorunu”na nasıl bakıyorsunuz ve sizce çözüm?
 
Müjdat Gezen: Kürt sorunu barışçıl yollarla çözümlenebilir. Bu hükümetin ne yapacağı belli değil, bir tedirginlik söz konusu. Bu ülkenin Başbakanı insanı şok edecek bir cümle kuruyor “türban bir simgeyse simgeler yasaklanabilir mi” asıl simgeler yasaklanır. Hem de pek güzel yasaklanır, mesela devlet dairesinde futbolcu formalarıyla çalışıldığını düşünsenize. Ben Beşiktaş’lıyım bir diğeri Galatasaray’lı olacak iş mi? Amacın ne olduğuna iyi bakmalıyız, böylesi açıklamalardan sonra Kürt sorununa çözüm üretilebileceğini düşünmüyorum. Amaç barış olmalıdır, yoksa çok insan kaybedilir.
 
G.P: Ölümünün birinci yılını doldurmak üzere olduğumuz gazeteci Hrant Dink için düşünceleriniz nelerdir?
 
Müjdat Gezen: Yalnızca bu ülke için değil bu dünya ayıbıdır, insanlık ayıbıdır. Kesinlikle utanç verici, hele katilin yaşının küçültülüp; ceza indirimi yoluna gidilmesi büyük bir ayıptır. Bu ülkede yaşı küçültülerek asılanlar oldu, Erdal Eren örneği pek sevgili Kenan Evren’in bizzat izniyle gerçekleşen. Söylenecek bir şey yok, insanlık ayıbından başka.
 
G.P: Bu toplumda oldukça sevilen bir sanatçısınız, saygın bir yeriniz mevcut. İstediğimi aldım diyebiliyor mu Müjdat Gezen?
 
Müjdat Gezen: İstediğim yoktu benim, 10 yaşında bir çocuğu zorla sahneye (Öyle büyük hayallerim isteklerim hiç olmadı) çıkardılar böyle oldu.(kahkahalar) Hiçbir zaman yüksekten uçmadım ben.
 
G.P: Son olarak Savaş Dinçel…
 
Müjdat Gezen: Canımın bir parçası gitti,  söylenecek çok şey var belki; ama söylenecek çok söz yok! Onu ve oyunlarını öğrencileri yaşadığı sürece yaşatacağız. Şimdi  Uçurtmanın Kuyruğu adlı son oyunu sahnelenmekte… Dediğim gibi her zaman içimizde, içimde bir yerlerde. Yakında karşılaşırız.

İclal Osmanalemdaroğlu (MSM yöneticisi): Savaş’la 1993’den beri tanışıyoruz; bana göre büyük bir kayıp. Canımızın bir parçası ama her zaman bizimle olacak buna yürekten inanıyorum.
 
G.P: Çok teşekkür ediyorum, sizinle sohbet etmek gerçekten büyük bir zevk; bunu tekrarlamak isterim. Hocam ve İclal abla…
 
Müjdat Gezen: Asıl ben teşekkür ederim; güzel bir sohbetti, başarılar diliyorum.
 
İclal Osmanalemdaroğlu (MSM yöneticisi): Her zaman tekrarlayalım, tekrar görüşmek üzere.