| |
 |
|
 |
|
| |
Kürt
Sorununa Bakış / Cumhur KOCAMAN
“Kürt
Sorununu Yeniden Düşünmek” adlı kitabında Mustafa Akyol şöyle
diyor: “…Bugün seksen yılını doldurmuş, güçlü bir cumhuriyetin
çocukları olarak dönüp de geçmişi serinkanlı bir biçimde
irdelemek; bugünün düşünme biçimiyle “şöyle yapılsaydı” demek
kolay elbette. Cumhuriyetin henüz kurulduğu ve büyük
tehlikelerle yüz yüze geldiği bir dönemdeki psikoloji ve
öncelikler ise çok daha farklıydı.
devamı>> |
|
"Metin
Kayaoğlu ile Teori Politik" / Gizem PEKCAN
 |
|
| |
Dil
Korkusu / Aydemir GÜLER
Başbakan,
Diyarbakır’lı heyeti kabul ettiği sıra yine küfretmekten geri
duramamış. Anadilde eğitim diyen baro başkanı Erdoğan tarafından
yalancılıkla itham edilince toplantıyı terk etmiş. Anlaşıldığı
kadarıyla başbakan, engin bilgisine dayanarak anadilde eğitim
diye bir şeyin dünyada örneği bulunmayan bir Kürt uydurması
olduğunu düşünüyor.
devamı>> |
|
İbrahim
Kaypakkaya /
Serda PEKCAN
Biyografi
derken genelde İBRAHİM Kaypakkaya’nın Çorum’da 1948’de doğdu
fakat kimlikte 1949 olduğu, ölümü ise 16–17 Mayıs olduğu fakat
18 Mayıs 1973 bilindiği yazılır. Biz daha farklı ele alıyoruz.
Zihnimize yansıyan İbo aslında gerçeğin kırılmış bir
yansımasıdır. Gördüğümüz şey yamuktur.
devamı>> |
|
| |
Kâhya!
/ Sadettin KOŞAR
Son günlerde akıl
karıştırıcılar yine görev başında. En gözde tartışmalardan Aysun Kayacı
bir yana, Ergenekon ve AKP’nin kapatılması davalarını ABD’liler anarsa
bir, fukaralar anarsa iki kere kâhyası mısınız diye bağırmak istiyorum!
Bir yandan da Sayın Baykal’a, gündemi Aysun Hanım’a kaptırdığını
söylemek!
devamı>> |
|
Pozitivizme
Eleştiri, “Kültür Endüstrisi” Kavramı Ve Sanat / Serkan ÖZGÜCÜ
Yeni-Marksistler olarak nitelendirilen Frankfurt Okulu
düşünürlerinin en önemlilerinden biri Theodor Adorno’dur.
Horkheimer ile birlikte Marksizm üzerine eleştirilerde
bulunmuşlar ve toplumsal sorunların hangi açılardan yorumlanması
gerektiği üzerinde teoriler geliştirmişlerdir.
devamı>>
|
|
| |
Emperyalizm
Üzerine / Umut KORKMAZ
Emperyalizm, kapitalizmin dünyada total bir düzen olarak
egemenliğini kurduğu evresidir. Kapitalizmden fazlasıdır, ancak
kapitalizmin özünü (artı değer sömürüsünü) aynen içerir.20.
yüzyılın başlarından itibaren II. Enternasyonal içinde sosyal
demokrasinin sağ kanadı, emperyalist hükümetlerin yayılmacı
planlarına karşı mücadeleden uzak durmayı savunuyor ve
sömürgeciliği olumlu bir gelişme olarak yorumluyordu.
devamı>> |
|
Emek
- Yabancılaşmış Emek / Yusuf ZAMİR
Marks "emek" tabirini iki anlamda kullanır. Birincisi, emeğin
genel-evrensel anlamına işaret eden kullanımdır. Genel-evrensel
anlamda emek, insan ile doğa arasındaki alışverişi sağlayan
aracı süreçtir, dolayımdır. İnsan ile doğa arasında madde
alışverişini sağlamanın zorunlu koşuludur.
devamı>> |
|
| |
Köşeleri
Möşeleri Dön Baba Dönelim Rep Rep../ Ömer FARUK
Toplum kabuk değiştiriyor, bir yılanın derisini bırakması gibi; insanlar
topyekün bir isyan bayrağı açarak yürüyor, öfke yoksulluğa ve
yokluğa!!! Ne yazı ki Türk toplumunun “Kapitalizm”e tepkisi ve değişim
isteği Batı toplumunda olduğu gibi “Sosyalizm”e sarılarak olmuyor, gene
“Kapitalizm” biçiminde oluyor!!!
devamı>> |
|
Sol
Gerçeklerden Kaçamaz / Kemal OKUYAN
Felaketten, kaostan, komplolardan değil, açık gerçeklerden,
Türkiye’nin gerçeklerinden söz edelim. Söz edelim
ve solun bu gerçeklerle nasıl yüzleşeceğini, bu gerçekler karşısında
nasıl gerçek ve devrimci bir aktör olarak rol üstleneceğini tartışalım. devamı>> |
|
| |
Marksizm'e
İlişkin / Yusuf ZAMİR
Bilim değil
"hareketin eleştirel bilgisi" Marks insanları kurtuluşa
götürecek "doğru" bir bilinç geliştirmiş olduğunu asla iddia
etmemiştir. Marks'ın bütün yaptığı, insana aykırı ilişkiler
içinde insanlığı reddedilmekte olan mülksüzlerin mücadelesinden
hareketle kurtuluşçu pratiğe ışık tutacak ilkeleri geliştirmek
olmuştur..
devamı>>
|
|
Jean
Paul Sartre ve Varoluşçuluk / Havva GÜLBEYAZ
Jean Paul
Sartre ile ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum. Uzun
zaman önce
kendisiyle bir kitabı aracılığıyla birlikteliğimiz olmuştu. O
hayatını tamamlayıp özünü oluşturmuş inzivaya çekilmişti. Bense
varolmuş olmama rağmen özselliğin insan hayatına neler
kazandıracağını algılayamayacak kadar gençtim.
devamı>> |
|
| |
Üç
Fidan / Mehmet İ. UYSAL
06
Mayıs 1972 günü üç fidan faşist cunta tarafından asılarak idam edildi,
suçları tam bağımsız demokratik bir ülke istemekti. O gençler ki; Vahşi
kapitalizme, ABD emperyalizmine ve yerli işbirlikçilerine karşı
yaşamlarını ortaya koyuyorlardı. Bir avuç aydınlık gençti onlar. Ezilen
halkların, işçilerin, köylülerin ve tüm ezilenlerin aydınlık dolu bir
Türkiye’de yaşaması için mücadele ettiler kısacık yaşamlarında.
devamı>>
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|