Orijinalini görmek için tıklayınız : Felsefe bilim ilişkisi...
Bilimlerin kendi yöntemini bulup felsefeden ayrılmasıyla felsefe bilim ilişkisi nasıl bir zemine oturmuş olabilir. İkisinin de olgulardan yola çıkması, ikisinin de akıl ve mantığı kullanarak düşünce geliştirmesi ancak bu aşamada bilimin yeniden olguya yönelmesi bilim ve felsefe arasında nasıl bir fark yaratmaktadır? Ve bu bağlamda bilim felsefesinin önemi nasıl ortaya çıkmaktadır?
Felsefenin bilimle ilişkisinin ve farklarının ne olduğunu tartışmak her iki anlama çabasını da daha iyi kavramamıza yardımcı olabilir diye düşünüyorum.
felsefeyi akıl yürütmek olarak düşünürsek doğal olarak ortaya çıkış tarihi insanın ortaya çıkışıyla çakışacaktır. Bilimle ilişkisi olarak ise doğa bilimleriyle pek ilgi kuramıyorum ben açıkçası. Doğa bilimlerinde ortada gerçekler varken kendi mantığınızla hipotez öne sürmek felsefeyle bir bakıma açıklanabilir (hani ikisinde de akıl yoluyla bir yerlere varıyoruz ya o yüzden:)). Fakat hemen sonrasında ve büyük bölümünde deneylerin ve objektif hesaplamaların olduğunu dikkate alırsak doğa bilimlerinin felsefeden çok çok ayrıldığını, hatta günümüzde ilgisinin kalmadığını söyleyebiliriz.
Sosyal bilimlerde ise durum tam tersinedir, sosyal bilimler ve felsefenin ikisi de soyut kavramlar üzerine inşa edilmiş bilimler olduğundan ve deneylerden ziyade akli yorumlara dayanan kuramlar geliştirildiğinden halen kol kola yollarına devam etmektedirler diyebiliriz.
Bilim felsefesinde hangi filozofların neler söylediklerini bilmiyorum, fakat bilim felsefesinin bilimin gelişmesi yönünde hayati öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Çünkü bilim felsefesi etkisini koruduğu sürece bilime ve bilimsel gerçeklere değişik nedenlerden ve tabulardan dolayı karşı çıkmalar azaltılabilecek ve insanlık fikirsel olarak daha ileri bir düzeye ulaşabilecektir. Bilimi engelleme gayretlerinin önüne geçebilmek için bilimsel araştırmalar bilim felsefesiyle desteklenmelidir. Örneğin insanın klonlanması, kök hücre nakli ve doğum kontrol yöntemleri gibi konular felsefe tarafından da desteklendiği ölçüde insanlara daha kolay kabul ettirilebilecektir. Teşekkürler.
Adına bilim dediğimiz tüm disiplinler sonuçta olguya yönelmek zorundadır. Bunu yapamıyorsa, böyle bir yöntemi yoksa o disiplinin bilim kapsamı içinde değerlendirilmesi biraz tartışılır bir özellik gösterir. Sosyoloji ve psikoloji için de aynı şeyleri söylemek mümkündür. Aramızda bu konuda akademik eğitim almış kişiler de mevcut. Mutlaka bu konuya bir yaklaşım getirebilirler sanıyorum.
Bilim felsefesinin amacı bilimin anlaşılmasını sağlamaktır. Bilimin, ve bilimsel argümanların anlaşılmasına yönelik yaklaşımlar bütünüdür, bilim felsefesi... Bilgilerimiz "önerme" denilen dilsel ifade ediliş biçimi ise ( ki öyledir), bilimi anlamak demek bu önermelerin ne olduğunu anlayabilmekten geçmektedir. Bunu yaparken terimleri ve kavramları kullanırız. Bu anlamda bilim felsefesi bu terim ve kavramları da içeren dilsel ifade edis biçimlerini de anlamaktan geçmektedir.
Sadece bu da değil. Bilimin bir eylemsel yanı var, bir de düşünsel yanı. Cemal Yıldırım'a göre bu eylemsel yanını düşünsel özelliğinden kesin olarak ayrımazsak da ( bir iç içelik sözkonusu), daha çok eylemsel yan ve daha çok düşünsel yan gibi bilimsel etkinlikten sözedilebilir. Eylemsel yanı gözlem, deney, ölçme gibi saptamalar oluştururken, düşünsel yanını ise birtakım çıkarımlarda bulunmak, kavram ve hipotez kurmak gibi etkinlikler oluşturuyor. Bilim felsefesi bilimin bu özelliğini anlama amacı güden bir felsefe alanıdır.
Bilimin felsefeden kesinlikle farkı , sonuçta oluşturduğu sav'ı mutlaka olgu üzerinde deneme çabasıdır. Bu olmadıkça o düşünce ya da sav'a bilim denemez. Bilimi evrensel bir anlama çabası yapan ve bütün diğer anlama çabaşlarından farklı ve üstün tutan yanı da budur.
Bilimlerin kendi yöntemini bulup felsefeden ayrılmasıyla felsefe bilim ilişkisi nasıl bir zemine oturmuş olabilir.
Bilimlerin felsefeden ayrıldığını düşünmüyorum.
Can Pekmez
25-02-07, 17:18
Bilim felsefesi doğruya ulaşmanın yolunu arar ve epistemolojiyle bu açıdan aynıdır. Bazı filozoflar (F. Bacon'ın katkıları büyüktür) bugün bilim dediğimiz şeyi bir felsefî yöntem olarak öne sürmüşlerdir. Bu felsefenin, diğerlerinden (ampirizm, pragmatizm, vs.) farkı yoktur ve herhangi birisini kabul etmek felsefî (şahsî) bir seçimdir. Bu felsefenin işe yaraması ise bilim adamlarınca gerçekleştirilmiştir (I. Newton'un katkıları büyüktür). Nasıl ki Aristo dört elementten bahsetmiş ve bunların özelliklerini (bu özellikler ve bu elementlerin varlığı vs. ontolojiye girer) kendi düşünce disiplinince (bu disiplin epistemolojiye girer) keşfetmiş ve bir felsefî görüş olarak öne sürmüştür, aynen öyle de I. Newton (ve diğerleri), bir felsefe olarak doğan bilimin yöntemince bazı şeyler keşfetmişlerdir. İlginç olan, bu keşiflerin işe yaramasıdır, bu, evrensel bir gerçek olmasa bile hemen hemen bütün insanlarca kabul edilir. Bilimin diğer felsefelerden farkı budur.
vBulletin v3.7.4, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.