Orijinalini görmek için tıklayınız : Cehennem
ömer ferit
03-03-07, 17:01
sensizliğin ertesinde,
cehennemin ara sokaklarında,
adını sayıklıyorum.
köşe başlarında,
herkese seni soruyorum.
yanıt alamamanın korkusuyla,
hergün biraz daha fazla,
kötülük bataklığına batıyorum.
ben umutlarımı kaybettiğim zaman,
birgün çıkıp gelirsen,
bir zebaninin kolunda,
işte o gün anlarım,
senin de aşık olduğunu...
Aşk;cehennemin ara sokaklarında,
sevdiğini arayabilmektir.
ŞİİRİN ÖYKÜSÜ
Terkedilmişliğimin üzerinden geçen onca güne rağmen hala onun düşüncesi kalbime öz bir ağırlık veriyordu.Bu ağırlık bana cehennem hayatı yaşatıyordu.
Hüznün ara sokaklarında kaybolduğum bir akşam saati ona bir lanet şiiri yazmak için masanın başına oturduğumda...Ki bu oturuşun bir şiirle son bulmasını istemiyordum.Benim isteğim sadece kağıdın aklığını bozabilmekti.
Bir sertlikle başlayan şiirim lanet okuyarak bitsin istedim.Ama bunu yapabilecek kadar ileri gitmemiştim.Sonunda kendi aşkımı tanımlayabildim ancak...Ben cehennemim ara sokaklarında sevdiğimi arayamadım.Çünkü;ben o yollarda kayboldum.
ömer
Dostum, sevginle ilgili inandıklarını kaybettiğin gün (kaybetmemek için her yonu dene) ; şunu düşün. Sen, seni senin gibi sevecek birisinden daha azına layık değilsin!
dostça kal,,
ömer ferit
13-03-07, 15:45
kendime
hayallerimde seni görüyorum.
sen uzaklaşırken,
elim ayağım bağlı duruyorum,
hiçbir şey yapamadan...
yağmur yağarken,pencereden
köşe başına bakıyorum.
çıkıp köşe başından,
gelmeni bekliyorum.
fonda bir aşk şarkısı,
gözlerimde iki damla yaş,
camda havanın buğusu,
yalnız seni düşünüyorum.
neden gittin,kaçtın.
sorular hücum ediyor.
cevapsız,mantıksız sorular...
her soru seni anlatıyor.
her cevap beni...
sen cevapsız sorularken...
ben onları cevaplamaya çalışan,
soruların altında ezilen,
sadece bekleyen,
seven _aldatılan_ adam...
ŞİİRİN ÖYKÜSÜ
Günlerce her uykumdan kabusla uyanıyordum.Her uyanışımda beni bilinçsiz bir
ağlama isteği tutuyordu.Hatta bazen ağlayarak uyanıyordum..
O günlerde sürekli bir aldatılış hikayesi düşünüyordum.Kendi
aldatılışım...Bir terkedilişi kabullenmeye çalışıyordum.
Sonra ne olduysa kabuslarım azaldı.Ve bir gece aralıksız uyuyabildim.İşte o
gece terkedilişimi kabullendim ve gecenin sabahında bu terkedilişi bir
şiirle noktaladım.
Her yaşadığım kötü olaydan sonra yazdığım hüzün dolu şiirlere bir yenisini
daha böyle bir yaşanmışlıktan sonra ekledim.
ömer
ömer ferit
17-03-07, 12:36
T.Ş'ye
Sen siyasi kavgaların arasında,
Masumluğunu koruyabilen çocuk yüzü,
Ben ise seni neşelendirmeye çalışan,
Siyasi bir tutuklu...
Bir mahkumum,etrafında dolaşan,
Son günlerini senle geçiren,
Pisi pisine ölecek,
Bir idam mahkumu...
Öldüğüm gün sen yanımda olsan.
Hatta ilmeği boynuma geçirsen,
Altımdaki tabureye sert bir tekme atsan,
Üzülmem...Mutlu olurum.
Sen yanımdaysan mutlu ölürüm.
Benim ölümüm hızlı olacak.
Belki senin elinden...
Belki sadece bir kitap yüzünden...
Belki bir kavgada adresini şaşıran,
Bir kurşun girecek bedenime,
Öyle öleceğim.
Belki bir bakışın bin kere öldürecek.
Ama biliyorum ölümüm hızlı olacak.
Siyah bir izmir gecesinde,
Sen yoksan yanımda,
Erken büyümüş bir çocuk,
Benide DİNK gibi aniden,
Arkadan vuracak.Sen uzakta...
Eminim ölümüm ani ve hızlı olacak.
Hele de yanımda sen yoksan...
ömer
ömer ferit
24-03-07, 16:37
meryem''e dair
insan en mutlu olduğu anda ağlarmış.
onun onyedi yıllık hayatı ki;
mutluluktan değil hüzünden ağlayarak ğeçmiş.
on yedi yılda ne acılar ne hüzünler görmüş.
ve mutluluğu doğduğu topraktan kilometrelerce uzakta,
küçücük bir ege kasabasında bulmuş.
hayatının on yedi yılı kadın doğduğundan utanarak,
bir tutsak gibi geçmiş.
imrenerek bakmış hep pantolon giyenlere,
ve ilk kez pantolon giyince yüzü kızarmış.
utanmasaydı geçmişinden belki,
kısacık bir etek bile giyerdi.
tabii bir de ürktüğü cemal abisi olmasaydı.
ilk kez bir erkeği hizmet ederken gördüğünde
geçmişinden utanan,geleceğinden korkan,
ama umutlu gözlerle bakmış kendine.
yanıp tutuşurken istanbul hayaliyle,
yaşadığı gecekondu da istanbuldan ürkmüş.
taşı toprağı altın istanbul da,
çamurlu memleketinin hapsedildiği evlerini özlemiş.
mutluluğu yine kendisi gibi bir doğulu da bulmuş.
yapmacık tavırlarından sıkılırken batılıların,
hayran gözlerle bakmış insanlarına memleketinin.
ve mutluluğu ancak on yedi yıl sonra görmüş.
korkarak kaybedeceğinden,
dört elle sarılmış,
ilk defa yaşadığı tadımlık mutluluğa...
ömer
vBulletin v3.7.4, Copyright ©2000-2009, Jelsoft Enterprises Ltd.