PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrensel ahlak yasası


Sayfa : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

lachesis
05-03-07, 00:34
Ahlak, felsefenin bir dalıdır. Ahlak felsefesinde bazı görüşler evrensel yani; tüm insanlar için geçerli bir ahlak yasası olması gerektiğini savunurken, bazı görüşler ise iyi kavramının kişiden kişiye göre değişeceği düşünülerek evrensel bir ahlak yasası olamayacağı görüşündedirler. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce herkesin doğrusu ve yanlışı aynı mıdır yoksa bu kavram kişiye göre değişiklik gösterebilir mi? Bana göre bazı genelgeçer ahlak kuralları olması hem toplum için, hem de insanlarla iyi ilişkiler kurabilmek için gereklidir.

turuncu
05-03-07, 15:05
Ahlak yasaları aldığınız referans noktasına göre genişleyebilir ve zenginleşebilir.
Biz referans noktamızı doğa bütünlüğü içinde insan merkezli canlılığın korunması ve devamlılığı için dengenin sağlanması ilkesi olarak ele alırsak;
Ahlak kavramına neden gereklilik duyulacağını daha net biçimde görebiliriz.
Ben insanı şöyle tarif ediyorum;
Merak, zeka, anlam birlikteliğini en hassas noktada dengede tutabilme kabiliyetinde olan canlı varlık.
Merak; bilme isteğidir.
Zeka ; sonsuz sayıdaki olasılıkları görebilme ve bu olasılıkları en mükemmel yaratma için kesiştirme girişimi.
Anlam; kendini bilme durumu. Bunu bir örnekle açıklayalım.
Bugün elimizin altında kullandığımız bilgisayarlarımızı yapay zeka olarak tarif edebiliriz. Bilgisayar başlangıç verileriyle tüm olasılıklar içinde en doğru sonucu hesaplar ve bize bildirir. Ancak burada bu zekanın hesaplamaları ne kadar kuvvetli olursa olsun kendisi için bir anlam taşımamaktadır. Çünkü canlı olmadığından kendini bilme kabiliyetine sahip değildir. Dolayısıyla dengeyi en mükemmel şekilde kurma ve koruma “kaygısına” sahip değildir.
Bu sebeple zeka merakla desteklenmediği ve anlamla süslenmediği ortamda mekanik bir faktör olacaktır.

İnsan faktörünün önemini açıkladıktan sonra geriye kalan şey şudur;
Tüm insanlık aleminin bu gerçeği bilmek suretiyle “mükemmel dengenin korunması” ilkesinde şu anki bilinç düzeyinin yeterli olup olmadığıdır.
Yaşanılan süreç bize göstermektedir ki insanlığın tümü bu bilinç düzeyinde değildir. İnsanlar iyi niyet taşısalar bile olasılık hesaplarının en geniş ve uzun vadeli yapılamaması varılacak sonucu olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Bu sebeple en önemli ilkenin "var"lığın devamlılığının sağlanması ilkesinde "var" olgusunun en mükemmel şekilde kendini geliştirmesi yolunda,
insanın kendini bilmesi ve kontrol altına alarak en mükemmel dengeyi kurma çabasının gerçekleştirilmesi için türlü kurallar zincirine ihtiyaç vardır.
Bunlara en geniş ifadesiyle tüm insanlığı kapsayan evrensel ahlak yasaları demek mümkündür.
Bu yasalar ancak tüm insanların birey olarak bu bilinç sıçramasını yaşadıkları ortamda ortadan kalkmalıdır aksi takdirde doğanın dengesi bozulur ve insanlık tümüyle evrenden silinir.
saygılar

serserikuş
06-03-07, 12:06
İnsanlarda duygudaşlık mevcuttur. Bence psikolojinin çıkış sebebi de yine duygudaşlıktır. Sizinde başınıza gelmiştir. Bir anda başınıza birşey gelmiş, birşeyler düşünmüşsünüzdür. Bunu arkadaşınıza açtığınıza açtığınızda aynı duyguyu onunda yaşadığını görüyorsunuz. Mesela aşk...

Eğer duygudaşlık yani ortak duygu mevcutsa, evransel ahlak yasasıda mevcut olmalıdır. Ama ne yazık ki ortaya mantıklı bir görüş atan olmadı bu konuda. Kant her ne kadar vicdanı evrensel ahlak yasası olarak alsa da görüyoruz ki, insanlar arasında vicdanda da farklılıklar mevcuttur. Bu ahlak yasası da bizim işimiz herhalde.

SAYGILAR...

lachesis
06-03-07, 13:49
Aslında Kant'ın ahlak felsefesi tamemen evrensel yasalar üzerine kuruludur. Ama onun ahlak yasasının temeli fenomenler dünyasının dışındadır ve Kant'ın eksik olduğu nokta, bu yasaların geçerliliğinin nasıl olacağı hakkında fenomenler dünyası; yani görünür, yaşadığımız dünyada nasıl uygulanacağından felsefesinde söz etmemesidir.

barış
06-03-07, 22:05
Ahlak; bir toplumun koyduğu kurallar bütününe(normlara) uyulup uyulmaması değil midir ? O kurallara uyarsanız ahlaklı; uymazsanız ahlaksız oluyorsunuz.
Peki tüm toplumlar aynı mıdır ki onlarım kuralları da aynı olsun ?
Oruç tutan birinin yanında yemek yemek Müslüman tolumlarda ahlaksızlık olarak görülebilirken Budist ya da Musevi... toplumlar da ahlaksızlık olarak görülmeyebilir...
Evrensel ahlak yasası hiçbir zaman olmadı ve olmayacaktır diye düşünüyorum.