Godot
19-05-07, 05:04
...bazen hayatın düpedüz bir efsane olduğunu hissediyorum, aslında biz dünde yaşıyoruz, aslında biz yarına çoktan geçtik fakat algılarımız bugünde kalıyor devamlı, bunu hissedemiyoruz, bu bir efsane...
-"ne gördün benim günah süslü oğlum ?"
-"çok yüksek bir yerde oturuyordum efendim,
bir ağaca tersten bakmaya çalışan bir çocuk gördüm,
tepedeki düzlükte pamuktan,küçük koyunlar gördüm,
ellerine bakan ihtiyarın gözündeki yaşları gördüm,
şarkı söylerken öksürüp boğulan bir kalabalık gördüm,
bir kadının suya ayağını değdirip kaçtığını gördüm,
tanımadığım bir yaratık gördüm,beyaz ve haşin,
evet efendim,
onun denize ağzını dayadığını gördüm,
bulutlara ağzını dayadığını gördüm,
seksensekiz turna kuşu ve otuzaltı kır kaplumbağası gördüm,
korktuğumda yanıma gelip omzuma dokunan bir gölge gördüm,
korktuğumda gök aynada rüyada olduğumu gördüm,
tek gözümü kapatıp baktığımda korkunç canavarlar gördüm,
kuyruğu kapıya sıkışan insanların kader parçalarını gördüm,
yorulan insanların gözlerindeki o nefreti gördüm,
güzel bakan gözlerdeki sıcak sevgiyi gördüm,
bir kaç kez beni bir kapıya davet eden aşkı gördüm,
hep aynıydı...ve hep de hazin,
bir zamanlar bu yalancı aynaya bakıp hiçbir şey görememiştim,
benim uzaklardan seslenen babacığım,
seni de gördüm beni dünyaya atıp giderken,
gözlerine bakmaya cesaret edememiştim..."
-"ne gördün benim günah süslü oğlum ?"
-"çok yüksek bir yerde oturuyordum efendim,
bir ağaca tersten bakmaya çalışan bir çocuk gördüm,
tepedeki düzlükte pamuktan,küçük koyunlar gördüm,
ellerine bakan ihtiyarın gözündeki yaşları gördüm,
şarkı söylerken öksürüp boğulan bir kalabalık gördüm,
bir kadının suya ayağını değdirip kaçtığını gördüm,
tanımadığım bir yaratık gördüm,beyaz ve haşin,
evet efendim,
onun denize ağzını dayadığını gördüm,
bulutlara ağzını dayadığını gördüm,
seksensekiz turna kuşu ve otuzaltı kır kaplumbağası gördüm,
korktuğumda yanıma gelip omzuma dokunan bir gölge gördüm,
korktuğumda gök aynada rüyada olduğumu gördüm,
tek gözümü kapatıp baktığımda korkunç canavarlar gördüm,
kuyruğu kapıya sıkışan insanların kader parçalarını gördüm,
yorulan insanların gözlerindeki o nefreti gördüm,
güzel bakan gözlerdeki sıcak sevgiyi gördüm,
bir kaç kez beni bir kapıya davet eden aşkı gördüm,
hep aynıydı...ve hep de hazin,
bir zamanlar bu yalancı aynaya bakıp hiçbir şey görememiştim,
benim uzaklardan seslenen babacığım,
seni de gördüm beni dünyaya atıp giderken,
gözlerine bakmaya cesaret edememiştim..."