Orijinalini görmek için tıklayınız : Metafizik
Sayfalar :
[
1]
2
3
4
5
6
7
8
9
Metafizik üzerine konuşmak gerekirse, en başta bunun fizikle olan ayrımını yapmak gerekir. Bilindiği gibi fizik; görünen, yani somut olanla ilgilenen (madde) ve bunun gerçekliklerini araştıran bir bilim dalıdır. Buna bağlı olarak fiziğin; tüm ölçülebilen, deneye tabî tutulabilen ve gözlenebilen nicelikleri incelediğini söyleyebiliriz. Kısaca fizik, bizim gördüğümüz şeylerle ilgilenir; daha fazlasıyla değil. Metafizik ise görünen dünyanın dışında, görünmeyen dünyayla da ilgilenir. Kelime anlamı "fiziğin ötesinde" demektir. Felsefe disiplinlerinden biridir. Metafizik olgusu, tarihte birçok filozof tarafından farklı bir şekilde açıklanmıştır ve Leibniz'den Kant'a, oradan da Bacon'a kadar birçok farklı filozof tarafından dile getirilmiştir. Metafiziğin inceleme alanlarından olan varlık felsefesi (ontoloji) felsefe tarihinde önemli bir yer tutar.
Sizler metafizik hakkında ne düşünüyorsunuz? Metafiziğin altında tartışılan konularda, hangi görüşleri savunuyorsunuz?
Eskiden metafiziğe, diğer bir deyişle paranormal olaylara inanırdım. Fakat bilgilendikçe, bir takım paranormal denilen olayların aslında bilimsel dayanaklarının olduğunu gördüm.
Mesela Latin Amerika ülkelerinde Voodoo dinine inanan insanlar büyü işleriyle uğraşırlar, hatta bildiğim kadarıyla, büyü dinlerinin bir parçasıdır. Ayinler düzenlenerek ölmüş insanların ruhu, yaşayanların bedenine çağırılır. Fakat şu anda bu olayların hipnoz denilen bilimsel yöntemden ibaret olduğunu düşünüyorum. Bir başka paranormal uğraş ise düşünce gücüyle cinayet vakalarının çözülmesini sağlayan psişik dedektiflik. Belki bilim bu tip konularla daha fazla ilgilenirse zamanla bu olaylar metafizik olmaktan çıkacak ve nasıl ki insanlar farklı yeteneklerle doğuyor ve uğraştığı alanda kendini geliştiriyorsa, bazı insanlarında psişik yönden yetenekli doğduğu kabul edilecek ve bütün insanlar evrim süreci içerisinde bu yeteneklerini geliştirebileceklerdir.
http://www.youtube.com/watch?v=69GMr3RlpgU
sedat sencan
28-08-07, 18:36
Metafizik,felsefenin bir bölümünü oluşturur.Varlığın ne olduğu,beden ile ruh arasındaki ilişkiler,tanrının olup olmadığı gibi konuları işler.Bunların yanısıra sahip olduğumuz bilgilerin nereden geldiği,hangi konular hakkında bilgi sahibi olabileceğimiz gibi soruların da cevabını arar.Felsefe tarihi boyunca metafizik kavramı filozoflarca çeşitli biçimde kullanılmıştır.Ama gözümüze çarpan en önemli yönü,bu filozofların metafizik görüşten yana olup olmadıkları ile ilgilidir.Zira ileri sürülen görüşler metafizik kavramının benimsenip benimsenmemesine bağlı olarak birbirinden tamamen farklı sonuçlara ulaşmaktadır.
Metafizik kelimesi ilk olarak M.Ö. birinci yüzyılda Rodos’lu Andronikos tarafından kullanılmıştır Andronikos,Aristoteles’in eserlerini bir araya getirme eylemine girişmişti.Bu düzenleme sırasında fizikten bahsedilen bölümden sonra gelen bölümlere,’fizikten sonra gelen’ veya ‘fizik ötesi’ anlamına gelen metafizik adını verdi.Bu tarihten sonra da Aristoteles’in fizik dışında incelediği konular metafiziğin konusu olarak kabul edildi.
Felsefe içerikli yazılarda metafizik konular incelenirken,duyularımızı ve algılarımızı aşan konulardan söz edildiği anlaşılır. Aristoteles’in kendisi, incelediği böyle konulara ‘ilk felsefe’ adını vermişti.
Aristoteles ilk felsefe veya bugün kabul ettiğimiz gibi metafizik ile,varlığı yine varlık olarak incelemişti.Varlığın şartları ve kaç çeşit neden olduğunu irdeledikten sonra bütün varlıkların kaynağına,yani Tanrı’ya varıyordu.Bu görüş temel alınarak ortaçağın sonuna kadar klasik felsefenin temel konusunu metafizik oluşturmuştur.Metafiziğe karşı ilk eleştiriler bilimdeki gelişmeyle mümkün olmuştu.Madem ki metafizik duyularımızı ve algılarımızı aşan konuları inceliyordu,o halde sağlam bilgiler veremezdi.
Duyularımızla bilip tanıyamadığımız varlıkları araştıran metafizik,bilgilerin nereden geldiğini,bilgilerin alanını ve bilgilerin değerini araştırırken aslında tanrının,evrenin ve ruhun ne olduğunu sorup bunlara cevap vermektedir.Mutlak varlığın bilgisine ulaşacağımızı kabul eder.Metafizik böylece ortaçağ felsefesinde ilahiyatla özdeşleştirilmiştir.16.yüzyıldan sonra ise ontoloji terimi ile,yani genel varlık kuramı ile aynı anlamda kullanılmıştır.
*
Metafizik bilgi edinme yönünde tek yanlı bir tutumdur.Tamamen subjektif özellik taşır.Fenomenleri,yani duyular yoluyla algılanan objeleri değişmez kabul eder.Onlar olup bitmiş olan ve birbirlerinden bağımsız olgulardır.Oysa hem doğada hem de toplumda meydana gelen gelişmelerin kaynağında hareketlilik ve çelişmeye bağlı süreçler vardır.
ruhun bedenden çıkma olayını ben yaşadım.çok kısa sürdü hemde direksiyon başında bedenimi vitesin yanına düşerken gördüm yanımda oturan cafer hoca korkuyla bana bakıyordu çok seviçliydim çok mutluydum hemen allah aklıma geldi beni sevdiğini hatırladım o kadar çok mutlu oldumki anlatamam gülüyordum ruhum arabanın tavanından her şeyi görüyordu ama çok kısa sürdü hiç istemediğim halde kendimi tekrar bedenimde buldum oarası hiç anlaşılmıyor ne çıkarken nede girerken birden çok kısa bir karanlık oluyor o karanlığı bilmiyorum.sonra bedendesin valla böyle isrter inanın ister inanmayın inanırsanız bir gerçeği öğrenmiş olursunuz
ha unutmadan arabanın tavanına yükselmiş bakarken birden allahın yanına gitmek istedim tarif edilmez bir sevinç ve mutluluk içindeydim.onun nerde olduğunu biliyordum ama gidemedim sanki birisi kulağıma daha var sabırlı ol dedi.gerçekler bunlar paylaşıyorum
vBulletin® v3.6.11, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.