Orijinalini görmek için tıklayınız : Ölümün bir kötülük yada felaket olup olmadığı?
Sayfalar :
[
1]
2
3
4
5
6
7
diyalektik
06-01-08, 14:43
sokrates savunmasının sonunda olümün bır kotuluk,bır felaket olup olmadıgı sorusu kakında konusmustur
sız bu konuda ne dusunuyorsunuz olum ıyı mıdır yoksa kotuluk mudur felaketımı getırır.
eğer bir kişi hayattayken kendi ölümünün felaket olup olmayacağını düşünümesini soruyorsan bu durum, o kişinin hayata nasıl baktığına göre değişir. Tanrı inancı var ise ölüm felaket olmayacaktır, çünkü ölecek olan kişinin içi rahattır, en azından adil bir şekilde yargılanacaktır ve toprak olup gitmeyecektir, başka bir yaşamla yeniden hayat bulacaktır. Eğer tanrı inancı yoksa bu sefer yine felaket olmayacaktır, çünkü yaşamak dinlerdeki kadar öneme sahip değildir. yaşamakla ölmek arasında fazla bir fark yoktur. Ölüm, canlı bedenin çürükçül canlılar tarafından başka maddelere çevrilmesi ise ha insan vücudu halinde var olmuş ha başka canlılar tarafından metabolik faaliyetleri ile kullanılmış çok fark etmeyecektir. Ölümden sonra nasıl olsa toprak olup gidileceğine inanıldığına göre ölmek de anlam olarak basite indirgenmiş olur. Sonuçta ben her iki durumda da ölümü düşnen kişi için ölümün felaket getireceğini sanmıyorum.
sn diyalektik belki ölümün diğer insanlar için (ölen kişinin yakınları için) felaket getirip getirpmeyeceğini de sormuş olabilir. Ben soruyu anladığım şekilde cevapladım.
sokrates açısından cevaplayacak olursak; o ölümü insan onurundan daha önemli saymamıştır. Zaten baldıran zehirini isteyerek içmesinin sebebi de ölümü önemli bir olay olarak görmemesi (sokrates'ın herhangi bir tanrı inancı yoktur antik yunan'da yaşayan diğer birçok filozof gibi) ve onursuz (erdemsiz) bir kişi olarak tanınacağına onurlu bir kişi olarak akıllarda kalmak istemesidir. Onun "erdem filozofu" olması da tam olarak buradan (ölümü kendi elleriyle seçmesinden) gelir. yanlış hatırlıyor olabilirim, eksiğim varsa tamamlarsınız. Saygılar.
filozofish
16-01-08, 18:55
eğer bir kişi hayattayken kendi ölümünün felaket olup olmayacağını düşünümesini soruyorsan bu durum, o kişinin hayata nasıl baktığına göre değişir. Tanrı inancı var ise ölüm felaket olmayacaktır, çünkü ölecek olan kişinin içi rahattır, en azından adil bir şekilde yargılanacaktır ve toprak olup gitmeyecektir, başka bir yaşamla yeniden hayat bulacaktır. Eğer tanrı inancı yoksa bu sefer yine felaket olmayacaktır, çünkü yaşamak dinlerdeki kadar öneme sahip değildir. yaşamakla ölmek arasında fazla bir fark yoktur. Ölüm, canlı bedenin çürükçül canlılar tarafından başka maddelere çevrilmesi ise ha insan vücudu halinde var olmuş ha başka canlılar tarafından metabolik faaliyetleri ile kullanılmış çok fark etmeyecektir. Ölümden sonra nasıl olsa toprak olup gidileceğine inanıldığına göre ölmek de anlam olarak basite indirgenmiş olur. Sonuçta ben her iki durumda da ölümü düşnen kişi için ölümün felaket getireceğini sanmıyorum.
sn diyalektik belki ölümün diğer insanlar için (ölen kişinin yakınları için) felaket getirip getirpmeyeceğini de sormuş olabilir. Ben soruyu anladığım şekilde cevapladım.
Aslinda senin dusunce seklini devam ettirirsek olum bazi insanlar icin bir felaket anlamina gelebilir. Bu insanlar tanri inanci olup, adaletli bir sekilde yargilanacaklarina inanip, bu yargilamanin sonunda pekde hos olmayan bir yere gideceklerini dusunenler.
Sayın diyalektrik ölümün bize ne ifade etmiş dolayısıyla yakınları karıştırmak gereksiz bence, zaten yakınınız ölürse sizin için felaket olmasa bile üzüntü kaynağı olur. Bence ölüm bir felaket değil, aslında hayata gelmek daha büyük bir felaket olmalı. Nasılsa sonunuzu belirlediğimiz yer. Buraya gelip ölmekten korkmaktansa, hiç gelmemeyi yeğlerim.
vBulletin® v3.6.11, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.