PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İslam'da Zorlama Yokmuş!


Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

sesli
23-02-08, 18:30
Sevgili Dostlar,

Bazı arkadaşlarımız ve bazı Müslümanlar İslam'da zorlama olmadığını iddia ederler.

Acaba onların bu söylemleri ne derecede doğrudur?

Bütün dinlerde olduğu gibi İSLAM'da da zorlama vardır. Bir defa kapana kıstınmı çıkması imkansız olur. İman kafesine girenlerin bu kafesten çıkmaları pek mümkün olmaz.

Bir defa insanlar mensubu oldukları dine kendi seçimleriyle değil de çevrelerinin TELKİNLERİYLE dahil olurlar. Bu küçük yaşalarda başladığı cihetle, ilk alışkanlıklar da bir türlü atılamaz.

Farkındalık denilen bilinç durumları körelir. Çünkü her inanç sahibi kişi TELKİNLER nedeniyle şartlanır ve o inanca esir olur. Adeta bir hapisanede yaşar da bunun ne yazık ki farkında olmaz...

İMAN KAFESİNE giren bir kişi yaşamı boyunca o kafeste hapis olur...

Şimdi gelelim İslamdaki zorlamalara;

Kuran'da pek çok sure ve ayette, İnanmayanlara karşı bir çok tehdit ve cehennem, ateş, yanma,ebedi azap, KAFİRLERE ÖLÜM, ALLAH'ın en büyük öc alıcı olduğu, gibi bir çok söylem yer almaktadır. Şimdi tüm bunlara inanan bir kişi nasıl olacak ta İslam'da zorlama olmadığını ileri sürecek! Akıl buna izin verir mi.

Ama bütün inançlarda AKIL kenara konur ve sadece TELKİNLER yerleştirilir. insanlar açıkça HİPNOTİK TRANSA sokulur...

HİPNOTİK TRANSDAKİ bir kişi FARKINDALIĞINI kaybetmiş olup, karanlıkta dolaşandan farksızdır. Kendini düşünen, seçen, özgür biri gibi sanır. Yani aldanır...

Zaten telkinler ile baştan başlayarak aldatılmıştır. Ama bu aldatılmışlığın farkında olmayan nasıl olacak da, İslam'da zorlam olduğunun FARKINDA olacak!

Sevecenlilkle,

sefilhippi
23-02-08, 18:50
Bu küçük yaşalarda başladığı cihetle, ilk alışkanlıklar da bir türlü atılamaz.

Guzel bir noktaya deginmissiniz; iste tarafgirligin ve oykunmenin iptidai noktasi.
Ufacik cocuklar tarikatci kesimlerin ibadethanelerinde, zincirlerle orulmus dev kapilara teredutle bakarken, eline tesbih almis besmele ceken-, ya da namaza durmus buyuklerini seyredip; agir agir telkinat hadisesiyle taklit ederek bugunlere, telkinli zihniyete ait/sahip olma yetisine kavusmuslardir.

Acaba, merak ediyorum, Sn. Sesli'nin metini aklima su soruyu getiriyor; dindar dostlara sormak istiyorum: Insanlari hipnoz vasitasiyla transa sokmak gunahmidir? Bu trans cinlerin baslarimiza ve bedenlerimize musallat olmalariyla es-degermidir? Aradaki benzerligi din tuccari; bezirgan sifatiyla degilde, hakiki din prof. kimliginizle aciklarsaniz- yaziyla dokuntuye ve nihai olarak resmederseniz sevinirim.

AnTiMaSKe
23-02-08, 19:06
Bir de şu var...Kuran ve Ezan insana psikolojik bir etki yapıyor gerçekten...

hector
23-02-08, 19:12
islam gücünü hoşgörüsüzlük tahammülsüzlükten alır, insanlar bugün sadece korktukları için zoraki bir saygı duyuyorlar. en ufak bir eleştiriye dahi tahammülleri yok. islam hakkında konuşacak kişi önce canından vazgeçip öyle konuşuyor, ve o kişi eninde sonunda öldürülüyor. eğer islam güçlü ise sırf korku saldığı için güçlü.

petricli
24-02-08, 01:36
Şimdi ben desem ki,

Demokraside zorlama yokmuş!.. Ne dersiniz? Devam edeyim mi? Peki...

Bazı arkadaşlarımız ve bazı laikler demokraside zorlama olmadığını iddia ederler.

Acaba onların bu söylemleri ne derecede doğrudur?

Bütün ideolojilerde olduğu gibi demokraside de zorlama vardır. Bir defa kapana kısıldın mı çıkması imkansız olur. İnançsızlık kafesine girenlerin bu kafesten çıkmaları pek mümkün olmaz.

Bir defa insanlar mensubu oldukları ideolojiye kendi seçimleriyle değil de çevrelerinin TELKİNLERİYLE dahil olurlar. Bu küçük yaşalarda başladığı cihetle, ilk alışkanlıklar da bir türlü atılamaz.

Farkındalık denilen bilinç durumları körelir. Çünkü her inançsız kişi TELKİNLER nedeniyle şartlanır ve o ateizme esir olur. Adeta bir hapisanede yaşar da bunun ne yazık ki farkında olmaz...

İNANÇSIZLIK KAFESİNE giren bir kişi yaşamı boyunca o kafeste hapis olur...

Şimdi gelelim demokrasideki zorlamalara;

Demokraside pek çok kanun ve tüzük, inananlara karşı bir çok tehdit ve aşağılama, zorbalık, kimi zaman asma, kimi zaman hapislerde çürütme, demokratların en büyük güç olduğu, gibi bir çok söylem yer almaktadır. Şimdi tüm bunlara inanan bir kişi nasıl olacak ta demokraside zorlama olmadığını ileri sürecek! Akıl buna izin verir mi.

Ama bütün laiklerde AKIL kenara konur ve sadece TELKİNLER yerleştirilir. insanlar açıkça HİPNOTİK TRANSA sokulur...

HİPNOTİK TRANSDAKİ bir kişi FARKINDALIĞINI kaybetmiş olup, karanlıkta dolaşandan farksızdır. Kendini düşünen, seçen, özgür biri gibi sanır. Yani aldanır...

Zaten telkinler ile baştan başlayarak aldatılmıştır. Ama bu aldatılmışlığın farkında olmayan nasıl olacak da, demokraside zorlama olduğunun FARKINDA olacak!


Gördüğünüz gibi Sayın Sesli,

Sizin yazınız demokrasiye biçilmiş kaftan... Cuk oturdu tabiri sanki bu gün için söylenmiş. :)

Ne dersiniz?

Saygılar,