PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Osmanlı neden kapitalizme evrilemedi?


Sayfalar : [1] 2 3 4 5 6

bozkır
01-03-08, 01:07
Osmanlı'nın toprak yapısıyla ilgili ortaya atılan iki model vardır.Birincisi ATÜT ikincisi ise merkezi feodalite.

Marx Atüt olarak nitelidiği yapıyı daha çok Çin üzerinden tasarlamıştır.Ancak kaynaklarının yetersizliği sonrası daha titiz bir araştırma yapmış ve bazı fikirlerini değiştirmiştir.Burada kastedilen ATÜT kendi içine kapalı köy topluluğun tüm ihtiyaçlarını içerden sağlamasına dayanan ve pazara yönelik üretimin olmadığı bir yapı kastedilir.Bu yapının asıl özelliği kendi iç özelliklerinden dolayı evrime müsait olmayışıdır.Ancak bir dış etki buna izin verebilir.Stefanos yerasimos kimi noktalarda ve Halil İnalcık pek çok yönden bu anlayışa katılır.

Diğergörüş osmanlının asıl yapısının mahalli feodaliteyi bile tasfiye edemiyen bir merkezi feodalite olduğunudur.Halkın sırtından kazanılan artı değer memur bürokrasisi sayesinden merkezi imparatorluğun kalbine gitmektedir.Bu payı kaybetmek istemeyen merkezi iktidar tımar sistemi aracılığıyla feodal unsurların gelişmesini engellemeye çalışır.Bu kavga Osmanlı öncesi Bizansta da yaşanmış feodalizmin kazandığı noktada devreye Osmanlı girmişti.Bu görüşe daha sonraları D.Avcıoğlu ve H.Berktay da katılacaktır.Avcıoğlu uluslararası kervan yolları sistemi sayesinde pazara yönelik üretim yapan -uzmanlaşmış üretim- pek çok köy olduğunu ve kervan yollarının korunumunu üstlenen 4000 derbend köyünün olduğunu yazar.Yani kapalı bir üretim yoktur.

Yani temel olarak artık ürün merkezi imparatorluk tarafından yenmektedir.Ancak bu durum Celali isyanları,tımar sisteminin çöküşü ve ayanların ortaya çıkışıyla kesintiye uğrar.18 yy sonunda neredeyse Osmanlıyı ayanlara yönetmektedir.Mehmet Aliler,Tepedelenliler,Karaosmanoğulları hem önde gelen ayanlardır.1808 Senedi İttifak bunların zirve noktasıdır.Ancak bu feodalleşme uzun sürmez ve II.Mahmut bütün ayanları neredeyse dize getirir ve 19 yy merkezi imparatorluğu canlandırır.Osmanlının kapitalistleşememesinin altında yatan sebeplerden biri budur.

Kapitalizm ilk sermeye birikimine muhtaçtır.Bu sadece kendi başına da yeterli değildir.Bu sermayeyi büyütecek işletecek bir tüccar burjuvaziye ihtiyaç vardır.Batının toplumsal yapısı buna izin vermiştir.Ancak Osmanlının yapısı buna müsait değildir.
Osmanlıdada tüccar vardır.Hem de uluslararası çalışır.Ancak malını çok büyütemez.Zira merkezkaç kuvvetleri bertaraf etmeyi kendi düzenin temeli olarak gören topkapı kimin malı artarsa onun malına el koyar.Asla kendi dışında bir yoğun sermaye birikimin olmasına izin vermez.Tüccalarda bu tehlikeyi bildikleri için paralarını bir süre sonra ticarete değil işte memuriyet almaya yada vakıf yaptırmaya harcar.Böylece parasını korur ancak ticarete harcayamaz...

bozkır
01-03-08, 01:16
İkinci olarak osmanlının ekonomik düzeni dünyanın o devredeki merkantilist yapısının tam zıttıdır.Osmanlı ne gümrük duvarlarından anlar ne de ihracattan.Tersine ithalatı teşvik eder.Böylece içerde bir mal bolluğu oluşturarak halkını memnun etmeye çalışır.Ancak Amerikanın keşfi ve ispanyol altınlarının ülkeye akışı bu ekonomik düzenin sonunu getirir.Batılıların içerdeki malları yüksek fiyata dışarı kaçırması içerde inanılmaz bir enflasyon yaratır.Bu buhranın çözümünü de Osmanlılar bulamaz.

Üçüncü olarak Osmanlının cılız imalat sanayi batının giderek makineli üretimine direnemez. İçerdeki imalat tesisleri çöker. Batılılar kalitesiz ama ucuz mal üretmektedir.Oysaki Osmanlıdaki lonca sistemi kaliteyi adeta dinselleştirmiştir. Zanaatkarlık tutucudur mesleklerini başkalarına öğretmezler ucuz üretim ve rekabete izin vermezler.Yani osmanlının ekonomik yapısı kapitalistleşmeyi durduran bir yapıdadır.

Bunlara bilimin unutulmasını,fethe dayalı ekonominin çökmesini de eklemek gerekir.

burada ilginç olan osmanlı ekonomik yapısı bizans yapısının bir devamıdır.Roma ikiye bölündükten sonra ekonomik yapıda ikiye bölünmüştür.Batıda malların dokunulmazlığı ve feodalite öne çıkarken doğuda merkezi bir feodalite ortaya çıkmıştır.Doğunun düzeni köylüyü feodalizmin yıkıcılığından bir noktada korumuştur ancak bunun bedelini kapitalizme geçermeyerek ödemeiştir.....

bozkır
01-03-08, 23:27
Daha sonra gelişen milli burjuva yaratma çabalı kapitalist eğilimlere bakalım bir de...

Özellikle İttihat ve Terakki dönemi bunun zirve noktasıdır.Bir yanda gayri müslim burjuvaları sıkıştırırken diğer yanda devlet eliyle kapitalist yaratılmaya çalışılmıştır.Etkin boykot kampanyaları düzenlenerek gayri-müslimlerden alışveriş yapılması sınırlandırılmıştır.Aynı anda devletin tekelci olanaklarını kullanarak müslüman girişimcilere kaynak aktarılmıştır.Özellikle kapitülasyonların Cihan harbinde kaldırılması ile bu girişimler hızlanmıştır.Ancak sonuç fiyaskodur.Bir yanda devlet yatırımları saçmasapan yerlere harcanmış bunlar da verimsiz çalıştıkları için kısa zamanda kapanmıştır.İkinci olarak da sonradan yaratılan milli burjuvalar batıdaki benzerlerinin tersine geri kalmış feodal yapıları yıkmamış onlarlz uzlaşmıştır.Dışarda aynı uzlaşmacılığı batılı sermayederle yapmışlardır.Yani Osmanlı kapitalistleşme sürecinde geç kalmanın da bedelini ödemiştir....

Aristo
02-03-08, 01:16
Asya Tipi Üretim Tarzı'na sahip olduğu için...

Tarihsel yapısı Kapitalizme Avrupa ile aynı anda ve doğal yollardan evrilmesine izin vermediği için...

bozkır
02-03-08, 01:21
ATÜT çok iyi araştırılıp yazılan bir tahlil değildir.Hele ki Osmanlı üzerine uygulanması çok tartışmalıdır....

Osmanlı ciddi bir kervan ticaretine sahiptir.bu kervan ticeretine yönelik çalışan pek çok köy vardır.Kundurasıdan ipek donuna kadar farklı köyler uzmanlaşmış üretim yapar.Yani dışa açık bir üretim vardır.Ancak işte celali isyanları sonrası bu yapı dağılır.Ondan sonraki düzene ATÜT denebilir mi o da açık değil....