ABCDE
29-03-08, 09:21
Cennet kavramini islemeye calisacagim bu yazimda. Nedir bu cennet? Inanirlarin inanma sebeplerinin arkasinda yatan en temel faktörlerden biri oldugu süphesiz. Öyle ki, biz bilmekteyiz ki, "cennet" kavramini ortadan kaldirdiginizda, su anda ki inancli insanlarin sayisinda azalma olacaktir. Belki de inanan insan sayisi asamali bir sekilde ortadan kalkacaktir. Her ne kadar inanirlarin bir savunma olarak ileri sürdükleri "inaniyorum cunku tanri'yi seviyorum" önermesi mantikli gibi görülsede, gercekte "cennet" olmadan bir tanri'nin da fazlaca bir anlam tasimayacagi asikardir. Burada cok genel anlamda ele alinabilmesi muhtemel "cennet" kavramini, sadece islam acisindan degerlendirmesine yer verecegim. Diger inanc sekillerinde ki anlayislari yazi konusunun disindadir.
Cennet, ilk insan olarak ileri sürülen "Adem" masalinda karsimiza cikar önce... Öyle ki, masala göre ilk insan Adem cennette yaratilir. Daha sonra Tanri'nin yapmasini istemedigi bir seyi yapar (Günah isler) ve cennetten kovulur. Iste islamcilarin gitmek istedikleri cennet, daha önce ilk insan olan Adem'in kovuldugu bu cennettir. Tabii Adem'in kovuldugu bu cennette kovulmasina yardimci olan, etki eden temel etmen "seytan" olarak sembolize edilen varliktir. Yani bugun islam dünya'sinin kötülügün karsiligi olarak gösterdikleri varlik. Bu kötü varligin, cennette ne isi oldugu ise halen cevapsiz kalan bir sorudur.
Bir kisim inanirin bilinemezci ya da spiritüel yorumlar ile baktigi cennet kavramina yazimizda bu sekilde bakmayacagiz. Cünkü, önümüzde
islamcilarin "kutsal" olarak nitelendirdigi bir kitap olan kuran durmaktadir. Biz bu kitapta yazan cennetin nasil birsey olduguna bakacagiz. Kuran'da "tomurcuk memeli huriler"den bahsedilir. Günümüz islamcilari ise bu gercegi bir tanri'ya yakistiramadigi icin "yasit" kavramini kullanarak ceviriler yapma gayretindedirler. Oysa ki "tomurcuk memeli" kavrami, hurilerin yaslarinin kucuklugunden yani subyanligindan dem vurmaktadir. O dönemde bir taraftar toplama gayreti icerisinde olan bir zat-i muhteremin bu sekilde vaadlerde bulunmasi sosyo-politik acidan bakildiginda anlasilabilir. Lakin, günümüzde göklere cikarilan bir insanin ve tanri'nin böyle seyler vaad edecegi kaniksanir nedense.
Biz "yasit" kavramindan devam edelim... Ne anlama gelmektedir bu "yasit" kavrami? Biraz zihin egzersizi yapalim birlikte... Mesela, bir insan 100 yasinda öldügü vakit, cennette ona verilecek hurilerde yine 100 yaslarinda mi olacaklar? Ya da bir insan 2 aylikken öldügünde, cennette onu bekleyen huri yine 2 aylik mi olacak? Bazi savunmalar gelebilir bu durumda... Cennette herkesin "ayni yasta" olacagi yalani gibi... Bu durumda herkes misal 30 yasinda dirilecekse, bir insan dedesi, annesi ve cocugu ile ayni yasta oldugunda bir problem yasamayacak midir? Anne karninda ya da 1 yasinda ölen bir bebegin 30 yasinda nasil bir hal alacagi belli midir? 1 yasinda ölen bir bebegin cennete gönderilmesi bu bebege bir torpil olmaz mi? Yine bu durumda yani herkesin ayni yasta olacagi varsayiminda olan insanlar, neden "yasit" kavraminin kullanildigini aciklayabilirler mi?
Yine ayni cennet ile ilgili kurgulamalarimiza devam edelim... Erkekler icin hurilerden bahsedilen cennette, nedense kadinlar icin nurilerden bahsedilmez.
Bu durumda karsimiza bircok olasilik cikmaktadir. Ya kadinlar icinde "nuriler" vardir. Bu "nuriler" kuranda bir baska isim ile gecmektedir. Ya da burada ki
huriler ayni zamanda nuri fonksiyonunu da görmektedir. Ki böylesi bir durumda, bugün eslerini bir baska erkekle paylasmak istemeyen islamcilarin
Tanri emri ile eslerini paylasmak durumunda kalmalari gerekecektir. Eger ilk önce düsündügümüz gibi, kadinlar icin "nuriler" yoksa, kadinlar yine
erkekleri ile yetinmek durumunda kalacaklar demek olur ki, bu durumda tanri "adaletli" bir paylasim yapmamistir diyebiliriz sanirim. Erkegin cennette de
torpilli oldugu aciktir. Bu durumda kadinlarin cennette ne düslediklerini ben gercekten merak etmekteyim...
Yine ayni sekilde kuran'da "sarap" tan bahsedilir. Buna göre cennette sarap vardir... Tabii bir kisim inanir, bu dünya'da iken yasaklanan seylerin
cennette serbest birakilmasi celiskisine bir cözüm üretmek adina orada ki sarabin "alkolsüz" oldugundan dem vurur... Peki, siz hic alkolsüz bir sarap
duydunuz mu? Eger orada ki sarap alkolsüz ise sarap icmenin ve o icecege sarap demenin anlami nedir? Yok eger alkollü ise, bu dünya'da ickiye düsman olmanin mantigi ne? Degerlendirmeler devam edecek... Sizlerinde katkilarini bekliyorum...
Cennet, ilk insan olarak ileri sürülen "Adem" masalinda karsimiza cikar önce... Öyle ki, masala göre ilk insan Adem cennette yaratilir. Daha sonra Tanri'nin yapmasini istemedigi bir seyi yapar (Günah isler) ve cennetten kovulur. Iste islamcilarin gitmek istedikleri cennet, daha önce ilk insan olan Adem'in kovuldugu bu cennettir. Tabii Adem'in kovuldugu bu cennette kovulmasina yardimci olan, etki eden temel etmen "seytan" olarak sembolize edilen varliktir. Yani bugun islam dünya'sinin kötülügün karsiligi olarak gösterdikleri varlik. Bu kötü varligin, cennette ne isi oldugu ise halen cevapsiz kalan bir sorudur.
Bir kisim inanirin bilinemezci ya da spiritüel yorumlar ile baktigi cennet kavramina yazimizda bu sekilde bakmayacagiz. Cünkü, önümüzde
islamcilarin "kutsal" olarak nitelendirdigi bir kitap olan kuran durmaktadir. Biz bu kitapta yazan cennetin nasil birsey olduguna bakacagiz. Kuran'da "tomurcuk memeli huriler"den bahsedilir. Günümüz islamcilari ise bu gercegi bir tanri'ya yakistiramadigi icin "yasit" kavramini kullanarak ceviriler yapma gayretindedirler. Oysa ki "tomurcuk memeli" kavrami, hurilerin yaslarinin kucuklugunden yani subyanligindan dem vurmaktadir. O dönemde bir taraftar toplama gayreti icerisinde olan bir zat-i muhteremin bu sekilde vaadlerde bulunmasi sosyo-politik acidan bakildiginda anlasilabilir. Lakin, günümüzde göklere cikarilan bir insanin ve tanri'nin böyle seyler vaad edecegi kaniksanir nedense.
Biz "yasit" kavramindan devam edelim... Ne anlama gelmektedir bu "yasit" kavrami? Biraz zihin egzersizi yapalim birlikte... Mesela, bir insan 100 yasinda öldügü vakit, cennette ona verilecek hurilerde yine 100 yaslarinda mi olacaklar? Ya da bir insan 2 aylikken öldügünde, cennette onu bekleyen huri yine 2 aylik mi olacak? Bazi savunmalar gelebilir bu durumda... Cennette herkesin "ayni yasta" olacagi yalani gibi... Bu durumda herkes misal 30 yasinda dirilecekse, bir insan dedesi, annesi ve cocugu ile ayni yasta oldugunda bir problem yasamayacak midir? Anne karninda ya da 1 yasinda ölen bir bebegin 30 yasinda nasil bir hal alacagi belli midir? 1 yasinda ölen bir bebegin cennete gönderilmesi bu bebege bir torpil olmaz mi? Yine bu durumda yani herkesin ayni yasta olacagi varsayiminda olan insanlar, neden "yasit" kavraminin kullanildigini aciklayabilirler mi?
Yine ayni cennet ile ilgili kurgulamalarimiza devam edelim... Erkekler icin hurilerden bahsedilen cennette, nedense kadinlar icin nurilerden bahsedilmez.
Bu durumda karsimiza bircok olasilik cikmaktadir. Ya kadinlar icinde "nuriler" vardir. Bu "nuriler" kuranda bir baska isim ile gecmektedir. Ya da burada ki
huriler ayni zamanda nuri fonksiyonunu da görmektedir. Ki böylesi bir durumda, bugün eslerini bir baska erkekle paylasmak istemeyen islamcilarin
Tanri emri ile eslerini paylasmak durumunda kalmalari gerekecektir. Eger ilk önce düsündügümüz gibi, kadinlar icin "nuriler" yoksa, kadinlar yine
erkekleri ile yetinmek durumunda kalacaklar demek olur ki, bu durumda tanri "adaletli" bir paylasim yapmamistir diyebiliriz sanirim. Erkegin cennette de
torpilli oldugu aciktir. Bu durumda kadinlarin cennette ne düslediklerini ben gercekten merak etmekteyim...
Yine ayni sekilde kuran'da "sarap" tan bahsedilir. Buna göre cennette sarap vardir... Tabii bir kisim inanir, bu dünya'da iken yasaklanan seylerin
cennette serbest birakilmasi celiskisine bir cözüm üretmek adina orada ki sarabin "alkolsüz" oldugundan dem vurur... Peki, siz hic alkolsüz bir sarap
duydunuz mu? Eger orada ki sarap alkolsüz ise sarap icmenin ve o icecege sarap demenin anlami nedir? Yok eger alkollü ise, bu dünya'da ickiye düsman olmanin mantigi ne? Degerlendirmeler devam edecek... Sizlerinde katkilarini bekliyorum...