özedönüş
03-04-08, 17:18
Arkadaşlarımızdan biri üç dinin kendinde çelişkilerini ve mantık dışılığını göstermek için imzasında islamı da yukarıdaki mantık dışılıkla nitelendirmiştir. Ona göre evrenin Hz.Muhammed için yaratıldığı konusu Kuranda ve tüm sağlam hadis kitaplarında geçmektedir.(!)
Yahudi ve Hıristyanı el aldığı kısmını geçerek İslamla ilişkisi olan bölümü açıklamak istiyorum.Yerel Ateizmin İslam hakkındaki cahilliğinin veya bilinçli çarpıtma örneğinin birisi de islamla ilişkisi olmayanı islamın olmazsa olmazı olarak göstermektir.İmzadaki söz de sanırım şu hadis(!)ten alınmıştır.
“Sen olmasaydın, alemi yaratmazdım”
İlk önce temel dayanak olan Kuranda bu ve buna yakın bir ifadenin olmadığını söylememiz lazım.Kuranda olmayan bir şeyi islamın kendisi gibi gösterme rahatlığını nerden aldıklarını bu açıdan anlamakta zorlanıyoruz.
Hadislerin içinde uydurmaları ayıklama konusunda ünlenmiş eski devir İslam bilginlerinden Aliyyü’l-Kari, “Mevzuat’ül-Ulum” isimli eserinde “levlake lemma halaktül eflak” (sen olmasaydın eflaki/alemi yaratmazdım) metniyle zikretmekte ve “böyle bir hadis metnine rastlanmamıştır” kaydını ilave etmektedir. Yani sözün aslı uydurmadır.
Demek ki böyle bir ifade ne ayette ne hadiste bulunmamaktadır.Kuranda ifade edilen
Kuran Muhammed hakkında şunu söylemektedir.
“Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Şimdi o, ölür veya öldürülürse, siz gerisin geriye mi döneceksiniz? Her kim geri dönecek olursa, kesinlikle Allah’a bir zarar veremeyecektir. Fakat Allah, şükredenleri yakında mükafatlandıracak.” (3 Ali imran 144)
Bu konuda Mustafaislamoğlunun üç Muhammed kitabını okumanızı tavsiye ederim.Mustafa İslamoğluna göre(ki biz de aynı düşüncedeyiz) Bir şey iki şekilde örnek olmaktan çıkartılır: Birincisi onu değersiz bularak yani örnek alınamayacak kadar değersiz göstererek; ikincisi de insan üstü bir varlık haline getirecek kadar yüceltilerek, örnek alınamaz konuma yükselterek yapılır. Bu halin her ikisi de peygamber için kabul edilemez bir durumdur. Allah onu örnek bir insan olarak gönderdiğini onlarca ayette ifade ederek “üsvet’ül-hasene” (en güzel örnek insan) ilan etmiştir.
Ne gariptir ki, o gün müşrikler peygamberi böyle hayal ediyorlardı, bugün ise Müslüman olduğun söyleyenler! Bu işte bir yanlışlık yok mu? Vardır elbette. Her iki anlayış da yanlıştır; doğru olan Allah’ın kitabında anlattığı peygamber anlayışıdır.
Kur’an’daki peygamber:
Emredileni yapan, kendisine vahyedilenden başkasını bilmeyen, dini Allah’a has kılan, insanların kalbinden geçenleri bilmeyen, yerin göğün hazineleri yanında olmayan, arpa ekmeği ile bile üç gün arka arkaya karnı doymayan,, tebliğ dönemlerinde her türlü hakarete hedef olan,. Abdullah’ın ve Amine’nin oğlu, dedesinin ve amcasının himayesinde yetim ve öksüz büyümüş Muhammed’ül-Emin olmuş, nihayet Rasul olmuş bir elçidir.
Yahudi ve Hıristyanı el aldığı kısmını geçerek İslamla ilişkisi olan bölümü açıklamak istiyorum.Yerel Ateizmin İslam hakkındaki cahilliğinin veya bilinçli çarpıtma örneğinin birisi de islamla ilişkisi olmayanı islamın olmazsa olmazı olarak göstermektir.İmzadaki söz de sanırım şu hadis(!)ten alınmıştır.
“Sen olmasaydın, alemi yaratmazdım”
İlk önce temel dayanak olan Kuranda bu ve buna yakın bir ifadenin olmadığını söylememiz lazım.Kuranda olmayan bir şeyi islamın kendisi gibi gösterme rahatlığını nerden aldıklarını bu açıdan anlamakta zorlanıyoruz.
Hadislerin içinde uydurmaları ayıklama konusunda ünlenmiş eski devir İslam bilginlerinden Aliyyü’l-Kari, “Mevzuat’ül-Ulum” isimli eserinde “levlake lemma halaktül eflak” (sen olmasaydın eflaki/alemi yaratmazdım) metniyle zikretmekte ve “böyle bir hadis metnine rastlanmamıştır” kaydını ilave etmektedir. Yani sözün aslı uydurmadır.
Demek ki böyle bir ifade ne ayette ne hadiste bulunmamaktadır.Kuranda ifade edilen
Kuran Muhammed hakkında şunu söylemektedir.
“Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Şimdi o, ölür veya öldürülürse, siz gerisin geriye mi döneceksiniz? Her kim geri dönecek olursa, kesinlikle Allah’a bir zarar veremeyecektir. Fakat Allah, şükredenleri yakında mükafatlandıracak.” (3 Ali imran 144)
Bu konuda Mustafaislamoğlunun üç Muhammed kitabını okumanızı tavsiye ederim.Mustafa İslamoğluna göre(ki biz de aynı düşüncedeyiz) Bir şey iki şekilde örnek olmaktan çıkartılır: Birincisi onu değersiz bularak yani örnek alınamayacak kadar değersiz göstererek; ikincisi de insan üstü bir varlık haline getirecek kadar yüceltilerek, örnek alınamaz konuma yükselterek yapılır. Bu halin her ikisi de peygamber için kabul edilemez bir durumdur. Allah onu örnek bir insan olarak gönderdiğini onlarca ayette ifade ederek “üsvet’ül-hasene” (en güzel örnek insan) ilan etmiştir.
Ne gariptir ki, o gün müşrikler peygamberi böyle hayal ediyorlardı, bugün ise Müslüman olduğun söyleyenler! Bu işte bir yanlışlık yok mu? Vardır elbette. Her iki anlayış da yanlıştır; doğru olan Allah’ın kitabında anlattığı peygamber anlayışıdır.
Kur’an’daki peygamber:
Emredileni yapan, kendisine vahyedilenden başkasını bilmeyen, dini Allah’a has kılan, insanların kalbinden geçenleri bilmeyen, yerin göğün hazineleri yanında olmayan, arpa ekmeği ile bile üç gün arka arkaya karnı doymayan,, tebliğ dönemlerinde her türlü hakarete hedef olan,. Abdullah’ın ve Amine’nin oğlu, dedesinin ve amcasının himayesinde yetim ve öksüz büyümüş Muhammed’ül-Emin olmuş, nihayet Rasul olmuş bir elçidir.