PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Alnımdaki kara leke


Sayfa : 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10 11 12

süpheci
25-04-08, 23:07
Sayın haca: Kimse kimseye senin alnında kara leke var diyemez. Cünkü kara leke, hepsinin alnında. Kara leke olan alının karsınındaki alında, aynı sekilde kara leke var. Kara leke tasımayan alın yok gibi.

Soruyu detaylı okumadım ama...

haca
25-04-08, 23:15
Sayın haca: Kimse kimseye senin alnında kara leke var diyemez. Cünkü kara leke, hepsinin alnında. Kara leke olan alının karsınındaki alında, aynı sekilde kara leke var. Kara leke tasımayan alın yok gibi.

Soruyu detaylı okumadım ama...


Yanlış anladınız sayın Şüpheci kimse bana alnında kara leke var demiyor...Soruyu dikkatlice okursanız sizin de çözüm önerileriniz olabilir..."Kara leke olmayan alın yok" konuyu özetliyor ama..

Henüz soruya tam cevap gelmedi...Ne dersiniz sayın Şüpheci mantık soruları ile aranız nasıl?

evaporit
25-04-08, 23:29
sevgili haca,
hatırlatmanız için teşekkür ederim...
insan için unuttuklarını hatırlamak kadar güzel bir şey yoktur...
ama müslümanlar için hatırlattığınız şeyleri biraz değiştirmenizde fayda var...
1-müslüman erkekler hangi durumlarda çok eşliliğin meşruu olacağını bilirler... kadınlarımız da bunu bilirler.. ve hatta gerekirse bizatihi kendi kadınımız bunu bize hatırlatır...
2-haçlı seferini yapan hristiyan kendini müslümanın yerine koysa da, koymasa da, bir müslüman öncelikle hukuk çerçevesinde düşünmek zorundadır... esas alacağımız temel şey hukuktur... hukuk ise bir empati değil, zorunluluktur...bir müslüman herşeyden evvel karşısındakinin de bir hakkı ve hukuku olduğunu bilir ve öyle kabul eder...
3-kendini kim ayrıcalıklı ilan ederse etsin, bu ayrıcalığının meşruiyetini ortaya koymak zorundadır... Meşru olan ayrıcalık konusu her ne ise caridir ve tartışmaya da gerek yoktur... Empati dediğiniz şey hiç bir ayrılığı meşruu ya da gayri meşru ilan etmeye yetmez... hukuk ise meşruiyetin kaynağıdır ve sebebidir..
4- Hiç bir empati yöntemi, bir diğer inancın hak olup olmadığı gerçeğini değiştirmez... ve ölümüne bir inancın savunulmasının önüne geçmeye yetmez... bir müslüman hukuk gereğince, her insanın bir inanca sahip olma hakkınn olduğuna ve bu inancı yaşama ve savunma hakkının olduğuna inanır... diğer inançların hak olduğu empatisi ile bunu yapmaz...
5- dini ayinlerde neyin çalınıp çalınamayacağı empati yöntemi ile bilinemez... bunu isteseniz de yapamazsınız... Dinin ibadet ve inanç yapısına ilişin bir hukuk sistemi ve Metodolojisi vardır... bu hukuki bir prosedürle ortaya konulabilir gerçek, empati ile belirlenemez... benzer şekilde, diğer inanç sahiplerinin bizim namaza çağrılış şeklimizi nasıl değerlendirecekleri görüşü ile de ezanı değerlendirmemiz mümkün değildir... bu hukuki bir durumdur ve empati belirleyici olamaz...
6- Benzer şekilde, ''Şefaat'' inancını ''Hamili kart yakinim'' olarak görürler diye, bunun karşılığında ''Tanrınn oğlu'' söylemini eleştirmeyelim diye bir empati kurulamaz... Çünkü İslamın da, hristiyan teolojisinin de inanç yapısında hukuki (Akaid) bir alt yapı vardır... Bu durum empati ile değiştirilemez, belirenemez ve anlaşılamaz...
7- Ülkemizde hristiyanların öldürülmesini, ''şimdi dazlaklar da müslümanları yakacaklar'' şekline dönüştürmek, bir tür ''kötülüğe kötülükle mukabele'' anlamını meşruulaştırmaktır ki, bu çok daha hukuk dışı bir durumdur... bunun tersi bir empati de, hukuğun temel değerlerine aykırıdır...

Sevgili Haca,
Empati, karşımızdakini anlamaya yönelik bir yöntem olarak kullanılırsa güzeldir... Ama yukarıda verdiğiniz bazı örneklemeler, empatiyi hukukun yerine geçirirken, bazılarında da islamı ve müslümanları yanlış tanımaktan kaynaklanan maddi hatalara neden olmuştur...
Ama ben yine de sizin bu kibar hatırlatmanızdan ötürü teşekkür etmeliyim...
dedim ya insan olarak birimiz diğerimizi anlamaya o kadar muhtacız ki ...

selam ile....

haca
25-04-08, 23:57
sevgili haca,
hatırlatmanız için teşekkür ederim...
insan için unuttuklarını hatırlamak kadar güzel bir şey yoktur...
ama müslümanlar için hatırlattığınız şeyleri biraz değiştirmenizde fayda var...
1-müslüman erkekler hangi durumlarda çok eşliliğin meşruu olacağını bilirler... kadınlarımız da bunu bilirler.. ve hatta gerekirse bizatihi kendi kadınımız bunu bize hatırlatır...
2-haçlı seferini yapan hristiyan kendini müslümanın yerine koysa da, koymasa da, bir müslüman öncelikle hukuk çerçevesinde düşünmek zorundadır... esas alacağımız temel şey hukuktur... hukuk ise bir empati değil, zorunluluktur...bir müslüman herşeyden evvel karşısındakinin de bir hakkı ve hukuku olduğunu bilir ve öyle kabul eder...
3-kendini kim ayrıcalıklı ilan ederse etsin, bu ayrıcalığının meşruiyetini ortaya koymak zorundadır... Meşru olan ayrıcalık konusu her ne ise caridir ve tartışmaya da gerek yoktur... Empati dediğiniz şey hiç bir ayrılığı meşruu ya da gayri meşru ilan etmeye yetmez... hukuk ise meşruiyetin kaynağıdır ve sebebidir..
4- Hiç bir empati yöntemi, bir diğer inancın hak olup olmadığı gerçeğini değiştirmez... ve ölümüne bir inancın savunulmasının önüne geçmeye yetmez... bir müslüman hukuk gereğince, her insanın bir inanca sahip olma hakkınn olduğuna ve bu inancı yaşama ve savunma hakkının olduğuna inanır... diğer inançların hak olduğu empatisi ile bunu yapmaz...
5- dini ayinlerde neyin çalınıp çalınamayacağı empati yöntemi ile bilinemez... bunu isteseniz de yapamazsınız... Dinin ibadet ve inanç yapısına ilişin bir hukuk sistemi ve Metodolojisi vardır... bu hukuki bir prosedürle ortaya konulabilir gerçek, empati ile belirlenemez... benzer şekilde, diğer inanç sahiplerinin bizim namaza çağrılış şeklimizi nasıl değerlendirecekleri görüşü ile de ezanı değerlendirmemiz mümkün değildir... bu hukuki bir durumdur ve empati belirleyici olamaz...
6- Benzer şekilde, ''Şefaat'' inancını ''Hamili kart yakinim'' olarak görürler diye, bunun karşılığında ''Tanrınn oğlu'' söylemini eleştirmeyelim diye bir empati kurulamaz... Çünkü İslamın da, hristiyan teolojisinin de inanç yapısında hukuki (Akaid) bir alt yapı vardır... Bu durum empati ile değiştirilemez, belirenemez ve anlaşılamaz...
7- Ülkemizde hristiyanların öldürülmesini, ''şimdi dazlaklar da müslümanları yakacaklar'' şekline dönüştürmek, bir tür ''kötülüğe kötülükle mukabele'' anlamını meşruulaştırmaktır ki, bu çok daha hukuk dışı bir durumdur... bunun tersi bir empati de, hukuğun temel değerlerine aykırıdır...

Sevgili Haca,
Empati, karşımızdakini anlamaya yönelik bir yöntem olarak kullanılırsa güzeldir... Ama yukarıda verdiğiniz bazı örneklemeler, empatiyi hukukun yerine geçirirken, bazılarında da islamı ve müslümanları yanlış tanımaktan kaynaklanan maddi hatalara neden olmuştur...
Ama ben yine de sizin bu kibar hatırlatmanızdan ötürü teşekkür etmeliyim...
dedim ya insan olarak birimiz diğerimizi anlamaya o kadar muhtacız ki ...

selam ile....

Sevgili evaporit amacım kesinlikle birilerinin kalbini kırmak değil...Ancak kendi eksikliklerimizi başka şekilde göremeyiz...Evrensel insan evrensel ahlak başka türlü inşa edilemez...Kendi alınlarımızdaki kara lekeyi görebilmek insanlık için çözümün başlangıcıdır...Ben sizin kadar hukuk bilgisine sahip değilim...Hukukta bütün kurallar ayrıcalıksız herkes için aynı işler en azından ideal hukukta...

Rahip örneğindeki düşünme biçimimizi reel hayatta uygulayabilirsek gerçek demokrasiyi tesis etmiş oluruz...Laikliğin niçin demokrasinin ayrılmaz parçası olduğunu rahip problemine geliştirdiğimiz çözümle anlayabiliriz...

Sevgiyle...

evaporit
26-04-08, 00:15
Sevgili evaporit amacım kesinlikle birilerinin kalbini kırmak değil...Ancak kendi eksikliklerimizi başka şekilde göremeyiz...Evrensel insan evrensel ahlak başka türlü inşa edilemez...Kendi alınlarımızdaki kara lekeyi görebilmek insanlık için çözümün başlangıcıdır...Ben sizin kadar hukuk bilgisine sahip değilim...Hukukta bütün kurallar ayrıcalıksız herkes için aynı işler en azından ideal hukukta...

Rahip örneğindeki düşünme biçimimizi reel hayatta uygulayabilirsek gerçek demokrasiyi tesis etmiş oluruz...Laikliğin niçin demokrasinin ayrılmaz parçası olduğunu rahip problemine geliştirdiğimiz çözümle anlayabiliriz...

Sevgiyle...

sevgili haca,
sizin kimsenin kalbini kırmak gibi bir maksadınızın olmadığına kendim kadar eminim... bu konuda böyle bir niyet taşımadığınıza da şehadet edebilirim...
demokrasiyi tesis edelim ama nasıl ?

Laikliğin niçin demokrasinin ayrılmaz parçası olduğunu

şekinde bir kabulü önşart olarak öne sürmeniz konuyu daha enbaşından bir çıkmaza sokar.. hadi buyurun bir empati yapabilecek misiniz ?
ben hiç bir zaman laik bir demokrasinin olamayacağına ve uygulanamayacağına inanıyorum...
Demokrasi, demokrasidir...
Laiklik de laikliktir...
birbirinden tamamen farklı tariihi şartlar ve ortamlarda ortaya çıkmış bu iki ayrı yöntemi birbirine eklemlemek ve şartla birbirine bağlamak her iki kavramı özünden koparmaktır, değiştirmektir...bu iki yöntem biri diğerine ihtiyaç göstermeyen iki farklı tecrübedir...

şimdi hangi demokrasiyi tesis edeceğimiz hakkında bir fikir verebilir misiniz ?