PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tüm yönleriyle 1.Dünya Savaşı


Sayfalar : [1] 2 3

doğançay
10-12-07, 11:34
http://www.ensonhaber.com/Gundem/97248/Ruslar-Turk-askerlerini-kursuna-dizdi.html

Ruslar Türk askerlerini kurşuna dizdi
Sarıkamış Harekatı'nda Ruslara esir düşen Türk askerlerinin açlık ve işkence sonucu öldüğüyle ilgili kayıtlar 92 yıl sonra KGB'nin arşivinden çıktı.
08 Aralık 2007 / 16:40
Sarıkamış Harekatı'nda Ruslara esir düşerek Hazar Denizi'ndeki Nargin Adası'na götürülen binlerce Türk'ün açlık ve işkence sonucu öldüğüyle ilgili kayıtlar 92 yıl sonra KGB'nin arşivinden çıktı.

Birinci Dünya Savaşı'nda esir kampı olarak kullanılan, 10 bine yakın Türk asker ve sivilin şehit edildiği tahmin edilen Hazar Denizi'ndeki Ruslara ait Nargin Adası'nın görüntüleri, Rus Gizli Servis Teşlikatı'nın (KGB) arşivlerinden çıktı.

Tam 92 yıl sonra, Sarıkamış Dayanışma Grubu'nun uzun çalışmalarıyla ortaya çıkan kayıtlarda, 1914-1915 yıllarında, Sarıkamış Harekatı'nda Anadolu köylerinden esir alınan sivil ve askerlerin görüntüleri yer alıyor. Tarihi kaynaklarda, Türk esirlerin çoğunun, susuzluktan, yılanların zehirlemesi ve Rusların kurşuna dizmesiyle şehit olduğu yazıyor.

ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR DA KAMPTA ÖLDÜ
KGB tarafından propaganda amaçlı çekilen kayıtlarda, 10-15 kişilik gruplar halinde ortada bulunan bir tencereden yemeklerini yiyen, açlık ve ağır kış şartlarına dayanamadıkları için hafızalarını ve sağlıklarını kaybettiği anlaşılan ve sağa sola sallanarak yürüyen esirlerin görüntüleri var. Esir düşenlerin çoğunun şehit olduğu bilinen adada çekilen görüntüler arasında, çoğu anne ve babasız kalan bebek ve çocukların toplu halde denize girmeleri de kaydedilmiş. Sarıkamış Dayanışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Nargin Adası'nın bir kısmının tamamen mezarlık olduğunu ve bu mezarlıktan getirdikleri kemikler üzerinde yapılan incelemelerde aralarında Türkler'in de olduğunun ortaya çıktığını belirterek, Ada'nın Türk şehitliği yapılması için çalışacaklarını da ifade etti.

ESİRLER SU DİYE YALVARIYORDU
Bakü'deki Hümmet Parti Başkanı olan Dr. Neriman Nerimanov o tarihlerde şehir dumasına sunduğu raporda şunları söylüyordu: “Burada su çetinlikle ele düşen bir şeydir. Burası adeta arsa-i kerbeladır. Su olanda hörek yok, hörek tapılanda su yoktur. Bu yılanlar yuvasında yaşamaya değil, ölmeye mahkum olan zavallılar susuzluktan göğermiş, kurumuş dillerini ağızlarından çıkarıp dudaklarını kemiriyor, 'su' diye ah vah ediyorlardı. Burada içmeyede su tapılmıyor. Buraya su karadan geliyor. Cezirenin özünün içmelik suyu yoktur. Bazen oluyor ki deryada şiddetli külek oluyor. O günlerde barkazlar cezireye yanaşmıyorlar. Barkaz gelmeyince su da yok. Sivil esirler içinde 80 yaşında bitmiş halde ihtiyar kişilerle, 2 yaşından 15 yaşına kadar körpe çocuklar vardı”


Bir adı da cehennem adası
Ruslar tarafından ağır suçluların konulduğu ada, Birinci Dünya Savaşı sırasında, Prens Oldenburg'un talimatıyla esir kampına dönüştürüldü. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'nün karşısında Hazar Denizi'nde bulunan Nargin Adası, yaklaşık 900 dekarlık yüzölçümüyle bölgenin en büyük adası. Su kaynağı ve bitki örtüsü bulunmayan, yılanlarıyla ünlenen ada, bu nedenle tarihte Yılan Adası olarak anıldı. Rusların uzun yıllar hapishane olarak kullandığı Nargin Adası, içinde bulundurduğu azılı esirler ve zehirli yılanlarıyla 'cehennem ada' olarak da adlandırılıyordu.
.....................

Bu yazıda hiç Ermeni sözcüğüne değinilmemiş.
Rus üniformalı askerlerin arasında ağırlıklı olarak Ermeniler vardı.
Belliki Sayın Zapsu iktidarı ABD'nin Ermeni kartı nedeniyle zor durumda bırakmak istememiş
1. Emperyalist Dünya Paylaşımcılarının kurgusunda bir Ermeni devleti kurulması vardı.
Soykırımın bir başka fotoğrafı da bu.
Öyle ya ''Yavuz hırsız evsahibini bastırırmış!''

doğançay

Sürgün
10-12-07, 11:52
İnsan olan insana bunları yapmamalı. Düşmanı da olsa. Hiç bir insan bu işkenceleri hakedecek bir şey yapmış olamaz.
Savaş, insanın insanlıktan çıktığının belgesidir.

Abat
10-12-07, 12:31
Sayın doğançay,

Türk insanın kanı 3 kıtayı doldurmuştur. Orta avrupadan, Orta Asya'ya, Anadoludan, Ortadoğuya ve Kuzey Afrikaya kadar.

Savaşlar elbette masum değildir. Elbette masumluk anlamına çoy şeyler beklenemez. İnsanlıklar yitirilmeye başlanır. Bu olayyakın bir tarihimizde başımıza geldiği için elbette kanımızı donduruyor. Türk şehitliği yapılmaya kalkılarsa dediğim 3 kıtada bir çok yerde şehitliğe raslayabiliriz.

Sarıkamış faciasına ek olarak İngilizlerin ve onların işbirlikçisi arap şeyhlerinin ortadoğuda ki yaptıkları vahşetleri de unutmamak gerekir. Esir alınan bir çok Türk askeri Hindistana götürülmüş ve ordaki esir kamplarında benzer işkencelere maruz kalmıştır. Buraya götürülen esir Türk askerlerinin çoğu , hatta tamıma yakını geri dönememiş, oradaki şartlarda ölmüştür veya öldürülmüştür.

Aynı şekilde bu günkü Irak sınırları içinde yine bazı esir kampları oluşturulmuştur. Aynı işkence ve zülm buralarda da olmuştur. Yine bu günkü Mısır ülkesinde de aynı duruma raslanılmıştır. Bir insan ömrü kadar zaman geçmiş veya geçmemiştir. Bunları hatırlamak gerekir. Bağdat'ın bataklığında koca İngiliz Ordusunu başında genarali ile birlikte esir düşüren Türk askeri, hiç birine aynı muameleyi yapmamıştır. İsteseler koca bir orduyu bataklığa gömebilirlerdi. Binlerce Anglo Sakson insanını işkence ile öldürebilrlerdi.

Şimdi ne yapılmalı. Tüm şehitlere ship çıkılmalı. Bunlarla ilgili arşivlere ulaşılmalı. Yaşayan Türk insanının bunları hatırlanması sağlanmalı ve abideleştirilmesi gerekmektedir. Günüüzde özgürlüğün ve insanlığın temsilciliğe soyunan bu devletler aşife edilmelidir.

Oldum olası Rusları ve Çinleri sevemedim, sevemiyorum. Tarihin bir mirası olsa gerek.

frau
10-12-07, 14:30
savaş zamanı !
o zamanın koşulları !

!

bozkır
11-12-07, 12:44
.
Şimdi ne yapılmalı. Tüm şehitlere ship çıkılmalı. Bunlarla ilgili arşivlere ulaşılmalı. Yaşayan Türk insanının bunları hatırlanması sağlanmalı ve abideleştirilmesi gerekmektedir.

bize düşen en büyük görev bu