PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Maoculuk ve Marksizm arsındaki temel fark nedir?


Sayfa : [1] 2 3 4 5 6

maddeci
11-06-08, 16:20
Bu iki ideoloji nedense birbirleriyle uyum içinde olamamışlardır.
Hatta öyle zamanlar gelmiştir ki birbirlerine silah çekme girişiminde bile bulunmuşlardır.
Halbuki ikisi de solcu bir harekettir ve aynı tabanda olmaları gereklidir.
Tam olarak bilgim yok ama Marksist sosyalistler Maocuları nasyonal sosyalist olmakla suçluyorlarmış.
Bu farklılıkların ve mücadelelerin temel nedeni nedir ve siz bunların içinden hangisine daha sıcak bakmaktasınız?

phidas
11-06-08, 16:30
Maoizm ile marxizm den daha çok leninizm kıyaslanabilir. Marxizm geniş bir felsefedir. Salt bir devrimci çizgi ve metot değildir. Doğa, insan, varlık, üretim şekilleri, din gibi konuları inceler...

Maozimde teorik yönler sözkonusudur. Ancak daha çok devrimsel metotlar farklıdır. Leninde proleter öncülüğün parti cephesi iktidarı ele alabilmişken bu mao da daha çok köylü sınıfının iktidara yürümesidir.

sanırsam Tikko gibi mlkp gibi örgütler ve daha önceleri kaypakkaya maozimle ilgilenmişlerdir.

Ben böyle biliyorum özetçe. Elbette tam bir cevabı bir marksist veya maoist verecektir.

YOL
11-06-08, 16:55
"Maoizm", Marksizmin bünyesinde bulunan bir akımdır. Asla ama asla Marksizm'den bağımsız düşünülemez. Sn. akıl,bilim; konuyu sadece Türkiye şartlarında ele almak hata olur. Kurşun sıkmaktan bahsetmişsiniz, ancak bu olay Maocu bozkurtlar ile Marksistler arasında olagelmiş bir durumdur. Şu alıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:

"'Kastrist', 'Maoist', 'Guevarist' vs. ayrımları ise, özde hiçbir şey ifade etmeyen, gerçek durumu yansıtmayan, sahte ve suni ayrımlardır. (Mahir Çayan, Aydınlık Sosyalist Dergiye Açık Mektup)

Sözün özü; Maoist, Stalinist vb. şeyler suni ayrımlardır. Hepsi Marksist-Leninist'tir. Zaten bu çizgilerde politika yapan tutarlı, gerçekten "devrimci" kurumları incelediğinizde, hepsi "devrimci dayanışma" içerisindedirler.

Saygılarımla

Kinem
11-06-08, 17:43
"'Kastrist', 'Maoist', 'Guevarist' vs. ayrımları ise, özde hiçbir şey ifade etmeyen, gerçek durumu yansıtmayan, sahte ve suni ayrımlardır. (Mahir Çayan, Aydınlık Sosyalist Dergiye Açık Mektup)


Moizm Marksizmin üçüncü temel sıçramasıdır. Çin Devrimi sürecinde Marksizmin işçi devrimi tanımlamasının önüne geçerek tarihsel sürecinde onun bir felsefe olduğunu, bir yöntem biçimi olduğunu kanıtlamıştır. Maoizm, somut koşulların somut tahlili yönünden devrim için işçi sınıfının gelişip serpilmesini beklememenin, koşullara göre pekala şekillendirilebileceğinin en net ve en nitelikli örneğidir. Bir diğer nokta ise 1960 dönemlerinde ortaya çıkmaktadır, SBKP bir dönem marksizmin resmi önderliğini sürdürdüğü ancak '60 döneminde bu tezlerden vazgeçtiği zaman maoizmin devrimci çizgiye büyük katkıları bulunmaktadır. Dönemin devrimci dalgalarının baş kahramanıdır. Onun için suni ayrım demek Marksizmi kavrayamamanın en yalın en açık şekli olsa gerek!

"Marksizmi anlamanın en etkin yolu Mao'dan ve Lenin'den geriye doğru ilerlemektir"

Bu iki ideoloji nedense birbirleriyle uyum içinde olamamışlardır.
Hatta öyle zamanlar gelmiştir ki birbirlerine silah çekme girişiminde bile bulunmuşlardır.
Halbuki ikisi de solcu bir harekettir ve aynı tabanda olmaları gereklidir.
Tam olarak bilgim yok ama Marksist sosyalistler Maocuları nasyonal sosyalist olmakla suçluyorlarmış.
Bu farklılıkların ve mücadelelerin temel nedeni nedir ve siz bunların içinden hangisine daha sıcak bakmaktasınız?


Bahsi geçen konu Türkiye Devrimci Hereketi içerisin de gelişen bir döneme ilişkindir, tarihte konunun dünya çapında ideolojik bir sorun teşkil ettiği söz konusu değildir. Maoizm DEH (Dünya Enternasyonel Hareket) ve buna benzer bir çok ortak platformlar da Marksizmin üçüncü temel sıçraması olarak kabul edilmiştir. Ülke de gerçekleştirilen tartışmalar ve pratikler bu süreçten tamamen kopuk olmaksızın ama aynı zamanda bütünleyici bir rolü de üstlenmeksizin gelişmiştir.

Konu sadece Maoizm ve Marksizim üzerinden ilerlediği taktirde esas sorundan uzaklaşılacağı inancındayım, ülkemizde sorun Marksizm Maoizmden çok devrimciliğin etiket algısından ilerlemektedir. Bu gün hala şiddet yanlı tutumunu sürdüren bir çok örgüt szökonusudur. Esas mesele ideolojik ayrımların temellerin de yer almıyor, ayrılımı gerçekleştiren devrimcilerin araç ve amaç çelişkisini kavrayamamalarından ileri geliyor.

Sanayi devrimini gerçekleştiremeyen bir ülke için tüm bunlar henüz erken olsa gerek!

YOL
11-06-08, 18:19
Moizm Marksizmin üçüncü temel sıçramasıdır. Çin Devrimi sürecinde Marksizmin işçi devrimi tanımlamasının önüne geçerek tarihsel sürecinde onun bir felsefe olduğunu, bir yöntem biçimi olduğunu kanıtlamıştır. Maoizm, somut koşulların somut tahlili yönünden devrim için işçi sınıfının gelişip serpilmesini beklememenin, koşullara göre pekala şekillendirilebileceğinin en net ve en nitelikli örneğidir. Bir diğer nokta ise 1960 dönemlerinde ortaya çıkmaktadır, SBKP bir dönem marksizmin resmi önderliğini sürdürdüğü ancak '60 döneminde bu tezlerden vazgeçtiği zaman maoizmin devrimci çizgiye büyük katkıları bulunmaktadır. Dönemin devrimci dalgalarının baş kahramanıdır. Onun için suni ayrım demek Marksizmi kavrayamamanın en yalın en açık şekli olsa gerek!

"Marksizmi anlamanın en etkin yolu Mao'dan ve Lenin'den geriye doğru ilerlemektir"

Çin devrimi, Maoist bir devrim değildir. Çin devrimi, Marksist-Leninist Kesintisiz Devrim Teorisi'nin yarı-sömürge ve yarı-feodal ülkelere uygulanmasının bir örneğidir. Çin devrimini salt Maoizm'e bağımlı kalmak Diyalektik bir bakış açısı değildir. Demokratik Halk Devrim'lerini Marksizm'den ve ustalardan ayırmak, metafizik bir zihnin ürünü olabilir. Bu şartlarda da zaten ne Marksizm'den nede Mao'dan bahsedilebilir. MDD'yi (dolayısıyla da Kesintisiz Devrim'i) Maoizm olarak görmek saçmalıktır. Tekel öncesinde Marks ve Engels'de kesintisiz devrim teorisini savunuyorlardı. Ancak kapitalizmin o çağdaki gelişme seviyesinden dolayı sürekli bir buhranın o zamanlarda olamayacağını anladıklarında, bu düşünceyi terk etmişlerdi. Lenin ise yirminci yüzyılın başlarında kapitalizmin ekonomik ve politik alanda eşit oranda gelişmeme kanunu bularak, emperyalizm teorisini formüle ederek, kapitalizmin sürekli ve son buhranlar çağının başladığını ve devrimin, kesintisiz bir rota izleyeceğini ilan etmişti. Aynı zamanda Kesintisiz Devrim çerçevesinde, işçi sınıfının gelişmesinin beklememenin, koşullara göre pekala şekillendirilebileceğinin örneğini Stalin'de 1925'te pek açık olmasa da, köylü meselesinin milli bir mesele olduğunu belirtmiştir. Mao ise Staline atıfta bulunarak devrimde köylü kitlelerinin büyük önem taşıdığını belirtmiştir.

Kısacası köylü kitlelerinin önemini ve dolayısıyla da somut durumların somut tahlili yönünden devrim için işçi sınıfının gelişip serpilmesini beklememenin, koşullara göre pekala şekillendirilebileceğinin örneğini Maoizm değil, Marksist-Leninist ustalar (Mao dahil) ortaya koymuştur. Ayrıca teorik bir hata içerisindesin. İşçi sınıfının gelişmesinin beklenilmemesi diyorsun, ancak bu konuda MDD üzerinden bir tartışma yürütmek hata olur. Çünkü kesintisiz devrim için işçi sınıfının gelişmesini şart koşmadık, koşmuyoruzda. Yalnızca Lenin, Rus proletaryası için kesintisiz devrimde fiili öncünün proletarya olabileceğini söylemiştir. Köylü kitlelerini Gottschalk ve kaba komünistler gibi kimse küçümsememiştir.

Saygılarımla