PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ulusçuluk


beg
15-06-08, 20:40
Wikipedia'dan aktarım;


Milliyetçilik veya Ulusçuluk, kendilerini birleştiren dil (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dil), din (http://tr.wikipedia.org/wiki/Din), tarih (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarih) veya kültür (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BClt%C3%BCr) bağlarından dolayı millet (http://tr.wikipedia.org/wiki/Millet) veya ulus olarak tanımlanan bir topluluğun siyasi birliğini ve egemenliğini savunan siyasi[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)] görüş.
Milliyetçilik, ulus idealine bağlılığın, evrensel ilkelere bağlılıktan ya da bireyin hak ve özgürlüklerinden daha önemli olduğunu savunur.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)]

19. yüzyıl başlarından itibaren Avrupa'da, 20. yüzyılda ise tüm dünyada egemen siyasi düşünce tarzı olmuştur. Dünya siyasi haritası bu dönemde milliyetçilik ilkelerine göre biçimlendirilmiştir. Günümüzde özellikle azgelişmiş toplumlarda halâ yaygın bir değer olmakla birlikte, Anglosakson (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anglosakson) kültürüne bağlı toplumlarda ve Avrupa Birliği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa_Birli%C4%9Fi) fikrini savunan çevrelerde olumsuz bir anlam yüklenmiştir.[kaynak belirtilmeli (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vikipedi:Kaynak_g%C3%B6sterme)]
Milliyetçilik konusunda Benedict Anderson (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Benedict_Anderson&action=edit&redlink=1), Ernest Gellner (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Ernest_Gellner&action=edit&redlink=1), Eric Hobsbawm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Eric_Hobsbawm), Elie Kedourie (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Elie_Kedourie&action=edit&redlink=1), Anthony Smith (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anthony_Smith&action=edit&redlink=1)'in teorik çalışmaları kaynak olmuştur. Bu çalışmalarda yurtseverlik, militarizm (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Militarizm&action=edit&redlink=1), şovenizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eovenizm), etnik aidiyet, dilsel aidiyet, ulusalcılık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulusalc%C4%B1l%C4%B1k), irredentizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0rredentizm), faşizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fa%C5%9Fizm), militancılık, dinselcilik, otoriterlik, ırkçılık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Irk%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k), antiemperyalizm, asabiyet, hayali cemaatler, tarihsel kimlik, kahramanlık (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kahramanl%C4%B1k&action=edit&redlink=1), maneviyat, atalar kültü, sadakat (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sadakat&action=edit&redlink=1), egemenlik, ortak irade, vatan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vatan), romantizm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Romantizm), kamusallık, kültürellik kavramları açıklanmaktadır.


Kökenbilim [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Milliyet%C3%A7ilik&action=edit&section=1)]

"Millet" sözcüğü aslen Arapça olup (Ar: ملة), "din veya mezhep; bir din veya mezhebe bağlı olan cemaat" anlamındadır. Osmanlı Türkçesinde 20. yüzyıl başlarına kadar bu anlamda kullanılmıştır. 19. yüzyıl ortalarından itibaren aynı sözcük Fransızca/İngilizce nation kavramına karşılık olarak kulanılmıştır. Moğolca'dan alınan "ulus" sözcüğü, 1932 yılında aynı kavramın Yeni Türkçesi olarak benimsenmiştir.
Latince kökenli olan "nation", kök anlamı itibariyle "aynı atadan gelenler topluluğu" demektir. Dolayısıyla esasen Türkçe kavim veya aşiret karşılığıdır. Moğolca ulus ise siyasi amaçla bir araya gelmiş olan boylar konfederasyonunu ifade eder (ayrıca kâdim Türkçedeki budun[1] (http://tr.wikipedia.org/wiki/Milliyet%C3%A7ilik#cite_note-0) kelimesi de aynı anlamı verir).
Sözcüğün evriminden kolayca görüleceği gibi, ulusun objektif temelini tanımlamak son derece güçtür. Bazı uluslar kendini dil veya din temelinde tanımlarken, diğerleri ortak bir siyasi geçmişi veya siyasi ideali ulusal birliğin temeli olarak kabul etmektedir. İsviçre (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0svi%C3%A7re)’de dört ayrı dil konuşulmasına rağmen yüzyıllardan beri paylaşılan ortak tarih güçlü bir ulusal duyguyu ayakta tutabilmiştir. Amerikan ulusu farklı kökenlerden gelen göçmenlerin ortak bir siyasi yapıda bir araya gelmesinden oluşur. Yahudi ulusunun tanımlayıcı ögesi dindir. Yunan ulusçuluğu, dil, din ve köken ortaklığını vurgular.


Burada bir dilsel yanlışı düzeltmek gerek, Ulus sözünün eski Türkçe biçimi Uluş'tur.Ul- eylem kökünden türemiştir, bugün kullanmakta olduğumuz Ulama (birleşme, kaynaşma, bir araya gelme) Ulaşma / Ulaşım (bir yere varma, kavuşma, birleşme), Ulak (ulaştıran, kurye, 2] Tren [Bulgaristan Türkleri])

Uluş tıpkı, bakış, görüş, alış, veriş ... gibi türemiştir, Uluş; bir araya gelmiş, kaynaşmış insan topluluğu demektir.Uluş sözcüğü Türkçe'den Moğolca'ya geçmiştir, bugün Moğolca'da Uls "halk" anlamında kullanılmaktadır, dil devrimi yıllarında Ulus olarak yeniden diriltilmiştir.Yani sözcük Moğolca değildir ki Moğolca bile olsa Türkçe ile aynı kökten bir dil olduğundan binlerce ortak sözümüz olduğundan Türkçe'ye zarar vermez.Arapçı zihniyet Millet sözünü kulladırmak için Ulus'u Moğolca ilan etmiştir, oysa gerçek böyle değildir.

Bir hatayı daha düzeltmek gerekir Köktürkçe'de geçen Budun sözcüğünün "ulus" anlamına gelen bir söz olduğu sanılır, ancak bunlar Türkçü hezeyanlardır, birincisi sözcüğün aslı Bodın 'dır, anlamı da Boylar demektir, o dönemde kullanılan çoğul eklerinden biridir +n eki.Türkçe'de zamanla d>y dönüşümü olmuştur ilk hecede, meselâ Eski Türkçe Badrak > Bayrak, Adak > Ayak, Kudruk > Kuyruk v.b... bugünkü Boy sözünün eski biçimi Bod'dur, Bodın > Boylar demektir.

beg
15-06-08, 21:13
Wikipedia bağlantısı ; http://tr.wikipedia.org/wiki/Milliyet%C3%A7ilik

Kaç tür ulusçuluk vardır, ulusçuluk nedir, bu konuda tartışalım.

Bence, iki tür Ulusçuluk vardır, biri, yayılmacı, sömürgeci ve aynı zamanda ırkçı olan yani batıdaki türü, ikincisi Ulusçuluk türü ise tam tersi, sömürge karşıtı (anti-emperyalist) kendi öz ekincini (kültürünü), dilini, değerlerini savunan ve koruyan Ulusçuluktur.

Bugün batılı bir ulusçu (nasyonalist) ile Türk ulusçusu aynı değildir, meselâ bir İngiliz ulusçusu, Güney Afrika'daki işgallerini savunur, orası bizim der, ve tüm birleşik krallığa ait toprakları ... Fransız ulusçusu da tüm frankofon dedikleri ülkeleri kendilerinin sayar, işgalettikleri ve yüzyıllardır sömürdükeri topraklardan vaz geçmezler.Bu tüm sömürgeci batı için geçerlidir.

Ancak bir Türk ulucçusu, yayılmacı, işgalci ülküler gütmez, yalnızca kendinin sömürülmesine karşı durur, değerlerini savunur, batılı ırkçı-ulusçuları göstererek, Türk ulusçularını da aynı kefeye koymak, bilinçli yapılıyorsa düşmanlık, bilinçsiz yapılıyorsa cahilliktir.

En aşırı Türkçülerin bile yayılmacı, istilacı ülküleri yoktur, hatta açık açık ırkçıyız diyen Atsızılar dahi, istilacı ve yayılmacı değildir, sadece diğer Türk halklarının yaşadığı coğrafyalardadır gözleri, Türklerin olmayan topraklarda ve kaynaklarda değildir.

Kısacası en uçtaki ulusçu Türk bile batıdaki sıradan bir ulusçu ile kıyaslanamaz.

EŞKİYA
20-06-08, 01:11
Sınırlar var olduğu sürece ulus ve ulusçuluk kavramıda varolacakdır,
Bu yüzden asıl oluşması gereken, İşçi sınıfının iktidarı eline alarak
kendi ulusal varlığını ortaya koymasıdır. Çünkü işçiler ve emekçiler ilk etapda kendi ülkeleri içinde sınıfsal mücadelelerini verirler. Burada önemli olan Ulus kavramına ırksal bir kimlik olarak değil, sıfsal bir kimlik olarak bakmakdır.



EŞKİYA