| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Köşe Yazısı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 3
| HAYDİ ,UZUN BACAKLAR BURDA! Kadın ve medya...Kitle iletişim araçları,kadını bir tüketim makinesine dönüştürürken bir yandan da kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı bir malzemeye çevirdi.Milyonlarca insanın tüketimine sunulan kadın,medyada cazibesiyle,güzelliği ve iyi anne rolüyle tüketim nüvesi haline geldi.Reklamlarda,dergilerde,dizi filmlerde,müzik piyasasında en önemlisi de televizyonda kadın, bedeni kullanılmak suretiyle, erkeklerin bir adım önünde yürüyormuşcasına verilmeye başlandı.Toplumda erkek ,para kazanan,meslek hayatında başarı gösteren kişi olarak tanıtılırken kadın,iyi yemek ve temizlik yapan,en temiz çamaşırı yıkayan cazibesiyle kocasını evine bağlamasını bilen varlık olarak tanıtılır. Medya, kadını, allıyor pulluyor fiziki görünüşünü ön plana çıkararak iş hayatında da özellikle ekranlarda kadının da yeri olduğunu gösteriyor! Nasıl mı? deterjan reklamlarını hatırlayın!Kadınların sanki hayattaki tek kaygıları çamaşırlardaki lekeleri çıkarmakmışcasına kadın didinir durur lekelerin üstünde ve süperman yetişiverir bir anda.Kadın yorgundur,işten gelmiştir; koca zeytin yağlı dolma ister kadın, markalaşmış yağı ile on dakikada yapıverir dolmaları... Reklamlar ... koca ve oğul Tv'nin karşısında büyük bir keyifle oturmaktadırlar, vefakar anne ise elindeki süpürgeyle bir sağa bir sola koşar.Ve reklamlar bu görüntüyü baba ve oğlun şehvetli gülümsemesiyle birlikte mutlu bir aile çerçevesinde sunar.Televizyonda asla özne olamamış olan kadın uzun bacaklarıyla iri göğüsleri ve çekici bakışlarıyla ön planda tutulmuştur.Toplumda ise, nesne konumundaki kadın çocuk doğurmalı,temizlik yapmalı,okuldan dönecek çocuğunu beklemeli arada bir de kocasına göbeğinde zeytin yuvarlayıp yedirebilmelidir. Medya özellikle işçi sınıfından gelip zenginlik hayalleriyle süslenmiş bedenler bütününden oluşmakta. Medya bu özelliği ile kapitalist siteme boyun eğerek kadını bir meta haline dönüştürmüştür. Bu tüketim pazarında kadın, güzelliğini sergileyen, doğallıklarından eser kalmamış kozmetik ürünlerin kurbanı olan ve her zaman cinsel bir obje olarak görülen pasif bir varlık oluvermiştir.Medya,kadının iştah acıcı olması gerektiğini vurgularken kadını, görsel çekiciliği ile erkeklerin tüketimine sunulmuş bir beden pazarının objesi durumuna getirmiştir. 1980’li yıllarda kadın dikiş dikerdi, yemek yapardı. Bugünse bedenini medyanın popülerlik pazarına satan tüketici durumundaki görüntüselliği ile ön plana çıkıyor. Kadın toplumda ezilen hor görülenken, medya da, reyting havuzunun içerisinde beyni ile değil fiziki görüntüsüyle şöhret unsuru gibi tanıtılıyor. Kadınlar.. .Tüketilen olmaktan çıkarılmalı, üretici işlevleriyle bize sunulmalı Zaman geldi! Cinsiyet şablonunu aştığımızda, süs unsuru olmaktan çıkarıldığımızda asıl kimliklerimiz görünecektir. Zaman geldi ...... BAŞAK ERBAŞ |
|
| #2 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 3
| Hüzün yok, mutluluk var Kayseri sokakları nicedir temizlenmeyi beklercesine yağmura boyun eğmişti o gün. İnsanlar, kafalarını bir yere saklama derdindeyken ben yağmurun kargaşasından kaçan insanların arasında, yabancı olduğum yollarda yağmura inat yürüyordum. Yolumu kaybetmiştim, sırılsıklamdım, boynumda yakalayacağı kareleri bekleyen fotoğraf makinemle ben tarihin gizlendiği bu şehirde saklanmışların diyarında kendimi buluverdim. Zaman ilerlemişti, gökyüzü artık ağlamıyordu. Güneş kısık sesiyle çocukları sokağa davet ediyordu. Etrafıma bakındım garipseyerek. Mahallede ne kadar çocuk varsa haberleşmişçesine sokağa atmışlardı kendilerini. Eski harabeler, perçemleri sarıya bulanmış, yazmaları omuzlarına düşmüş kadınlar, kışın soğuğuna direnircesine ayakları çıplak üstleri eski püskü kıyafetleriyle süslenmiş çocuklar gözlerimin önünden geçiyorlardı. Yabancılığıma aldırmamışçasına… Burası Kayseri’nin gece kondu yerleşiminin en yoğun olduğu yer olan At Pazarı adıyla ün yapan fakirliğin baş gösterdiği Tacettin Veli Mahallesi’ydi. Ağır ağabeyler ellerindeki tespihlerini çekerken gözleriyle yabancılığımı süzüyorlardı. Çocuklar ise paltomun cebinden çıkaracağım hediyelerin umuduyla bakıyorlardı ellerime. Çocuklar sokakların darlığına inat arka mahalleden gelen müziğin eşliğinde sessizliği bozuyorlardı. Gülümsemeyle bütünleşen danslarıyla… Sokakların sessizliği yerini çocuk kahkahalarına bırakmıştı. Koşuyorlardı, el ele idiler, hüzün verici görüntülerine rağmen mutluydular. Zaman karanlığa akmaya başlamıştı. Anneler çocuklarını yanlarına alıp gece ısınabilmek için çöp kutularından yakılacak bir şeyler aramaya koyulmuşlardı. Güneş dar sokaklara, kahkahaların yayıldığı bir mahalleye arkasını dönmüştü. Sokaklar boştu, kahkaha sesleri yerini sessizliğe bırakmıştı. Kapılar birer birer kapanmıştı. Taş yığınlarının arasında yaşamak için mücadele veren, ama bu hayat kargaşasının içinde kaybolmamak için gülümsemekten vazgeçmeyen ve elleri toprakla, çamurla bulanmış çocuklar, artık sokaklarda top kovalamıyorlardı. Taş duvarların arasındaydılar. Onları akşam yemeğinde belki sıcak bir çorba, belki de sıcak bir gülümseme bekliyordu. Dönme zamanım gelmişti. Farklı hayatlar, farklı mutluluklar ve farklı gülümsemeler… Onlar birer çocuk! En saf halleriyle açlığı, fakirliği mutluluklarıyla örten çocuklar. Onların büyük oyuncakları yok. Onlar taşın, sopanın ve topladıkları çöplerin oyun kurucuları. Tarihin yansımalarının dikkat çektiği Kayseri’de ayrı bir hayat var. Çocuklar! Hüznü mutluluğa çeviren çocuklar… |
|
| #3 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| Gerçekten güzel bir köşe yazısı. Her anlamda sağlam başarılı bir yazı. Kaleminize ve düşüncelerinize sağlık. |
|
| #4 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 458
| Hüznü mutluluğa çeviren çocuklar'ın fotoğrafı ancak bu kadar güzel çekilebilirdi. Herşeye rağmen... böyle anlatılırdı herhalde. |
|
| #5 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 3
| Tebrikler kendimi buldum....Anlamak zor hayatı kendinde kendini tebrik etmek gibi bir şey |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|