"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
| #1 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| Arap cografyası birçoğumuzun az bir bilgi ile bile sahip olduğu bir kavram vardır. Arap çografyası asıl olarak peygamberler cografyasıdır... Nedendir bilinmez o bölgede peygamberler bir hayli fazla.. Hatta muhamed öldüğünde bile kendini peygamber olarak tanıtan insanların ve hatta islamı bir kenara bırakıp yeni peygamberlere inanan bir toplum.... Aslın da bu tespit bize arap toplumunun "kurtarıcı" arayan bir toplum olduğunun bir kanıtından başka birşey değildir.... neyse geçelim muhamed!in peygamberliğine..... İlk olarak dedesi hz muhamed doğduğunda dedesi isminin konulması aşamasında mekke'nin ileri gelenlerine şu sözcüğü söyler "umarım ki onu gökte hak yerde halk çok methedip övecektir" (ayrıntı için E.aydın kuran ve din) bu söz bile islamcı kesimin idda ettiği gibi 40 yaşında bir gün aniden peygamberlik mertebesine yükseldiği yalanını boşa çıkarmıştır. Zira o dönem arap dünyası peygamber bekleyen bir ruh hali içindeydi eğer öyle olmasa muhamed öldükten sonra yeni yeni peygamberler ve yeni yeni kuranlar ortaya çııkmaz idi Örneğin aynı ruh halini muhamedin gençlik döneminde kus b. saide ki ne ilginçtir kuranla aynı paralellikteki sözleri arap toplumunun ruh halini daha iyi anlatır şühesiz: " kulak tutunuz.dikkat ediniz. gökten haber var yerde ibret olacak şeyler var yeryüzü bir ferş-i eyvan gökyüzü yüksek bir tavan yıldızlar yüyür durur denizler durur gelen kalmaz giden kalmaz acaba vardıkları yerden hoşnut oluptamı kalıyorlar oksa orada bırakılıpta uykuyamı dalıyorlar yemin ederim ki Allahın indinde bir din vadır ki şimdi bulunduğumuz dinden pek sevgilidir ve Allah'ın gelecek bir peygamberi vardır ki gelmesi pek yakın oldu gölgesi başımızın üstüne geldi ne mutlu o kimseye iman edipte ...yazıklar olsun ömürleri gaflet ile geçen ümmetlere (ayrıntı için bknz: h.Berki- o keskinoğlu ) görüldüğü gibi islam çoğrafyası o günlerde bir peygamberi bekliyordu... Zira muhamedi peygamberliğe güdüleyen bir çok cevresel koşullar vardır..örnegin hanifler... varaka b. nevfel gibi düşücesel etkiler... şura 52. Ayette İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner. denlmesine karşın toplumsal olaylar ve atmosfer aslın muhamedin o çografyada ki peygamber gelecek havası ile büyüdüğünü ortadan kaldırmamaktadır zira muhamed yukarıda yazdığımız bir çok kişinin sözlerini "hatırımdan çıkmaz " diyecektir... kaldı ki HZ hatice'ye peygamberliğinin ilk günlerinde bana ne oluyor bilmem dedikten sonra ki henüz peygamber olduğunu açıklamamıştır... "müjdeler olsun sebat et canımı yed-i kudretinde tutan allah'a yemin ederim ki sen şu ümmetin peygamberi olacaksın" diyebilmektedir...henüz muhamed bile hiç birşeyin farkında değilken hatice olayı tahlil etmiş ve sen peygamber olacaksın demiştir.... zira amcası varaka'ya olayı açan haticeye varaka " ona Hz musa'dan gelen manus-u ekber büyük melek gelmiştir" demektedir... |
| #2 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,841
| O zaman Hz_Muhammed'in sizin deyiminiz ile Kur'an 'ı yazıp ta kitleleri peşinden sürükleyebilecek bir liderlik vasfı olabileceğini nereden bilmiş dedesi? __________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz" Uğur Mumcu.. |
| #3 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| Alıntı:
Sayın remat.... Dikkat ederseniz yazının genel anlamında arap toplumunda beklenen bir peygamber olgusundab bahsettim.... Kaldı ki dediğiniz şey yani dedesi bunu nereden biliyordu sorusuna. Bir çocuk dünyaya geldiğinde genelde nasıl severler doktor olacak avukat olacak diye...... Burada bir bilme söz konusu değildir...bu sadece iyi nitelikte bir dilektir...umarım denilmektedir yine örnek verelim... Umarım bu çocuk büyüyünce avukat olacak gibi... | |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,070
| Hz.Muhammedin geldiği toplum Allaha inanmayan bir toplum değil inançlarına şirk ve hurafe bulaşmış bir toplumdu.Mutlak bir bilgi olmadığı gibi gerçeklere tamamıyla kapalı bir ortam da değildi.Toplumda çok sevilenve güven duyulan birisi olması söylediklerinin doğru olması için en önemli sebep olmuşken okumayı bilmemesi ise uydurulduğu sanının uyanmaması içindi. |
| #5 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 5
| Ben soyle soylim..Falanca soyle demis filanca boyle demis gibi rivayetlere bakarak iyi yada kotu konularda fikir sahibi olmamak lazim..dinimiz de o gunden bu gune bi cok sey rivayet edilmis sonuc ortada Simdi Hz.hatice bunu soylediginde siz ordamiydiniz?Soyleyip soylemedigi konusunda eminmisiniz?O gunden bu gune bozulmadigi ALLAH'ın korumasi himayesi altinda olan tek delil kuran-ı kerimdir ondan baska delil aramaya rivayetlere bilmemnelere gerek yok onlara gore is yaparsaniz inancsiz olma ihtimaliniz yuksektir..Dinimizi anlamis olursa bi insan ne bi kusurunu bulabilir ne bi kusur arar..Bende bugun buraya bi yazi yazsam 1000 sene sonra bi sekilde bulunsa falanca bi adam varmis zamaninda soyle demis AL siz muslumanlar boylemissiniz deseler dogru olurmu![]() |
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 513
| Alıntı:
__________________
DEVRİM yok, DİRİLİŞ var. | |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 293
| Alıntı:
öncelikle, aramıza tekrar hoş geldiniz! Gerçi, kullanıcı adınızı değiştirdiğinizi görünce, kardeşimiz Mesut eğriyi-doğruyu anladı sonunda diye bir ümit belirdiydi içimde ama, ne gezer, siz hala "eski tas, eski hamam", bildiğimiz aynı Mesut... Neyse! Yukarıda, Muhammed'in okuma yazmasız olmasının nedeni, getirdiği ayetler hakkında uydurduğu sanının uyanmaması içindi, demişsiniz. Yani, "okuma yazması olmuş olsaydı, tüm bu bilgileri bir yerlerden okuyup öğrenmiş olacağı şüphesi artar ve inandırıcılığı da pek olmazdı. Ama, okuma yazmasının olmayışı, bu ayetlerin ancak Allah'tan kendine gelmiş olabileceğinin kanıtıdır", demeye getiriyorsunuz -anladığım kadarıyla. En azından Kur'an bunu böyle söyler. Sayın Özedönüş! Okuma yazması olmayan birisi hakkında sizin şahsi görüşünüz nedir? Ya da, sorumu şöyle yönelteyim: Bir adam çıksa karşınıza ve size "big bang" den bahsetse, evrim teorisinden bahsetse, bulutların ve yağmurun nasıl oluştuğunu anlatsa ve ...sonrada "benim okuma yazmam yok" dese, siz bu kişi hakkında ne düşünürdünüz? Bu bilgilerin kendisine gizli bir güç tarafından iletilmiş olması gerektiği sonucuna mı varırdınız, yoksa bunları bir şekil kapıp öğrenmiş olması gerektiğini mi düşünürdünüz? Okuma yazmasız oluşu size ne ifade eder? Bunu ne denli önemsersiniz? sağlıcakla! | |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 671
| -daha muhammed 8 yaşında iken rahip bahira'nın muhammede bakarak "bu çocuk gelecek ümmetin peygamberi olacak" demedi mi? -muhammed daha bebek iken iki yahudinin muhammet peygamber olacak diye öldürmeye teşebbüs etmesine ne diyorsunuz?muhammedin süt annesi zar zor muhammedi ellerinden kurtardığını da biliyormusunuz? saygılar, |
| #9 | ||
Forumdan Uzaklaştırılmış
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 707
| Alıntı:
Güldürmeyin beni.... Ben dedesi peygamber olacak dedi demedim... sadece Hz muhamedin öyle bir kültürde yetiştirildiğini anlatım tabi diğer araplar gibi...yani arap dünyası bir peygamber bekliyordu.....yukarıda hadisleri ben yazmadım....... Kaldı ki aynı anlayış günümüzde de devam etmektedir...Hala peygaöberler çıkmakta ve ona inananlar..tıpkı HZ muhamedin ölümüyle birlikte yeni kuranlar ve yeni peygamberlerin ve onların müridlerinin olduğu gibi..yüzmilyonların olduğu bir yerde ölümünden hemen sonra birileri çıkıp ben peygamberim dermi...son peygamber benim dediği halde insanlar size göre sahte bana göre islamla aynı paradoksu yaşayan. insanlar çıkarmıydı.... | |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,070
| Sadece arap dünyasında değil kitaplı dinlerle biraz haşir neşir olan herkes anladıkları oranda bir peygamberin geleceğini tahmin etmişlerdir.Ancak bunun kimlerden olacağı nerde çıkacağı bilinmiyordu.Nitekim Mısır Hükümdarı Hz.Muhamede yazdığı mektubunda yeni peygamberi Suriyede beklediğini ifade etmiştir. Küçklüğünde bir rahiple olan görüşmesinden yola çıkarak onun böyle bir düşünceye yöneldiği anlamını çıkarmak mümkün değildir.Bu konuda sağlam bir söylenti yoktur ve bu rahip konusunda da ciddi bir bilgi yoktur.Çünkü bunu sezen bir rahibib herşeyden öce ona özen göstermesi gerekirdi.Belli ki bu işler sanıldığı gibi değilidr. Kus.b.SİADE gibi şairler de bu beklenti içinde idiler.Ama kimse nerde çıkacağını biliyor.Hele kendi halinde olan Ticarete yoğunlaşmış ve normal temiz bir mekke gencini temsil eden Muhammedin bu büyük görevle nasiplebneceğini kestirmek o zamanın şartlarında mümkün değildir.Zaten uydurma olsaydı ve Kuran onun çalışması olsaydı bunu yazmak için 40 yaşına kadar beklemeye gerek yoktu ve kendi kavmiyle anlaşarak da bu işi gerçekleşebilirdi.Ama o ancak kendisine vahyedileni aktarıyordu.Ona inanmayanlar içerisinde ciddi anlamda onun bunu uydurmuş olduğunu söyleyen ve sorgulayan araştırmacılar çıkmamıştır.Bazı ideolojik gruplar sadece böyle bir iddiada bulunmuşlardır. şimdilik bu kadar........ |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|