Başlık olarak iki kere Türk kullandım.Fakat bu bahsettiğim Türk,bu ülke vatandaşı olan ve ırk ayrımı olmadan kendisini Türk diye tanımlayan herkes için geçerlidir.
Bu ilk yazım olsa da biraz uzun yazmayı düşünüyorum.Türk genci sanıldığı gibi şeyhler,mürit yanlıları,tarikat başları, ırkçı takım ve de şövanist - küfürbaz takımının peşinde koşmuyor aslında.Biliyorum biraz iddalı bir laf oldu çünkü şu anki yapıda,akşam haberlerinde, internetin her köşesinde az önce bahsettiğim tipleri bulmak kolay. You tube videolarının "Comments" kısmını sürekli okurum.Bilirsiniz şeriata karşı bir video varsa altında "Allahu Ekber" yazan biriside olacaktır.Ama tezat budur ki Önce bu videoyu yayınlayan kişiye ve bilimum çevresine küfredilir daha sonra yazının bitimine bu sözcükler serpiştirilir.Bunlar gibi daha birçok şey var; ülkemizde televizyon etkisinin ne kadar çok olduğunu aylardır hatta yıllardır görüyoruz.Sitelerde özellikle işin içine biraz siyaset girdiğinde ortaya 10-15 civarı "Polat Alemdar" çıkacaktır.Ben bunları genelde "Sabun köpüğü polat" diye tanımlar hatta gerektiğinde de cevap olarak tek bunu geçerim.Bir arkadaş -yine bu sabun köpüğü polatlardan- "siz ermeniyseniz bizde samastız" asarız keseriz, "sonunu düşünen kahraman olamaz" cümleleriyle bir cevap doldurmuş ha dikkat çeken bir yön daha var.Arkadaşın mail adresi
rumelibeylerbeyi@*** elbette böyle bir adres yok ama ortaya muazzam bir şey çıktı...
Bu binlerce arkadaş kah dinci mecralara kah farklı mafya tiplemelerine çekilsede aslında hiç içlerinde olmayan hatta "ne yap dersen onu yapan" tiplerdirler.Heyhat durum böyle değildi zaten bu güzel(!) hükümetten önce.Benim de umudum bu zaten bu yoldan dönmeye az kaldı.Seçimlerden sonra eğer (keşke böyle bir parti görebilsem) Özgür düşünceye destek veren, demokratik, Türkiye'yi allı pullu göstermeyip "Evet, batmanın hatta uçurumun eşiğindeyiz ama birlikte aşabiliriz" diyebilen bir parti gelirse.Gençlik benliğini bulacaktır kanımca.Bence yapmamız gereken de biraz bu iyi yönler görmek ve artık sadece çözüm(ler) için çabalamak.
Bir ay önce Belçika'ya gittim ve oradaki havayı denedim biraz olsun buradan farkları ve burasıyla benzerlikleri.Birbirlerini sevmiyolar gerçekten insanlar birbirlerine güvenmiyorlar ve çoğu zamanda güvenlerini daha çok çalışıp kendilerini güven sağlamakla geçiriyorlar.Yüksek maaşları var gerçekten yüksek standartları var ama mutlu değiller.Kalkınmış olmak bu değil.Kalkınacaksak Çin gibi birbirimizi severek ve aradan nehir geçiyor diye küstüğümüz köyle barışarak daha çok çalışarak en önemlisi severek çalışmalıyız.
Bu gençlik işte buna hazır ama Türk milletinin de huyu biraz kötü kendimden bilirim birisi tetiklemezse hadi bunu yapalım demezse pek de yerinden kalkmak istemez.Umudum kendimden,umudum yeni gelecek seçimlerden sonrası basit...
