| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Bilim nedir?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Fizik, Kimya, Biyoloji, Astronomi, Jeoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Sanırım bilim başlığı altında bilimin ne olduğu konusundaki görüşlerimizi karşılaştırmakta yarar var. Evet, bilim nedir? Kendine özgü yöntemi nasıldır? |
|
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| -------------------------------------------------------------------------------- Bilimin ne olduğu konusunda net.'te ve çeşitli kaynaklarda bir yığın tanımlama bulabilmek mümkündür.Ama ben en basit açılımıyla "bir anlama çabası"dır,diyorum. Bilim insanın kendini,doğayı ve evreni anlama çabasıdır.Adına bilimsel yöntem dediğimiz kendine özgü bir yöntemi vardır.Ve bu yöntem: 1)İddia (Gözlem), 2)Varsayım (Hipotez) 3)Bilimsel kuram(Teori), 4)Bilimsel Yasa, gibi aşamalardan oluşur. Bilimin sınırları da vardır. Sanılanın aksine akla gelen her konu bilimin kapsama alanında değildir. Bilim test edebildiği konuları inceler. Bilimin bir konuyu inceleyebilmesi için o konunun doğrulanabilir yada yanlışlanabilir bir özellik taşıması gereklidir. Ölümden sonra hayat var mı ,yok mu sorusu bu yüzden bilimin sınırları içinde değildir. Bir düşüncenin ,bir makalenin, ileri sürülen bir iddia'nın bilimsel olup olmadığının yolu ileri sürülen şey'in referans'ının ne olduğuyla ilgilidir.Kaynağını bilimsel düşünceden almayan, "akla ve mantığa" uygun olmayan hiç bir şey bilimsel değildir. Ünvanı ne olursa olsun söylenenler,bu kıstaslara aykırılık gösteriyorsa daha baştan bilimsel olmadığı yargısına varılabilir,diye düşünüyorum. Bilimsel bilgi den kaynağını alan düşüncelerin de ussal olduğunu söyleyebilmek pekala mümkündür;söyleyen kişi mahalle bakkalı olsa bile... Tartışmalı konularda bilimi öne çıkaran insanların davranışları nasıl olmalıdır.? Bir konuda bilim insanlarının farklı farklı görüşleri olabilir.Bilimin temelindeki olgu zaten budur.Ancak,hangisinin bilimsel değeri olduğunu,yada bilimsel kabul'un ne olduğunu nasıl anlarız? Bence bu konularda bilim çevrelerinin yaklaşımı öne çıkmaktadır. Bilimsel dergilerdeki eğilim,üniversitelerin,akademilerin görüşü dikkate alınmalıdır. Tartışıldıkça daha netlik kazanacak konuların ilk bakıştaki açılımları bence böyle. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 18-08-05 23:05 . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Apr 2005 Ülke / Şehir: İzmir
Mesajlar: 692
| Bence bilimsel bilgi ölçülebilir olmalıdır. Yani eninde sonunda matematiksel bir şekilde ifade edilebilmelidir. |
|
| #4 | |
Mesajlar: n/a
| Bilim nedir? Yunus Emre'nin tabiri ile "bilim kendini bilmektir". Ne demiş; İlim, ilim bilmektir, İlim kendini bilmektir, Sen kendini bizmezsin Ya nice okumaktır? Bilim ya da ilim... Bilim ana hatları ile kabaca ikiye ayrılır. Batıni (fen) bilimleri ve zahiri (manevi) bilimler. Günümüz bilim çevreleri her ne kadar kabul etmeselerde bilimin en kaba tasnifi budur. Batıni Bilimler: Matematik, fizik, kimya, biyoloji, tıb, astronomi vb gibi evreni ve içindekileri maddi planda inceleyen, evreni meydana getiren en büyük sitemlerden, en küçük yapı taşlarına kadar; nedir? nasıldır? nedendir? vb gibi sebep sonuç ilişkilerini inceleyen, birbirleri ile etkileşimlerini ve bu etkileşimlerin kanunlarını inceleyen bilimlerdir. Bu bilimlerde ana malzeme maddedir. Her türlü canlı ve cansız maddenin yapısını kimyasını, diğer maddelerle etkileşimlerini incelerken genel olarak deney yöntemini kullanır. Teorik olarak yapılan bilimlerde vardır ama teorik bilimlerde bile kimi zaman deneylerle destekleme yoluna gidilmektedir. İnsanoğlunun tarihin başlangıcından bu güne yaptığı deneylerle edindiği bilgi birikimi bu bilimleri oluşturmuştur. Deneyler çok basit olabildiği gibi konusuna göre çok karmaşıkta olabilir. Aynı şekilde deney aleti olarak insan duyuları kullanılabildiği gibi, gelişmiş teknoloji ürünü karmaşık ve pahalı deney aletleride kullanılmaktadır. Matematik ve fizik gibi bilimlerde deney kullanılabildiği gibi, teorik olarakta bilimsel çalışmalar yürütülebilmektedir. Bilim bir konuda deneyle işe başlar, deney sonuçlarına göre varsayımlar oluşturur. İspat edilebilmesi mümkün varsayımları geliştirerek teoriler meydana getirir. İspat edilmiş teoriler ise artık birer kanun olmuştur. Yerçekimi kanunu gibi... Newton yaşadığı kasabaya yapılan değirmenin resmini çizerken yere düşen elma dikkatini çeker. Herşey yere düşmektedir. (Gözlem ve deney) Aradan yıllar geçer tekrar bu konu aklına gelir. Herşeyin neden yere düşmeye başladığını araştırmaya başlar. (Varsayım) Araştırmaları sonucunda her maddenin kütlesine göre çekim kuvveti olduğunu bulur. (Teori) Araştırmaları sonucunda ise 3 maddelik kanunu ortaya koyar... İşte fen bilimlerinin çalışma yöntemleri kabaca böyledir. Her şeye şüpheci yaklaşır. Bu şüphe sayesindedir ki araştırır ve sonucunda bilim dediğimiz bilgi birikimi ortaya çıkar. Batıni Bilimler: Genelde dini bilimler olarak bilinir. Bu bilimlerde yapı taşı madde değildir. Canlı varlıkları meydana getiren diğer unsurlar yapıtaşıdır. Ruh, can, sır, gönül, cin, melek, şeytan vb gibi fen bilimleri dışında kalan konuları inceler. Bunların dışında inanç konularınıda inceleyen batıni bilimler vardır. Yapısı gereği batıni bilimlerin çalışmaları elle tutulur şeyler değildir. Bu bilimlerde din ağır basmaktadır. Yani inanç esastır. Bir batıni bilim daha vardır ki bu bilim okumakla, araştırmakla, dinlemekle, çalışmakla elde edilemez. Ledün bilimi. Kur'an'da "İlm-i Ledün" olarak geçer. Bu bilim Allah'ın (peygamberler, evliyalar gibi) dilediği kullarına kalben ilham ettiği bilimdir. Diğer adı ile gayb (bilinmeyen) bilimi de denebilir. İşte kabaca benim bilim anlayışım budur. |
|
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Sn Petricli, Konusu inanç olan şey nasıl bilim olabilir? Ya bilimin ne olduğu konusunda bir hata yapıyoruz, ya da söylediklerimizde bir hata var. Bilimsel bir konunun size göresi, bana göresi olmaz. Bilim anlama çabasınınn evrensel dilidir. İnanç gibi belli bir kesime ait bir "gerçeği" nasıl bilim olarak adlandırabilirsiniz? Afrika'daki owa owa kabilesinin "dinsel gerçeğine" bilim diyebilir misiniz.? Eğer öyle olabilse evrenselliği ortadan kalkar, öyle değil mi? "Her madde kütle ve yoğunluğuna bağlı olarak belli bir gravitasyona sahiptir."dediğinizde bilimsel bir konu ve bilimsel bir gerçekten söz edersiniz. Çünkü hem gözleyebilir, hem deney yapabilir, hem de evrensel olup olmadığını test edebilirsiniz.Siyahlar için de aynıdır, beyazlar için de, müslümanlar için de geçerlidir, ateistler ve owa owa'lılar için de...ona göresi, buna göresi yoktur. Ama cinlerin, perilerin...dünyası için aynı şey söylenebilir mi? O sizin dünya görüşünüzdür, felsefenizdir. Ama bilim değildir. |
|
| #6 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın Melnur, Cinler konusuna fazla taktınız kafanızı. O konu evrende yalnızmıyız konusunda işlenmiş bir olgudur. Sonra ben İslamiyetten bahsetmedim ki. Dini bilimler tüm semavi dinleri içine alan bir kavramdır. Benim inanışımla alakası yoktur. Owa owa kabilesinin dini semavi bir din midir? İncelenir, araştırılır. Eğer semavi bir dinse (ki değil) dini bilimler onuda kapsar, değilse kapsamaz. Dini bilimlerin fen bilimlerine etkisi yoktur. Rakip olarakta görmemektedir. Yok saymamaktadırlarda!.. Fen bilimleri yapısı gereği, dini bilimlerle uğraşmayabilir ama yok saymak yanlıştır. |
|
| #7 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Her kavramın arkasına ya da önüne bilim kavramını iliştirerek bilimin içini boşaltıyoruz. Bilimin "ruh, can sır, melek,şeytan, CİN..."ile ne işi olabilir. CİN her yerde karşımıza çıkıyor. Bunu ben yapmıyorum. Sizler yapıyorsunuz. Cin'i, meleği işleyen "bilim" ne menem bir şeydir. ? Bunu "inceleyen" şey (neyse) nasıl bilim olabiliyor? |
|
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bilim çevremizi ve evreni ve insanı anlamamıza yarayan, doğada ve evrende varolan gerçekliği keşfetme sürecidir. Yani bilim, doğanın ve evrenin işleyiş şeklini ve yasalarını bulmamıza yarayan bir çabanın adıdır. Peki bilimle bunu nasıl yaparız? Yani bilimin bir yöntemi var mıdır.? yani gösterilen her çaba ve çalışmaya bilim denilebilir mi? Hayır.Bilimin kendine özgü bir yöntemi vardır. Gösterilen çaba ve çalışmanın bu yöntemle uygunluk göstermesi gerekmektedir. Neden böyle bir zorunluluk var? Çünkü tarihsel süreç bu yöntemin bilimin amacına en uygun bir yol olduğunu defalarca kanıtlamıştır.Bilim böyle ilerlemek zorundadır. Bilim her söylenene kuşkuyla yaklaşmak zorundadır.Sonuçta evet dediğinde,evet dediği olgunun bir gerçeklik taşıması gereklidir. Bu yüzden zorlu, meşakkatli,yıpratıcı bir yöntem benimsemiştir. Ve tarih bize bunun doğru olduğunu kanıtlamıştır. 60 'lı yıllarda Sovyet Bilim Adamları bir basın toplantısı yaparak uzaydan " doğal olmayan,bilinmeyen bir sinyal " aldıklarını açıklamışlardı.Nihayet uzaylıların varlığı resmi ağızlardan kabulleniliyordu. Ama sonunda yaşanan bir hayal kırıklığı oldu. Gelen sinyalin o zamana kadar keşfedilmemiş "pulsar" denilen gök cisminden geldiği ortaya çıkmıştı...Bilimsel yöntemin bıktırıcı(!) düzeyde kuşkuculuğu bu yüzdendi...Bilimin olmazsa olmaz kuralı bu yüzdendi... |
|
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Peki neydi bu yöntem? Bilimin onsuz hiç bir değer taşımadığı,anlamı olmadığı..bu yöntem neydi? 1) Önce gözlem yapılır,diyor bu yöntem...Adına bilimsel yöntem dediğimiz bu yöntem,gözlenemeyen hiç bir şey bilimin konusu olamaz diyor.Test edilemeyen, doğrulanması yada yanlışlanması mümkün olmayan hiçbir şey bilimin konusu olamaz diyor. yani ölümden sonra hayat var mı?sorusu bilimin konusu değildir,diyor. Gözlenemeyen hiç bir şey bilimsel gerçeklik taşımaz diyor.(Gözlem aynı zamanda "iddia" aşamasıdır.) 2) Gözlem sonucu ortaya çıkan bulgulara göre bir hipotez ileri sürülür,diyor.Buna varsayım da deniliyor. Kişisel çalışmalarınız ve gözlemlerinizin sonucunda ortaya attığınız çıkarımlardır,bunlar. Bu ileri sürdüğünüz hipotez deneye tabi tutulur.Deney sonuçları olumluysa yinelenir..(Ama hala hipotez-varsayımdır.)Deney sonuçları farklı kişilerce defalarca yinelenir...Çok miktarda teste tutulur,hala olumlu sonuçlar varmeye devam ediyorsa o hipotez-varsayım bilimsel kuram (Teori) halini alır. 3) Bilimsel kuram bilimsel kabul dahilindedir.Gerçekliğin tamamını olmasa bile büyük bir kısmını yansıtmaktadır.Boşlukları vardır, eksikleri vardır, herşeyi açıklayamamaktadır, ama gerçekliğin büyük bir kısmını anlaşılır hale getirmiştir. Bu bilimsel kuram yeni gelişmelerle ve yeni disiplinlerle destekleniyor ve doğrulanıyorsa bu da bilimsel yöntemin son aşamasına tekabül ediyor demektir. Bu da bilimsel yasadır. 4) Bilimsel yasa;gerçekliğin çok büyük bir kısmını aydınlatmıştır.Çok büyük bir kısmını çünkü bilimde durağanlık yoktur,her yeni gelişmeler yeni sonuçlara daima açıktır.Ama bilimsel yasa düzeyine gelmiş bir bilginin değişebilirliği çok zordur.Çünkü o,insandan bağımsız olan nesnel gerçeğin bir ifadesidir. Çünkü o, doğanın bir yasasıdır. Bu duruma göre her önüne gelenin söyledikleri bilimsel olamaz .Bilimin kriteri budur. .Bunun değerlendirilmesini yapan da bilim çevreleridir,bağımsız bilimsel hakem heyetleridir,üniversitelerdir,akademilerdir,saygın bilim adamlarıdır... melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-09-05 01:33 . |
|
| #10 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bunun bu şekilde olması,kişisel bir tercih değildir. Bilimsel sürecin dayattığı bir zorunluluktur. Şimdi bu ne anlama gelmektedir? Yanıtı şudur: Sovyet bilim adamlarının açıklamasının bu bağlamda hiç bir bilimsel değeri yoktur.Daha doğrusu bilimsel gerçekliği yansıtığının kanıtı değildir.Bu tür açıklama herkes tarafından yapılabilir. Herkes dilediği iddia'yı ortaya atabilir.İsteyen istediği şekilde kitap yayınlayabilir. Ama, çeşitli şekillerle ortaya atılan düşüncelerin bilimsel bir nitelik kazanabilmesi için doğrulanabilirliği gerekmektedir...Sizin "doğrularınızın" genel doğrular haline gelmesi gerekmektedir...Çok sayıda deneyden ve test'ten doğrulanarak geçmesi gerekmektedir. Bu nedenle her söylenenin her yazılanın söyleyen yada yazan kişi kim olursa olsun bilimselliği, bu kıstaslardaki uyumu ile ilişkilendirerek yapılmalıdır." Bazı bilim adamları" bu nedenle bilimsel bir söylem değildir.."Filanca yerde yazıyor" bilimsel bir söylem değildir..."Gazeteler yazdı" bilimsel bir söylem değildir...Kısaca bilimsel kabul içinde olmayan hiç bir şey bilimsel değildir...Buna göre,solucan delikleri bir iddia'dır.Ne demekti iddia,hiç bir bilimsel kabul içinde olmayan,evrenin gerçekliği konusunda hiç bir kanıt sunmayan bir değerlendirme. Bir başka deyişle spekülasyon...Buna göre big-bang ,büyük patlama bir bilimsel kuramdır...Doğanın bir gerçekliğni yansıtmaktadır...Açıklayamadığı bir çok konu olmasına rağmen doğrulanması,kanıtlar sunması,onu bu aşamada kabullenebilir olmasına yol açmıştır.Peki ya ışık hızı?..Işık hızı bir bilimsel yasadır..Tıpkı gravitasyon gibi...Neydi,bilimsel yasa? Yıkılması çok zor olan, doğaya ait gerçeklik...Yani kütlesi olan bir cismin çekim özelliğinin olması bize bağlı bir gerçeklik değildir. Bu maddenin bir gerçekliğidir.Kesine yakın bir gerçeklik.. |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Felsefe bilim midir? | petricli | Bilgi ve Ahlak felsefesi | 50 | 02-05-08 12:49 |
| Kader nedir ? | petricli | Arşiv | 140 | 02-12-06 16:59 |