| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Mesajlar: n/a
| Arkadaşlar, Alevilik nedir? Bir çok alevi arkadaşım var ama hepsi başka başka şeyler söylüyor. Mesela iç anadoluda alevi yerine kızılbaş adı daha çok kullanılır. Şiilik nedir ? Aleviler şiiliğin neresindedir? Alevilik kaç çeşittir? |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Aslinda araplarda taht kavgasi bicminde cikan sialigin anadoludaki islam edilemeyen anadolu Türklerinin arasina siginmasindan kaynaklanir. Fatimileri bilirsiniz. Muhammed´in kizinin adi ile kurulmus, anadoluya kadar yayilmis, daha sonra sialik, yani siilik olarak boy göstermistir. Gercek siilige baktigimizda, sünnilerden farki cok azdir ve inancta, oldukca da fanatiktirler. imami cafer, 12 imamlarin arasinda oldugu halde namaz kilmayanin öldürülmesini dahi söyler.Ama bizim alevilere bakarsaniz, bazi bölgelerde caminin önünden bile gecmez. Bazi bölgelerde ise camiye yaklasirlar. Azeri siiligine baktigimizda Türk aleviligine gülerler. "hem Ali´yi seversiniz, hem de siiligin gereklerini yapnazsiniz diye öykünürler. Konu cok uzun aslinda sayin Petricli. Anadolu Aleviliginin kökenleri samanizme kadar uzanir. Katledilmemek icin ALi takiyyesi yapananadolu türkleri, gercek siileri de iclerinde barindirmis, islamin cok disinda kalmamak icin ancak bu kadar alevi olabilmislerdir. Anadolu alevilerinin geleneklerini incelediginizde, hic birinin araplarla ilgisi olmadigi, bunun büyük kanitidir. Cemlerdeki semahlar bile, kus ya da diger hayvanlarin hareketleri taklit edilerek oynanan bereket gösterileridir. Bunlar da asya dinlerinde vardir. Bir cok alevi arkadas, bu tanimlamalara kizar bir yandan, ama arap aleviligine de nedense yanasmazlar. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #3 | ||
Mesajlar: n/a
| Sayın Canugur, Alıntı:
Arap aleviliği ve Anadolu aleviliği arasındaki farklar nelerdir? Saygılar, | |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| arap aleviligi; sayin Petricli, sizin de bildiginiz gibi, Sia denilen kesimin geleneklerinin ve islam ibadetlerinin tümünün yapilmasidir. Bunlarin icinde en belirleyici olani da, takdir edersiniz ki, Kerbela olayina karsi adeta ibadet halini almis dövünme olayidir. Bunlari tarih-din dersi gibi siralamak istemiyorum. Ama sialigin ibadetleri gercekten cok SIKI. Bizdeki ise, kimse alinmasin ama tatlisu aleviligi. Alevilik; bildiginiz gibi damat Ali ile direk kan bagi, dede-torun iliskisinden gelen bir isimdir.sialar (sii) aleviyiz diyene bozulurlar. Ali´nin kanindan misin da aleviyim diyorsun derler. Bizimkilerin yaptigi alevilik, eski kültürlerini korumaktan baska bir anlam tasimiyor. Ayrica konuyu dinsel boyuta getirip alevi sünni tartismasina da sürüklemeyi asla istemiyorum. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #5 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın Canugur, Aleviliğin iredelenmesi neden alevi-sünni tartışmasını getirsin ki!.. Bu forumda sünnilik kıyasıya tartışılırken alevi-sünni tartışması mı çıktı? Saygılar, |
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Alıntı:
Hele ki bizler böyle kör tartismalar yaratip kaosa yol acmayacak bir forumdayiz üstelik. ama böyle bir konu, bilgisiz sünni ve alevi arkadaslarin elinde, oyuncak gibi oynanir, gecmis karistirilir, biribirlerini suclamalar baslar vb... Bir cok insana cevap hakki dogdugunda icinden cikilmaz olur. Internette buna benzer nedenlerle, bir cok sayfa kendi kendini kapatmistir. Gerci Ülkemizin su anki konumu da sacma sapan alevi-sünni tartismasina meydan vercek durumda da degil saniyorum. Belki o nedenle bu topik biraz cansiz kalmis olabilir. ![]() __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
| #7 | |
Mesajlar: n/a
| Sayın Canugur, Biz ne için çabalıyoruz forumda? Düzeyi korumak için değil mi? Korkmayın, ben o tür yazılara kesinlikle taviz vermeyeceğim ve yazan olursa anında sileceğim. Düzeyli tartışarak ve konuyu sulandırmayarak belki diğer forumlara örnek oluruz. Saygılar, |
| #8 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| Alevilik en katışıksız anlamıyla Hz.Ali sevgisidir... Türkmenlerde bu belirgindir... Adı Ali olan bir çok Türk bulabilirsiniz ancak Muaviye ye rastlamanız zordur... Ancak daha sonra gerek değişik yorumlar;gerekse siyasetin etkisiyle farklı şekillerde anlam kazanmıştır... :73 |
| #9 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827
| __________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :) |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| "ALEVİLİK İLE İSLAMİYET İLİŞKİSİ -I- ERDOĞAN AYDIN Alevilerin günümüzde en çok tartışılan sorunu, Aleviliğin İslamiyet karşısındaki konumunun, İslamiyet'le olan ilişkisinin ne olduğudur. Bu konuda getirilen açılımların birbirleriyle sergilediği zıtlık ve giderek Alevi camianın bu tartışma etrafında yaşadığı bölünme, dahası düşmanlaşma, sorunun önemini daha da arttırmıştır. Söz konusu ayrışma, aynı zamanda tarafların devlet, milliyetçilik, laiklik, demokrasi, siyaset ve uluslararası konulardaki duruşlarını da belirleyen bir anlam taşıyor. Bu anlamda sorun sadece teolojik ve akademik bir araştırma konusu değil, aynı zamanda politik bir sorundur. Bu ise sorunun aydınlatılmasının önemini daha da arttırıyor. Kuşkusuz inanç alanının salt olgular temelinde aydınlatılması her zaman mümkün değil; çünkü inanç alanı bilim dünyasının içsel mantığından temel ayrımla, duyum, koşulanım ve çıkarlarla belirlenen bir alandır. Dolayısıyla en sağlam kanıtların ortaya konulması halinde bile, siyasal, sosyal, sınıfsal ve psikolojik nedenlerle belirlenen ayrışmaların önünü almak mümkün olamayabiliyor. Modernleşme koşullarında ise bu bölünme ve yeniden saflaşmalar daha da kaçınılmaz hale geliyor; çünkü bizzat o inançları ortaya çıkaran ve onlarla örtüşen maddi koşullarda değişim olmuştur. Geçmiş koşullarda belirlenmiş belli bir inanç kökeninden gelen insanların, günümüzün, modernleşmeyle birlikte farklılaşan sorunları temelinde yeniden saflaşması ve bunun sonucu tarihe ve inanca bu farklılaşan pencerelerden yaklaşması da kaçınılmaz. Bununla birlikte sorunların, bu özgülde Aleviliğin gerçekte ne olup olmadığı sorusunun bütünüyle belirsizleştiği düşünülmemeli. Aksine bu özgülde de sorunun olabildiğince belirgin kılınması, amiyane tabirle sap ile samanın birbirinden ayrılması mümkün. Dahası işin içine giren tahrifat ve demagojilerin, modern dönemin koşulları gereği çok daha ince ve egemen çıkarlarca biçimlenmesi de, sorunun aydınlatılmasını daha da önemli kılar. Çünkü tarihsel Alevi önderlerinin, yaşadıkları çıplak zor nedeniyle başvurmak zorunda kaldığı takiyyenin, günümüzde bize “hakikat” diye sunulmaya çalışıldığı koşullarda yaşıyoruz. Özetle tarihsel bir olgu olan Aleviliğin İslamiyet karşısındaki konumunu belirginleştirmek, günümüz koşullarında hem mümkün hem de yaşamsal bir sorun özelliği kazanmıştır. Bu noktada tayin edici öğe, Aleviliğin hangi tarihsel koşulların ürünü ve nasıl bir teolojiye sahip olduğu yanı sıra, Onu esas olarak hangi kaynaklardan öğreneceğimiz sorunudur. Sorun bu bilimsel temelde incelendiğinde, hem Aleviliğin ne olup olmadığını aydınlatmak hem de İslamcılığın artan etkisinin ve Osmanlıyı takiben Cumhuriyet’in de halka kimlik dayatma politikasının Alevilikte yarattığı tahribatı açığa çıkarmak kolaylaşır. Kuşkusuz temel özdeyişlerinden birinde de belirtildiği gibi Alevilikte “yol bir sürek bin bir”dir. Bu durum Onun, hem demokrasi ve çoğulculukla uyumunu hem de inanırlarına dogmatizmden uzak farklılaşan yorumlar geliştirme özgürlüğü sunan niteliğini gösterir. Yani Onun “bir olmak diri olmak” şeklindeki bir diğer özdeyişi, tekçi/tevhitçi totaliterizmden uzak bir anlam taşır. Kuşkusuz sürek’i de tekleştiren ve dogmalaştıran Sünni ve Şii ortodoksi bile, değişen hayat ve farklı çıkarların kaçınılmaz sonucu binlerce mezhep, hizip, tarikat ve cemaate bölünmekten kurtulamayacaktı; ancak bunlar, Alevilikten temel ayrımla farklı sürek’leri meşru kabul etmeyen, kendi içlerinden çıkan farklılıkları “sapkın”, “Rafızi”, vb. ifadelerle dışlayıp, güçleri yetiyorsa kılıç zoruyla tasfiye eden bir zihniyete sahiptirler. Buna karşılık Alevilik, hem içinde hem de dışında gelişen farklılıkları meşru gören bir felsefeye sahiptir. Bununla birlikte Onun her kalıba girebilen ilkesiz, özsüz bir anlayış olduğu düşünülmemelidir. Bu noktada öncelikle belirtilmelidir ki, 12 İmamcı yapısına rağmen Şiilik, Alevilik denen bu yolun içinde değil, tamamen dışında bir yoldur." __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|