| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Muhbir/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Hrant Dink suikastinin azmettiricisi diye nitelenen KTÜ lü ERHAN TUNCEL polis muhbiri çıktı.Üstüne üstlük adam on bir ay önce suikastin haberini vermiş ancak ciddiye alınmamış. Burda ya büyük bir ihmal yada yada bariz bir kasıt var.Devlet içindeki gölgeler biraz kıpırdanmış anlaşılan. http://www.milliyet.com.tr/2007/01/3...l/axgun01.html __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #2 | |
Ayrıldı
Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 820
| Bende bu başllığı açacaktım. Kasıt yok sn Bozkır, göz yumma var. Daha önce de yazdım. Yeni cinayet biçimi belli oldu. Önce hedefe çak, hedefi indirecek çıkacaktır. Sonra yakala. Yakaladığınla övün. "Katil devlet" sloganından alınan arkadaşlar, bir ihbarı dikkate almamak, hele hele öldürüleceği kişi bu kadar göz önündeyken, ve ihbarın gerçekleşme imkanı çok çok çok muhtemelken, koruma sağlamak CİNAYETE ORTAK olmak değil midir? Eğer bu bir zaafsa, devrimciler ile ilgili her türlü ihbara koşa koşa giden devlet nasıl olurda Dink'e yönelik ihbarda zaaf gösterir? Oratada zaaf falan yoktur. Açık destek vardır. Keza Samats'ın Samsun emniyetinde çekilen fotoğrafı bu desteğin açık kanıtıdır. BF... __________________
Kitleler sustuğunda ya da susturulduğunda, tarihi kişilerin yaptığı sanılır. Tarihi bizzat kitleler yapar, kişiler sadece kitlenin bilincine sahip figürlerdir. |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 660
| it iti ısırmaz diye bir atasözü vardır... sanırım bu duruma cuk diye oturuyor... |
|
| #4 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Alıntı:
Susurlukun hesabı sorulmadan bu ülkede ne demokrasi ne olur ne de başka birşey.Zamanında bu ülke için kurşun atan da yiyende şereflidir denilerek eli kanlı katiller kaçakçılara sahip çıktılar bu ülke sizinle gurur duyuyor denilerek alkış tuttular. soruyorum herkese şimdi bu ülke Ogün SAMAST la mı gurur duymalıydı yoksa HRANT DİNK le mi. saygılar. __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Alıntı:
Cenaze töreninde söylenenlerden dahi politik cikar umanlar utansin. saygiyla __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm | |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Türkiye
Mesajlar: 1,406
| Peki neden kimse sorumluluk kabul etmiyor.. Neden bu ülkede emniyet müdürü; "ihbarı değerlendiremedik, sorumluluk benimdir istifa ediyorum" demiyor.. AKP, katili iki günde yakaladık diye övünüyor.. Senin ülkende gazeteciler öldürülüyor, gazete bahçelerine bomba atılıyor.. Terör almış yürümüş.. Psikolojik rahatsızlıkları olan bir kurbanı tutup attılar içeri.. Mesela yarında Orhan Pamuk öldürülse, ne olur bu ülkede.. yada ne değişir.. Birisi çıkıp benim hatam dermi acaba.. __________________
Ya özgür olacağız, ya da kahramanlar gibi öleceğiz. |
|
| #7 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,015
| İki toplumsal mücadele kaynağı var. Biri sınıfsal diğeri ulusal. Özde her ikisi de anti-emperyalist ve pek tabii ki anti-kapitalist olmak durumunda. Bir de bu yapının olmazsa olmazı evrenselliği. Bu ne demek? Her iki hareketlenme de evrensel dayanışma mekanizması olarak üretim gücü ve insan kaynaklarını kullanmaya mecburdur demek. (Kısadan.) Bizim gibi gelişmekte gecikmiş ülkelerde yerellik başa beladır. Bir türlü aşamazsınız. Din, toprak ilişkileri, gelenek, eğitim olanaksızlıkları, işsizlik, geleceğe güvensizlik... (kalanları da siz sıralayın lütfen!) Toplumda hafıza silme işleminin kolaylığı bir başka ve asıl faildir. Her ne yapmış olursanız olun; bir vaadi inandırıcı biçimde sunuyor ve uzanınca tutacak yakınlıktaymış hissini yaratabiliyorsanız; bunları da yerellik banal kağıtlarına sarıp, üstüne bir de fiyonk konduruyorsanız; yapamayacağınız ve dahi yaptıramayacağınız bir şey yoktur. Zira düşünen bir toplum değil itaat eden bir yılkı yaratmayı becerdiniz demektir. Sadece üstüne hamaset sosu dökerek servis etmeniz mümkündür artık!.. Kendini yeterince kurnaz sayan her sonradan görme, sonradan da olsa görmesi mümkün olmayan herkesi tepe tepe kullanıyor. Akıllılar akılsızları değil, hıyar tutanlar, elinde tuz bulunduranları!.. Bir yeni tip faşizm; her insanın geldiği kaynağa bakmaksızın; ister ulusalcı olsun ister milliyetçi, mukaddesatçı, liberal vs ve hatta çözümün uzaklığına kanaat getirmiş yorgun solcuları da katarak (çünkü bunların etkisiz eleman oluşu bile bu sonuca hizmet eder- ya da şöyle diyelim: çözümün içinde olmayanlar, sorunun unsuru demektir), etkisi altına alarak ortak toplumsal belleğin kullanılmasına fırsat vermiyor. Kitleselliği yakalamış olan ve bu beklentileri cevaplaması umulan muhalefetteki kitle partileri çoktan bu safta yerlerini almışlar. AB fonlarıyla ayakta duran(!) emeğin kitle kurumları otel lobilerine kendini kapatmış, partileri ise salvolar karşısında kroki durumda... Kimileri de Türkiye'yi İstiklal Caddesi'nden ibaret sanıyor! Burada çözümün dayandığı asıl yerin, ana muhalefet sıraları olması gerekir. Ama görünen o ki, onlar da bir başka hamasetin ardısıra sürüklenmektedirler... Epey düşündürücü bir afişle de desteklenerek servis edilen cinayet ile katiline ilişkin derinlik, uzun boylu bir hazırlığın da habercisi gibi sırıtıyor. İyi de çözüm nedir? Aklıselim gereği bulduğüm bir düşünceyi izninizle paylaşmakta yarar görüyorum: özlerine bakarak ulusalcı arkadaşlarımızın tuttuğu cephenin dağıtılmasına izin vermemeliyiz. Kalın çizgi çekildiğinde ki o kalın çizgi; anti-emperyalist duruştur, üstte kalanlar harcanmamalı, vazgeçilmemelidir. Daha açık ifadesiyle bu arkadaşlarımız, "öteki" muamelesini haketmemektedirler ve bu "ötekileştirme"nin küreselci çağrısı olduğu unutulmamalıdır. Solda aslanlar gibi dikildiğini düşünenlerimize de -yine izninizle- kültürel özerklik ifadesinin de kimi tehlikeler barındırdığına dikkat çekmek isterim. Bizim bu tür ayrıştırmalar sırasındaki tek ölçümüzün "insan, emek ve onların hakları" ile insanımızın bu olgular karşısında takındığı tavır olduğunu hatırlatırım. Şimdi, bir toplumsal infial ve onun haberinden yola çıkarak şu vardığın yere bak diyenler olacaktır. Gidişat, devlet ve onun organlarının aldığı tavır, bölgede esen rüzgar ve bir de harman vakti yediğimiz dirgen; bana bunları düşündürüyor da ondan yazdım. Malum, "Dirgeni yiyen sıpa, yılına değin harmana sokulmaz!"mış!... |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 5,922
| benim anlamadığım bu muhbir kişi niye tutuklandı? korumaya mı aldılar acaba? birde emniyetin hiç bir açıklama yapmaması çok ilginç, haberler doğru veya yanlış diye hiç bir açıklama yapmıyorlar. |
|
| #9 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: May 2006
Mesajlar: 1,015
| Muhbirin derlediği bilgiyi nerelerde kullandığı veya daha kimlere pazarladığı hakkında bir bilgi olmadığı gibi, garantisi de olmaz. Tutuklanma nedeni bu olsa gerek. Koruma saiki de olabilir. Ne de olsa geçmişte solda bu tür muhbirler görmüştük. Hani hatırlarsınız bu gün en bir solcu partinin başkanı da Kürkçü'lerle birlikte tutuklanmış ama arka kapıdan çıkıp gitmişti ya! |
|
| #10 | ||
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,154
| Alıntı:
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|