Dergi
 
Blog
 
Evrim
 
Marksizm
 
Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Siyasi İdeolojiler

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

İdeolojik zehirlenme !!! / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm.

Kapalı Konu
 
Konu Araçları
Eski30-01-07, 21:32  #1
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806
İdeolojik zehirlenme !!!



Değerli arkadaşlar, kıymetli katılımcılar !

Zehirlenme dediğimizde genellikle yemek ve gıda zehirlenmesi akla gelir. Bu tür zehirlenmelerde , çabuk farkına varılırsa zehirlenene yapılacak ilk müdahale kusturmaktır. Kusturmak için bazen tuzlu su bile içirilebilir. Geç kalınmışsa hasataneye götürülür ve miğdesi yıkanır yahut, serum verilerek kurtarılabilir.

İdeolojik zehirlenmeler ise çok daha farklıdır.Genellikle, aile, arkadaş, iş, okul, çevrelerinde aynı insan ve kişilerle yapılan görüşmelerden başlayarak müzminleşir. Fakir, cahil ve tembel ortamlardan gelenler bu zehirlenmeye çok elverişli kişilerdir.

Benim gördüğüm en tehlikeli ideolojik zehirlenme; komünizm, devrimci sosyalizmdir. Nedense devrimci sosyalizmi komünizme geçiş aşaması olarak nitelerler.

Bu zehirlenmeye başlayan kişiler zamanla müzmin bir hastalığın pençesine düşerek ; öncelikle aileleriyle olan aidiyetlerini sorgularlar, bazen aileleriyle bile çelişkiye düşerek özgürlük adı altında aileleriyle olan aidiyet bağlarını koparırlar. Daha sonraki aşamalarda milliyetleriyle, vatanıyle olan aidiyetlerini sorgulayarak bütün aidiyet bağlarını kopararak kendilerini dünya vatandaşı gibi görmeye başlarlar.

Halbuki kendileri bu düşüncelere sahip olmalarına rağmen ; bir nufus cüzdanları, ehliyetleri ve yurt dışına çıkışlarında kullandıkları pasaportlari vardır. Kendilerini ne kadar aidiyetsiz göselelerde, aidiyetlerini gösteren bu imkanları sonuna kadar kullanmayı yeğlerler. Madem dünya vatandaşısın, bunları yırtsana veya kullanmasana be kardeşim.

Boş , aylak ve tembel insanların bu tür ideolojik zehirlenmelere daha açık oldukları da bir gerçektir. Bu tür karakterleriyle karın doyurmak zor olduğundan, çalışarak ve alınterleriyle kazanarak mutlu insanlara karşı duyulan kıskançlıklarından " Eşitlik, hak ve adalet" gibi kavramları oldukça benimserler. Çalışıp biriktiren, nüteşebbis faaliyetlerle refah için de yaşayan insanlara düşmandırlar. Genellikle onları sömürücü ve sümürücü düzenin adamları olarak görürler. Ve bu zenginliklerinin onlara gökten zembillle indiğini zannederler, çoğunlukla da çalışmayla zengin olunmaz diyerek onları mirasyedi olarak görme eğilimindedirler.Ama onlara en güzel cevabı bazı otobüs, dolmuş, taksi arkalarında yazılan yazılarla veya duvar yazılarında cevap verirler. " Çalış seninde olur."

"Tembele iş buyur sana nasıl yapılamayacağının bin türlü cevabını verirler " misali onların oldukça çok mazeretleri vardır. Demogoji üstadıdırlar. Bu kadar demogoji yapacaklarına, biraz çalışsalar belkide istedikleri refaha kavuşacaklar. Ama ne gezer..Çoğunlukla kahve, kafeterya köşelerinde, ağızlarındaki yabancı sigara ve biralarıyle lafta dünyayı yerinden oynatırlar.

Hazırlopçudurlar; babalarının bile kendilerine veremediklerini devletten bekleme gibi lüksleri vardır. Devamlı devleti eleştirler. Hiç bakmazlarki, istedikleri düzeni hiç bir devlet dünyanın hiç bir zamanında sağlayamamıştır. Bu ideolojiyi benimseyen devletler ( gerçi onlarda bunu bilinçli olarak seçmemişlerdir ve bu ideolojiyi benimsemiş insanların, halkı kandırmalarıyle devrim adı altında kan dökerek getirmişlerdir ) zamanla yaptıklarının insanı tatmin edemediğini, duygu ve düşüncelerine cevap veremediğini, mutlu edemediklerini görerek fakirleştikçe fakirleşmişler, sonunda bu ideolojilerinden vazgeçme becerisini göstermişlerdir.

Hayalcidirler; devletin veremediklerini gördükleri halde hayalleri onları hütopyaya zorlar. Çok tembel olduklarından, teknolojinin gelişmesini ve kendilerinin çalışması yerine robotların onlar için çalışacakları günün hayallerini kurarlar. İyide be kardeşim, bu robotlar gökten zembille inmeyecekki. Onlarıda yapmak için yine sen çalışmak zorundasın, ilimde ilerlemek ve bilisel buluşlar gerçekleştirmek zorundasın. Tembellerin hayallerindeki güzel şeyleri geliştirecek bir adam ve ya adamlar bulunsa iş kolayca halledilecek aslında , nerde o adamlar ?

Bir çoğu ayrlıkçı düşünceyi sahiiplenirler. Devlete küstükleinden hayal olanaklarını bulabilmek için ayrılıkçı düşünceye eğilimlidirler. Sen devletine yardımcı olma, her şeyi devletten bekle olmayınca da isyana ( isyan kelimesi ağırlarına gittikleri için şimdi ona kalkışma tabirini yalıştırmışlar )yönel; ayrı bir devlet kurmak için bölücü, yıkıcı, ayrılıkçı her görüşü destekle. iyi de kardeşim; kurduğun devletin gelirleri, senin refah ve mutlu bir hayat isteğin için gökten zenbille inmeyecekki.

Saygı ve hürmetlerimle.

Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-01-07 22:19 .
Türesin is offline  
Eski30-01-07, 22:18  #2
Kitap Tozu
 
Giriş Tarihi: Aug 2006
Ülke / Şehir: Paris
Mesajlar: 1,713

Alıntı:
Fakir, cahil ve tembel ortamlardan gelenler bu zehirlenmeye çok elverişli kişilerdir.
Doğru. Örnek: faşistler.

Alıntı:
Benim gördüğüm en tehlikeli ideolojik zehirlenme; komünizm, devrimci sosyalizmdir. Nedense devrimci sosyalizmi komünizme geçiş aşaması olarak nitelerler.
İnsanların eşit yaşamasını, özgürlüğünü ve evrensel haklarını savunma neden bu kadar büyük bir rahatsızlık yaratıyor sizde?

Alıntı:
Bu zehirlenmeye başlayan kişiler zamanla müzmin bir hastalığın pençesine düşerek ; öncelikle aileleriyle olan aidiyetlerini sorgularlar, bazen ailleriyle bile çelişkiye düşerek özgürlük adı altında aileleriyle olan aidiyet bağlarını koparırlar. Daha sonraki aşamalarda milliyetleriyle, vatanıyle olan aidiyetlerini sorgulayarak bütün aidiyet bağlarını kopararak kendilerini dünya vatandaşı gibi görmeye başlarlar.
Kendini Dünya Vatandaşı olarak görmenin neresi yanlış? Ne kadar Türk'sem, o kadar Dünya Vatandaşıyım!

Alıntı:
Halbuki kendileri bu düşüncelere sahip olmalarına rağmen ; bir nufus cüzdanları, ehliyetleri ve yurt dışına çıkışlarında kullandıkları pasaportleri vardır. Kendilerini ne kadar aidiyetsiz göselelerde, aidiyetlerini gösteren bu imkanları sonuna kadar kullanmayı yeğlerler. Madem dünya vatandaşısın, bunları yırtsana ve ya kullanmasana be kardeşim.
Bir insan kabul etmese bile Dünya Vatandaşı'dır. Ayrıca "modern" dünyada pasaport gerekmekte. Dünya Vatandaşı olmak, kendini dünya "gerçeklerinden" soyutlamak anlamına gelmez.

Alıntı:
Boş , aylak ve tembel insanların bu tür ideolojik zehirlenmelere daha açık oldukları da bir gerçektir. Bu tür karakterleriyle karın doyurmak zor olduğundan, çalışarak ve alınterleriyle kazanarak mutlu insanlara karşı duyulan kıskançlıklarından " Eşitlik, hak ve adalet" gibi kavramları oldukça benimserler. Çalışıp biriktiren, nüteşebbis faaliyetlerle refah için de yaşayan insanlara düşmandırlar. Genellikle onları sömürücü ve sümürücü düzenin adamları olarak görürler. Ve bu zenginliklerinin onlara gökten zembillle indğini zannederler, çoğunlukla da çalışmayla zengin olunmaz diyerek onları mirasyedi olarak görme eğilimindedirler.Ama onlara en güzel cevabı bazı otobüs, dolmuş, taksi arkalarında yazılan yazılarla veya duvar yazılarında cevap verirler. " Çalış seninde olur."
Sömürü düzeni ve artı-değerin adaletsiz paylaşımına karşı durmak, bugünlerde "çalışıp biriktiren" insanlara düşman olmak olarak algılanıyor. En basitinden, burjuva parasını işçinin üzerinden kazanmakta ve kârını (kendisi değil, işçi çalıştığı halde) onunla paylaşmamaktadır. Bu da emeğin sömürüsüdür.
Alıntı:
"Tembele iş buyur sana nasıl yapılamayacağının bin türlü cevabını verirler "
Alıntı:
misali onların oldukça çok mazeretleri vardır. Demogoji üstadıdırlar. Bu kadar demogoji yapacaklarına, biraz çalışsalar belkide istedikleri refaha kavuşacaklar. Ama ne gezer..Çogunlukla kahve, kafeterya köşelerinde, ağızlarındaki yabancı sigara ve biralarıyle lafta dünyayı yerinden oynatırlar.

Hazırlopçudurlar; babalarının bile kendilerine veremediklerini devletten bekleme gibi lüksleri vardır. Devamlı devleti eleştirler. Hiç bakmazlarki, istedikleri düzeni hiç bir devlet dünyanın hiç bir zamanında sağlayamamıştır. Bu ideolojiyi benimseyen devletler ( gerçi onlarda bunu bilinçli olarak seçmemişlerdir ve bu ideolojiyi benimsemiş insanların, halkı kandırmalarıyle devrim adı altında kan dökerek getirmişlerdir ) zamanla yaptıklarının insanı tatmin edemediğini, duygu ve düşüncelerine cevap veremediğini, mutlu edemediklerini görerek fakirleştikçe fakirleşmişler, sonunda bu ideolojilerinden vazgeçme becerisini göstermişlerdir.

Hayalcidirler; devletin veremediklerini gördükleri halde hayalleri onları hütopyaya zorlar. Çok tembel olduklarından, teknolojinin gelişmesini ve kendilerinin çalışması yerine robotların onlar için çalışacakları günün hayallerini kurarlar. İyide be kardeşim, bu robotlar gökten zembille inmeyecekki. Onlarıda yapmak için yine sen çalışmak zorundasın, ilimde ilerlemek ve bilisel buluşlar gerçekleştirmek zorundasın. Tembellerin hayallerindeki güzel şeyleri geliştirecek bir adam ve ya adamlar bulunsa iş kolayca halledilecek aslında , nerde o adamlar ?

Bir çoğu ayrlıkçı düşünceyi sahiiplenirler. Devlete küstükleinden hayal olanaklarını bulabilmek için ayrılıkçı düşünceye eğilimlidirler. Sen devletine yardıncı olma, her şeyi devletten bekle olmayınca da isyana ( isyan kelimesi ağırlarına gittikleri için şimdi ona kalkışma tabirimi yalıştırmışlar )yönel; ayrı bir devlet kurmak için bölücü, yıkıcı, ayrılıkçı her görüşü destekle. iyi de kardeşim; kurduğun devletin gelirleri, senin refah ve mutlu bir hayat isteğin için gökten zenbille inmeyecekki.

Saygı ve hürmetlerimle.
Devlet tabii ki de eleştirilecektir. Önemli olan bugüne kadar olan devletlerin bize veremediklerini istemek değil, doğru olanı istemektir. Doğru olanı istemek ise hazırlopçuluk ve hayalcilik şeklinde ifade ediliyor bugünlerde.

Nedense?
__________________
Afyon Garı'ndaki küçük kızı anımsa, hani,
Trene binerken pabuçlarını çıkarmıştı;
Varto Depremi'ni düşün, yardım olarak Batı'dan
Gönderilmiş bir kutu süt tozunu ve sütyeni.
Kitap Tozu is offline  
Eski30-01-07, 22:22  #3
cnk
 
cnk'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 658

belki de biz ''Eleştirmekle , aşağılamak arasındaki farkı bilmeyenlere de hakettiği davranış biçimleri mustehaktır'' diyemediğimiz için zehirlenmişizdir sn türesin ne dersiniz...
cnk is offline  
Eski30-01-07, 22:25  #4
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806

Teşekkürler Kitap tozu.

Herkes algıladığı şekilde ve idealist düşüncelerine göre düzenlemekte haklıdır.

" Sen ne söylersen söyle herkes anlamak istediği gibi anlar " ( M.C. Rumi )

Bu lafıda çok severim

Saygılarımla.
Türesin is offline  
Eski30-01-07, 22:28  #5
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,583

Alıntı:
Kendini Dünya Vatandaşı olarak görmenin neresi yanlış? Ne kadar Türk'sem, o kadar Dünya Vatandaşıyım!
Yeni yeni düşünceler çıkmış!!!
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline  
Eski30-01-07, 22:31  #6
cnk
 
cnk'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 658

Alıntı:
Sayın erdi şöyle demiş:

Mesajı Göster
Yeni yeni düşünceler çıkmış!!!
bu düşünceye yeni çıkmış diyorsanız sn erdi biraz geçmişe dair yazıları okuyalım...
bu konuda size yardımcı olabilir...
cnk is offline  
Eski30-01-07, 22:40  #7
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806

Alıntı:
ABD NİN DIŞ POLİTİKASI AMERİKAN SEÇMENİ TARAFINDAN SEÇİLEN WASHINGTINDAKİ İDARE TARAFINDAN DEĞİL, PETROL ŞİRKETLERİNCE BELİRLENİR. WASHINGTONDAKİ AMERİKAN İDARESİ PETROL ŞİRKETLERİNİN YAN KURULUŞU VE ABD BAŞKANI DA ULUSLARARASI PETROL İMPARATORLUĞUNUN TUTSAĞIDIR... PETROL ŞİRKETLERİNİN VATANI YOKTUR . ONLAR VATAN VE VATANSEVERLİK GİBİ ŞEYLERİN ÜSTÜNDEDİR."
( Alıntılanan sitenin formatı büyük harftir )


http://www.deepnot.com/deepmain.php?pKey=244

Yukarıdaki mesajda petrol şirketlerininde vatansız olarak söylenmesi bana ilginç geldi.

Petrol şirketleri vatansızlığı neden benimsemiş acaba demekten de kendimi alamıyorum.

Saygılarımla.

Türesin Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-01-07 23:48 .
Türesin is offline  
Eski30-01-07, 22:48  #8
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,583

Alıntı:
Sayın venceremos şöyle demiş:

Mesajı Göster
bu düşünceye yeni çıkmış diyorsanız sn erdi biraz geçmişe dair yazıları okuyalım...
bu konuda size yardımcı olabilir...
''Hepimiz dünyalıyız'' bunu biliyorum da ''dünyalı kimliğini'' ilk defa duydum...
Benim bilgisizliğimdendir..kusura bakmayın
Saygılar
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline  
Eski30-01-07, 23:11  #9
melnur
Yazıyaz Grup
Genel Koordinatörü

 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846

Alıntı:
Sayın Türesin şöyle demiş:

Mesajı Göster
Değerli arkadaşlar, kıymetli katılımcılar !

Zehirlenme dediğimizde genellikle yemek ve gıda zehirlenmesi akla gelir. Bu tür zehirlenmelerde , çabuk farkına varılırsa zehirlenene yapılacak ilk müdahale kusturmaktır. Kusturmak için bazen tuzlu su bile içirilebilir. Geç kalınmışsa hasataneye götürülür ve miğdesi yıkanır yahut, serum verilerek kurtarılabilir.

İdeolojik zehirlenmeler ise çok daha farklıdır.Genellikle, aile, arkadaş, iş, okul, çevrelerinde aynı insan ve kişilerle yapılan görüşmelerden başlayarak müzminleşir. Fakir, cahil ve tembel ortamlardan gelenler bu zehirlenmeye çok elverişli kişilerdir.

Benim gördüğüm en tehlikeli ideolojik zehirlenme; komünizm, devrimci sosyalizmdir. Nedense devrimci sosyalizmi komünizme geçiş aşaması olarak nitelerler.

Bu zehirlenmeye başlayan kişiler zamanla müzmin bir hastalığın pençesine düşerek ; öncelikle aileleriyle olan aidiyetlerini sorgularlar, bazen aileleriyle bile çelişkiye düşerek özgürlük adı altında aileleriyle olan aidiyet bağlarını koparırlar. Daha sonraki aşamalarda milliyetleriyle, vatanıyle olan aidiyetlerini sorgulayarak bütün aidiyet bağlarını kopararak kendilerini dünya vatandaşı gibi görmeye başlarlar.

Halbuki kendileri bu düşüncelere sahip olmalarına rağmen ; bir nufus cüzdanları, ehliyetleri ve yurt dışına çıkışlarında kullandıkları pasaportlari vardır. Kendilerini ne kadar aidiyetsiz göselelerde, aidiyetlerini gösteren bu imkanları sonuna kadar kullanmayı yeğlerler. Madem dünya vatandaşısın, bunları yırtsana veya kullanmasana be kardeşim.

Boş , aylak ve tembel insanların bu tür ideolojik zehirlenmelere daha açık oldukları da bir gerçektir. Bu tür karakterleriyle karın doyurmak zor olduğundan, çalışarak ve alınterleriyle kazanarak mutlu insanlara karşı duyulan kıskançlıklarından " Eşitlik, hak ve adalet" gibi kavramları oldukça benimserler. Çalışıp biriktiren, nüteşebbis faaliyetlerle refah için de yaşayan insanlara düşmandırlar. Genellikle onları sömürücü ve sümürücü düzenin adamları olarak görürler. Ve bu zenginliklerinin onlara gökten zembillle indiğini zannederler, çoğunlukla da çalışmayla zengin olunmaz diyerek onları mirasyedi olarak görme eğilimindedirler.Ama onlara en güzel cevabı bazı otobüs, dolmuş, taksi arkalarında yazılan yazılarla veya duvar yazılarında cevap verirler. " Çalış seninde olur."

"Tembele iş buyur sana nasıl yapılamayacağının bin türlü cevabını verirler " misali onların oldukça çok mazeretleri vardır. Demogoji üstadıdırlar. Bu kadar demogoji yapacaklarına, biraz çalışsalar belkide istedikleri refaha kavuşacaklar. Ama ne gezer..Çoğunlukla kahve, kafeterya köşelerinde, ağızlarındaki yabancı sigara ve biralarıyle lafta dünyayı yerinden oynatırlar.

Hazırlopçudurlar; babalarının bile kendilerine veremediklerini devletten bekleme gibi lüksleri vardır. Devamlı devleti eleştirler. Hiç bakmazlarki, istedikleri düzeni hiç bir devlet dünyanın hiç bir zamanında sağlayamamıştır. Bu ideolojiyi benimseyen devletler ( gerçi onlarda bunu bilinçli olarak seçmemişlerdir ve bu ideolojiyi benimsemiş insanların, halkı kandırmalarıyle devrim adı altında kan dökerek getirmişlerdir ) zamanla yaptıklarının insanı tatmin edemediğini, duygu ve düşüncelerine cevap veremediğini, mutlu edemediklerini görerek fakirleştikçe fakirleşmişler, sonunda bu ideolojilerinden vazgeçme becerisini göstermişlerdir.

Hayalcidirler; devletin veremediklerini gördükleri halde hayalleri onları hütopyaya zorlar. Çok tembel olduklarından, teknolojinin gelişmesini ve kendilerinin çalışması yerine robotların onlar için çalışacakları günün hayallerini kurarlar. İyide be kardeşim, bu robotlar gökten zembille inmeyecekki. Onlarıda yapmak için yine sen çalışmak zorundasın, ilimde ilerlemek ve bilisel buluşlar gerçekleştirmek zorundasın. Tembellerin hayallerindeki güzel şeyleri geliştirecek bir adam ve ya adamlar bulunsa iş kolayca halledilecek aslında , nerde o adamlar ?

Bir çoğu ayrlıkçı düşünceyi sahiiplenirler. Devlete küstükleinden hayal olanaklarını bulabilmek için ayrılıkçı düşünceye eğilimlidirler. Sen devletine yardımcı olma, her şeyi devletten bekle olmayınca da isyana ( isyan kelimesi ağırlarına gittikleri için şimdi ona kalkışma tabirini yalıştırmışlar )yönel; ayrı bir devlet kurmak için bölücü, yıkıcı, ayrılıkçı her görüşü destekle. iyi de kardeşim; kurduğun devletin gelirleri, senin refah ve mutlu bir hayat isteğin için gökten zenbille inmeyecekki.

Saygı ve hürmetlerimle.


Sn.Türesin;

Kendimi bir sosyalist oılarak niteliyorum. Bunu siz komünist olarak da algılayabilirsiniz. Ama işte burada endişelerim başlıyor.Algılama işini size bıraktığım anda yukarda alıntıladığım örnekte görüldüğü gibi, bir değerlendirme ortaya çıkıyor.

Daha doğrusu bir türlü "değerlendirememe"!

Bir ideolojiyi eleştirmek için o ideolojiyi asgarisinden bilmek gerekir. Biraz kaynağından okumak gerekir. Hiç birisi olmuyorsa, biraz dinlemek gerekir. Ama sizde hiç biri olmuyor. Komünistler "şudur budur" demek ne kadar anlamlı sizce?

Yani bu yazı ne anlatır, neresi eleştirilir, nasıl değerlendirilir anlamak ve anlatmak mümkün değil.

Tembel, hazırlopçu,hayalci,ayrılıkçı düşünceyi destekleme..."
Yani sizi bir yılı aşkın bir süredir tanımasam "vietnam sendromu" diyeceğim ama;
en iyisi ideolojik zehirlenme demek. Konuyla da bir ilgisi olur.
melnur is offline  
Eski30-01-07, 23:22  #10
Türesin
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2005
Mesajlar: 2,806

Sayın melnur !

Ben sitede bu düşünceyi taşıyanlardan hep T.C'yi aşağılama, türklüğü ve türk kimliğini horlamayı, bölücü ve yıkıcılığı gördüğüm için bunları yansıtmaya çalıştım.

Kömünizm hakında da oldukça bilgim var. Stalin, Lenin ve Mao gibi bir zamanların dev komünistlerinin ne heykelleri ne de söylemleri onları devleştiren ülkelerde yerlerinde duruyor.

Bu düzenden öncelikle kömünist devlerin yetiştiği ülkeler vazgeçiyorsa. mutlaka insanlığa verilen anlamlı mesajları olsa gerek diye düşünüyorum.

Saygılarımla.
Türesin is offline  
Kapalı Konu


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 19:18.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz