| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| İki yanıtın İkincisi nedir ? Sayın Melnur, Başka bir konuda Alıntı:
Bilim toplumuna dahil bir fert soru karşısında araştırdıktan sonra ne diyecektir.Yanıtları ne olur? __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü | |
| #2 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Sn.Petricli, Konu başlığını yeni gördüm. Bu durum, sanıyorum, sitenin içerik olarak yeniden şekillenmesini gerekli kılıyor. Sn. Petricli bu konuyu bilim başlığı altında açabilirdi. Ama bu "diğer" tarafımdan bir türlü anlaşılamıyor. Soruya dönersek, bu konuyu yazdığımı sanıyorum, ama, bir daha yazmakta sakınca yok. "Sonuç olarak neye varacakları" konusunda bir şartlanmışlık içinde olmazlar.Bir önyargıya kapılmazlar. Siz her konuda dinsel bir anlam beklentisi içindesiniz. Bunun bilimde yeri yoktur. Bilimin böyle bir işlevi de yoktur.Gereği de yoktur. Sanıldığı gibi bir yararı da yoktur. Bilim bilim için yapılır. Anlamak için. Doğanın işleyiş yasalarını bulmak için. Ama eğer her bulgudan dinsel bir amaç edinme gibi bir beklentiniz varsa bunu felsefe araştırmaları yaparak giderebilirsiniz. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 21-08-05 20:16 . |
| #3 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Ben yazınızdan alıntıladığım bu bölümü özellikle din başlığı altında bir soru olarak sordum. Yani, olayı bilimsel açıdan değilde dini açıdan sorgulamak istedim. Hurafe toplumları nın "Tanrı" dediği sonuca bilim adamlarının ulaşma şansı kesinlikle yokmu dur. Yani, bilimde herhangi bir konuda insanı "Tanrı"ya götürebilecek bir sonuç çıkmaz mı? __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü |
| #4 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bu tür konuları hep Sn.Petricli ile konuşup tartıştığımız için ilk yanıtıma Sn.İbra diyeceğime, Sn. Petricli demişim. Aslında; belki benim anlatamadığım, belki de sizlerin anlamadığı , kısaca anlaşamadığımız konu şu: Siz haklı olarak, dinsel argümanların şekillendirdiği bir dünya-evren anlayışı var diye düşünüyorsunuz. Eğer varsa ve bu da "Tanrısal bir Gerçeklik" ise doğal olarak, bilimin ortaya çıkardığı nesnel gerçekliğin de bununla çakışması gerektiğinden söz ediyorsunuz. Eğer çakışıyorsa bu bilimsel gerçekliğe "doğru", çakışmıyorsa bilimsel gerçekliğin ortaya çıkardığı doğrular "yanlış" olmalıdır, gibisinden bir mantık yürütüyorsunuz. Referans eğer din ise, bu yaklaşım biçiminin de tutarlı olduğu söylenebilir. Referans bilimse eğer, bu regeransa sahip insanlar ise olaya böyle bakmıyorlar.Bilimi referans aldığınızda bilimsel gerçekliğin ortaya koydukları, kim ve ne ile uyuşup uyuşmadığına bakılmaksızın bilimsel anlamda "gerçektir" denir.Burada dinsel yorumlarla uyuşup uyuşmadığına bakılmaz. Haklı olarak, İslami yaşam biçimini herşeyin üstünde tutan, doğru-yanlış dinsel yorumlayışları yaşamının merkezi haline getiren kişiler; böyle bir ayrımla karşı karşıya kaldıklarında, doğal olarak birinci davranış biçimini yeğlemekte, ikincisini yeğleyenlerle arasında, daha problemin ortaya konuş sırasında ayrılıklar ve anlaşmazlıklar doğmaktadır. (devam edecek.) |
| #5 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Şimdi yapılması gereken nedir? Bilim kavram itibariyle farklı olamaz.Farklı olursa bilim olmaz.Felsefe olur, başka bir şey olur ama bilim olamaz. Bilimin gözleyemediği ...bir olgu konusunda yargıya varması,yanlışlaması ya da doğrulaması, doğasına aykırı. Yöntemine aykırı...Pekii bu konuda "din"in durumu ne? Din değişebilir mi? Bu konularda uzman değilim...Dinsel tartışmalarda bulunmanın, amatörce din kitapları okumanın ve din tarihi ile üç-beş kitap okumanın dışında çok içli dışlı olmadığım gibi, bu konularda kendimi "uzman" saymıyorum.Ama şunu rahatlıkla savunabilirim ki, genelde din kitapları özel de Kur'an bir bilim kitabı değildir. Doğaya ilişkin hiç bir şey söylememektedir.( söylemesi de gerekmemektedir)Kur'an'ın doğaya ilşkin söylemleri onu yorumlayanların işgüzarlığından başka bir şey değil. Basit bir örnek: Sadece kuran'a bakarak evrene ilşkin bir açıklama ve öngörü bugüne değin olmuş mudur? Hayır. Olan şu. Bilim bir şeyi açıklıyor, bir konuda açıklamalarda bulunuyor, sonra biz, "bak işte şurda şurda yazıyordu" diyoruz. O yazılana bakıyoruz.Bir meal,başka bir meal başka. O bilimsel gerçeği bilen yorumu ona uyduruyor, bilmeyen başka bir şey uyduruyor. Ben de zaman zaman sırf merakımdan okumaya çalışıyorum. Ama bir kere bilimsel gerçeklerle ilgili bir açıklama görmedim.(dediğim gibi bunun gereği de yok.) Yazanlar tamamiyle soyut şeyler.Bilimsel gerçeğin ne olduğunu bilmeyenler kesinlikle o, yazının o anlama geleceğini söyleyemez. Bir başka örnek: Üç beş tane yeni yetme çocuk alınsın ve bunlara sadece "ilim bilgisi"( ne demekse) verilsin. Sonra belli bir aşamada bunlara fiziksel gerçeklikle ilgili sorular sorulsun.Evrenin bu şeklinin yakınından geçen bir tane yorumda bulunamazlar. Çünkü kur'an da bunlar, buna benzer temel bilgiler kesinlikle yok. AMA BİZ ZORLUYORUZ. gereksiz bir şekilde bunu yapıyoruz. Bilenimiz, bilmiyenimiz, hatta başbakanlık yapmış kişilerimiz bile bunu yapıyor. Bizim KUR'AN'ımız herşeyi yazıyor. Hayır, efendim, hiç bir şey yazmıyor. Kendilerini önemsetmek isteyen, hristiyan batı karşısındaki ezikliğini ve geri kalmışlığını bu yolla giderdiğini sanıyor. Hep söylediğim gibi, müslüman müslümana müslümanlığın propagandasını yapıyor. Ezikliğini , geri kalmışlığını... ve bunların içinde yaşattığı duygulanımları bu yolla giderebiliyor.( Ama kendimizi kandırmaktan başka bir şeye de yaramıyor.) Dinsel yorumlarda bulunanlar değişmelidir. Bilimin konularına girmeme çabası içinde olmalıdır.Bilimsel gerçek kendi yöntemi içinde değerlendirilmelidir. Din bu değildir, diye düşünüyorum.Arabistan çöllerinde ortaya çıkan İSLAMİYET, evrenin başlangıcının big-bang mi yoksa "durağan evren mi" tartışması yüzünden ortaya çıkmamıştır. İslamiyet'in ortaya çıkş nedeni "canlılığın şu ya da bu karbon dizilişinin sonucu" tartışmasına bağlı değildir. Bütün dinler varolan eşitsizlik, haksızlık,hırsızlık, kötülük, yanlışlık...ne kadar insanlık dışı olumsuzlık varsa...bu temel üstünde ortaya çıkmıştır. Varoluş nedeni bu yanlışlıkların yapılmaması üstünedir. İyi insan olmak üstünedir. İyi paylaşım üstünedir. İnsanın" insanca" yaşama çabası üstünedir. Ama biz, asıl önemli olanı yok saymakta, olmayan bir şey üzerine tartışmalar açmaktayız. Bunun sonucunda yok saydığımız önemsiz saydığımız şey, bütün"haşmetiyle" süregelmekte, gereksiz yere önemsediklerimiz konusunda da bir arpa boyu yol alamamaktayız. İslam devletleri, laik olmayan devlet yapıları nedeniyle ne yoksulluğu yenebilmişler, ne de bilimsel ilerlemelerde bulunarak, kör aranlığı... Ama bazıları"ilim ve bilimi" birleştiren akademiler açmışlar, kendilerince hayata yeni bir yorum getirme çabası içinde olmuşlardır. son Endonezya depreminden sonra bu akademilerden biri onbinlerce ölüm olayının ardından "Tsunami dalgalarının üstünde 'Allah' yazısını gördüklerini" açıklamışlardır. Böyle düşünüyorum. |
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Öncelikle, bu sitedeki içerik karmaşasının bence ivedi olarak düzenlenmesi gerekmekte. Sanırım, yöneticiler bu konuya ciddi bir şekilde yaklaşmalılar. Aradığım yazıyı bulmakta zorlanıyorum.Her başlık altında din ve buna ilişkin yorumlamalar.Din ve felsefe konusunu bir başlık altında toplasak,"genel " ya da" diğer" demeden bütün konu başlıklarını orada toparlasak sanırım sorun çözülecek.Sn. İbra'nın alıntı yaptığı yazımı yeniden okumak istiyorum, ama nerdeydi, hangi genelin ya da diğerin altındaydı kestiremiyorum. Soru çok basit? Dinsel kitaplar birer bilim kitabı mıdır? Ama özellikle sn.Petricli bu kolay soruda çok zorlanıyor. Evet dese olmaz, Hayır dese hiç olmaz; sonuç ha-vet...Yani hem evet, hem hayır. Efendim ip uçları varmış...Yorumlayan kişinin bilim adamı olması gerekiyormuş...Zamana göre değişiyor muymuş, ne...?Yani bu ne demek? Bir bilim adamı "doğruyu ve gerçeği" bilim yoluyla bulacak, sonra kitabı yorumlayacak ve kitapta yazılanları ona uyduracak. Varsayalım ki böyle. Sonuçta referans BİLİM olmuş olmuyor mu? Ve böyle bir şeyin ne yararı var? Ne gereği var? Bilimi rehber edinirsiniz olur biter. Bu tartışma neden bu kadar uzuyor? Geri kalmış toplumlarda toplumsal ilişki imam-cemaat ilşkisine dayanır.Birileri söyler, çokları uyar...En güzel argüman da din ve dinsel yorumlamalardır.Salla gitsin.Nasıl olsa "din adına" konuşuyorsun, kim itiraz edebilir? Kafir olmayı, komünist olmayı... kim göze alabilir ki?! Karanlık nasıl sürecek? Birileri bundan nasıl yemlenecek? Bu cahiliye ortamında düzenin değişmemesinden yana çıkarları olan kişiler için bundan ideal bir ortam olabilir mi? Akıl neymiş, bilim neymiş, varsa yoksa hurafe? Zaten din ve dinsel yorumlayışlar da kur'an'ın herşeyi yazdığı konusunda bir yığın argüman sunmuyor mu?! Bu geri kalmış toplumda , bu imam- cemaat ilşkisi içinde,bir yığın kerameti kendinden menkul insanlar da yok mu? Herkes memnun hayatından. Karanlığın sürmesinden yana olan politikacı, cebini ve egosunu doyuran "kerameti kendinden menkul kişiler", din'i gereklerini yerine getiren, "öbür taraf"ın tapusunu almaya çalışan yığınlar... Bir arkadaşımız "futbol halkı uyutuyor mu?" diye bir başlık atmıştı, yanılmıyorsam. Halkı uyutan o kadar çok şey var ki..! Not. Yazımı buldum ve bu yazdığımın bir önceki ile bağıntısını düşünerek yazıyı buraya aldım. zaten her başlık altında bu tür yazı görebilmeniz de mümkün olduğu için bunda hiç bir sakınca görmedim. |
| #7 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Alıntı:
Sonuçta "bilim" bir olayın nedenini nasılını, niçinini araştırır herhalde kendi kuralları içerisinde. Kendi kurallarına bağlı kalarak yapılan bir araştırma bir inceleme de bilim insanını "Tanrı" ya götürecek bir ihtimal yokmudur. Bunu öğrenmek istiyordum. Ancak konuyu toparlayamadık. Neyse başka bir konuda görüşürüz. ![]() __________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü | |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| "Alıntı: Hurafe toplumları nın "Tanrı" dediği sonuca bilim adamlarının ulaşma şansı kesinlikle yokmu dur. Yani, bilimde herhangi bir konuda insanı "Tanrı"ya götürebilecek bir sonuç çıkmaz mı? " Sayin Ibra kedimce ben de bir yanit vermeye calisacagim. Bilimin, arastirmalari ve buluslari esnasinda tanriya ulasma diye bir cabasi zaten yok. Buna benzer bir yaklasimi sayin melnur da ypmis. Aslinda aradiginiz yanit sayin Melnur´un yaisinin icinde.sonuclar cikararak bulabilirsiniz. Neyse. Bilim insaninin; eger inancli da olsa, tanriya ulasma cabasi icin bilim yapmadigini söylemek istiyorum. Ortada bir soru varsa, onun üzerine gider ve arastirir. Bulunan sonucu ise insanlik yararina sunar. Hepsi budur aslinda. Bilim adami inansin varsin, bu, örnegin onun falanca ilaci arastirmasina engel degildir ki. Belki de ruhsal bir katki da saglar inanc kimisine. Hatta buldugu sey icin bile icinden tanriya sükrettigi olmustur. Sonuc, hasta insanlara yarayan bir seyin bulunmasidir. Kim buldurduydu da, kim önünü acip, yol gösterdiydi de,kim ona iman gücü verdi de o ilacin formülünü bulmasina yardim ettiydi de sorulari, din felsefesinin isidir. Bilim insaninin isi aramak ve aramaktir, Inanci, arayisa sokusturmaya gerek yok, zira insanlik yararina objektif bir sey pesindedir bilim insani. Kimsenin de, bilim yaparak tanriyi bulmak gibi bir lüksü yoktur. Am siz inancli bir bilim insani olarak, bu olaylara kendi inanciniza göre yorum getirebilirsiniz. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #9 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Bu topiği tamamen unutmuşum. Aslında, Sn.Canuğur'un söylediği gibi düşünce tembelliğinde bulunmadan yazılar okunabilse, yanıtın bir şekilde verildiği anlaşılabilir. Ama dediğim gibi, düşünce tembelliğinde bulunmamak gerekir. Bir de eğer, farklı bir yanıt beklentisi içinde olunduysa, yazı tatminkar bulunmayabilir. Yazı Sn.İbra'nın "Ancak konuyu toparlayamadık. Neyse başka bir konuda görüşürüz." sözleriyle tıkanmış. Sn. Canuğur değinmese farkedemeyeceğiz. Toparlanmayan ne? Sn. İbra'nın, "...kendi kurallarına bağlı kalarak yapılan bir araştırma bir inceleme de bilim insanını 'Tanrı'ya' götürecek bir ihtimal yokmudur? Bunu öğrenmek istiyordum."sorusunun yanıtını alamaması ... Ama yazılarda bu sorunun yanıtını bulabilmek mümkün olabildiği gibi,eğer sn. ibra konuyu sürdürebilseydi, yanıt büyük harflerle de gelebilirdi. Ama bunun için konunun sürmesi gerekirdi. Kapatılması ilginç. Sürdürülmemesi ilginç. "Neyse, başka bir konuda görüşürüz".denmesi ilginç. Neyse!! melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 11-10-05 00:59 . |
| #10 | |
Mesajlar: n/a
| konu kapanmıştır |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Bilim nedir? | melnur | Doğa Bilimleri | 91 | 09-04-08 14:52 |
| Kader nedir ? | petricli | Arşiv | 140 | 02-12-06 16:59 |
| Yaşlanma Nedir ve Önlenebilir mi ? | solfej | Konu Dışı | 3 | 10-12-05 12:10 |