"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski03-02-07, 05:39  #1
Hoca
 
Hoca'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344
Ulemalar



Bu topikte, Osmanli mollalarini taniyacagiz.
Molla ve Ulema sözlerinden kimsanin alinmamasin bastan söylemeliyim, bu sözcükler abese ictigal etmez.

yorumcu arkadaslarin da kaynakli eklenti ve yorumlarini bekliyoruz.

Fakli kaynaklardan da ulasanarkadaslarin bilgilendirmesi topigi bu konuda zengin kilacaktir.

sagiyla
__________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir."
E.Fromm

Hoca Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 03-02-07 06:07 .
Hoca is offline  
Eski03-02-07, 05:48  #2
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584

osmanlı devrinde yüksek din, hukuk ve bilim adamları ulema denir genelde..

Fakat bu gün ukala anlamı almıştır '' ulemalık '' yapma burda (!) derler ya aslında ukalalık yapma demiştir

Molla da yine bilgili din adamları denir
''Osmanlı devletinde mevleviyet kademesine yükselen ilmiye mensubu. *mevla sözcüğünden gelir.'' diyor sözlükte...

Yanlışa düzeltin lütfen molla lakap olarakta kişiler ile özdeşleşen bir kavramdır...
El-Kaide'den Molla Ömer gibi Örneğin.....

Yanlışlarım varsa Affola hepimiz insanız..

Saygılar..
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline  
Eski03-02-07, 05:58  #3
Hoca
 
Hoca'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344

1- Molla Gürani,
1410 yilinda Suriye´nin Güran kasabasinda domustur.
Önceleri Safi mezhebinden olan bu molla, daha sonra hanefiligi secip; mani, ayet,fikih, hadis ilimleri üzerine hiczet alip, kahire de Sahih Buhari fikih ilmini ögrenip medreselerde ders verdi.
osmanli mollasi, yegan, hacca gittiginde KAhire´ye ugrayip molla Gürani ile tanismis onu Istanbula davet etmistir.
Sultan II.Murat Han, molla Gürani´yi Manisa´ya yollayip, oglu sehzade Fatih Mehmet´in yetistirilmesiyle görevlendirmistir.
Fatih Mehmet, babasindan sonra sultan olunca, molla gürani´yi vezir yapmak istedi, Gürani bunu kabul etmeyince, Bursa´ya kadi olarak gönderildi, tarihin yazmadigi nedenlerle Misir´a eri döndü.
Fatih, molla Gürani ýi Misir´dan geri istedi ve 1480 de Seyhulislamlik ünvanini vedi. 1488 de sarayda öldü.
kaynak;
http://www.enfal.de/ecdad147.htm
__________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir."
E.Fromm
Hoca is offline  
Eski03-02-07, 06:06  #4
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
Molla Hüsrev

Molla Hüsrev Fıkıh Alimi , Üçüncü Osmanlı Şeyhülislamı.(Ö.1480)
Gerçek adı Muhammed bin Feramuz (Feramerz)'dir. Hanefi mezhebi fıkıh alimidir. Sivas ile Tokat arasındaki karqın köyünde doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. Babası, bir Fransız subayıdır ancak daha sonra müslüman olmuştur. Molla Hüsrev kızın Osmanlı emirlerinden Hüsrev adında bir kişiye verdiği de bilinmektedir. Babasının genç yaşta ölmesi üzerine, eniştesi Hüsrev Beyin yanında kalıp, burada büyümüştür. Bu sebeple Hüsrev kayını diye çağırılmıştır. Daha sonra kayını kelimesi kaldırılarak, Molla Hüsrev adıyla meşhur olmuştur.
Devamı için,wikipedia
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline  
Eski03-02-07, 06:13  #5
Hoca
 
Hoca'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344

Ibn Haldun (H.732 / M.808),Ismi: Abdurrahman b. Muhammed b. Ebu Bekr Muhammed b. Hasan’dir.
Arap bir ailede Tunus’da dogdu.Ibn Haldun, Tunus’ta Kur’an-i Kerim ezberleyerek ve tecvit ögrenerek yetisti. Ayni zamanda babasindan Arapça ilimleri, Islam hukuku ve Arapça dersleri aldi.
Ibn Haldun, o dönemde bati Islam dünyasinin baskenti olan Fas’a yerlesip orada kaldi.
Misir Kraliyet kadiligi görevine getirildi.
Tunus’tan gemi ile Kahire’ye gelirken gemi kasirgaya tutulup batti ve ailesinin hepsi bogularak öldü. Büyük bir üzüntüye ugrayan Ibn Haldun’un gittikçe üzüntüsü artti ve görevden ayrilmaya karar verdi.
Ibn Haldun, Misir’da 24 sene kaldi. Bu dönemde hac, Beyt-i Makdis’i ziyaret ve Timurlenk ile görüsmek için Sam’a gitmesinden baska Misir’dan hiç ayrilmadi.
Sosyoloji, mimari ve tarih ilimlerinin gerçek kurucusu olmasi en büyük basarilarindandir.

Hicri 808 yilinin ramazan ayinda Misir’da vefat etti ve burada defnedildi.

Kaynak: quran.al-islam.com/trk
__________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir."
E.Fromm
Hoca is offline  
Eski03-02-07, 06:35  #6
Hoca
 
Hoca'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,344

Mollalar: İran devrimci hareketini şiddetle ezen gerici kast

İran’da yaygın bir kast oluşturan mollalar, ülke tarihinin belli dönemlerinde hep politik bir aktivite içinde bulunmuşlar. Esnaf, zanaatçı ve tüccarlardan oluşan bu kesim, sınıfsal çıkarları gereği kimi dönemler sınırlı bir ileri rol oynamıştır. 1909-1911 Anayasa devrimi döneminde, başbakan olan Musaddık’ın petrolü millileştirmek için verdiği mücadelede, 1963 yılında Şah aleyhtarı gösterilerde ve nihayet 1978-1979 İran devriminde mollalar (Ulema) etkin şekilde yer almışlardır.

Humeyni liderliğinde kitlesel şekilde harekete geçerek İran devriminde önemli bir rol oynayan mollalar, ABD’nin sadık uşağı Şah Rıza Pehlevi rejiminin devrilmesinden sonra ise, İran ilerici-devrimci akımlarını azgın bir şiddet kullanarak ezdiler.
Devrimci örgüt ve partilere mensup binlerce devrimciyi katleden bu gerici kast, İran işçi ve emekçilerinin devrimden herhangi bir sosyal kazanım elde etmelerine imkan bırakmadı. Buna rağmen sosyal demagojiyi yaygın bir şekilde kullanarak yoksulların desteğini alabilmişdiler.

Kaynak;http://www.kizilbayrak.org/2004/kb17/sayfa_16.html
__________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir."
E.Fromm
Hoca is offline  
Eski03-02-07, 11:42  #7
özedönüş
 
Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,071

İslam tarihinde devrimci ve çıkar sistemlerine karşı mücadeleci insan deyince akla gelen ulemadır Türkçesiyle İslam bilginleridir.Şu sözünü etiğiniz insanları İbn Haldun dışında pek tanımam.Ancak Alimlerin rolü yaptıkları kurumsal bazda olmadığından etkili olmamıştır.Mesela İmam Ebu Hanife Emevi Zulüm sisteminin kendisine verdiği hiçbir görevi kabul etmemiş ve hapsa atılmıştır.İmam Şafii cesur tespitleriyle bunların tepkisini çekmiş ve sürgüne gönderilmiştir.İmam Malik uzun yıllar ev hapsinde tutulmuş-Abbasilerin tek mezhep oligarşisine karşı çıkan İmam Ahmed bunu canıya ödemiştir.

Osmanlı ve diğer sistemler belki kendi çıkarları için saray uleması toplamıştır.Ancak bunu tüm islam alimlerine genelleştirmek yanlış bir tutumdur.
özedönüş is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:23.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz