| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Hiç bir siyasi görüşü tutmadım, tutamadım. Hiç bir partiye oy atmadım, atamadım Hiç bir spor klübünü tutmadım,seyretmek içinde para harcamadım, harcayamadım Hiç bir dini cemaatin yobazı olmadım, olamadım,çok uğrassalarda. Hiç bir ekonomik kuruluşun yalakası olmadım,hiç bir paralıya yaltaklanmadım. Hiç bir zalimden korkmadım, Hiç bir gıybetçinin gıybetinden korkmadım, bildiğimden şaşmadım. Hiç bir tamahım, hırsım kalmadı, Bu normallik midir yoksa...... |
| #2 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 710
| Şan,şöhret, makam kime ne getiriyor ki??? Spor olayları apayrı bir başlık konusu... Sporun içine silah da girdi, para da... Böyle bir Dünya da yapılacak en doğru şey ilimle Allah a ulaşmaya çalışmaktır... |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 927
| Böyle güzel bir söze <<inşallah, nasip olsun>> denmez de ne denir |
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: Ankara
Mesajlar: 1,171
| Bunları söyleyebilmek için her şeyi iyi bilmeniz gerekir bence...Aksi takdirde bence bu delilik değil;sadece gerçekleri göremeyiş olur ya da dediğim gibi zıttı...Hem o zaman şunu da eklemeniz gerekir bunları söyleyebiliyorsanız''hiç bir(ya da bir)Tanrı'ya inanmadım''...Bu yaşam felsefenizse bir kopukluk var...İsterseniz biraz düşünün,anlayacaksınız çok da zıt bir şey söylemediğimi.Saygılar... __________________
ONLAR TÜRKİYE'NİN BÜTÜN YÜKÜNÜ 20 GENCİN OMUZLARINA YIKMAYA ALIŞMIŞLARDIR...(DHY) <<<Doğacak Güneş Gibi Halıın Kara Yazgısının Üstüne>>> |
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632
| Hiç çocukken yaramazlık yapmadım, yapamadım Hiç erkek arkadaşım olmadı, olamadı Hiç yüksek sesle bağırmadım, bağıramadım Hiç kavga etmedim, edemedim Hiç kendimi savunmadım, savunamadım Hiç el ele sahillerde dolaşmadım, dolaşamadım Hiç gizli saklı bir şey yapmadım, yapamadım Hiç aileme karşı gelmedim, gelemedim Hiç aşırı uç olmadım, olamadım Hiç hayır demedim, diyemedim Hiç evet de demedim, diyemedim Hiç işi asmadım, asamadım Hiç iyimser olmadım, olamadım Hiç kahkaha atmadım, atamadım Hiç çılgınlık yapmadım, yapamadım Hiç özgür olmadım, olamadım Hiç kendi hayatımı yaşamadım, yaşayamadım Hiç bir sporu sevmedim, sevemedim üstelik bunlar için hiç kılımı da kıpırdatmadım, kıpırdatamadım Yoksa ben deli miyim? Kimse söylemesin, normal değil miyim demiyorum artık. __________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri) mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-12-06 18:16 . |
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: Evrenin Merkezi
Mesajlar: 1,038
| Alıntı:
__________________
SAYGILAR ------------ Yarın elbet bizim, elbet bizimdir! Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! (NECİP FAZIL KISAKÜREK) | |
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584
| Alıntı:
Eğer (,) sonraki kısımsa ya engellendiniz ya yeterli değildiniz... Bunun cevabı size özel olmalı herhalde... Delikle alakalı olduğunu sanmıyorum!!! ![]() __________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın... | |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632
| Her ikisi de sn erdi, her ikisi de... Hiç çocukken yaramazlık yapmadım,yapmak istediğimde hemen uslu çocuk olmam beklendiği aklıma geliyordu ve beceremiyordum da, yapıma ters düşüyordu Hiç erkek arkadaşım olmadı, olamadı; olabilirdi herkes gibi, ama olmaması isteniyordu, haberleri olmayabilirdi de, ama bunu da beceremiyordum, çünkü hemen dost oluveriyordum, itici bir iyi halim varmış, erkeklerin genç yaşlarda pek istemeyeceği kız tiplerindendim, erken büyümüş,suskun, korkak ve sıkıcıydım yani, üstelik vicdanımdan da korkuyordum Hiç yüksek sesle bağırmadım, bağıramadım; bir genç kız bağırarak, sert konuşmazmış, evde de pek yüksek ses olmazdı, alışkanlıktan korkmuşumdur hep bağıran insanlardan, bazen feribotun tepesine çıkıp kendi bağırma sesimi duyma merakımdan bağırmak isterdim, ama utanır tek başınayken bile yapamam Hiç kavga etmedim, edemedim; hep sakin ortamlarda yetiştim, çocukken edecek olduğumuzda hemen durdururlardı daha başlamadan, ilkellik ve bize yakışmayan bir şey olduğu benimsetilirdi. Bir de hemen boyun eğen bir halim var, kavga etmeye değer bir şeyin olduğuna inanmıyorum bu hayatta, sinirlendiğimde tam da kavga edecekken bir şey durdurur beni. Kaçarım kavgadan Hiç kendimi savunmadım, savunamadım; çocukken yanlış bir duruma düştüğümüzde babam asla cevap vermememizi, her şeyi oluruna bırakmamızı, zamanın doğruyu çıkaracağını, sabrın erdemini öğretmek için didinip durdu. Sonunda peygamber sabrını öğretti bize. Her türlü haksızlığa karşı cesaretsizce susuyorum, savunabilirim de aslında ama ben doğruyu bildiğim ve yaptığım sürece savunmayı umursamıyor, başka yollarını buluyorum. Hiç el ele sahillerde dolaşmadım, dolaşamadım; eh yukarıdaki deyimle hiç erkek olmayınca doğal olarak yapamıyorsunuz da. Hiç gizli saklı bir şey yapmadım, yapamadım; gizli saklı her şeyden nefret ederim. Çünkü insanları hep zor duruma düşürür. Bunu hep gördüğüm için ve vicdan azabı duyan biri olduğum için yapmadım, yapamam da. Hiç aileme karşı gelmedim, gelemedim; aileme fazla düşkünüm, onları kaybetmekten, üzmekten korkarım, kendi yaşamımdan vazgeçmeyi tercih ettim, bilerek isteyerek ve mecburen. Hiç aşırı uç olmadım, olamadım; hiç bir konuda aşırı olamıyorum. Çünkü hem doğru olmadığını düşünüyorum, hem de yetiştirilmeyle alakalı. Hiç hayır demedim, diyemedim; istemediğim şeyler için hayır diyemedim, desem de farketmezdi. Hiç evet de demedim, diyemedim; istediklerime de evet diyemedim, desem de farketmezdi. Hiç işi asmadım, asamadım; biraz işkoliğim, başkaları gibi yavaş ve bahaneli kaçışlarda bulunamıyorum. Zaten imajım yüzünden istesem de bana karşı bu konuda müsamaha göstermezler. Baştan yanlış yaptım yani. Geri dönüş yok. Hiç iyimser olmadım, olamadım; bu da insanın elinde değil, sanırım sonbahara meyilli olduğumdan. Hiç kahkaha atmadım, atamadım; bu da bağırma ve kavga etme gibi, yeni yetme zamanımızda annem yüksek sesle gülmeyin ayıp derdi hep, alışkanlıktan yapamıyorum bir de hiç bir şey bana kahkaha attıramıyor nedense belki de gülmeyi bilmiyorum ya da espri, neşe anlayışım biraz zor. Hiç çılgınlık yapmadım, yapamadım; bunu da anlamak zor değil. Ama içimde hep fırtınalı çılgınlıklar vardır hep, aslında belki de inanılmaz çılgın olabilirdim böyle olmasaydım. O da olamadı işte. Ama ahdim var bir gün benden beklenmeyen bir şeyi yapacağım. Hiç özgür olmadım, olamadım; ben özgürlüğün insanın tek elinde olmadığını düşünüyorum. Yani bağlı bir topluluk, aile varsa kim özgür olabilir ki zaten? kimse değil bana göre. Hiç kendi hayatımı yaşamadım, yaşayamadım; başkalarının parmaklarıyla işaret ettiği hayatı yaşamak bazen bazı insanların kaderi olabilir, değiştirmeye çalışırsınız olmaz bırakır ve onlarınkini yaşarsınız. Her şeye alışıyor insan. Hiç bir sporu sevmedim, sevemedim; beni yoran hiç bir şeyi sevmiyorum. Ama haftada üç gün spor salonuna gidiyorum, mecburen sağlığım için ve ailecek üye olduğumuz için. Bunun neyle alakası olursa olsun iyi ve normal bir şey olmadığını düşünüyorum. Şimdi bu durumda virgülün her iki yanı da geçerli benim için. Yapmadım, olmadı,izin verilmezdi çoğuna zaten yine de yapabilirdim, fırsatım, zamanım ve ortamım vardı ama işte onu da yapamadık. Bunun özel olduğunu sanmıyorum aslında böyle çok fazla insan var. Sanıyormusunuz ki özellikle kadınların çoğunun durumu bundan farklı? Üstelik sadece bu da değil, başka bir sürü nedenden ötürü insanlar böyle, biraz da anormal davranışlı bir hayatı sürüp gidiyor. Belki erkekler biraz daha şanslı hayatta. Kıymetini bilin yani konumunuzun. Neye giriyorsa girsin bunun nedeni pek de normal bir durum değil yani böylesi. __________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri) mayıs Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 25-12-06 19:49 . |
| #9 | |
Ayrıldı Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 1,522
| Ünlü bir hastanemizden,henüz onbeş gün öncesi,hastane Manisa'da. Hastanenin girişinden içeri adımlarımızı attık.Arkadaşım gerekli işlemler için sıraya girdi.Ben duvardaki afişlerle meşgulüm.Pür dikkat okuyorum.Sonra duvardaki saatde takılı kaldı gözlerim.Saatte bir tuhaflık vardı.Dikkatimi tamamen ona yönelttiğimde,sadece 12 ve 6 rakamlarının yerinde olduğunu farkettim.Ama gariplik başkaydı sanki.Artık tamamen saate konsantre olmuştum.Salise tersine çalışıyor,akrep ve yelkovan tersine dönüyordu.Saat tersine çalışıyordu.Bunu farkettiğim an içimde fırtınalar kopmaya başlamıştı. Sadece dondum bir an.Sonra düşünmeye başladım.Bu konu kafamda epey yer etmişti.Sonunda kendimce bir karara vardım.Evet,bir şeylerin düzelmesi için dünya tersine dönmeliydi. __________________
Umudun rengi mavi derler ya,ringlerde mavidir. |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 632
| Kesinllikle aynı fikirdeyim. Hatta el çırparak onaylıyorum. Dünyanın tersine dönmesi gerekiyor evet hatta içindeki insanların tamamen baş aşağı dönmesi gerekir. Beyinleri ve kalpleri yanlış yerde duruyor sanki. Onları yerine getirip doğru işletinceye kadar ters çevirip silkelemeli. Ama bu mümkün mü ki Anadolu? Bozuk saatlerin bile doğruyu gösterdiği zaman oluyor ama dediğinizin gerçekleşmesi imkansız. Bu durumda böyle sürüp gidcek sanırım. Bakın şimdi çözümünüzün yarattığı sevinç kursağımda kaldı! Acil manisaya gidin (ama hasta olarak değil) ve saate bakıp yeni bir çözüm bulun, benim için, lütfen... __________________
"Dürüst insanların ceza görmeden ülkelerine hizmet edebilecekleri zaman henüz gelmedi" Isidore de ROBESPİERRE (1794'ten beri) |
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|