| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921
| Okumak derdinde miyiz yoksa işin hikayesinde mi ? Avcı hikayeleri gibi vakit geçirmek, alay etmek, alkış almak, kibrimizi coşturmak gibi bir çok gizli niyetler barındırıyor olabiliriz. Araştırmadan kesin bilgi sahibi olmadan eğreti zanlarla dolu bir potansiyelle kitabı asla okuyamayız.Kitabı okumak insan kitabını evren kitabını okumaktır. Kitabı okumak demek kitabı vahy ile en iyi okuyanı okumaktır. Yoksa kitabı duvardan indirmeyen yada arefe günü mezarlıklarda parayla yasin okuyan yobazlardan ne farkımız kalır ? |
| #2 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 2
| ne güzel konuştunuz ugur. zaten ilk emir de oku degil mi daha kitap yokken bu emir niçindi elbetteki kainatı okuyup gerçeği görmek içindi. 2 ayaklı sandalyenin ayakta duramayacağının hatta bunlaardan milyonlarca da olsa bir destek olmadan devrilip gideceğinin anlaşılabilmesi içindi bu emir. Oku bu kainatı ki yaratanı gör.... |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Ben, duvardan indirip, elime bir kalem alip, not tutarak, karsilastirarak okudum. Okudugum da gercekten cok iyi olmus. Okuyuncaya kadar bir sey saniyordum, tüm kuskularimdan korkularimdan arindim. Okuduktan sonraki bende olan degisikligi siz de eminim farkettiniz. Sonra farkli kitaplar okumaya basladim;roman, bilim, felsefe sanat yayinlari gibi. Bu tür kitaplar ise beni tamamen yoldan cikardi ve böylece insan oldugumu anladim. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #4 | |
Mesajlar: n/a
| İlginç bir yorum. Herkes kaderini kendisi çizer. Bize bir şey söylemek düşmez. Saygılar, petricli Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-09-05 00:24 . |
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921
| Alıntı:
Benim kafamdaki soruları kaldıran, zihnimde binlerce ampul yakan 3 ciltlik hadis kitabıdır.Abdulkaadir Geylani hz kitapları da beni çok aydınlattı. Bunları niye mi yazıyorum, ek ve yan bilgilerimiz eksik olduğunda okuyacağımız kudsalkitabın meali kişide çoğunlukla sizin ve benim geçirdiğimiz yanlış yapılanmayı getirebiliyor. saygılar | |
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| abdulkaadir Geylani´yi severim, cok iyi niyetlidir. Yumusak basli ve aklillica yazar. Onu da okudum ve bana peri masallari gibi beldi yadiklari. Dönemi icin hak verdim tabi. Ayrca bir sorum olacak, Abdulkaadir Geylani´nin Etiopya ile bir ilgisi var mi? Bu konuda ALmanya da farkli bir bilgiye sahip oldugum icin soruyorum. Türbesinin(kabrinin) nerede oldugunu biliyor musunuz? saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921
| Hz. Abdülkadir Geylani (1078 - 1166) İslâm alimlerinin ve velilerinin büyüklerinden Hazreti Abdülkadir Geylani, 1078 yılında İran'ın Geylan şehrinde doğdu. Künyesi, Ebu Muhammed'dir. Muhyiddin, Gavs-ül-a'zam, Kutb-i Rabbani, Sultan-ul-evliya, Kutb-i a'zam gibi lâkabları vardır. Babası Ebu Salih bin Musa Cengidost'tur. Hz. Hasanın oğlu Hasan-ı Müsenna'nın oğlu Abdullah'ın soyundandır. Annesinin ismi Fatıma, lakabı Ümm-ül-hayr olup seyyidedir. Bunun için Abdülkadir Geylani, hem seyyid, hem şerifdir. Abdülkadir Geylani, 1166'da Bağdatta vefat etti. Türbesi Bağdattadır. Onun için şu ibare meşhur olmuştur: "Veliler Sultanı Abdülkadir Geylani, aşk ile doğdu, kemal ile ömür sürdü ve kemal-i aşk ile Rabb'ine vasıl oldu." http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=2779 |
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341
| Etipopya´li arkadaslar, kendi kabelerinin fotograflarini göstermislerdi bir gün bana. Yaninda da Abdulkaadir Geylani´nin beyaz bir türbesi bu diyorardi. Ben de itiraz etmeden dinledim. Belki baska bir Geylani´dir diye düsündüm. Hac icin arabistan´a gitmediklerini, kendi kabeleri etrafinda döndüklerini söylediler. Fotograflarinda, birkac yüz ehramli afrikalinin türbe cevresinde tavaflarini gösteren fotograflari gördüm. En büyük sorunlari, Eritre´nin kendilerinden koparilmis olmasi, ülkede hristiyanlik müslümanlik savasinin bitmedigi idi. Bu yüzden sordum sayin Özaltin. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal |
| #9 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Jun 2006
Mesajlar: 11
| bazı insanlar diğerlerine göre az kitap okurlar ancak genel kültürleri daha fazladır. tuhaftır ama ben genel kültürü iyi olan insanlara kültürlü gözüyle bakmam. her türlü ıvır zıvırı aklında tutan insanları itici de bulurum. aslında forumdan birileri bu konuya değinirse çok mutlu olacağım. hani şu kim 500 milyar ister gibi yarışmalar var ya, işte bu tür yarışmalar insanları malümat edinmeye itiyor. ancak bu malümatlara asla bilgi diyemeyiz. bu şekilde bile olsa çoğu insan malümat edinme peşinde. oysa bilgi toplumunda bilgi bu şekilde edinilmez. bilgi sahibi olmak demek bir konuda uzman olmak demektir. uzman olmak için okuyalım. lütfen toplumumuz da bu malümat edinme alışkanlığını bıraksın. boşuna beyin hamallığı yapmasın.aşırı yüklenilen bilgisayar çöker çünkü. sonra format atmak gerekir. |
| #10 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,040
| Okumak bir merak giderme olayıdır. Merak edilen konuda bilgilenmektir, bilgi sahibi olmaktır. Yoksa okumanın "uzman olmakla" bir ilgisi yoktur. Uzman olmak bir eğitim ve öğretim işidir çünkü. Aralarında çok fark vardır. Çağımızın insanı uzman olmanın ötesinde pek çok konuda bilgi sahibi olmak zorundadır. Sürekli devinen, giderek küçülen ve o oranda karmaşıklaşan bir dünya, bir yığın sorunla karşı karşıya bırakmıştır bireyi. Birey bu sorunların nedenlerini ve giderilme yolları üzerinde kafa yormak, bilgilenmek durumundadır. Herkes işini yapsın anlayışı çağdaş bir dünyada işlevsizdir. Çağdaş bir dünya herkesin uzman olduğu konuda işini yaptığı ama herkes tarafından da "denetlenebilir" olduğu bir dünyadır. Bireysel ve toplumsal sorunlarımızın bir kurtarıcı tarafından giderileceği beklentisi doğu toplumlarının kaderci anlayışının derinliklerindedir. Çağdaş insan karşı karşıya kaldığı tüm sorunlarda bilgilenmek ihtiyacı duymalıdır. Birey olmanın başka bir yolu yoktur. Kısaca birey olabilmek düşünce ve duyarlıkta yetkinleşebilmekten geçmektedir,diye düşünüyorum. melnur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 17-07-06 11:59 . |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|