"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Seni unuttuk arkadaşım.../konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 660
| arkadaşlar ece temelkuran'ın harika bir yazısı daha doğrusu mektubu... bir bakalım isterseniz BİZ NEYİ UNUTMUŞUZ... Sevgili Hrant, Burada işler bildiğin gibi; kafalar karışık. Olaylar şirazeden çıktı. Oysa başlangıçta böyle değildi... Başlangıçta insanlar, birbirinden habersiz, bir çağrı bile beklemeden sokaklara döküldü. Güneşli bir günde, güneşe yürür gibi insanlar, 1980'den beri ilk kez eylem yapılan Şişli-Taksim hattında yürüdüler. Senin ismini kendi isimleri yaparak, "Hepimiz Hrant Dink'iz" pankartlarını çiçek bahçelerine koydular. Seni götürdükleri arabanın üzerine beyaz bir güvercin kondu bir de, kaçıp gitmedi, seninle birlikte insanların arasından geçti. Biz, onun sen olduğuna inandık. Ne yapacaktık? Sonra bütün televizyon kanalları senden söz etmeye, konuşmalarını yayımlamaya başladı. Bizim bakkal, "Yav ben bu adamı neden hiç tanımamışım?" dedi, "Çok güzel adammış!" Bir sürü insan bunu dedi biliyor musun? devamı: http://www.milliyet.com.tr/2007/02/0...emelkuran.html |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 613
| Gündem öyle hızlı... Medyanın sabrı yok, büyük bir yarış Haber taze çıksın diye, hamken fırına veriliyor* Unutulan Hrant mıdır? Yoksa bu Hrant'ın ilk unutuluşu mudur... Hrant Dink'i "Ermeni" kimliği ile medyada bir simge yapan da, Onu haberciliğin "sığ" akışı içersinde, salt radikal bir zümrenin militanı gibi tanıtan da değil miydi bu medya? Hrant'ı olduğu gibi anlatmayı hiç unutmadınız mı daha evelden? Nerede dikkat çeken, sivri bir söylem varsa altını çizmek değil miydi bu unutkan medyanın adeti... Sekiz sayfalık bir yazı dizisi... Bula bula içinden tek bir cümle bulan, Yazı ile "üçyüzbir"'den yargılanmasında hiç mi kabahatı yoktu medyanın? Sekizin, yedisini hatırlatmayı; bir cani mi hatırlatacaktı illaki... Medya unutkandır... Manşet sever, nerede bir hinlik varsa altını çizmesini bir bilir Hrant'ı ne kadar tanıdık ki unutuk bir yana... İrkildiğimizi de unuttuk... Onun ardından yine bir kamplara bölündük, Suçlunun biri belli, "faşist"'ler, millliyetçiler... Peki suçlu sadece bu kadar mı? Sorulması gereken başka sorular hiç mi olmadı... " ...Başlangıçta insanlar, birbirinden habersiz, bir çağrı bile beklemeden sokaklara döküldü..." Ece TEMELKURAN der, Gazeteci şüphe duymalı diye salık veren değil miydiniz... Bu kadar kısa sürede dağıtılan posterler, tek elden çıkma pankartlar ve bunu organize edenleri birgün yazmayı da unutmadınız mı? Bir suikastın vereceği en büyük zarar, Ölümün siyasallaşması, siyasi bir malzemeye yem edilmesidir... Bunu da mı unuttunuz? Demiyor muydu Hrant, "Biz Ermenileri kimse meze etmesin" diye... Bir suikastı... İdeolojiniz uğuruna dayanak ederken hiç mi vicdanınız sızlamadı? Çok unutkanız velhasıl, çok... Unuttuk, Bugün her ne pahasına olursa olsun "şiddeti" kınarken... Terröristlerin afını dillendirme gafletine düşüldüğünü unuttuk. Biz bildiklerimizi unuttuk... Dahasını hatır etsek neye fayda, neye ziyan ------ * Bakınız Sn.İsmet Berkan yazısında bir haberin sürecini pek güzel irdeliyor, 4 Şubat 2007 - Radikal Gazetesi http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=212011 |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|