"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Siyaset > Türkiye Siyaseti

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Atatürk ve Özerklik

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Türkiye gündemi, sorunları ve düşünceler


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski08-02-07, 23:07  #1
bozkır
Tarih
 
bozkır'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
Atatürk ve Özerklik



Yaşar Kemal yakın zamanda bir söz etmişti: "Atatürk bile kürt halkına özerkliği vermişken...".Gerçekten böyle bir şey var mıydı? Bu soruyu düşünürken cevabını bir kitapta buldum.Uğur Mumcu nun "Kürt-İslam Ayaklanmaları" adlı kitabını okurken gözüme ilişti bu cevap.

Kitapta Kurtuluş Savaşı olurken birbiri ardına başlayan kürt aşiretler isyanları anlatılır.Nurettin Paşanın bu isyanlardan birini bastırırken çok şiddetli davranınca görevinden alınır ve yerine (ELCEZİRE KOMUTANLIĞINA) Nihat Paşa getirilir.Nihat Paşa ya Mustafa Kemal tarafından meclisin gizli oturumunda aldığı bir kararla ilgili bir telgraf gelir.burayı kitaptan aktarıyorum:

Karar şöyle idi:
1.Göreceli olarak bütün ülkede geniç çapta doğrudan doğruya halk tabakalarını ilgilendiren ve etkili biçimde yerel yönetimler kurulması iç siyasetimiz gereğindendir.Kürtlerin oturdukları bölgelerde hem iç hem dış siyasetimiz bakımından göreceli olarak yerel bir yönetim biçimini gerekli görüyoruz.

2.ulusların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemeleri bütün dünyada kabul edilmiş bir ilkedir.Bizde bu ilkeyi kabul etmişizdir...."


bu kararıda içeren meclis gizli oturum tutanakları iş bankası tarafından yayınlanmıştır.

buradan görülüyorki kürtler için bir özerklik düşünülmüş.peki bu özerklik nasıl olacaktı.Bu özerklik 1921 Anayasasanın 21. maddesine göre illerin manevi kişilğe ve özerkliğe sahip olacağını öngörüyordu.Madde şöyle idi:

--İl yönetimi yerel işlerde manevi kişilik sahibidir ve özerktir.Dış siyaset ve iç siyaset,dinsel,adli ve askeri işler,uluslararası ekonomik ilişkiler ve birçok ili ilgilendiren işler dışında,Hükümetin önerisi üzerine TBMMce çıkarılacak yasalar gereğince Evkaf,Medreseler,eğitim,sağlık,ekonomi,tarım, bayındırlık,sosyal yardım işlerini düzenlemek İl kurularının yetkisindedir.
saygılar
__________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME...
nuri bilge ceylan

bozkır Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 09-02-07 20:40 .
bozkır is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski09-02-07, 01:22  #2
ReMaT
Genel Moderatör
 
ReMaT'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 4,841

Kaynak ta belirtirsek tam süper olacakYanlış anlamayın böyle birşey yok ya da var olarak değil,kaynağın ne olduğunu bilirsek daha iyi yorumlamalar olabilir,araştırıp yorumlamamaız daha kolay olur.
__________________
"Yeneceğiz bu karanlıkları,bu tutsaklıkları yeneceğiz!Çevremizdeki bu kanlı zincirleri söküp atacağız,diz çökmeyeceğiz!Yenilmeyeceğiz"
Uğur Mumcu..
ReMaT is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:31  #3
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584

M.Kemal bu yapıya geçişi düşünseydi Milli Mücadele Döneminin sonunda bunu gerçekleştirirdi diye düşünüyorum.

Çünkü harekat bitmiş belli sınırlar güvence altına alınmış ekonamik bir yapılaşmaya doğru gidiliyor.
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:40  #4
Ankaragücü
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 362

Bence ileride özerklik verebilirdi...

1920-36 yılları arası uluslar arası sorunları vardı TBMM nin...
ve bir bütünlük içinde olmaları gerekirdi
Ankaragücü is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:43  #5
Peysafi
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 648

İyi de be buna cevap vermiştim. Yine mi aynı iddialar.
Peysafi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:45  #6
Peysafi
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 648

1921 Anayasası ilgili maddeleri:


Vilayet

MADDE 11.- Vilâyet, mahalli umurda manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dahili siyaset, şer'î, adlî ve askerî umum, beynelmilel iktisadî münasebet ve hükûmetin umumî tekâlifi ile menafii birden ziyade vilâyete şâmil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisince vaz'edilecek kavanin mucibince Evkaf, Medaris, Maarif, Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafia ve Muaveneti İçtimaiye işlerinin tanzim ve idaresi Vilâyet Şûralarının salâhiyeti dahilindedir.
MADDE 12.- Vilâyet Şûraları, vilâyetler halkınca müntehap azalan mürekkeptir. Vilâyet Şûralarının içtima devresi iki senedir. İçtima müddeti senede iki aydır.
MADDE 13.- Vilâyet Şûrası, azası meyanında icra amiri olacak bir reis ile mutelif şuabatı idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihab eder. İcra selâhiyeti, daimi olan bu heyete aittir.
MADDE 14.- Vilâyette Büyük Millet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi Hükûmeti tarafından tayin olunup, vazifesi devletin umumi ve müşterek vezaifini rüyet etmektir. Vali, yalnız devletin umumi vazaifile mahalli vezaif arasında tearuz vukuunda müdahale eder.

http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa21.htm

Yahu arkadaşlar bu anayasadaki bütün vilayetlerin yönetimini düzenleyen maddeler.Buradan otonomi çıkar mı? İnsaf yahu.
Eğer otonomi olsaydı bütün vilayetlerin otonomi ile yönetilmesi anlaşılırdı.

Anayasa böyle okunur mu?
11. "Büyük Millet Meclisince vaz'edilecek kavanin mucibince ..."
14. "Vilâyette Büyük Millet Meclisinin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur"

Var mı burada kürtlere özel bir uygulama? Bütün hepsi meclise bağlı yerel yönetimler anlatılmış. Yetkileri biraz geniş tutulmuş o kadar.
Geçiyor mu kürtlere muhtariyet? Geçiyor mu kürt sözcüğü?

Yahu her anayasada bulunan sıradan Vilayet yönetimi maddelerinden kürtlere otonomiyi nasıl çıkartırsınız anlamış değilim?
Peysafi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:46  #7
Peysafi
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 648

Ortada yeni kurulan bir devlet var ve bazı kavramların iç içe geçmiş olması normaldir.

Burada açıkça 1921 anayasasına gönderme yapmış. Yani anayasa dışı bir uygulama düşünülmüyor. Buradan zorlama anlamlar çıkartıp bölücülere koz vermenin manası var mı? Açık ve net olarak 1921 anayasasından bahsetmiş daha ne yapsın?

Ayrıca bu sözler Musul meselesi parelelinde söylenmiş ve dönemin siyasetinin gereği sözlerdir. Musul'da plebisit yapılarak Türk topraklarına katılma ihtimali var. Musul'daki kürtleri birazcık okşayıvermiş siyaseten ve bunu da Anayasa çerçevesinde yapmış.



("Musul Türktür" yazılı pankartlarla Berlin'de elçilik önündeki Türkler)


Yani böyle cımbızlama yaparak olmaz. "Vay Atatürk kürt dedi" diyerek bölücülüğe Atatürk'ün sözlerinden malzeme çıkartılamaz.
Her söz, her olay kendi tarihsel çerçevesinde değerlendirilir. Süreçlere de dikkat edin. Sonra ne olmuş bakın. Musul sorunu çözülemeyince ve dimyata prince giderken eldeki bulgurdan olma riski ortaya çıkınca herşey değişir.
Bu sözler o günün siyasetinin gereğidir. Birazcık okşama yapmış siyaseten büyütüpte bugüne malzeme çıkatmayın. Atatürk'ten kürtçülüğe malzeme çıkmaz. Atatürk koyu bir Türkçüdür. Hatta bugünün ülkücülerine yakın bir Türkçülüğü vardır.

Bu durum biraz da "Latife hanım'da çarşaflıydı Çankaya'da" diyen veya "1924 anayasasında devletin dini islam yazıyordu" diyen şeriatçıların yöntemlerine benziyor.

Hatta örnek de verdim. İsmet paşa Lozan'a giderken "Muslim Standard" dergisinin müdürü Seyyid Abdülkadir Mâlik'e demeç vermiş ve demiş ki:

"Türk teşkilât-ı esâsiyesinde [anayasasında] bütün kuvvâ-i tedâfuiyyenin [savunma kuvvetlerinin] Hilafet uğrunda istimali [kullanılması] vardır. Böylece Hilafe’ti maddî vesâitten [vasıtalardan] mahrum bıraktığımız nasıl iddia olunabilir? Hilafet Türkiye’dedir ve Türkiye’ye istinâd eder [sırtını dayar]. Hukuk-ı Hilâfet masundur [Hilafet’in hakları güvence altındadır] ve onun müdafaası için bütün Türk milleti kanını dökmeye hazırdır.”


Görüldüğü gibi o da 1921 anayasasına gönderme yapıyor ve Hilafeti savunuyor İsmet paşa. Hint müslümanlarından yardım alabilmek için söylenmiş sözler. Alındı da ve İşbankası onların gönderdiği para ile kuruldu.

Sonra ne oldu?

6-7 ay sonra saltanatı ve 2 sene sonra da hilafeti kaldırdılar

Onlar daha önce de Sovyetler'den silah ve cephane yardımı alabilmek için komünist olmuşlardı. (Can Dündar'ın güzel bir belgeseli vardı bu konuyla ilgili)

Amerika'yı İngiliz ve Fransızlara karşı Lozan'da yanlarına çekebilmek içinde Chester anlaşmasını Meclisten geçirmişler, Lozan'dan sonra da bu anlaşmayı yürürlükten kaldırmışlardı.

O yüzden Amerika hâla Lozan'ı tanımaz

Siz kurtuluş savaşı sadece askeri mücadele ile mi kazanıldı sanıyorsunuz?
Bu devletin kuruluşu ve kökleşmesi tarihin görmediği büyük siyasi mücadelelerin sonucudur. Emperyalist kuşatma sadece askeri değil aynı zamanda siyasi idi ve Musfa Kemal'ler, İsmet paşalar bu siyasi kuşatmayı olağan üstü kıvrak zekaları ile kırıp geçtiler.

Ama o Musul yok mu Musul. İşte orada baltayı taşa vurdular.
Peysafi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 01:54  #8
erdi
 
erdi'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 2,584

Pratikte hiç görülmüyen uygulamalara karşın getirdiğiniz açıklamlar için teşekkürler Sn Peysafi.

Kapalı kapılar ardında ( Kürt'ler diyerekten .. ) müzakere edilmiş ya da ortaya atılmış olabilir böyle bir sav fakat M.Kemal'in böyle bir niyet içinde olmadığı da verilen tarih ve eylemler itibari ile çok açık.
__________________
Silkin doğrul artık günü geldi kavganın
Mehmet olup dağlar da destanlar yazmanın...
erdi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 02:02  #9
Peysafi
Forumdan Uzaklaştırılmış
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 648

Alıntı:
Sayın bozkır şöyle demiş:

Mesajı Göster
Kitapta Kurtuluş Savaşı olurken birbiri ardına başlayan kürt aşiretler isyanları anlatılır.Nurettin Paşanın bu isyanlardan birini bastırırken çok şiddetli davranınca görevinden alınır ve yerine (ELCEZİRE KOMUTANLIĞINA) Nihat Paşa getirilir.Nihat Paşa ya Mustafa Kemal tarafından meclisin gizli oturumunda aldığı bir kararla ilgili bir telgraf gelir.burayı kitaptan aktarıyorum:

Karar şöyle idi:
1.Göreceli olarak bütün ülkede geniç çapta doğrudan doğruya halk tabakalarını ilgilendiren ve etkili biçimde yerel yönetimler kurulması iç siyasetimiz gereğindendir.Kürtlerin oturdukları bölgelerde hem iç hem dış siyasetimiz bakımından göreceli olarak yerel bir yönetim biçimini gerekli görüyoruz.

2.ulusların kendi kaderlerini kendilerinin belirlemeleri bütün dünyada kabul edilmiş bir ilkedir.Bizde bu ilkeyi kabul etmişizdir...."

bu kararıda içeren meclis gizli oturum tutanakları iş bankası tarafından yayınlanmıştır.
Bu kısım için kesin kaynak istiyorum. Ve metnin tamamını. Burada meclis oturum tutanakları olduğu söyleniyor. Hangisi? Tarih, sayı vb...
Mustafa Kemal'in Kürtlere UKKTH'yı tanıması na-mümkündür. Böyle iddiaları ortaya atıp atıp insanların kafasını bulandırmasınlar.
"Gizli oturum tutanakları" söylentisi de safsatadır. Bu bir psikolojik taktiktir.
"Gizli oturum" falan diyerek olaya iyice esrarengiz hava vermekteler
Meclis'in bütün gizli oturum tutanakları açıklanmıştır.

Türk solundan şu metni okuyun lütfen:


"...Kürtler’in Kurtuluş Savaşı’na ne şekilde katıldıkları yalanını gördükten sonra şimdi de Mustafa Kemal’in Kürtlere özerklik vereceği yalanının nasıl uydurulduğuna geçebiliriz.

12 Eylül 1919’da İstanbul Hükümeti ile İngiltere arasında gizli bir antlaşma imzalanır. Sekiz maddelik anlaşma maddelerinden üçüncüsü şöyledir:

-Türkiye bağımsız bir Kürdistan kurulmasına karşı çıkmayacaktır.

Anlaşmanın altında Damat Ferit’in imzası vardır.
Anlaşma’nın esas önemi Damat Ferit’in Mustafa Kemal hareketine, yani Türk milli hareketine karşı Kürt ayrılıkçılarıyla uzlaşması ve Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı kullanmasını saptamasıdır. Yukarıda bu kullanmanın ne şekilde hayata geçirildiğini görmüştük.

İstanbul Hükümeti’nin bu tür bir yola girmesi aslında Damat Ferit Hükümeti’nin sonunu getirir. Kabine değişikliği olur ve Ali Rıza Paşa Hükümeti kurulur. Bu değişiklik son derece önemlidir çünkü Kürt milliyetçiliğinin ve ayrılıkçılığının önü kesilecektir.

Amasya Görüşmeleri bunun ilk safhasıdır. Kürtlere özerkliğin ilk belgesi imiş gibi sunulan Amasya Görüşmelerinde şu karar alınmıştır:

“Beyannamenin 1. maddesinde Osmanlı Devleti’nin düşünülen ve kabul edilen sınırı Türk ve Kürtlerin oturduğu araziyi kapsadığı ve Kürtlerin Osmanlı topluluğundan ayrılması imkansızlığı izah edildikten sonra, bu sınırın asgari bir istek olmaz üzere elde edilmesinin temininin lüzumumüştereken kabul edildi. Bununla beraber, yabancılar tarafından görünüşte Kürtlerin bağımsızlığı maksadı altında yapılmakta olan tezvirlerin önüne geçmek için de bu hususun şimdiden Kürtlerce bilinmesi uygun görüldü.”

Tutanaktan da anlaşılacağı üzere Ankara ile İstanbul’un yeni hükümeti, Kürt ayrılıkçılığına karşı ortak bir karar almışlar ve kurulacak ya da kurtarılacak devletin sınırlarının Kürtlerin oturduğu arazıyi de kapsadığını belirtmişlerdir. Bu tutanaktan çıkacak biricik sonuç, Kürtlerin oturduğu arazide ayrı bir devlet ve özerklik hakkının bu tutanakla reddedildiğidir. Ama ne hikmetse gördüğü her Kürt kelimesini özerkliğe yoran tarih heveslisi bir kısım hukuk asistanı bunu tam tersine yormaktadır.

Amasya görüşmesinin teyidi ise Misak-ı Milli’dir. Misak-ı Milli ise, özerklik değil ulusal bir devlet programıdır. Kuvayı Milliye’nin bu ilk belgesi, aynı zamanda İstanbul Meclisi’nin son kararında özerklik yoktur! Dahası Misak-ı Milli için çalışan bir harekete katılan herkes de ulusal devleti kabul etmiş demektir.
Milli Mücadele’nin Kürtlere özerklik vereceğini söyleyenlerin iddiası aynı zamanda son derece de komiktir. Kürtler bağımsızlık ve özerkliği zaten Sevr ile kazanmışlardı. Sevr’e karşı çıkan bir hareketin Sevr’de dayatılan bir maddeyi savunması olacak şey değildir!
Kaldı ki ne Erzurum, ne Sivas Kongrelerinde de bu yönde alınmış bir karar yoktur. BMM’nin bu yönde aldığı bir karar da yoktur. Özerkliği savunan bir hareketin bunu bir karar olarak duyurması gerekmez miydi? Komik olmayı bırakın: Mustafa Kemal sizin gibi gizli bir Kürtçü değildi! Sizin gibi hem tek bayrak, hem de Kürtler kendi kendini yönetsin diyecek kadar hain değildi.



İngilizlerin Kürtlere özerklik uydurması

Mustafa Kemal’in Kürtlere özerklik vereceği uydurmasının kaynağı ise doğrudan İngilizlerdir!

Yukarıda bahsettiğimiz gibi Koçgiri isyanının bastırılmasından sonra Meclis’te Kürt milletvekilleri isyancılara destek çıkarlar. Uzun süren tartışmalardan sonra Mustafa Kemal’in isyanın bastırılmasını savunan konuşması üzerine tartışma kapanır.

Ancak İngiliz raporlarına göre bu görüşmeler sırasında Kürtlere özerklik verilen bir karar alınır. Maddeler şunlardır:

1-Uygarlığın gereklerine uygun olarak Türk milletinin ilerlemesini sağlamayı hedefleyen BMM, ulusal gelenekleriyle uyum içinde, Kürt milletinin özerk yönetimini kurmayı üzerine alır.

2-Çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bu topraklar için Kürt ileri gelenleri tarafından bir genel vali, vali yardımcısı ve bir müfettiş seçilebilir. ...

4-Kürt ulusal meclisi doğu vilayetlerinde kurulacak ve 3 yıl için oluşturulacaktır.

5-Özerk yönetim Van, Bitlis, Diyarbakır vilayetleri, Dersim sancağı, bazı nahiye ve kazaları içine alacaktır.

Toplam 9 maddelik kanun tasarısı İngilizlere göre kabul edilmiştir! Ancak İngiliz raporlarının gösterdiği 10 Şubat 1922 tarihinde anılan gizli oturum yoktur! TBMM Gizli Celse Zabıtları yayınlanmıştır ve orada böyle bir gün yoktur! Olması da son derece saçma olurdu. Çünkü anılan 9 maddenin Sevr’den bir farkı yoktur. Kaldı ki Koçgiri isyanını bastıran bir Meclis’in bu kararları alması da mantıksızdır. Çünkü bu kararları alacak Meclis, mantıken isyancılarla anlaşır ve istenilen bu hakları verirdi.


Ayrıca herkese şu kitabı tavsiye ederim:

http://www.ideefixe.com/kitap/tanim....L702WZEUWUD5K2
Peysafi is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski29-09-07, 02:09  #10
Hititist
 
Hititist'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 53

Peysafi hocam.

Ellerinize, klavyenize saglik.

Ozgurlugu savunuyorum diyerek, her konudan ve her olaydan bir Kurt payi cikaranlar aslinda en buyuk etnik ayirimciligi yapanlardir.

Bugun bircok ayrilikci Kurt'un aklina kazinmis bir "Ataturk'un Kurtlere verdigi ozerklik sozu" var. Anlatsan,anlattiklarina dogru diyebilecek kapasite bile degiller halbuki.
Hititist is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:29.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz