"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
İnsan Kaynakları - Genel/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Antropoloji,Psikoloji, Sosyoloji... |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 613
| "İnsan Kaynakları" adı altında gerek iş sektörü, gerekse ülkemizdeki pek çok insan yönetimi sorunlarını konuşmamız mümkündür. Rahatsızlık bir değil, bin... Bir çok uygulamasından "rahatsız" oluyor, "insan" olarak kendimi sürekli yoğrulan bir hamur gibi hissediyorum. İş başvurularından başlayarak, işe giriş süreçleri ve sonrasında dahi hayatımızdan çıkmayan "öğütler", "prosedürler" ve daha da kötüsü bu dünyanın yaratttığı sanal, kırılgan yapıya ayak uyduran insanları, gençleri gördükçe "nereye gidiyoruz" diye sormadan edemiyorum. İnnovasyon, kişisel gelişim, background, presentable ve şimdi de "network" diye bir yeni tabir daha çıkmış. Bakınız Hürriyet Gazetesi 11.Şubat.2007 IK Ekinde yer alan Sn.Arzu ÇAKIR'ın bir yazısından alıntı yapıyorum; "Mesleğinizde çok iyi olabilirsiniz, işinizi çok iyi yapabilirsiniz. Ama başarı için bunlar yetmez. Ayrıca geniş bir iş çevreniz olmalı. Yani networking çok önemli. Bu ağı geliştirmek için neler yapmalı? Bir fuara veya işinizle ilgili bir seminere katılacaksınız. Mesleki açıdan yararlı olacağını düşündüğünüz çok sayıda şirket temsilcisi veya yöneticinin de buraya geleceğini biliyorsunuz. Çantanıza çok sayıda kartviziti yerleştirdiniz, işe uygun kıyafet giydiniz ve yola çıktınız..." Devamı: http://www.yenibiris.com/CareerSuppo...63§ionID=9 Çevre, tanıdık ilişkilerin adı "network" olmuş... Artık çekinecek, sıkılacak, utanacak birşey de yok. Dünyada işler böyle yürüyor. Sn.Arzu Çakır'ın da yazısında ara başlık olarak kullandığı gibi "meslekte çok iyi olmak yetmiyor"... Bayanların eskiden karşılaştığı çok ciddi sıkıntıları vardı... Halen de olduğundan şüphem yok, evvelden sinemaya dahi konu olmuş "iş yerinde tacize uğrayan, patrona metres olan sekreter modeli". Bugün yeni bir kadın modeli daha var... Yönetici kadrolarında yer alan bayanlar... Orta yaş ve üstü, bakımlı hanımlar bunlar. Ancak beni çok rahatsız ediyorlar konuşmaları ile... Kullandıkları terimlerin bir çoğu yabancı, cümle vurgularında bir baskıcılık var... Tartışmaya kapalı, insana tek tip -kapital insan olmayı öğüt eden cümlerler kuruyorlar sürekli. Biz neden sürekli ana konuların etrafından dolaşıyoruz? Cümlenin anlamını değil, grammeri ile uğraşıyoruz sürekli olarak. Bunu siyasette de yapıyoruz, yukarda ve benim yazımda da... |
|
| #2 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,567
| insan kaynaklarının çalışanı robotlaştırmaktan başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Hatırlıyorum da okula geçenlerde özel bir şirketin insan kaynakları müdürü gelmişti, ve "bazı çalışanlar 5'te (günlük 8 saati doduğunda) çıkıp gidiyor, bazısı 9'lara kadar çaba harcıyor. Biz şimdi ikisine de aynı maaşı mı verelim?" demişti, konuşmamak için kendimi zor tutmuştum. Patronlar ellerinden gelse bizi tamamen sosyal çevremizden ve evliysek ailemizden soyutlayarak sadece işimizle ilgilenmeizi isteyecekler. Kısmen bunu başardılar zaten. Aslında bizim şirketlerimizde yöneticiler insan unsuruna daha çok önem verseler daha başarılı şrketler ortaya çıkacak ama bizim ülkede şirketler hangi işletme akımını uygulama zahmetinde bulunuyor ki. Kişisel gelişim diye diye işin suyunu çıkardılar ![]() __________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI esitlik Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-02-07 02:46 . |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 613
| Birçok şeyin suyu çıkmış görünüyor sn.esitlik... Metropollerde, koca binalarda, süslü ofislerde bir iş hayatı var... Hizmet sektörleri ya çok ilerde, yada konuşan, yazan çizen bu sektörlerden başka bir iş görmüyor. Gazetelerin, dergilerin IK köşelerine bakınca satış, pazarlama, insan kaynakları, mba..vb. sektör ve sektör çalışanların dertlerini, birbirlerine verdiği öğütlerini görüyoruz. "Kendi çalıyor, kendi söylüyor..." Açıkcası ben IK dergilerinde ofisimi nasıl süslerim, ofisde nasıl yogo yaparım kartvizitimi nasıl boyarım, nasıl markalaşırımdan ziyade "İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı" konusunda makaleler de görmek isterdim. Ama ne mümkün... Canımı sıkıyor, eskiden personel dairelerinin yaptığı işe bugün "insan kaynakları" diyerek imaj katan, ve bunu bilim haline getirenler. Yaptıkları çalışanın verimini artırmak değil, olsa olsa istedikleri kalıpta (iş görüşmesine takım elbise giyerek gelen, inci dişli, karşısındaki çocukluğuna inmeye kalksa dahi ses çıkarmayan, her şarta şükreden..vb.) eleman ayıklamak. |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Sayın bucak bu yazınızın içeriği ve Sayın Arzu Çakır'ın yazısına zaman ayırarak yazmak gerekiyor. Kuşkusuz bu konuda yazılacak çok şey var! Saygılar, doğançay |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2007 Ülke / Şehir: Bursa
Mesajlar: 290
| geçen yaz üniversite stajımı insan kaynakları bölümünde yapmıştım fakat bölümümle pek alakası yok kendimi çok iyi hissetmiştim orada bıraksalar sabaha kadar çalışabilirdim birden yapmam gereken mesleğin bu olduğunu düşünmeye başladım çünkü yaptığım işi çok sevmiştim mutluydum ve işimi çok iyi yapıyordum başarılı olmanın yaptığınız işi sevmekle alakası olduğunu gördüm ve kendi bölümüm olan elektroniğin benim için ne kadar sıkıcı olduğunu anladım.bence insan kaynaklarında çalışanlar çok şanslı.......... ![]() |
|
| #6 | |
Felsefe ![]() Giriş Tarihi: Apr 2006 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 715
| Sayın bucakk bu konu beni de o kadar rahatsız ediyor ki. Bu konuyla ilgili yazılan yazıları bile görünce sinirleniyorum. İnsanları tek tip yapmak istiyorlar ve ne yazık ki başarıyorlar da. İnsanın öznelliği yok sayılarak; bir nesne, bir eşya gibi görülmeye başlandı. Herkesin özel hayatı hakkında rahatça sorular soruluyor, gereksiz sözler, belli konuşma tarzlar, beklenen cevaplar... bunlara uyulmadığı zaman zaten insan tutunamıyor bu sistem içinde. Sürekli soruyorum ben de kendi kendime "nereye gidiyoruz böyle". Bu durum da bana bir çeşit kölelik sistemi gibi geliyor. İnsanın insan olarak hiçbir değeri kalmadı artık. __________________
"Yaptıklarımız hiçbir zaman anlaşılmaz, sadece övülür ya da yerilir." Nietzsche |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|