| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
| #1 | |
Bilim ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 942
| Tanrı inancının, insanı aciz gösteren bir yaklaşım olduğu açıktır. Tanrı, insana göre çok üstün bir varlıktır ve aynı zamanda da onun yaratıcısıdır. Bu kısım insanın aciz olduğu yaklaşımı gösteriyor. Egoist yaklaşıma gelirsek; Tanrı inancına ve tanrıya atfedilen özelliklere baktığımızda, varolduğu düşünülen tanrının da insan merkezli bir tanrı olduğu ve varlık sebebinin de insan olduğu sonucuna varırız. Tanrının tüm yaptığının insanları imtihan etmek için bir evren yaratmaktan ibaret olduğu ve çevresindeki diğer varlıkları da (melek,şeytan,cin) bu iş için seferber ettiğini düşünürseniz, bu söylediğimi daha iyi kavrayabilirsiniz. Bu durumu neden egosit bir yaklaşım olarak değerlendirdiğim konusunu ise şu şekilde izah edeceğim; * "Her şey"e gücü yeten, "her şey"i bilen, "her şey"i içinde barındıran böylesine bir tanrı, neden yalnızca insanlarla ilgilensin? * Bu tanrının yapmakla yükümlü olduğu başka bir meşguliyeti yok mu? * Bu tanrının varlığının nedeni, insanların imtihanı için uygun bir zemin hazırlayarak imtihan sonucuna göre onları cennet ve cehenneme yerleştirmekten mi ibaret? * İnsanlardan çok çok önce yaratıldığına inanılan meleklerin bile varlığı insanlar için mi? * Melek ve cin inancını da gözönüne alırsak, bu tanrının tek yaptığı kendisine tapacak varlıklar yaratıp birini diğerine musallat ederek onları imtihan etmek mi? Netice itibariyle, insandan çok daha üstün ama tek yaptığı da insanları kollayıp gözetlemekten geçen bir tanrı inancının da, tanrının varlık sebebinin insanlar olduğu sonucuna dayanması ile egoist bir yaklaşım sergilenmiş olmuyor mu? Eğer bu soruya yanıtınız "hayır" olacaksa, bu tanrının varlık nedeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz? Ya da bu tanrının insanlar haricindeki diğer meşguliyetlerinin ne olabileceği hakkında bir fikriniz var mı? __________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN? YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN |
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| ben zamanda ve dünya üzerinde zaten ruhsal bir yolculuğun var olduğuna inanıyorum. Şöyle söylemeliyim ki biz insanlar elimizde ve bünyemizde bulunanların farkında olmamakla birlikte geçmişin bize sundukları üzerine kritik ve söyleşiler yapıyoruz.Ancak bu dediğim olgular ve spirütüalite zaman evren ikilemi içerisinde büyük bir çark ve biz daha bu çarkın olup olmadığını tartışıyoruz. Kimliğimizi ve yaradılışımızın temelini , biryandan araştırıyor biryandanda sorguluyoruz. Aslında haklı olduğumuz yer işin sır olması giz olması. İnanç penceresinden varlığın hepsinin insanın imtihanına endekslendiği gerçeğini iyi düşünmek lazım.İmtihan dediğiniz bir bakayım ne yapacak türünden bir imtihan değildir.Bu insanı kendisini gerçekleştirmesi yolunda insanların cevherlerini birbirinden ayırtetmektir diye düşünüyorum. Tanrının egoismi olsaydı bence şimdi biz bunları konuşuyor olmayacaktık.Desen ki zaten konuşmalarımızın cezasını diğer dünyada çekeceğiz.Benim anladığın islamda bilgi kesin olmadığı zaman ve birşey körü körüne değil de yetersiz delillerden dolayı inkar edildiğinde bu inakrın cezası olan inkar değildir. İnsan endeksli bir varlık anlayışı olması mümkündür.Çünkü kendisi Allahın halifesi olmuştur.Halife olan varlık, vasfını ötede bir tanrıdan almamaktadır. Bu idrak, O'nun özünden gelmektedir.Çünkü zaten kendisinde tanrısal yansımalar oluşmuştur.Tasavvufta bu öğreti yaygındır.Öze indikçe Tanrı görülür ve hissedilir.Bunun da yolu ibadetten geçmektedir. özedönüş Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 12-02-07 16:27 . |
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 84
| oncelikle tanri acziyettir evet ama acziyetini kabul etmeyen insanlar kendini kandirir. evet mukemmel varliklariz biz insanlar, ama koskoca dunyaniz kucucuk bir kursuna yada bir kac saniyelik nefes darligina, kalp krizine bakar. e komik degil mi bu kadar gucsuz bir varlik olarak biz aciz degiliz demek. gucsuzuz deyip koseye cekilmek ne kadar yanlissa aciz degiliz deyip kendini ve doganin kanunlarini inkar etmek de o kadar yanlistir. tanrinin egoizmi ile ilgili fikirlerinin coguna katiliyorum. evet kocaman bir tanrinin boyle kendi kendine senaryo yazip oynatmasi, biraz sacma geliyor. ama bunun sacma geldigini dusunurken, yukarida bahsettigimiz acziyetten dolayi her seyi anlayamayacagimizi da goz onunde bulundurmaliyiz. nasil asirlar once iki insandan biri 'ben ucacagim havada' dese digeri ona guler ve bunu sacma bulurdu. belki de su anda biz o ikinci insanin durumundayiz. bu ihtimali de ihmal etmemek gerekir. |
| #4 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,617
| sayın yam_yam, insanların aciz olduklarından dolayı tanrı'ya inandıklarını düşünmüyorum, bunu iki nedenle öne sürebiliriz bence: Birincisi, insanlar en eski zamanlarında da aynen şimdi olduğu gibi birçok konuda sınırlı yetenekteki canlılardır (tanrı'nın farzettiğimiz yeteneklerine göre değerlendiriyorum). Şimdi ve yüzyıllar öncesinde, hatta 2500 yıl önce sofistlerin ateist olduklarını görmekteyiz, insanlar olağanüstü yetenekte bir yaratıcıya inanmama yolunu seçmişlerse on bin yıl öncesinden de insanlar istediklerinde tanrı'ya inanmama yolunu seçebilirlerdi. İkincisi, yüzyıllardır teist bir insana teist olduğundan dolayı tanrı tarafından doğaüstü bir yardımda bulunulduğu görülmüş müdür? Örneğin kör bir insan gözlerinin açılmasını için tanrı'ya ne kadar çok yalvarır tahmin edebilirsiniz? Bu kadar çok yalvarmasına karşın gözlerinin kendi kendine açıldığına şahit olunmuş mudur? Demek istediğim, insanlar Tanrı'ya inandıklarında ondan buna benzer bir doğaüstü yardım alamayacaklarını bildikleri halde neden ona aciz olduklarından dolay inanmak istesinler? Nasıl olsa bu aciz insanlar tanrı'ya yalvarsalar dahi dertleri bilimi uygulamadan kendi kendine hallolmayacaktır. Bunlardan dolayı insanların aciz olduklarından dolayı teist olduklarına inanmıyorum. sn yam_yam demiş ki: "Tanrı inancına ve tanrıya atfedilen özelliklere baktığımızda, varolduğu düşünülen tanrının da insan merkezli bir tanrı olduğu ve varlık sebebinin de insan olduğu sonucuna varırız. Tanrının tüm yaptığının insanları imtihan etmek için bir evren yaratmaktan ibaret olduğu ve çevresindeki diğer varlıkları da (melek,şeytan,cin) bu iş için seferber ettiğini düşünürseniz, bu söylediğimi daha iyi kavrayabilirsiniz." Bu söylediklerinize de katılmıyorum. Tanrı'nın var olup olmadığını düşünebilecek tek ileri zekalı canlının insan olduğunu kabul edersek elbette tanrı bir bakıma insan merkezli olacaktır. Ama sanırım siz tüm evreni insanlar'ı sınamak ve onlara çeşitli olanaklar sunmak amacıyla düşünüyorsunuz. Bence böyle birşey yoktur. Ne biliyoruz ki, belki de dünya gibi daha binlerce gezegen var ve o gezegenlerde de aklı ve iradesi olan canlılar yaşıyor? Kaldı ki sizin bu söylediğinizden tanrı'nın insanları bir çeşit oyuncak olarak gördüğü ve küçük cocuklar gibi insanlarla oyun oynadığı şeklinde bir anlam çıkartılabiliyor. Ben yaratıcının bu kadar iradesiz olduğuna inanmıyorum. Tanrı'nın sadece insanlarla ilgilendiğine de inanmıyorum. Kendi mantığımız yoluyla, Tanrı sadece insanlarla ilgileniyor diyebilseydik aklımızı kullanarak şöyle de söyelyebilirdik: Tanrı sadece insanlarla ilgilendiğine göre diğer canlıların herhangi bir önemi yoktur ve insanoğlu doğadaki tüm canlıları öldürme hakkına sahiptir. Yanılıyor muyum böyle söylemekle? Mantığımızı kullanarak diğer canlıları öldürmek gibi bir hakkımız olmadığını sonucuna varırsak tanrı'nın sadece insanlaral değil, diğer canlılarla da ilgilendiği sonucuna varırız. "Bu tanrının yapmakla yükümlü olduğu başka bir meşguliyeti yok mu?" Diğer gezegenlerdeki durumları bilemediğimizden tek meşguliyetini insanlar olduğunu söyleyemeyiz. Diğer yandan Tanrı insan özelliklerinde değildir ki geçimini sağlamak ve hayatını daha iyi devam ettirmek için başka bir işle meşgul olsun? ![]() Tanrı'nın inanları kollayıp gözetlediği kadar onlara zarar verdiği de söylenebilir. Sokaktan geçen bir adamın başına kiremit düşme olasılığı tanrı'nın insana zara da verdiğinin güzel bir örneğidir bence. Sorularının çoğuna cevabım hayır olmasına rağmen tanrı'nın varlığı için herhangi bir neden olmak zorunda olduğuna ve egoist olduğuna inanmıyorum. Tanrı'nın varlığını sosyal bir olay olarak nitelendiremeyiz ki nedenlerini ve sonuçlarını araştıralım. Söylediklerimde gerçekten ciddiyim, saygılar sunuyorum. __________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI |
| #5 | |
Bilim ![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 942
| Öcelikle yapılan bir hatayı düzeltme ihtiyacı hissettim. Ben anlatamamış, ya da siz anlayamamış olabilirsiniz. Konu başlığında da yer alan "egoizm", tanrının egoizmi değil, insanın tanrı inancındaki egoizmdir. Yani varolduğuna inanılan tanrının netice itibariyle varlık amacının insan olduğu sonucu. Tabii inançlarda böyle bir konu yok. Hatta tanrı inancına ters düşeceği için bu yaklaşım çoğu inançlı tarafından kabul görmeyecektir. Ancak öğretilerde anlatılan tanrı inancına baktığımızda böyle bir yargıya varmak yanlış olmayacaktır. Bunun nedenlerini de yukarıda saymıştım zaten. Buraya kadar yapılan yorumlara baktığımızda, tanrının insan merkezli olduğu iddiası reddedilmemiş. Sayın özedönüş, insanın Allah'ın halifesi olması dolayısıyla bunu normal karşılamış, sayın esitlik de başka gezegenlerde de yaşayan canlılar olabileceğini iddia etmiş. Başka gezegenlerde yaşayan canlılar olsa ve tanrı onları da imtihan etse bile, bu durum tanrının bir takım canlılar yaratarak kendisine tapınmalarını istediği sonucunu değiştirmiyor. Zaten bazı yaklaşımlara göre de tanrı "Ben bir hazineydim, bilinmek istedim" diyerek insanı yaratmıştır. Ben bu başlıkta, sıklıkla tartışılan "insanın varlık amacı nedir" konusundan farklı olarak "tanrının varlık amacı nedir" konusunu işlemeyi amaçladım. Zira bana göre teolojinin anlattığı gibi bir tanrının tek amacının insan ya da kendisine tapan canlılar yaratarak onları imtihan etmekten ibaret olması, tanrı fikrini basite indirgeyen egoist bir yaklaşımdır. __________________
GELSE DİLBER-İ AHU, OLSA YEVM-İ RAMAZAN DİLBER-İ AHU MU EFDAL, YOKSA YEVM-İ RAMAZAN? YE İÇ EĞLEN SÜR SEFASIN DİLBERİN ZİRA KAZASI VAR RAMAZAN'IN, KAZASI YOK DİLBERİN |
| #6 | |
Felsefe&Konu Dışı ![]() Giriş Tarihi: Sep 2006 Ülke / Şehir: istanbul
Mesajlar: 2,617
| ben yanlış anlamışım sn yam_yam kuusra bakmayın, daha önceki yazılalarımda söylemiştim sanıyorum; tanrı'nın en fazla istediği şey insanların kendisine tapması değildir bana göre. Tanrı'nın atesit fakat duyarlı, başkasına kötülük yapmamaya çalışan kişileri her gün fiziksel ibadette bulunan ve en teist görünen buna karşılık cevresine karşı duyarlı ve iyiliksever olmayan kişilerden daha çok sevebileceğini düşünüyorum. hani genel bir inanış vardır ya cennete gitmek için tanrı'nın varlığına inanmak şartır falan diye, ben böyle bir şart olduğuna inanmıyorum. Siz tanrı'nın insanları imtihan etmesinden dolayı "insanları ateist-teist olarak ayrıştıracağını" mı düşünüyorsunuz? Bana tanrı böyle basit düşünmez gibi geliyor Saygılar.__________________
"Eğer demokrasi adına Cumhuriyet'in temellerine kazmayı vuranlar demokrat ise... Ben demokrat değilim!'' AHMET TANER KIŞLALI |
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 4,124
| Konuyu şimdi daha net anladığımı söyleyebilirim.Aslında Allahın hiçbirşeye ihtiyacı olmadığı kutsal kitaplardan da anlaşılır.Bu insanın kendisine kulluk etmesine de ihtiyacı yoktur anlamı çıkarılabilir.Yani onun hiçbirşeye ihtiyacı olmadığı ayetinin yanısıra ben insanların ve cinlerin kulluk etsinler diye yaratıldığı da ifade ediliyor. o halde nasıl açıklanacak bu.Hem ne yapacağımızı biliyor hem hiçbir şeye muhtac değil hemde kendisine kulluk edilmesini istiyor.?Yani iki yönden imtihan edildiğimiz gerçeği akıl kabul etmiyor.Sonsuz bilgi ve hiçbirşeye ihtiyacı olmamak. Önemli bir yön de insan riski sevmediği için imtihandan hoşlanmayan bir varlık.Diğer bir durum hayatın aslında imtihan olmasıdır.Kim diğerini eliyorsa kazanan bir hayattayız. Görebildiğimiz kadarıyla, şu kâinâtın içerisindeki varlıklardan insan hariç hiçbiri, bir sınanmaya tâbi tutulmamaktadır.Ağacın veya hayvanın sınandığını veya taşın sınandığını söylemek mümkün değildir.Demek insanın donanımı daha fazladır ki ortada bir imtihan vardır. bir yerde daha anlatmıştım.Bence imtihan bizim içindir.yani bizdeki cevherlerin ortaya çıkması ve insanın kendisini gerçekleştirmesi ancak bu yolla olmaktadır.başka bir ifadeyle anlatsak, şu dünyada bulunuş nedenimiz eğer bizde yerleştirilmiş olan yeteneklerin açılımı ise bunun en önde gelen vesileleri sınavlardır.Sınan körelmiş birçok gerçeği açığa çıkarmaya sebep olur.Çok körelmiş bir hayat şartına sahip olduğumuz ortadadır.İmtihan bunu yenerek evrendeki gerçeklere karşı bir yolculuk halinde ilerlememize yardım etmektedir. |
| #8 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 14
| Konuyu açan arkadaşım; Allah'ın bizimle oyun mu oynamasını bekliyordun. Bizi yarattı ve bu dünya bizim sınav yerimizdir. Tabi ben boşuna yazıyorum bunları nasıl olsa yine inkar edeceksiniz. Çok şükür müslüman doğdum. |
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,510
| Ozaman her inanç acizlik oluyor. Bu arada Sayın SnowTiger, zaten bizle oynamaktan zevk alan bir tanrı yok mu ? __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 2,343
| Sayin yam yam, topik sorunuz, yaniti da icinde olan bir tesbit oldugundan üzerinde ne yazabilirim diye düsündüm, ![]() ancak acilim yapilabilir. saygiyla __________________
"Milliyetcilik bizim igrenc günahimizdir." E.Fromm |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|