| |
||||||
"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||
![]() |
| |||||||
Ahmet Kaya & Sanatı/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Ahmet Kaya' nın okuduğu Sanma Şiiri: Ey torunlar Bize sordunuz mu biz kimleriz Alevi Sünni Kürt Türk Kardeşçe yatan elleriz Sanmayın ki yeryuzunde kalanlarımız düşman olacak Sanmayın ki bu vatan için ölen bizler ayrı ayrı Toprak olacak Bizler bu topraklar için şimdi burdayız Sanmayın ki birer faniyiz Acıdayız kordayız Sizler böyle davrandıkça Bizler burda zordayız Kavga devam ederse Bir gün yine ordayız Bir gün sizde gelip buradan bir görseniz Ülkeyi dört bir koldan sevgiyle örtseniz Bizler işte o zaman huzur ile uyuruz Bunları her kesim ile paylaşır dururum Şarapneller patlarken gözlerimin önünde Ayrım yoktur ülkemin yarınında dününde Vatan için seve seve canımızı verdikte Kahrolan yine biziz halimizi gördükçe Sanmayın ki rahat uyuruz bu kavgalar sürdükçe İstemem mezarda ne bir anıt ne bir taş Sizler birlikte olun vatan için hemi kardeş Neden böyle ağlarız bilirmisiniz mezarda Sizleri böyle gördükçe yaralarımız azarda Yine destanlar yazarız yattığımız mezarda Alevi Sunni nedir Nereden çıktı bu kavga Sevmesini bilseniz inan biter bu dava Vatanıma zarardır puslu ürkek bu hava Bizler yine birliğiz Barışta hem savaşta Kopartmak istiyorlar sizi bu yarışta Kürt Türk Alevi Sunni Bu ütopyada bu mezarlar seçilmez Birlik olup haykırdık Bütün dünya duysun diye Cesetlerimiz geçilir de Çanakkale geçilmez Bizler birlikte öldük Sizler neden kavgada O gün birlik tohumları ektik Bu gün neden biçilmez Sizler Birlik oldukça Çanakkale'ler değil Edirne'den Ardahan'a Ülkemin bir karış toprağı geçilmez __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #2 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Şafak Türküsü Beni burada arama anne Kapıda adımı sorma Saçlarına yıldız düşmüş Koparma anne Ağlama Kaç zamandır yüzüm tıraşlı Gözlerim şafak bekledim Uzarken ellerim Kulağım kirişte Ölümü özledim anne Yaşamak isterken delice Ah verebilseydim keşke Yüreği avcunda koşan Herbir anneye Tepeden tırnağa oğula Ve kıza kesmiş Bir ülkeyi armağan Düşlerimle sınırsız Diretmişliğimle genç Şaşkınlığımla çocuk devrederken sıradakine Usulca açılıverdi Yanağımda tomurcuk Pir Sultan'ı düşün anne Şeyh Bedrettin'i Börklüce'yi Torlak Kemal'i düşün anne İnsanları düşün anne Düşün ki yüreğin sallansın Düşün ki o an Güneşli güzel günlere inanan Mutlu bir yusufçuk havalansın Yani benim güzel annem Alacaşafağında ülkemin Yıldız uçurmak varken Oturup yıldızlar içinde Kendi buruk kanımı içtim Ne garip duygu şu ölmek Öptüğüm kızlar geliyor aklıma Bir açıklaması vardır elbet Giderken darağacına Geride Masa üstünde boynu bükük kaldı kağıt kalem Bağışla beni güzel annem Oğul tadında bir mektup yazamadım diye kızma bana Elleri değsin istemedim Gözleri değsin istemedim Ağlayıp koklayacaktın Belki bir ömür taşıyacaktın koynunda Yaşamak ağrısı asıldı boynuma Oysa türkü tadında yaşamak isterdim Ölmek ne garip şey anne Bayram kartlarının tutsaklığından aşırıp bayramı Sedef kakmalı bir kutu içinde Vermek isterdim çocukların ellerine Sonra Sonra benim güzel annem Damdan düşer gibi Vurulmak isterdim bir kıza Gecenin kıyısında durmuşum Kefenin cebi yok Koynuma yıldız doldurmuşum Koşun çocuklar çocuklar koşun Sabah üstüme Üstüme geliyor Kısacası güzel annem Bir çiçeği düşünürken ürpermek yok Gülmek umut etmek özlemek Ya da mektup beklemek Gözleri yatırıp ıraklara Ölmek ne garip şey anne Artık duvarları kanatırcasına tırnağımla Şaşkın umutlu şiirler yazamayacağım Mutlak bir inançla gözlerimi tavana çakamayacağım Baba olamayacağım örneğin Toprak olmak ne garip şey anne Uçurumlar ki sende büyür Dağdır ki sende göçer Ben yaprak derim çiçek derim Cam diplerinde açmış kanatlarını kozalak derim Gül yanaklı çocuğa benzer Yine de Oğlunu yitirmek kimbilir Ne garip şey anne Her kavgada ölen benim Bayrak tutan çarpışan Her kadın toprağı tırnaklayarak doğurur beni Özlem benim kavga benim aşk benim Bekle beni anne Bir sabah çıkagelirim Bir sabah ana bir sabah Acını süpürmek için açtığında kapını Adı başka sesi başka nice yaşıtım Koynunda çicekler Çicekler içinde bir ülke getirirler __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #3 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Kim Susturabilir Kim susturabilir bizim türkümüzü kim Biz ki bu hasreti semahların seyrinden alıp gelmişiz Biz ki onu sitemkar anaların kirpiğinden derlemişiz Süzülsün de acının derin izler bıraktığı gül yanaklardan Yere dökülsün istememişiz Bizim türkümüzü rüzgar söyler her gece Ay vurdukça parıldar gün doğdukça hız alır Nevroz ateşleriyle sağaltarak çırpınan yarasını Can havliyle kardaş Kan içinde bir kartal gibi vadilere saldırır Türkülere ilişmeyin Türküler nehirdir gecenin bağrına akar Fazla eşelemeyin kardaş Taşınca ne siperler kalır ne dev barikatlar Deşmeyin diyorum deşmeyin Kim susturabilir bizim türkümüzü kim Biz ki nice amansız badirelerde serden geçmişiz Biz ki ilmikler boynumuza takılıyken bile türkü söylemişiz Sonra ırmak boylarında göğertip körpe otların serinliğinde Dağlara emanet etmişiz Biz ki her yangının külünden diri canlar yaratmışız Bizki mazlumların defterine kanlı resimlerle sıralanmışız Banaz yaylasından kerbelaya kar götürsün turnalar Ölürüz sanma kardaş Dostun attığı gülden yaralanmışız Türküleri dövmeyin Türküler gökyüzüdür karanlığa yıldızlar çakar Üstümüze gelmeyin kardaş Namuslu bir devrimcinin alnında kavga ışıldar İncitmeyin diyorum incitmeyin Kim susturabilir bizim türkümüzü kim Bizki karacaoğlanı aşkla veyseli toprakla yüceltmişiz Bizki köroğlunun narasıyla nice beyleri yere çökertmişiz Yine de masum bir bebek gibi avuç avuç sevdamızı Kalanlara vasiyet etmişiz Adam dediğin sapına kadar yiğit olmalı Ne karıncayı incitmeli ne ozanları yakmalı Öyle sansar gibi punduna getirmek de neymiş Adam dediğin kardaş Yüreği varsa eğer getirip ortaya koymalı Türküleri yakmayın Türküler çiçektir en umutsuz zamanlarda açar Kavgayı uzatmayın kardaş Yüzyıllardır tuz döke döke çürüdü bu yaralar Kanatmayın diyorum kanatmayın __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #4 | ||
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005
Mesajlar: 1,650
| Alıntı:
__________________
Beni öldürmeyen her şey, beni daha güçlü yapar. Beyin Fırtınası Geri Döndü | |
|
| #5 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Demek şimdi gidiyorsun Demek şimdi gidiyorsun; Yazdığımız son şiir öyle yarım kalacak! Demek şimdi gidiyorsun; Kuşlarımız acıkacak,saksılarımız artık sulanmayacak! Demek öykümüzü bir ruj lekesi gibi yapıştırıp aynanın sahtekâr yüzüne -Oy benim yaralım- Demek şimdi gidiyorsun; Beni böyle toz gibi dağıtıp merdivenlern dibine! Her şey tamam diyorsun,git... Beni viran bir şehir gibi terket... Haydi git! Dışarısı ispiyon...Dışarısı ihanet... Seni bir gören olmasın,dikkat et!.. Dostlukmuş...ölüme yürümekmiş... Üstüne titremekmiş...vefaymış!.. Aşk dediğin,zavallı bir kapıyı duvara çarpıp Çıkıncaya kadarmış!.. Bana komaz deyip Sancını bir kilo rakıya gömsen de gece yarıları, -Oy benim yaralım- Asıl sancı,uyandığında Bütün odaları boş görünce koyarmış!. Gitmek istiyorsun,git... Bir savaşçı asla vedalaşmaz! Durma git! Dışarısı dinamit...dışarısı enkaz! Şunu cbine koy,ne olur ne olmaz.. Eylül mağdurlarıydık,kimsemiz yoktu, Yaralarımız aman vermiyordu canımıza.. Kimseye kıymamıştık oysa,masumduk.. Rahatsız ediyordu bizi bu yalancı tarih! Yırtılan bir pankart gibi Şehirlerin ortasına çığ düşürdüyse öfkemiz; -Oy benim yaralım- En az bir karıncanın yüreği kadar Namuslu ve çalışkandı ellerimiz! Artık bitti diyorsun,git.. Kırılsın kapı-çerçeve,kırılsın bu cam.. Sorma git! Dışarısı panik..dışarısı izdiham! Biliyorum,seni vuracaklar bu akşam... Ne çok fire verdik üstüste.. Ne çok arkadaş yitirdik bu tozlu yolculukta.. Kimliği tespit edilmemiş, Ne çok ceset vurdu zeytin güzeli akşamlarımıza! Büyük ütopyalar ve büyük dağlar gibi İçerden çürümüşüz meğerse... -Oy benim yaralım- Her gelen ölüm yazmış, Her giden ayrılık işlemiş bu talihsiz gergefimize... Kendini arıyorsun,git.. Aptal bir hayat kur,içinde beni barındırmayan Kalma git.. Dışarısı barut..dışarısı gardiyan! Yine bir tek ben olurum sana parçalanan.. Demek şimdi gidiyorsun; Sonunda bizi de çökertiyor bu kancık zelzele! Demek şimdi gidiyorsun; Yıkılan bir duvar gibi;ömrüme devrile devrile.. Demek mecburi istikametlerin, Ayrılığı gösteren o adaletsiz kavşağında -Oy benim yaralım-maralım Demek şimdi gidiyorsun, Ve bana bir tek secenek kalıyor:güle güle! Beni öldürüyorsun,git.. Kalmasın sende kahrım,kalmasın derdim Bakma git Kafamı yumruklayıp ardınsıra ağlarsam namerdim... __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #6 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Bahtiyar Geçiyor önümden Sirenler içinde Ak eller ustunde Çiçekler içinde Dudaginda yarım Birsevdanın hüznü Aslan gibi gögsü türküler içinde Rastlardım avluda Hep volta atarken Cigara içerken yahut coplanırken Kimseyle konuşmaz Dal gibi titrerdi Çocukça sevdiği çiçeği sularken Diyarbakırlıymış adı bahtiyar Suçu saz çalmakmış Öğrendiğim kadar Geçiyor önümden gül yüzlü bahtiyar Yaralıyım yerde kalan sazı kadar Benide saldılar o kaldı içerde Çok sonra duydum ki Yozgatta sürgünde Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler Mavi gökyüzünü ona dar etmişler Gazete çıktı üç satır yazıyla Uzamış sakalı çatlamış sazıyla Birileri ona ölmedin diyordu Ölüm ilanında hüzünle gülüyordu... __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #7 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Başım Belada Bugün yine düsünemiyeceğin kadar başım belada Köşe başları tutulmuş üstelik yağmur yağmada İler-tutar yani yok Fişlenmişim adım-eşkalim bilinmekte Üstelik göğsümde yani tam şuramda Kirli sakalıyla bir eşkiya gezinmekte Başım belada Adamın biri vurulmuş sokakta Cebinde adresim bulunmuş Başım belada Tabancamı unutmuşum helada Nerden baksan tutarsızlık Nerden baksan ahmakça Sevdim inanamayacağın kadar seni esmer kız Kirpiklerimde çırpınan şu tuzlu gözyaşımda İhanetin adı yok Neylersin ki çember daralmakta Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim Yasal mermisiyle bir komiser yaklaşmakta __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #8 | |
Yazıyaz Dergi Yazarı ![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 2,604
| Halkların Kardeşliği Adına Yeni bir dünya için kardeşler Yeni bir dünya için bu kavga Bu kan Bu zulum Yeni bir dünya için kardeşler Yeni bir dünya için bu sabır Bu kin Bu sancı Bu dağlarda vuruldu boyunduruk Kınalı türkülerin boynuna Halkların kardeşliği adına Bu dağlarda deşildi gebe kadınların karnı Bu dağlarda boğazlandı istiklal-i tam Oysa namlular daha soğumamıştı Ekmeğimiz yoktu Mermimiz yoktu Bin can ile Bir umut ektiğimiz Toprağımız yok. Dağlar gibi yığıldı ölüler Ve ayaklar altında namusumuz Lanetlenmiş Aç çoluk çocuk Kadınlarımız, davarlarımız Haldan bilmez Geçit vermez kanlı zilan Of off offf be Tifüs ve kanser Ve siyatik Difteri Kalp yetersizliği, ülser vesaire Ve cümle illeti muzır haşeratın Bir de açlık Bir de zulum Bir de zindanlar. Issız bir uğultudur doğanın padişahı Fideler cılız Dağlarda umudun hazin sancısı Toprağın bağrında tohum Kan revan içindedir. Ve kan revan içindedir türkülerimiz; Kış günüdür güller açmaz Dallarda bülbüller ötmez Can arzular elim yetmez Vahh lımın Bırindarım İçerden İçerden yar içerden Kes bağrım yar içerden İşte namus İntiharı düşünür kederinden Ve bu boş tencerenin onulmaz kahrı Utanır kendikendinden Birebir vermeyen toprak Karasaban Yaşlı öküz. Sebisübyan Aç-susuz Ne giden Ne beklenen var Ve dağlarda Çırılçıplak eşkiyalar __________________
küçük kara balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, dünya sandığı küçücük bir gölde yaşamak değildi. |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005 Ülke / Şehir: Konya
Mesajlar: 1,023
| KARAYILAN karayılan derki harbe oturak kilis yollarından kelle getirek nerde düşman varsa orda bitirek vurun antepliler namus günüdür sürerim sürerim gitmez gadanam fransız kurşunu geçmez adama varın söyleyin mazlum anama analarda böyle yiğit doğurur |
|
| #10 | |
Forum Kurucu Üyesi ![]() Giriş Tarihi: Mar 2005 Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827
| Konu edebiyattan siyasete kaydığı için, siyasi mesajlar http://www.yaziyaz.com/forum/thread1246.html adresine taşınmıştır. Konuya oradan devam edebilirsiniz. Lütfen bu tür durumlarda yöneticilerden önce siz yeni başlık açarak mesajlara devam ediniz. Saygılarımla |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ahmet Kaya | petricli | Türkiye Siyaseti | 295 | 15-09-07 15:02 |
| Ahmet Necdet Sezer | ibra | Konu Dışı | 5 | 20-06-05 17:31 |