"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Bir insanı sevmekle başlar her şey. / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Edebi tartışmaların ve kitap tanıtımlarının yer aldığı bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Sevgi üzerine konuşalım. Sözgelimi, bir insanı sevebilmenin koşulsuz olması gerektiğini düşünüyorum. Dil, din, ırk, renk...sınıf, politik görüş...hiç bir şey engel olmamalı. En önemli kimlik insan olmaktır, diye düşünüyorum. Ve Sait Faik'in dediği gibi: " Bir insanı sevmekle başlar her şey." Ne dersiniz? |
|
| #2 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Sevgi nedir? Çok zor bir soru sordunuz. Cevabını size bir hikaye ile anlatmaya çalışayım. Vaktin birinde zengin bir adam varmış, Mecnun ve Leyla'nın şöhretini duymuş. Meşhur Leyla kim merak etmiş. Öyle ya Mecnun'u çöle düşüren bu güzel kim? Aramış bulmuş Leyla'yı... Ne görsün, esmer mi esmer, çirkin, sıska bir kızcağız!.. Çöle gitmiş aramış taramış Mecnun'u bulmuş. - Sen o esmer, çirkin ve sıska kız için mi mecnun oldun çöllere düştün. Diye sormuş. Mecnun'da ona şöyle demiş; - Sen ona benim gözümle baktın mı hiç? .... .... İşte böyle... Sevgiler çeşit çeşittir. Bir kadınla erkeğin birbirine duyduğu sevgi, anne, baba sevgisi, çocuk sevgisi, vatan sevgisi, Allah sevgisi. Hepsinin birbirinden farkları vardır. Hepsi ayrı güzeldir. Gönlümüzde hepsine yer vardır ama tek şartla!.. Aynı sevgi türünden iki tanesine yer yoktur. Mesela bir erkek ya da kadının karşı cinsten iki kişiye aynı anda aynı şekilde sevgi beslemesi imkansızdır. |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Sn.Petricli, Yazdıklarınıza genelde katıldığımı, daha doğrusu, yazdıklarınızın genel doğrular olduğunu söyleyebilirim. Sevgiyi, TDK sözlüğü "insanı yüksek özverilere götüren ilgi duygusu" olarak tanımlıyor. Yani bir insan için her çeşit özveride bulunabilecek bir durum içinde olabilmek sevgi olarak tanımlanıyor. Aşk ise bu özveri gerektiren duygunun daha da yoğunlaşmış bir üst derecesi olarak nitelenebilir ve buna,bir sürü özellik de katılabilir. Bunu da konuşabiliriz. ( En azından "başka konuların" da ağırlıklı olarak konuşulmasıyla ,site üzerindeki mistik havanın bir ölçüde dengelenmesi gerektiğini düşünüyorum.) Ama sevgi derken benim kastım bu değildi. İnsan hiç tanımadığı bir insanı sevebilir mi? Bir otel lobisinde karşılaştığı, bir tren yolculuğunda gördüğü, aynı işyerinde çalıştığı, dağılmış bir pazaryerinde yerlere saçılmış sebze-meyveleri toplarken farkettiği...-örnekleri arttırmak kuşkusuz mümkün; ...sevebilir mi? Sevmek zorunda mı? İnsan olmak, "iyi" insan olmak... Duyarlı olabilmek... İNSANI sevmek, sevebilmek... Gerçekten, bir insanı sevmekle mi başlıyor her şey? |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 10,927
| sevginin cesitleri olmaz. Sevgi tek ve yalin bir duygudur. Bir sevgiliye de, cocuga da, aileye de beslenen sevginin baska bir türü olmaz. Sevgi tektir. Onu sekillendiren, sosyal yasamin üc boyutlu halidir. Örneklemek zor biraz ama: (denizi sevgi olarak ele alalim) Bir deniz düsünelim. O denizden bir bardak su alip masaya koydugumuzda, masada duran seyin adi, bir bardak deniz degil, artik bir bardak su olmustur. ya da bir tencere alalim elimize, ayni islemi yaptigimizda, masaya koydugumuz sey, bir tencere deniz degil, bir tencere su dur. Simdi her ikisini de denize geri bosalttigimizda ortada her ikisi de yoktur. denize verdigimiz ad, icine girdigi kaba göre sekil degistirmistir. Özü ise yine denizdir.yani, sevgi. saygilar. __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 08-09-05 20:02 . |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Jul 2005 Ülke / Şehir: İstanbul
Mesajlar: 216
| Nedense her şey hikayelerde, romanlarda... Notredam'ın Kamburu'ndaki gibi; güzeller güzeli Esmaralda'nın, çirkin mi çirkin bir kamburu sevmesi, günümüzde imkansız gibi görünüyor. Alıntı:
| |
|
| #6 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Sn.Canuğur, Sevginin "tek ve yalın bir duygu" olduğu görüşünüze katılmakla birlikte, karşısındaki nesneye göre çeşitlendiğini vurgulamak istiyorum.Çocuğunuza,ailenize...sevgilinize...yöne lmiş sevgiyle,kapı komşunuza, sokaktaki insana..yönelmiş, ya da yönelttiğimiz sevgi arasında bir farklılık var. "Başkalarını" hiç bir zaman ailemiz,sevgilimiz gibi sevemeyiz.Keşke sevebilsek, böyle bir becerimiz olsa keşke...Ama yok...İstediğimiz kadar beynimizi, kendimizi eğitelim...Böyle bir ihtimalin olabileceğini düşünemiyorum. Bunun kuşkusuz, sosyolojik, belki psikolojik...nedenleri de vardır. Ama sonuç bu. Öyleyse "başkaları" için nasıl bir sevgi üreteceğiz.? Bu "boşluğu" dolduracak olan şey,"insan sevgisi midir"? Hümanizma mı? Ya da, görevler, haklar, sorumluluklar...diye tanımlayabileceğimiz,"vatandaşlık" mıdır? Bir insan...bir başka insan...sevgi...saygı...kırmama...gücendirmeme...a nlayış...empati... (Bu sözcüklerle bir cümleyi nasıl kurabilir ki insan?) |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 10,927
| Alıntı:
ona sosyal ve kültürel yasam bicmimize, iliskilerimize göre bicim vermek se, insanin isidir. Masa üzrinedki bir bardak su ile bir tencere su ayrimi bunun icindi. Bir bardak su ile ne bir tencere dolar, bir tencere su da ne bir bardaga yeterlidir. Ama her ikisinin icindeki de su dur. (yani saf sevgi sevgi) Onu bicimleyen, kategorize eden, ahlaki kaliplara koyan yine insandir. Boslugu dolduracak olan tek güc de, insan sevgisidir bence. Hümanizm, sevgiden yoksun olanlar icin devlet memurlugu gibi bir seydir. Baskalari icin sevgi üretmeyecegiz. O zaten var. Biz onu kendi icimizde kesfedecegiz, yoksa isimiz zor olacak. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
|
| #8 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Bu arada Sn.Cengiz'in yazısını da es geçmemek gerek. Arayıp bulmaya çalıştığımız şey, belki de onun bir çırpıda ifade ettiği "iç güzelliği" ve "insan olabilmek" kavramlarıdır. Katılım artıkça, düşünce çeşitlendikçe sanırım bir şeyler aralanır. |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 10,927
| Alıntı:
Aslinda ic güzellik denen sey, daha bska bir baslikta incelnebilir mi bilemiyorum. Ic güzelligin,mistik kavramlar ile ince bir köprüsü var gibi ayirdedemeyenler icin. saygilar __________________
"Tüm dönemlerde, toplumun kutsallastirdigi bos düsüncelerden tehlikesizce siyrilmak imkansizdir." M.Kemal | |
|
| #10 | |
Guest Mesajlar: n/a
| Yunus Emrenin Dediği gibi; Yaradılanı hoş gördük Yaradan'dan ötürü. İnsanlar menfaatsiz sevebilseler, maddi veya manevi bir karşılık beklemeden!.. İşte o zaman gerçek sevgi çıkar ortaya. Bir erkeğin yada kadının karşı cinsten birini seçerken ve severken fiziki güzelliği ön planda tutuyorsa aslında ihtiyaçlarının tatmini için çalışıyor demektir. Eğer menfaat olmasa fiziki güzelliğin bir önemi olabilir mi? Bunun gibi örnekleri istediğiniz kadar artırabilirsiniz. Menfaat ve sevgi içiçe!.. Gerçek sevgiyi en iyi anneler bilir. Çünkü onların çocuklarına olan sevgisinde menfaat yoktur. Katışıksız, saf sevgidir. Gerektiğinde kendisini gözünü bile kırpmadan feda edebilecek kadar yoğun bir sevgi. Çocuk güzelmiş, çirkinmiş, sakatmış hiç farketmez. Anneler için kendi çocukları dünyanın en güzel varlıklarıdır. Atasözü vardır bilirsiniz; Kirpi yavrusunu kadife tüylüm diye severmiş Gerçek sevgide menfaat olmadığı, maddi ve manevi bir karşılık beklenmediği gibi, sadece sevilen güzel değildir, sevilenden gelen her şey güzeldir. Gerçek sevgi odur ki; İyilik yapıldığında artmaz, kötülük yapıldığında azalmaz. Sevgiliden gelen her şey güzeldir. Zevkte güzeldir, dertte. Çünkü sevgiliden gelmektedir. Bu sebeple atalarımız; Aşkın gözü kördür demiştir. Leyla halka yemek dağıtmaktadır. Mecnun'da sırada bekler. Sıra ona geldikçe Leyla yemek vermez O'na. Gülümseyerek kepçeyi Mecnun'un eline dokundurur ve sen geç der... Mecnun tekrar sıraya girer. Yine aynı şeyler yaşanır. Mecnun tekrar sıraya girer. En sonunda halktan birisi dayanamaz ve; Neden inat ediyorsun? Sana vermiyor işte. Der. Mecnun ise; Ama sadece bana gülümsüyor ve sadece benim elime dokunuyor der. İşte gerçek sevgi böyledir. Sevgiliden gelen dert zevk olur seven için. Saygılar, |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Japonlar her zamanki gibi büyülüyor insanı | YarasaSpor | Dünya Siyaseti | 4 | 24-08-05 16:35 |