"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



 



Geri Dön Yazıyaz Forum > Edebiyat > Öykü ve Denemeleriniz

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

Sokak Sahnesi

/

konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Öykü - Deneme Çalışmalarınız...


Cevapla
 
Konu Araçları
Eski16-02-07, 16:08  #1
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86
Sokak Sahnesi



Günahtan Korkuyordum..

Küçüktüm o zamanlar.. Annem derdi hep:

- harama el uzatma kızım..

o zaman ben de derdim:

- haram nedir ki anne?
- haram; senin olmayandır.
- peki el uzatmak nedir anne?
- sahip olmaya çalışmaktır.
- peki harama el uzatırsam ne olur?
- günah olur kızım.
- peki günah nedir, günah olursa ne olur?
- günah kötüdür, eninde sonunda sana azap verir..

anneme sözüm vardı; harama el uzatmayacaktım. Ve birkaç zaman öncesine kadar da tuttum bu sözümü. . ta ki sevginin verdiği azapla, bir gece tatlı rüyamdan uyanana kadar..
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)

rukissy Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 20-02-07 17:47 .
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski16-02-07, 16:10  #2
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86
Özgürlüğün Kokusu

Epeydir bir koku almak istiyorum, bulamıyorum istediğimi bir türlü. Hani şöyle buram buram özgürlük kokan bir koku… Kaç dükkân gezdim, cevap hep aynı "yasak, satamıyoruz". Bir yerde buldum, ya da buldum sandım, taklitmiş meğer... Sinmedi içime hiç, bıraktım onu da. "niye yasak?" diye soruyorum gittiğim her yerde, ama cevap alamıyorum. Ya bilmiyorlar gerçekten ya da söylemek istemiyorlar.

Ar0aştırdım ben de; ne yapar bu özgürlük kokusu da yasaklanır diye..

Özgürlük kokusu dediğin şey ozon tabakasını delmiyor ki, yada bir bebeğin solunum borusunu tahrip etmiyor ki… İçinde inanç tozu, hürriyet esansı ve coşku solüsyonundan başka hiçbir şey de taşımıyor ki… Ama böyleyken yasaklanmış işte. Anlam veremedim bu duruma…

Şehrin en büyük kütüphanesinin arşivlerini karıştırdım, bulmak umuduyla yasaklayanı… Öğrenemedim kimin neden yasakladığını ama başka şeyler öğrendim; <tarihte en sevdiklerim> dediklerim hep bu kokuyu kullanmış. Bunu da öğrendikten sonra daha birçok istedim onu bulmayı. Birkaç yer daha gezdim ama cevaplar hep aynı, hep "yasak!"

Yorulmuşum bu uğraş içinde, az uyuyayım dedim, yatağıma uzandım. Ama içimdeki öyle zorladı ki dayanamadım, kalktım açtım pencereyi. Hafif, hoş bir koku girdi açık olan camımdan içeri… Aradığım mıydı bu? camın önünde buldum kendimi ve dışarı uzattım kafamı, anlamak için… Rüzgâr fısıldadı kulağıma ;

"-Geldim!"
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski19-02-07, 21:15  #3
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503

Aşk bu söz dinlemiyor değil mi?
Ama başkasının aşkına el uzatmak bana kabul edilemez gibi geliyor.
Umarım beni yanlış anlamamışızsınızdır, nedense söylemeden geçemedim.
Neyse ben alanınızı mahvetmeyeyim, isterseniz silebilirim.
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel

barış Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 19-02-07 21:17 .
barış is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-02-07, 17:37  #4
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86

Alıntı:
Sayın Barış_Akar şöyle demiş:

Mesajı Göster
Aşk bu söz dinlemiyor değil mi?
Ama başkasının aşkına el uzatmak bana kabul edilemez gibi geliyor.
Umarım beni yanlış anlamamışızsınızdır, nedense söylemeden geçemedim.
Neyse ben alanınızı mahvetmeyeyim, isterseniz silebilirim.

Estağfurullah, alan mahvetmek dahi birşey sözkonusu bile olamaz, ayrıca teşekkürler alan için

bu arada "başkasının aşkına el uzatmak" kısmını anlayamadım pek. açıkçası ben "başkasının aşkına el uzattığım" için değil de, benim olamayacak olana* el uzattığım için günah işlediğimi söylemek istemiştim.



--------------------------------------------------------------------
* benim olamayacak olan, kötü bir tabir olmuş galiba. burda kasteddiğim benimle olmak istemeyen yada benimle olduğuna pişman olandı.
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski20-02-07, 19:15  #5
barış
 
Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503

Ama yukardan da o sonuç çıkmıyor mu
Belki de bana öyle gelmiştir.
__________________
Ocağımıza incirlik diktiler.
Can Yücel
barış is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-02-07, 14:59  #6
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86

Aslında haklısınız öyle bir sonuç çıkıyor. Ama sonuca ulaşılma şekli biraz farklı. şöyle ki, benim hikayemde benimle olmak istemeyen karakter, o dönemde başkasıyla da birlikte değil zaten. Ama ilerde başkasına ait olacak yada başkasıyla olacak. o yüzden bana haram.

ben bunu kurgulayarak yazmıştım. Ama farklı anlaşılmış olmasını da yadırgamıyorum elbette, nihayetinde hikaye benim hayal dünyamda geçiyor ve kimseyi benim gibi hayal etmeye zorlayamam..

saygılarımla
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski21-02-07, 15:02  #7
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86
zam da gelse içerim şu meledi..

Süt, yoğurt, tozşeker, un, tuz, peynir.. vs..

Yok yok, yemek tarifi için saymadım bunları. Tamam karnım biraz aç şimdi, ama o yüzden de saymadım. Birkaç gündür gıcığım bunlara ve bunlara benzeyen bir takım diğer gıda maddelerine. Anlam veremiyorum bir türlü, bu kadar beyaz olmalarına gerek var mı sanki?

Aslında gıcığım sadece onlara da değil. Beyaz gözüken her şeye gıcığım var. Hem siz onların öyle temiz gözüktüklerine de bakmayın. Bir yoklasanız, nasıl üretilmişler diye bir baksanız; ne kirlilikler görürsünüz altlarında..

Of of.. ama hiç sigara öyle mi? Dışı beyazsa içi de siyah. Saklamıyor sizden hiçbir gerçeğini. Avaz avaz bağırıyor: “kötüyüm ben, akıllı ol!” diye. Ha unutmadan bi de akıllı olanlara gıcığım. Bu kadar dürüst ve kendi kusurunu söylemekten çekinmeyecek kadar samimi olan sevgili sigaradan nasıl mahrum ediyorlar kendilerini? Ah ah bilmiyorlar onlar sigara ruhun gıdası.

Biraz uzattım yine. Neyse efendim ne diyordum; temiz gözüken her şeye gıcığım. Ve bir de sigara gibiyim ben de. Avazım çıktığı kadar da bağırıyorum; zararlarımı. Ve sana gelince; hayatıma “tozşeker” kılığında girip “esmerşeker” olarak gidiyorsan –ki öyle gibi de görünüyor- sana da gıcığım.

&&&

Sen zahmet etme, ben giderim. Sigaram da bitmişti zaten, yol üstünde bakkal varsa uğrar, alırım hem..
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski01-03-07, 08:47  #8
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86

Mutluluk beni ziyarete gelmiş..*

Topluyorum artık odamı. “yeter canım ne bu dağınıklık!” iyiden iyiye dağınık bir kız olup çıktım ben.

Önce şu yerlere serilmiş olan “kararlar” la başlasam iyi olacak sanırım. Çoğunun son kullanma tarihi geçmiş. Mesela şu “kendime acı çektirmekten vazgeçiyorum artık!” kararını kaç zaman önce ucuzluktan almıştım. Ama ne yazıkki eve getirir getirmez bir köşede unutmuşum.bu vakitten sonra kullansam kesin zehirler. Üzgünüm canım seni de çöp torbasına –bundan sonra az konuşcam, beklemesini öğrencem ve suçluluk duyacağım şeyler yapmıycam- kararlarının yanına gönderiyorum.

Evet yerdekileri biraz topladım sayılır, şimdi de şu dolaptaki “hayaller” e bakmak gerek. Üç-beş tanesi hariç hepsi eskimiş.. ama olmazki böyle. Hiçbirşey üretmiyorum demek artık. Ne kötü. Ama bak şu iki tanesi çok iyi duruyorlar.onlar hariç hepsini çöp torbasına gönderiyorum şimdi. Bunları burada saklamak odayı kötü kokutmaktan başka işe yaramaz zaten.

Bir de şu masanın üzerindeki “düşünce” yığınını temizlesem bir hayli temizlemiş olacam odamı. Ama sanırım işin en zor kısmı da burası. Hangisi yeniydi, hangisi eski bir türlü ayırt edemiyorum ki.. ne kadar da iç içe geçmişler. Hepsini kaldırıp atayım diyorum ama biliyorum ki içlerinden bazıları gerekli..
.
.
.

of saat kaç olmuş.. çok zaman aldı, ama değdi.temizlendi odam biir hayli. Temizlendi temizlenmesine ama hala karanlık. Hay Allah nasıl da unutmuşum. Perdeler hala kapalı. Şöyle bir açıyorum perdeleri ve odam artık “umut ışığı” ile aydınlık.

Odamın kapısı çalınıyor o sırada. Açıyorum: mutluluk beni ziyarete gelmiş..

* çok zaman geçmişti görüşmeyeli kendileriyle, doğrusu beklemiyordum "mutluluğu" yeniden..ne iyi etti de geldi.. hoşgeldi
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski06-04-07, 09:04  #9
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86

On Üç Şubat


ah..ah.. nerden başlasak?

Bir ayrılış hikayesini yazmış Nazım ustam bir tarihte. Yazmış ama bilmeden yazmış benim hikayemi. Bilse daha başka yazardı belki. Kadına da “seni seviyorum” dedirtirdi, yada şiirine dalıp, gözleri bir araya getirirdi belki. Yada “ayrıldılar” demezdi de “erkek kadına bir şans daha verdi” derdi o güzel şiirinin sonunda..

Ah benim canım ustam, ukalalık yapmak değil inan niyetim. Varlığına yetişemedim, ama yokluğunda özledim seni. Piraye’ ye yazdığın şiirlerle bildim aşkı, “Evet, vatan hainiyim” dediğinle gördüm gerçek vatan hasretini ve “Bir kız vardı Japonyada” da buldum insanlık sevgisini.. seni okuduğumda anladım mezarının başında taş yerine çınarın olmasının güzelliğini.. seni senden okuduktan sonra gördüm “son”ların “baş”lardan kıymetli olduğunu..

Dertliyim ustam. Hani kimsem de kalmadı etrafımda dinleyecek. Ondan rahatsız ediyorum şimdi senin yokluğundaki o güzel varlığını..

Eve geldiğimden beri “bir ayrılış hikayesi” elimde. Defalarca okudum erkeğin “seni seviyorum” deyişini, kadının onu cevaplayışını ve acıyı yüzüme çarpan “ayrıldılar” sözünü. Hani içimi acıtıyor acıtmasına ama bir tuhaflık da yok mu burada ustam? Gerçekten böyle mi hikaye? Gerçekten demiş mi erkek kadına “seni seviyorum” diye? Sonra kapanmış mı bir pencere? Gelmemişler mi bir daha hiç yan yana? Ve sonra özlememişler mi hiç birbirlerini? Erkek aramamış diyorsan inanırım, ama ya kadın? O nasıl durabilmiş, hamurunda bu kadar acelecilik varken?

Şiirinde ne de kolay kabullendirmişsin ayrılığı onlara, oysa haberin olmamış; kadın isyankar bu durumdan. Kadın kabullenememiş, ama bir şey de söyleyememiş. Çok incinmiş onuru. Aslında bir an söyleyecek olmuş..ama bu kez de gururu girmiş devreye. Demiş ki kendi kendine “nasıl istiyorsa öyle inansın bırak, suçlu olan sensin nasılsa, bırak işte, hiç bir şey söyleme, içini yakan sevgi kor olsun bırak,sen yine de sevgi dilenme, bir şey söyleme, çek git işte” ve “ayrılmışlar”.

Yok ustam yok, benim bu anlattıklarımla bir alakam yok.
Değilim ustam yok, orda ki kadın da erkek de ben değilim. Ha olur da soracak olursan sen nesisin bu anlattıklarının diye; ben ayrılığı üstünde misafir etmiş soğuk bankım, etrafı süpüren çöpçülerden biriyim yada belki de on üç şubatın ta kendisiyim,

yaşadıklarımı anlatmayı ne kadar sevmiyorsam, yaşamadıklarımı anlatmayı da o kadar çok severim. Ama bu kez tutamadım kendimi ustam; bir daha ki on üç şubata kadar içimde saklayacağım bir onur kırıklığım var..

neyse uzattıkça uzattım lafı, ellerine sağlık çok güzel yazmışsın hep.. seni de rahatsız ettim ustam.. rahat uyu mezarında..
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski30-05-07, 17:17  #10
rukissy
 
rukissy'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 86

söyleyin peri kızına gelmesin artık..

emekli olmak istiyorum ben artık..

sihirli değneğin her dokunuşuyla toz pembe olan hayatımın peşinde koşturmaktan, aralıksız bindiğim balkabağının yaptığı arızalardan, saatin 12'yi her vuruşunda kaybettiğim cam pabucumu aramaktan yoruldum..

ocak başında külkedisi günler yaşamak istiyorum artık..

söyleyin peri kızına gelmesin artık, bir daha aşık olmak istemiyorum..
__________________
önce perdeler kapandı,peşinden alkışlar sustu,ve siluetler yavaşça kayboldu -----sessizlik-----
acı bitti(!)

rukissy Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 30-05-07 17:19 .
rukissy is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 01:19.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz