"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Şükrü Erbaş/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| Anlıyor musun? Zaman buldukça uğra Tek neşem bu benim Beklemek ve bulmakla yaşadığım Dili tutulmuş bu şaşkın sevinç. Eşyalar geri çekiliyor sen gelince Bir ayrıntı gibi içinde kaybolduğum Sığ ilişkileri günlerin Geri çekiliyor, dudaklarıma kadar Yükselen sıkıntı suları Tutunup kirpiklerinin ışığına Mavi bir kıyıya çıkıyorum Kurtuluyorum boğulmaktan. Aldığım soluğu duyuyorum, varlığımı Dünyanın benim için de var olduğunu. Gülümseyen ve bağışlayan Bir genişliğe dönüyor içimdeki keder Dumanı kalkmış karlı bir dağ gibi Açılıp aydınlanıyorum güneşinle İnanıyorum yeniden sevgiye ve güzelliğe. Aralarından ilgisiz geçtiğim insanlar -Telaşlı, dalgın, uzak- Daha bir dost görünüyor, daha bir sıcak İçlerinden biri olduğumu duyuyorum İyi gözle bakabiliyorum herşeye Gelişin hayata bağlıyor beni Anlıyor musun Zaman yarat ve uğra.. __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| ÇOK DEĞİL Kİ Yüreğimde büyüttüğüm gül güneşe çıkamaz Yüreğim o gülü büyütmezse ışıyamaz. Günüm seninle başlasın istemiştim Çok değil ki... Bir içten gülüşünle ışısın gecem Uzun suskunlukların dilsiziydim Sesin aksın istemiştim dupduru Dağ suları gibi serin Yüreğimin ölü topraklarına. Kirpiklerin gölgelesin yüzümü Gözlerin ömrümün göğü olsun Demiştim, çok değil ki... __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 172
| AYKIRI YAŞAMAK Geriye dönerek yanıltıyoruz birbirimizi Bir destek aranır bir güç alırcasına Dönerek ikide bir anıların ülkesine.. Alnımızı gererek konuşuyoruz, kaşlarımızı Bir ince eğimle siper edip bakışlarımıza Çok iyi bildiğimiz bir duyguyu -O biraz yenilgiye biraz ezikliğe benzer Ortak yaşadığımız sızım sızım- Saklamaya çalışıyoruz birbirimizden Uzun uzun susuyoruz sözün kıyılarında Hangi kapıyı aralasak bir uzaklık esiyor Hiçbir düşünceyi sonuna dek götüremiyoruz -Böyle belirlenmiş sınırlar içinde Bir iç denetimle, bir dış denetimle Konuşmakta eski tadını yitirdi- Düşler kuruyoruz yeniden gelecek üzerine Kaldırıp kirpiklerimizi ayak uçlarımızdan Dağlara bakıyoruz, ufuklara, bulutlara -Ah, o insane yüreğinin değişmeyen tutkusu- Bir güncel sesle sonar, çirkin ve çiğ Bir kirli görüntüyle hayata ilişkin Dönüyoruz gerçeğin o kalın çizgisine Yeni yeni yaşamlar kuruyoruz ödünler vererek Aklımızda yüzlerce geçerli açıklama: “Yaşamak zorundayız nasılsa, iyidir Hiç yoktan var olmak” adına Karşı çıktığımız ne varsa yapıyoruz hepsini. Bir kan pıhtısı gibi yarada kuruyan Binlerce uyuşturucu merhemle donuyor kalbimizde Anılar inançlar incelikler düşler.. Şükrü Erbaş |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 172
| Akılla Yürek Gibi ben olmasaydım -dedi- gülüşümün güzelliğini yaşayamazdın biliyorum verdiğim mutluluğun değerini ne anlama geldiğini senin için günlerinin güze dönen hayal çizgisinden iki güneş ırmağı gibi akan gözlerimin... elbette biliyorum senin değerini de ben içime bir ince sağnak gibi yağan öpüşten yumuşak yakınlığı ile insana ömürler veren sözlerinin yıkayıp yüreğimin acemi erlerini bulutsuz bir gök gibi dingin ve derin daha da güzelleştiriyorum gülüşümü. akılla yürek gibi oluyoruz böylece birbirini bütünleyen, degeleyen dünyayı iki ayrı tende bir can, birbirine yakışan. |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 172
| Gözlerin Düşer Aklıma Üşüyüp yorgun düştükçe yüreğim Kendime görünmez sıkıntılar büyütürüm. Ne senin o dilsiz uzaklığın Ne benim bu rezil gerçeğim Bir çift kanat kesilir gövdem Çıkar gelirim; esmerliğine senin Günışığı giyinmiş o sıcacık tenine. Akşam yüzüme yüzüm sulara Bir korku gölgesi gibi vurdukça Düşerine sığınırım senin, aydınlık Anılarına.. Gözlerin düşer aklıma, kirpiklerin Saçların, avuçlarıma Alırım, tel tel sarınır Isınır avunurum... |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: antalya
Mesajlar: 172
| Şükrü Erbaş 1 Ocak 1954'te Yozgat'ta doğdu. Ş. Erbaş'ın doğum tarihi, nüfus kayıtlarına yukarıdaki gibi geçmiş olmakla birlikte aslında 7 Eylül 1953'tür. İlk ve ortaöğrenimini Yozga'ta yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü'nü (Sosyal Bilgiler) bitirdi (1978). 1972 yılında girdiği Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü'nden 1998 yılında emekli oldu. 1985-1988 yılları arasında Yarın dergisinin yazı kurulunda, 1993-1999 yılları arasında Edebiyatçılar Derneği'nin yönetiminde görev aldı. İlk şiiri Varlık dergisinde yayımlandı (1978). Yolculuk adlı kitabıyla 1987 Ceyhun Atuf Kansu, Dicle Üstü Ay Bulanık ile 1996 Orhon Murat Arıburnu, Üç Nokta Beş Harf ile 2002 Ahmed Arif (Salih Bolat ile), Gölge Masalı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy ödüllerini aldı. Denemelerini İnsanın Acısını İnsan Alır (1995) ve Bir Gün Ölümden Önce (1999) başlıkları altında yayımladı. Gülün Sesi Gül Kokar (1998) ise düzyazılarından oluşur. http://www.siirfeneri.net/kendi/s_erbas.htm sitesinden alınmıştır. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| Sevgili Fatma, Doğru ya, Şükrü Erbaş'ın kim olduğunu eklemeyi unutmuşum. Burdaki her katkınız için size ayrı ayrı teşekkür ederim..Sevgiler size ![]() __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| Tanıdım Seni Seni yalnızlığından tanıdım Kirpikleri kırık çocuk Çiğneyip durduğun dudaklarından. Gözlerin küllenmiş yangın yeriydi Bir eylül göğünün bulut kümeleri Donuk bakışlarında; Hüznün nasıl da benziyordu Benim ilkgençliğime Ellerinden tanıdım seni Yüreğinin yansısı tedirgin ellerinden. Bir uzak boşloğa yağmur yağıyordu -Anılardan anılara ince çizikler…- Yüzün bir türkü sonrasının Kederli dalgınlığında; Güldün mü, ben mi yanıldım, bilemiyorum Ağıt gibi bir alay dudak uçlarında Gücenik duruşundan tanıdım seni. Seni kendimden tanıdım çocuk; Yüreği sürekli çiğnenen bir yol Gövdesi acılardan acılara köprü… Biraz öfke, biraz umut, çokça onur Olan kendimden. Eğildim öptüm yıkık alnından Uzaktın, kıyamadım sessizliğine Biraz daha dedim içimden, biraz daha; Gün olur, onuru güzel çocuk Acı da yakışır insanın yüreğine __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı |
|
| #9 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| Rüzgarını Özlüyorum Bırakıp gittiğin zaman beni Dünya terkediyor beni Bir garip duyguyla öyle Yapayalnız kalıyorum Kısa sürüyor verdiğin esenlik Kuşkular ikircikler içinde Başlıyor bekleyişin işkencesi Hiçbir yere sığamıyorum Hele bir de uzadı mı arayışın Unutulmak korkusuyla tedirgin Tükeniyor kalbimin direnci Aykırı sularda bungun Bir çürük tekne gibi Rüzgarını özlüyorum. __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı rinda Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 10-03-07 13:59 . |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006 Ülke / Şehir: ..
Mesajlar: 56
| ? yüzünü uzak tut biraz dünya geçiyor olanca görkemiyle göremiyorum yüzünü yakın tut biraz dünya geçiyor olanca görkemiyle tad alamıyorum Şükrü Erbaş __________________
Kenger toplarken ellerine diken batan çocuklar, bilmezlerdi gözleri bağlanıp kurşunlanan bir aşkın hazin bir ünlem bırakacağını hayata. Yılmaz Odabaşı |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|