"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Atatürk İlkeleri/Atatürkçülük/Kemalizm/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Atatürk İlkeleri/Atatürkçülük/Kemalizm ATATÜRK İLKELERİ Atatürk ilkeleri, altı ana başlık altında toplanabilir: Cumhuriyetçilik: Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece modern Türkiye'nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür. Halkçılık: Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konulmasıyla birlikte kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır. Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye'nin gerçek yöneticilerinin köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin, sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri, halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur. Laiklik: Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına gelmez ayrıca eğitim, kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir. Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir. Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır. Devrimcilik: Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı Türkiye'nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır. Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir. Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir. Milliyetçilik: Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir. Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir; yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine, gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır. Devletçilik: Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur. http://www.mkutup.gov.tr/ilkeler.html Değerli Arkadaşlar, Atatürk ilkelerinin olumlu ve olumsuz yönlerini düşünenler için görüşlerini açıklamaya davet ediyorum. Buradan önümüzü görerek,o günün bu günün koşullarını da düşünerek varsa eksik ve fazlalıklarını arzu edenler burada belirtebilirler. Saygılar, doğançay doğançay Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 22-02-07 10:50 . |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503
| Laiklik sadece dinle devlet işlerinin birbirinden ayrılması değildir demişsiniz ama devamını getirmemişsiniz. Ayrıca çağın koşullarına göre akılcıl-ilerici bir gelişme de demektir. Devrimcilik ilkesinde halkın iradesinin yansıtılabilmesi için mevcut yönetime halk hareketiyle cevap verilmesi de vardır. Milliyetçilik kesinlikle siyasal anlamda değildir. __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
|
| #3 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Sayın barış akar , Eksiklerin zaten arkadaşlarımız tarafından tamamlanması amacıyla genel bir başlık olarak foruma taşıdım. Bu altı ilke hangi Dünya Görüşlerini içerisinde barındırır,bu günün koşulları açısından hangi eklemeler yapılabilir,günümüzde tam olarak koşulları düzenleme durumu var mıdır,doğru olmadığını iddia edenler neden böyle düşünür,Türkiye'ye katkıları ne olmuştur,Dünya halklarına ışık olduysa nasıl ışk olmuştur?'' gibi açılımların yanıtlarını dileyen arkadaşlardan rica ediyoruz. Konuya katkınıza teşekkürler. Başka ekleme ve çıkarımlarınız,olumlu-olumsuz örnekleriniz varsa bizimle paylaşabilirsiniz.. Saygılar, doğançay
| |
|
| #4 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2
| önce atatürkçülükle kemalizm arasındaki ayrımı yapmak lazım.80 sonrasında bize dayatılan dogmalara dayalı,Atatürk rozeti takıp onun yaptığı herşeye sırtını dönen bir atatürkçülük mü kastınız?yoksa devrimlerin devamlılığını kendine borç bilmiş,sorgulamaya,gelişmeye ve tabiki de tam bağımsızlığa dayalı bir kemalizm mi?önce bunu tartışalım bence... |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Sayın nostrum'den Bir Bakış Açısı! Mesajlar: 759 Kemalizm,Mustafa Kemal ve düşün arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı boyunca izledikleri yola Avrupa tarafından verilen isimdir.Bir ideolojidir ama doktrini yoktur.Yakup Kadri,Mustafa Kemal'den bu hareketi yazılı hale getirmesini ister ancak mustafa Kemal ideolojilerin basma kalıp olacağını düşünerek bunu reddeder.Mustafa Kemal,Kemalist ideolojinin o devrin ve şartların getirdiklerine göre yönlenmesinden yanadır.Pragmatiktir,sürekli devrimcidir.Bugün bile Bilimsel sosyalizmin onca revizyona uğraması,ideolojilerin basma kalıp olmasından kaynaklanır.Çünkü devir ve zaman değiştikçe,ideolojiler değişikliğe ve yenilenmeye açık olmalıdırlar. Kemalizm siyasal bir rejimdir veya ideolojidir, ''sol'' düşüncede yer alır.Mustafa Kemal ve düşün arkadaşlarının gittiği yolu izlemek bilimsel olarak Kemalizmdir. Anti emperyalisttir,halkçıdır.Dönem itibari ile geri kalmış Türkiye halkının aydınlanmısı yolunda burjuvalar kullanılmıştır veya bu sınıf yaratılmaya çalışılmıştır.Burjuva demokrasisi değil,halk cumhuriyetidir.Bu bağlamda Marksist Leninist ideoloji yerine Troçkizm ile daha yakın haldedir. Dünya devrimlerinin ulusal sol,sosyalizm ve komünizm olacağına inanır.En azından benim Kemalizm ile ilgili edindiğim yorum bu.Çünkü Kemalist kültür devrimi ''modern insan'' ı ilim ve fen ile yaratmak istemiştir.Dini kendine göre yorumlar ve dini bir kisve olarak kullanmaz.Türk ulusunu da pratikte dinden uzak tumaya çalışır.Dönem itibariyle cahil olan halk,din ve milliyetçilik politikları ile ayakta tutulmaya çalışmıştır çünkü ümmetçi bir toplumdan bağımsız bir ulus yaratılmak isteniyordu.Ayrıca dönem itibari ile,toplumlar ateşli milliyetçilik akımlarından etkileniyorlardı.An itibariyle Türkiye'nin içinde olduğu durum da 20.yy'ın başındaki Avrupa'ya benzemektedir. http://www.yaziyaz/forum/thread11834-5.html Sayın nostrum'un Kemalizm ile ilgili açıklaması bu başlık altında da ciddi katkılar sağlayacaktır. Bu görüş de farklı bir açılımdır. Atatürkçülük ve Kemalizm'e kimi kesimlerin bakış farklılığını dile getirmektedir.Ayrıca neden iki ayrı adla anılmasının farkını da kendi kişisel bakışıyla dillendirmiştir. Kendisine teşekkürler. Saygılar, doğançay doğançay Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 23-02-07 09:18 . |
|
| #6 | ||
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Sayın üyemiz konuyu şu ya da bu şekilde sınırlamadım.Daha genel bir perspektif içinde tartışılmasını amaçlıyoruz diye düşünün. 12 Eylül 1980 sonrası şekillenmeyi de , Cumhuriyet'in kuruluş yılları uygulamalarını da bizlerle paylaşabilirsiniz. Herkes kendi sınırlarıyla Kemalizm de dese , Atatürkçülük de dese neden böyle düşündüğünü ya da düşündürüldüğü ya da düşünüldüğünü belirtebilir.. Saygılar, doğançay
| |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Atatürk Diyor ki: _''Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı , Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağımıza uygun ve bütün mana biçimiyle uygar bir toplum getirmektir.''1925'te. _''Bir millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her çeşit ilminden , buluşlarından , yükselmelerinden faydalanmalıdır.Fakat unutmayalım ki ;asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz.''1923'te. _''Biz Dünya ailesi içinde uygarız.Her görüş noktasından uygarlığın gereklerini tatbik edeceğiz(uygulayacağız.).1925'te. _''Bu memleket mutlaka modern , medeni ve yeni olacaktır.''1923'te. _''Din bir vicdan meselesidir.Herkes vicdanının emrine uymakla serbesttir.Biz dine saygı gösteririz.Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz.Biz sadece din işlerini , millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor ; kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz.''1925'te. _''Kadınlarımız da bizim gibi kavrayışlı ve düşünceli insanlardır.Onlar yüzlerini Cihan'a göstersinler ve gözleriyle Cihan'ı dikkatle görebilsinler.Bunda korkacak bir şey yoktur.''1925'te. _'' 'Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi , inkar olunamaz.' kuralı adalet sistemimizin temel taşıdır.''1922'de. _''Çalışmak demek , boşuna yorulmak , terlemek demek değildir.Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede yararlanmak zorunludur.''1923'te. _''Gençliği yetiştiriniz.Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz.Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.''1923'te. _''Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin , devlet halinde varlığı kabul olunamaz.''1920'de. _''Biz Batı medeniyetini taklitçilik yapalım diye almıyoruz.Onda iyi olarak gördüklerimizi , kendi bünyemize uygun olduğu için , Dünya uygarlık seviyesi içinde benimsiyoruz.'' _''Her fert istediğini düşünmek , istediğine inanmak , kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak , seçtiği dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir.Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.''1925'de. _''Dış siyasetimizde ; ülkenin dokunulmazlığını , güvenliğini ,yuttaşların haklarını herhangi bir saldırıya karşı bizzat savunabilmek kudreti de özellikle gözönünde tuttuğumuz noktadır.''1928'de. _''Herkesin polisi kendi vicdanıdır ; fakat polis , vicdanı olmayanların karşısındadır.''1929'da. _''Siyasi , askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar , ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler devamlı olmaz , az zamanda söner.''1923'te. _''İktisaden zayıf bir millet sefaletten kurtulamaz ; kuvvetli bir medeniyete , refaha ve saadete kavuşamaz , sosyal ve siyasal illetlerden yakasını kurtaramaz.''1924'te. _''Tam bağımsızlık , ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.''1922'de. Atatürk, T.C. Kültür Bakanlığı ve Milliyet Yayınları, Hazırlayan:Mehmet Özel,Güzel Sanatlar Genel Müdürü Genel ama ışık tutucu , yol gösterici bazı sözlerini buraya aktardım. Arzu edenler yararlanıp eklemeler yapabilirler. Saygılar, doğançay |
|
| #8 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,579
| Alıntı:
Bildiğimiz üzere Kemalizm'in bir doktrini olmadığı için,Kemalizm birçok düşünceye çekilip kalkan yapılmaya çalışılmıştır.Günümüzün faşizanları da onu kullanır,sosyalistleri de... Benim yukarıdaki tahlilim troçkizm ile benzerlik gösteren yerleriyle örnek vermek idi.Bence çelişen tarafları da olabilir ancak ilk paragraftaki tanım Kışlalı ve Çeçen'e aittir. Zaten Kemalist ideolojiyi bir doktrin biçiminde görmek istersek,bu gibi aydınların yapıtları yararlı olacaktır.Bu isimlere Uğur Mumcu'da eklenebilir elbette. __________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım | |
|
| #9 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,579
| Alıntı:
Atatürkçülük Marmaris'ten çıkmadır. Kemalizm ise Selanik'ten... ![]() __________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım | |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|