Yazıyaz Forum RSS beslemesi

Bu nedir?
 

 

"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir."

Lütfen forum kurallarını okuyunuz.



Geri Dön Yazıyaz Forum > İnançlar ve Dinler > Kitaplı Dinler - Tarikatlar > Arşiv

Üye OlSık SorulanlarÜye Listesi Takvim Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İşaretle

 
 
Konu Araçları
Eski01-09-05, 15:11  #1
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921
Neye Neden Nasıl inanıyor veya inanmıyoruz?



Arkadaşlar buyurun er meydanına.

Herkes burda eşit , dökün eteklerinizdeki taşları
ugurozaltn is offline  
Eski01-09-05, 15:22  #2
Antioksidan
Forum Kurucu Üyesi
 
Antioksidan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827

İzninizle, Kuranda kadın erkek eşitliği varmı ? konusunda yazdığım mesajımı buraya da aynen yapıştırmak istiyorum. Sizin de belirttiğiniz gibi, asıl yeri burası.

Sevgiler...

Alıntı:
Sayın ilker şöyle demiş:

bu devirde yaşayan bir kadın avukat, kadın doktor dahi herhangi bir davada şahitlik yapması gerektiğinde tekbaşına şahitliği kabul olmayacak illa kuranda belirtildiği üzere iki kadının şahitliği kabul olduğu için ikinci bir kadın gerekecek. Doğrumudur?
Alıntı:
Sayın petricli şöyle demiş:

evet
Benim üzüldüğüm asıl nokta burası oldu. Bu hükmün artık günümüz bilimsel hukukunda evrenselliğini yitirmiş olmasına, ve aklımızla çelişmesine karşın halen sorgulamadan o hükümleri savunduğunuzu ve sorgulamayacağınızı söylüyorsunuz.

O halde, sorgulamadan bir dine nasıl inanabiliyorsunuz sayın Petriçli?


Yaratıcının sözleri olduğu için bunları olduğu gibi kabul ederim diyorsunuz.

Ya o din Allah tarafından indirilmemiş bir din ise? Ya da kimi hükümleri güncelliğini kaybetmiş ise? - Dikkat edin, Allah tarafından indirilmemiş demiyorum, ama sorgulamam demenize karşı söylüyorum bunu.-

Bu yüzden ısrarla, her şeyi sorgulamamız gerektiğini tekrarlıyorum, ve Yüce Yaradan bize akıl vermiş, düşünmemiz için. İşte bu düşünme eyleminden sonra insanların asıl inancı gerçek anlamda ortaya çıkacaktır kanaatimce.

Saygılar...
__________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :)
Antioksidan is offline  
Eski01-09-05, 15:57  #3
petricli
 
Mesajlar: n/a

Dostum,

Ben sorgulamayalım demedim ki!..

Dini sorgulayalım. Allah'ı sorgulayalım. (Yani var mıdır? yok mudur? varlığını nasıl anlarız? gibi...)

Evreni sorgulayalım.

Ama sonunda evet inanıyorum, Allah var dediğimizde artık sorgulamalar yapılmış, olumlu veya olumsuz sonuca varılmış demektir.

Eğer sonuç olumlu ise ve biz "Allah birdir, doğurmamıştır, doğurulmamıştır, öncesi ve sonrası yoktur, karısı ve çocuğu yoktur, O tek ilahtır, rahmandır ve rahimdir, Hz Muhammed (S.A.V) onun kulu ve elçisidir, Kur'an-ı Kerim Allah tarafından insanlığa iletilmek için O'na gönderilmiştir, O el emindir, son peygamberdir." demişsek;

Artık Allah'ın hükümlerini sorgulamayız. Dikkat edin Allah'ın hükümlerini diyorum. Eğer O'na gönülden inanıyor, seviyor ve evrenin yaratıcısı ve sahibi olduğuna inanıyorsak, her şeyi ilmi ile kapsadığına inanıyorsak sorgulamayız.

Sizin anlayamadığınız nokta olayları zamana göre değerlendirmenizdir. Eskiden geçerli idi günümüze uymuyor demeniz bu sebepledir.

Konuyu biraz daha açayım isterseniz. (Burada yazacaklarım Allah'ın bu evreni ve içindekileri yarattığına inananlar içindir. Ateistler ve evrenin kendi kendine oluştuğunu düşünenler dikkate almayabilirler.)

Allah evreni yarattı!...

Evrenle birlikte zamanıda yarattı. Zaman bizim anlayamadığımız, sadece etkileri ile varlığının farkına vardığımız, şimdiki bilim seviyesinin tamamen açıklayamadığı unsurlardan biri!...

Zaman evren ve içindekiler için geçerli olan bir boyut. Bilimde 4. boyut olarak geçer.

Yani Allah için zaman denilen şey; evren gibi, içindekiler gibi yarattığı bir mahluk!..

Yani Allah için zaman diye bir şey yok!.. O yüzden ezeli ve ebedidir.

Allah için zaman olmadığından her şeyin başı sonu bir nokta hükmünde. Kainatın yaratışı ile kyametin kopması onun için aynı şey, sadece bir nokta hükmünde. Örnek verecek olursam;

Bir kitap okuduğunuzu düşünün. Siz isterseniz kitabın başına, isterseniz sonuna bakabilir sonunda ne var görebilirsiniz. Oysa kitabın içindeki hikayede yaşayanlar her sayfayı yaşayarak sonuna gelebilirler.

İşte bu olayda böyle. (Benzetme daha kolay anlaşılması içindir, hiç bir mahluk O'na örnek gösterilemez.)

Yani verdiği hükümleri sonra ne olacağını bilmiyordu da o zaman için öyle vermişti gib bir şey düşünmek Allah'a hakaret, ilmine saygısızlık ve imanın zayıflığıdır.(Bence)

Onun için zaman diye bir şey olmadığından; 1400 yıl öncesi ile bu gün fark etmez. Hükümleri zamanlar ötesidir.

Bende bu sebeple O'na inanıyorum ve emirlerini, yasaklarını, hükümlerini kabul ediyorum.
 
Eski01-09-05, 15:59  #4
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921

Teşekkürler sayın Türker

Evet arkadaşlar,
ibadet uygulamalarında veya dini hükümlerde ne kadar bilgili ve deneyimlisiniz ?
Neleri neden yaptığınızdan veya neden yapmadığınızdan haberli misiniz ?
Yaşamınıza aklınız mı yön veriyor yoksa hormonal dürtüleriniz mi ?
Çevrenizde kaç kişi var güvendiğiniz, kaç kişice güvenilirsiniz ?
Kendinizi,ruhunuzu,geleceğinizi,böbreğinizi, sizce neyi kaça satarsınız ?

Yaşam kolay değil inanıyorum diyenlere de inanmıyorun diyenlere de, bir anda sınanıverirsiniz, fiyatınızı etiketleyiverirler üstünüze.
ugurozaltn is offline  
Eski01-09-05, 18:19  #5
Antioksidan
Forum Kurucu Üyesi
 
Antioksidan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827

Alıntı:
Yani verdiği hükümleri sonra ne olacağını bilmiyordu da o zaman için öyle vermişti gib bir şey düşünmek Allah'a hakaret, ilmine saygısızlık ve imanın zayıflığıdır.(Bence)
Sayın Petriçli,

Allah'ın varlığına inanmak Kur'an'a inanmakla eş anlamlı mıdır? Ben yürütmüş olduğunuz mantıktan bunu anlıyorum. O yüzden, bu sorgulamaları peşinen Allah'a hakaret olarak benimsemenizi doğru bulmuyorum.

Dinler Allah'a ulaşmaktaki vasıtalar olarak insanlara bildirildiğine inanılır. Acaba bu vasıtalar ne kadar doğrudur, ya da günümüzde tüm hükümleri halen geçerli midir, geçerli olmalı mıdır? Ben bunu sorgulamaktan bahsediyorum. Allah inancı konusunda bir kelime sarfetmedim zaten.

Sayın Petriçli,

Bahsettiğiniz zaman kavramları doğrudur, Yüce Yaratıcı için zaman bir kitap gibidir. Fakat bu Kur'an'daki hükümleri sorgulamamıza engel değil, olmamalıdır da. Allah'ın verdiği akıl, sürekli gelişmeyi, yeniliği, ve en iyiyi bulmayı emreder. Şartlar değiştikçe insanlar için "en iyi" kavramı da değişir.

Hukuk kurallarının 5000 yıl sonra dahi aynı kalacağını, eğitimli bir bayanın şehadetinin eğitimsiz bir erkeğin yarısı sayılacağını söylemek günümüz şartlarında bilimle ve mantıkla çelişen bir ifadedir. Kaldı ki şu sözleri dile getirmiştiniz:
Alıntı:
Kadınlar sosyal hayatta erkekler kadar aktif değildirler. Özellikle iş hayatı konusunda erkeklerin çoğunlukta olması inkar edilemez.
Bu sözlerinize dayanarak, kadınların yarım şehadeti prensibini benimsediğinizi söylemiştiniz.

Ama bugün de; günümüz şartlarındaki, sosyal hayatı erkeklerden daha aktif kadınların şahitliğini de yarım şahitlik kabul ettğinizi söylüyorsunuz. Bir önceki sözünüzde belirttiğiniz, sosyal hayattaki aktivite mantığınız bir sonraki sözünüzle çelişmekte.

Sayın Petriçli, Yoksa sorgulayamadığınız bu hükümlere sürekli mantıksal kılıflar mı buluyorsunuz?

Bugün meselelere objektif bakan hangi hukuk adamı, hangi sosyolog, hangi psikoloji uzmanı, sizin olması gereken budur, dediğiniz hükümleri onaylar?

Sizden bu olaylara biraz daha objektif bakmanızı rica ediyorum, çok şey değil

Sevgi ve Selamlar...
__________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :)

Antioksidan Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-09-05 18:22 .
Antioksidan is offline  
Eski01-09-05, 18:44  #6
canugur
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341

Kuranda yazilanlarin tanri tarafindan gönderildigi konusu sorgulanmasa da insanlarin bu konulari kesinlikle mantik süzgeclerinden gecirdiklerine inaniyorum.
Ama süzgecin delikleri nasil onu bilemem?

Simdi: Tanri her seyden önce Azhap 50 gibi bir sure ile ilgilenmez.
nedir bu,
"Diyanet Vakfı Meali
A/50.
Ey Muhammed! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin ve seninle beraber göç eden kızlarını sana helâl kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helâl kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lâzım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir."
Böyle bir ayete kitapta ne gerek vardi? Tüm insanligi ilgilendirecek bir düzenleyicide, peygamere mahsus bu ayetin, toplumda kaosu önlemek icin geldigi iddia dilse de, altinda yatan düsünce, peygambere özgü bir aile ici evliliközgürlügü acikca yatmaktadir.

Ayni zamanda, tanri,

"Hala Kuran üzerinde gereği gibi düşünmeyeceklermi..? Eğer o Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda bir çok tutarsızlık bulurlardı."

böyle bir inandirmaya da girmez.

YaniTanri kavraminin yüce bir inanc olgusu oldugunu kabul edersek, kitabi inceldigimizde, o günün arap toplumuna göre yazilmis toplumsal yasami düzenleyici bir anayasa niteliginde hazirlandigi görülür.
Bu bakis pek cok kisiyi kizdirsa da, kitabin, ortaya ciktigi dönemlerden sonra gecerligi yittigi icin, arap toplumlarinin bu kadar geride neden kaldiklarini rahatlikla görebiliriz.

Ayni kitapta tanri; kendine ait olan diger dinlere mensup kisilere adeta yasama hakki asla vermemektedir.
Kutsal kitapta 69 kez Musa lafi gectigi halde, onun ümmetine etmedigini birakmamistir tanri. Simdi, uyari mi, yetersizlik mi? Soru gelecektir.

Tanri her seye kadir bir yaratici olarak insani neden uyardi?
Uyaricinin gücü SINIRLIDIR?

Gercekten yapici olanin alcak gönüllülügünü, cennet vaadlerinde buluruz.
Kalan kesimi ise, kitap disinda olanlarin yanacak olma tehtidleriyle doludur.

Bu sorularin yanitlarin ben ilkokul 3. sinifta, gece yatarken düsünüyordum.
Allah herkesi görür yardim eder derlerdi, bakardim, istanbul un ara sokaklarinda pastahane mazgallarinda kis günü, atletleriyle yatan cocuklar. Benim giyimim iyi idi. Giderek bu sorulari derinlestirdim, ve kendimi nötr duruma getirdim.

saygilar

canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-09-05 19:03 .
canugur is offline  
Eski01-09-05, 18:48  #7
petricli
 
Mesajlar: n/a

Dostum,

Benim sözlerimde çelişki yok aslında. Ben önceki sözümü kadınların sosyal hayatta etkin olmaması sebebine dayandırdım. Doğru. Çünkü kadın erkek eşitliğiydi konu. Gerçi bu günde kadınların sosyal hayatta erkekler kadar aktif olduğunu düşünmüyorum.

Ne kadar bilimseldir bilmiyorum. 3 - 4 gün önce haberlerde dinlemiştim. Yapılan araştırmaya göre (araştırmayı yapan İngiliz bir üniversite idi adını hatırlamıyorum) kadınların beyninin 14 yaşına kadar erkeklerle aynı düzeyde geliştiğini, 14 yaşından sonra ise gelişimde erkeklerden geri kaldığını söylemişti. Deney bin kişi üzerinde yapılmış.

Kadınların erkekler kadar başarılı olmadığını düşünüyorum. En iyi aşçı bile erkek. En iyi terzi bile erkek. Meslekleri incelerseniz en başarılıların erkekler olduğunu görürsünüz. Oysa Dünya kadın nüfusu erkeklerin 3.5 katı fazla olmasına rağmen erkekler daha başarılı.

Sonra buna inanıyormusunuz, kabul ediyormusunuz dediniz bende evet dedim. Aslında bir çelişki yok. Dün ne ise kadınlar bu günde o.
 
Eski01-09-05, 19:07  #8
Antioksidan
Forum Kurucu Üyesi
 
Antioksidan'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Mar 2005
Ülke / Şehir: 23185
Mesajlar: 3,827

Petriçli Hocam ben size bir şey demiyorum artık, siz kendi kabullenmenizi yapmışsınız.

Diyorum ki, eğitimli bir doktor hanımefendi ile, okuma yazma bilmeyen bir beyefendinin şehadeti arasında cinsiyet farkından ötürü 2 kat mı vardır, siz de evet diyorsunuz.

Sanırım siz bu sözleri söyledikten sonra tartışmaya devam edersek biraz içi boş bir tartışmaya gireriz, siyaset meydanında karara bağlanamayan konuşmalar gibi olur.

---------------------

Sayın canugur,

İnancınız tam olarak nedir? Nötr olmak kavramınızdan, bir Agnostisizm ya da Ateizm çıkarıyorum ama sizden duymak daha doğru olur.
__________________
En güzel besinler, içinde antioksidan barındıranlardır :)
Antioksidan is offline  
Eski01-09-05, 19:20  #9
canugur
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 5,341

agnostizmde, saniyorum, tanri ile ilgili bir soruya, var olabilirligine ramen bilmiyorum yaniti verilir.
Ateizm de bana göre ilginc bir sey; tanri sanki var da, ben felsefik bilgimle tanriya inanmiyorum, gibi bir sey anliyorum.
Nötr durumda ise, her ücünü de disliyorum.
Böyle olunca beynim hep yeni olana acik olabiliyor.
Kendimi daha dingin ve dinlenmis, özgür hissediyorum.
Bir ateist olarak, idealist felsefe beni üzmüyor.
bir agnostik olarak, varligini bilmedigim seyin kuskusunu yasamiyorum.
yarin ne yapacagim dyorum geceleri, okuyorum, üretiyorum.
Algilarim;nötr olmakla inanan bir insandan cok daha güclü olabildigi icin, neden camiye gitmedigim hep sorulur bana bu nedenle???
Anlamazlar ama, anlatamam da...Yasanir sadece.
idealizm-agnostizm-ateizm
cünkü her üc kavram da biribirlerini inkar ederek varliklarini sürdürüyorlar gibi geliyor bana.
Bir seyin yasamasi, o seyin zitlariyla olasidir.
Zittini yaratan her ideoloji, varligini sürdürecek ortami kesinlikle bulur.
inanc, agnostizm ve ateizm kavramlari bence yalnizca biribirlerine karsit felsefe üretmek icin varlar sanki. Ve böyle ayakta kaliyorlar.
Birnin ayakta kalmasi, diger ikisine can veriyor. Rakip kazandikca gücleniyorlar?
saygilar

canugur Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 01-09-05 19:39 .
canugur is offline  
Eski01-09-05, 19:24  #10
ugurozaltn
 
ugurozaltn'nın Avatarı
 
Giriş Tarihi: Aug 2005
Ülke / Şehir: manisa
Mesajlar: 921

Evet gerçekten neye inanıp neye inanmadığımızı peşinen açıklayalım ki kafalarımız gereksiz yere çorba olmasın değil mi _

Ben her olanın mikro veya makro planda bir oldurucusu olduğuna kesin kes inanıyorum, yaşantımda çok şeylerede şahit oldum.O yaratıcınında Allah olduğunu Rasullah efendimiz ve Kuran söylüyor, onlarada kesinkes inandım.

Kuran ın evrensel bir kitap ve Raslullah efendimizin de evrensel bir kişilik olduğuna kesinkes inandım.Kitabın hükümlerinin uygulanmasında farklılıklar şeriat düzeyinde geliştirilebileceğine ama usulün bozulamayacağına kesinkes inandım.

Farz ibadetlerin bize asgari olarak önerildiğine ama dileyenin o ölçülerden fazlasını yapmasında bir mahsur olmadığına da kesinkes inandım.
ugurozaltn is offline  
 


Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Foruma mesaj değil yazabilirsin
Forumdaki mesajlara değil cevap yazabilirsin
Foruma dosyadeğil ekleyebilirsin
Forumdaki mesajınıdeğil düzeltebilirsin.

vB KoduAçık
Smilies Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML Kodu Kapalı


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +3. Şuan saat: 13:45.
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bu sitede yazılan her yazıdan yazarları sorumludur. Yazıyaz Forum'da yer alan tüm içeriğin her hakkı Yaziyaz.com'a aittir. İzinsiz kopyalanamaz ve yayınlanamaz.
Evrim | Evrim nedir? | Mutasyon nedir? | Küresel ısınma | Yazı yaz