"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
||||||||||
![]() |
| |||||||
| Ölüyorum / konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Ustaların şiir, roman gibi edebi eserleri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: yerden
Mesajlar: 16
| Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama, İkincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar. Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun olmazdı aslında, Daha çok riske girerdim, Daha fazla seyahat ederdim, Daha çok güneş doğuşunu izler, Daha çok dağa tırmanır daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim birçok yere giderdim, Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, Yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem, Yaşam budur zaten: Anlar, sadece anlar, Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su , Şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güzelin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı, eğer. Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... Ölüyorum... Jorge Luis Borges |
|
| #2 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Feb 2007 Ülke / Şehir: yerden
Mesajlar: 16
| Yitik bayrakların kumaşından bir yatakta ve mavikara heceler arasında, karkirpiğinin gölgesinde, düşüncelerinin seline kapılan turna kuşu gelir yüzerek, sapasağlam- kendini ona açarsın. Gagası saati vurur sana her ağızda – ve hepsinde, bir suskunluğun bin yılı, kor kırmızısı bir ipin ucunda sallanan çana dönüşür vadelerle vade bitimleri, üst üste sürünen bozuk paralar gibi, birbirlerini ölesiye aşındırırlar, sanki tenine işleyen, kaskatı bir bozuk para yağmuruna tutulursun saniyelerin kılığında uçup, barikatlar kurarsın düne ve yarına açılan kapıların arkasına – fosfor parıltısıyla, sonsuzluğun dişleri gibi, tomurcukların bir bir göğüslerin, uzanan ellere karşı ve inen darbelerin altında - : öylesine yoğun, öylesine derin ve darmadağınıktır turna kuşunun yıldızlı tohumları. Paul Celan |
|
| #3 | |
Yazıyaz Grup Genel Koordinatörü Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 8,846
| Yeniden başlayabilseydim hayata eğer, Daha çok şeyi ciddiyetle yapardım. Görmediğim birçok yere giderdim, Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Yeniden başlayabilseydim ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla Bilinmeyen yollar keşfeder, güzelin tadına varır, Çocuklarla oynardım, bir şansım olsaydı, eğer. Yeniden başlayabilseydim eğer... Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... Ölüyorum... Gerçekten güzel bir şiir. Çeviri şiirleri çoğu kez ( sanıyorum) özgün şiir tadı vermeseler de, Borges'in bu şiiri, çevirinin de güzelliğinden olacak nefis olmuş. Farklı düzenlemeye çalıştım. Yine aynı tadı alabiliyor insan. Sn.yok; teşekkürler! |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|