"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Anarşist toplumların ekonomisi ne halde olur ?/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Tüm siyasal ideolojilerin özgürce incelenip tartışılabileceği bölüm. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503
| Yorumlarınızı bekliyorum. __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503
| Bu konu hakkında bilgi edinmem gerekiyor; yardımcı olursanız sevinirim. __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 34
| anarşizm üzerine yazıların bulunduğu bazı kaynakalar: http://uk.geocities.com/anarsistbaki..._articles.html http://www.anarkismo.net/newswire.php?language=tk http://www.anarsistkomunizm.org/kkn/ alakalı bir yazı: KRİZ İÇİNDEKİ DÜNYA İÇİN BİR ALTERNATİF İSPANYA 1936-1939: LİBERTER KOLEKTİFLERİN EKONOMİSİ http://uk.geocities.com/anarsistbaki...stekonomi.html eğer ingilizcen iyiyse, daha yararlı bi kaynak da şu: http://www.infoshop.org/faq/secIcon.html dayanışmayla, alpagut alpagut Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 13-03-07 06:57 . |
|
| #4 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,503
| Verdiğiniz linkler için teşekkürler Sayın Alpagut. __________________
Ocağımıza incirlik diktiler. Can Yücel |
|
| #5 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,178
| Öncelikle anarşist toplumdan kastını tam anlıyamadım.Çünkü anarşist toplum diye bir şeyin oldugunu daha doğrusu bunun anarşizmin hedefi oldugunu düşünmüyorum.Eğer kastınız anarşizmin varmak istediği toplum ise ona komunist toplum demek daha mantıklıdır.Çünkü anarşizmin komunizmden ayrı olarak bir hedefi veya mücadelesi yok. Komunist toplumda ise "herkesten yeteneğine göre herkese ihtiyacına göre" oldugunu bilirsiniz.Böyle bir toplumda aslında ekonomi sözcüğü de biraz anlamsızlaşır.Çünkü ekonomi kavramı zaten üretimin tüketime oranlanması veya insanlara dağıtımıyla ilgilidir. Veya kastınız anarşist devrimden hemen sonraki yapı ise(çünkü komüst üretime geçmek baya zaman alacaktır) genelde liberter kollektiflerin kendinden yönetimi esas alınır(ispanya devriminde oldugu gibi).Yukardaki linklerde ayrıntıları var zaten.Ben anarşizmi daha çok bir mücadele anlayışı olarak gördüğüm için sonuçlarını çok fazla merak etmiyorum. __________________
Bir çıkınca dağlara Bir düşünce toprağa İki olur gerillanın düğünü.. |
|
| #6 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 34
| marksizm ile anarşizmdeki "komünizm" hedeflerinin tamolarak aynı şey oldğu konusunda pek de emin değilim. marksizmde bu hedef üretici güçlerin belli bir seviyeyi aştığında insanların her istediğini ("ihtiyacını") karşılayacak kadar üretim yapılabileceği bir durumdur. senin anladığın gibi çok uzak bir gelecekte ortaya çıkabiir ancak. ortaya çıkışı, insanın öznel durumundan bağımsız bir olgudur. anarşizmde ise komünizm kısaca toplumun ihtiyaçlarının toplumsal olarak belirlenmesi ve azınlık hakları çerçevesinde bir doğrudan demokrasiyi çağrıştırır. dolayısıyla her zaman gerçekleştirileceği gibi sıkıca insanın öznelliğine bağlıdır. dahası üretimin devasa artışı nerdeyse imkansız ve ancak doğal kaynaklar pahasına olacağı için daha gerçekçidir. Örneğin ufak bir adaya düşen kazazedelerin, adanın doğal kaynakları normal hayattaki tüketimlerinden çok azını vaat etmesine rağmen o kaynakları toplayıp, örneğin yaralı olanların daha fazla ihtiyacı olacağını gözeterek aralarında bölüşmeleri komünizmdir. burada hem devlet mekaznimas yoktur, hem de ihtiyaca görebir bölüşüm vardır. bu yüzden de bu bir tür "ekonomi"dir bence. |
|
| #7 | |
![]() Giriş Tarihi: Jan 2007
Mesajlar: 1,178
| Ben de üretici güçlerin belli bir seviyeyi aşmasının(ve ya aşmamasının) insanın öznel durumundan tam olarak bağımsız oldugu konusunda pek emin değilim.İçinde insanlarında olduğu bir süreç vardır işler ve bir sonuca varır diyelim.Bu sürecin içindeyken "herşey olabilir" deriz.Herşey bizim kendi kararımız bağlıdır.Ama sonuca varıp geriye baktığımızda bu süreç kesinlikle insandan bağımsız, kaçınılmaz bir ilerleyiş olarak görünür.Çünkü bütün olanlar zaten olmak zorundaydı deriz(ve aslında haklıyız da). Bu durum bana insan faliyeti ile tarihsel ilerleyiş ikileminin ,bu ikisinin karşı karşıya konulmasının sadece zaman algısı ile ilgili oldugunu başka bir deyişle insanın zihinsel bir yanılgısı oldugu sonucuna götürüyor. Marksizm bu gerilimi fazlasıyla yaşar: 1.Kapitalist üretim tarzının ilerleyişi sosyalizmi kaçınılmaz kılar. 2.Sosyalizm proleterya sınıfının devleti ele geçirmesi ile sağlanacaktır. Bu iki karşıt iddiayı sarmalarsak daha mantıklı olur belki:kapitalist üretim tarzı proleteryayı sosyalist devrime zorlayacaktır.Ama burda da gene bir kaçınılmazcılık var.Herhalde bu tip iddialar o kadar yücelttiği tarih bilincinden kaynaklanıyordur.İnsan günümüze tarihe bakar gibi bakınca net bir şey söylemek zorun hissediyor kendini .Neyse konudan uzaklaştım ama demek istediğim aşağı yukarı şu:insanın bilinçli faliyeti (ve tabi bunun sonuçları) ile tarihsel(üretim tarzı olarak tarihsel) ilerleyiş belki de aynı şeydir.Bu bakımından insan öznelliğine sıkı sıkıya bağlı olmayı olumlu bir şeymiş gibi söylemeni de anlamıyorum.İnsan bilincine bu kadar güvenmek onun temelleri konusunda bir yanlış algıya sahip olmak gibi geliyor.Ne kadar bağımsızdır bu bilinç?Ne kadar kendiliğindendir?Prodhonun ilahi adaleti gibi değişmez bir şeyi var mı?Kim bir şeyi doğru bildiği için yapıyor ki ?Ya da sen eğitime mi inanıyorsun? Sonuç olarak iki tutumu da yanlış buluyorum."Peki o zaman ne?" dersen.Bu konuda ne düşünmem gerektiğiniibile bilmiyorum. Marksizm ve anarşizmin farklı komünizmleri hedeflemesi konusunda haklısın .Ama komünist toplum derken genelde özel mülkiyet ve devletin(ve bunların türevlerinin) olmayışı kastedilir.Bu noktada aynı şeydir .Marks belki doğal kaynakları hep sınırsız varsaymıştır ama bunu şart olarak görmemiştir.Herhalde hedef aynı ama anlayış farklı desek daha doğru olur. __________________
Bir çıkınca dağlara Bir düşünce toprağa İki olur gerillanın düğünü.. hebun Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 14-03-07 10:52 . |
|
| #8 | |
![]() Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 3,331
| Anarşim zaten başlıbaşına yöntemsiz , sistemi olmayan bir kaos ortamıdır. Ekonomiden bahsetmek ayakları yere oturmayan düşünce biçimidir. İlkel yaşamın belki görece daha çağdaş toplayıcılık , rastgele çalma;barınma ,tüketme açılımları olabilir. Tek sistem acıkınca yeme ve içme dürtüleridir. Paylaşımcılık yoktur. Otoriteyi reddettiği gibi otoritesizliği de reddedebilir. Doğru olan bir şey var ki;Anarşizm için destek olan,ortam hazırlayan bu sistemsizliğe sistemli destek olan var olan otoriteyi yıkıp ; yerine kendi otoritesini kurmak isteyen organizasyonlardır. Aslında Anarşistler yeni kurulacak olası otoriteye hizmet ederler. Zarfı kaptık; ama zarfı atan bilmediğinden mi görüş beyan etti acaba? Zarfı atanın da, zarfa katkı yapmasını bekliyoruz. Saygılar, doğançay |
|
| #9 | |
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 2
| aslında anarşist toplumda ekonomi nasıl olurdudan evvel tartışılması gereken olgu anarşist toplum denen olgunun mümkün olup olamayacağıdır.bana kalırsa anarşist toplumun olabilmesi çok zordur çünkü anarşist toplumlarda insanlarda belli bir anlayışın yer etmesi lazım insanlar başlarında kimse olmadan yaşamayı öğrenmelidir bu mantığı herkesin kafasına sokmak güçtür.yani beş parmağın beşi bir değil. bu böyle olursa da kaos ortamı oluşur.anarşi belki ufak toplumlarda tutar ama günümüzde pek ufak toplum kaldı diyemem.komünizmin ideali debuydu ama olmadı. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 34
| kastettiğin gerilimi biliyorum. fakat bir yandan öznelliğe karşı nesnelci bir taraf tutarken (ilk mesajın ve ikincideki "bütün olanlar zaten olmak zorundaydı deriz(ve aslında haklıyız da)" bölümü), dier yandan "insanın bilinçli faliyeti (ve tabi bunun sonuçları) ile tarihsel(üretim tarzı olarak tarihsel) ilerleyiş belki de aynı şeydir" ve "iki tutumu da yanlış buluyorum" demeni tam alnamadım. tam olarak ne diyorsun. bence ikisinin aynı şey olduğunu söylemek çok zorlama bir tarihselcilik olur, ne de olsa farklı yerlerden geliyor gibiler. ancak özgül durumlarda karşılıklı etkileşimlerini yakalarsak gerçekçi bir bakış açısı oluşturabiliriz. geçmişe sadece "olması gereken oldu" diye değil, olasılıklar üzerinden de bakabiliriz. fransız post-yapısalcılığından ve ingiliz kültürel çalışmalarından etkilenen güçlü bir tarihyazımı var bu konuda. ben de üniversite öğrencileri arasında bilgisayar teknolojisinin kullanımına dair nacizane bir katkıda bulunmuştum kısa süre önce. benim elde ettiğim sonuçlar ne insan öznelliğine ne de nesnel bir gerçeklik olarak bilgisayar ve internet teknolojisine indirgenemeyecek bir etkileşimin varlığını gösteriyordu. öznelliği çok vurgulamamın nedeni sanırım ekonomik/teknolojik determinizmin yaygınlığına bir tepki, yoksa safkan bir volantarist değilim ![]() |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Cinsellik Üstüne... | melnur | İnsan Bilimleri | 88 | 11-03-08 19:24 |
| Yunus Emre | rua | Ustalardan Seçkiler | 29 | 06-11-07 00:35 |
| Bir yakınınız öldürülüp tecavüze uğrasa alacağı cezaya razı olur musunuz? | kaan | Arşiv | 100 | 10-04-07 17:07 |