"Seviyenin olmadığı bir yerde ne özgür düşünce, ne de demokratik bir ortam oluşabilir." |
|
![]() |
| |||||||
Nur topu gibi bir soykırım/konusu ne, nedir, nasıl, kim, kimdir, nasıldır? - Dünya'daki gelişmeler, Dış ilişkiler, Avrupa Birliği |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
| #1 | |
Tarih ![]() Giriş Tarihi: Nov 2006 Ülke / Şehir: izmir
Mesajlar: 5,091
| uluslararası Adalet divanı Sırbistanın Bosnada işlediği suçları soykırım olarak niteleyen bir kararı sonunda aldı.Soykırımın hukuki bir karar olduğu ve sonuçlarını görmek açısından öğretici çok yanı var. Bu durum gösterdi ki demokrasinin beşiği Avrupa gözünün önünde ikinci bir soykırımın yapılmasına 50 yıl sonra bir daha göz yummuş.Suçu miloseviçe atıp yine hümanizmanın şampiyonluğunun yaptılar. YAZIKLAR OLSUN. saygılar http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6021495.asp?gid=112 __________________
...TUTKUYLA SEVDİĞİM YALNIZ VE GÜZEL ÜLKEME... nuri bilge ceylan |
|
| #2 | |
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,735
| Mahkeme ''Srebrenitza'daki soykırımdır'' dedi, Sırbıstan'ı suçlu bulmadı Uluslararası Adalet Divanı, 1995’deki Srebrenitza katliamını soykırım olarak nitelendirdi. Ancak mahkeme Sırbistan'ın soykırımdan doğrudan sorumluluğu olmadığına karar vererek Sırbistan'ı akladı. Uluslararası Adalet Divanı, Sırbistan’ın Bosna’daki soykırımdan hukuki olarak doğrudan sorumlu ve suç ortağı olmadığına karar verdi. http://www.milliyet.com.tr/2007/02/26/son/sondun28.asp __________________
''Kemalist Devrim tamamlanacak (...) Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.'' DENİZ GEZMİŞ, Devrim Gazetesi - 23 Aralık 1969 - Sayı: 10 - Sayfa: 2-7 |
|
| #3 | |
![]() Giriş Tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 1,579
| Daha önümüzde Ruanda ve Cezayir var...Hindistan var... Soykırımlar bitmez! __________________
Birer birer, biner biner, biner ölürüz Yana yana, döne döne, yine geliriz ay canım Biz dostu da düşmanı da elbet biliriz Vurulup düşenler gülüm, darda kalmasın ay canım |
|
| #4 | |
Genel Moderatör ![]() Giriş Tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 5,337
| Görüntüleri izledim. Duygusalımdır, pek kaldıramadım. Müslüman halkı ormana götürüyorlar ve sıraya sokuyorlar. Elleri arkadan bağlı, gözlerinde siyah bezler. Basıyorlar makinalıların tetiğine. Sıra sıra öldürüyorlar genç,yaşlı, cocuk demeden. Bunları yapan Sırbistan güçleri. Eger bunları yapanlar suçsuz oluyorsa bu Dünya düzeninin kökten değişmesine bir kanıttır artık. Faşizmin ve milliyetçiliğin ne kadar tehlikeli politikalar oldugunu gözler önüne seren bu görüntüler, yaşadığım hayattan biraz daha nefret etmemi sağladı. Milliyetçilik politikaları tarih olana kadar Dünya acı çekmeye mahkum, abluka altında nefret Dünya'ya tüm zehrini akıtıyor.. __________________
"Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine." Nazım Hikmet İnsanların Kanatları Yüreklerinde.. |
|
| #5 | ||
![]() Giriş Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 3,735
| Alıntı:
Bana göre:Ulusöncesi toplumlarda, yani feodal ilişkilerin geçerli olduğu toplumlarda, Milliyetçilik bir burjuva ideolojisi olarak ilerici bir rol oynar. Ulus devlet sonucunda, feodal örgütlenmelerden ileri bir örgütlenmedir ve tarihte kapitalizme denk düşen devletin örgütlenme biçimidir. Bu örgütlenmenin ideolojik ayaklarından biri de milliyetçiliktir. Milliyetçiliğin ortaya çıkmasındaki ana etmen, ticaret burjuvazisinin kendine ait bir pazara sahip olma tutkusudur.Ancak, globalleşme (modern emperyalizm) ile birlikte ulus-devletler birer engel olarak görülmeye başlanmıştır. Bizimki gibi, yerli bağımsız burjuvazisi gelişmemiş ülkelerde, ulus-devlet bir ayak bağıdır. Zira yerli olan, ama çokuluslu şirketlerle işbirliği içinde olan burjuvazi (işbirlikçi burjuvazi), çıkarları gereği yerli burjuvazinin kendi ulusal sınırları içinde pazarına hakim olmasını kabullenemez. Şimdiki Koç ve Sabancı örneklerinde olduğu gibi bunlar, uluslararası sermayenin Türkiye'deki taşeronlarıdır. Bunlar içinde ulus-devletler birer engeldir. İşbirlikçi sermaye, bizde olduğu gibi ulusal pazarın yağmaya açılmasını ister; bunun içinde serbest ticaret anlaşmaları imzalamaları için hükümetleri yönlendirir, kamuoyunun beynini yıkar. Bu durumlarda ulusal pazarın savunulmasına ve ulus-devletin savunulmasına yönelik bir ulusçuluk, halkçıdır. En azından böylesi bir durumda ülke pazarının uluslararası tekellerin eline geçmesi engellenmiş olur. Peki yerli sermayenin iç pazara hakim olması bir şeyi değiştirir mi ? Evet değiştirir. zira uluslararası tekellerin iç pazara hakim olması demek, bir üstyapı kurumu olan politikaya da hakim olması demektir. Bu tekellerin ulusal yasalarla dizginlenmesi olası değildir. Uygulanan ekonomik politikalar vahşi kapitalizm döneminden farksız olur. Oysa, yerli sermayenin iç pazara sahip olduğu bir ekonomi daha kontrol edilebilirdir; bir nebze olsun yasalarla, dizginlenmesi olasıdır. Üstelik ülke politikalarına bunların bu kadar kolayca yön vermesi de olası değildir. Bunlardan alınan vergilerin yine ülke içinde kullanılması mümkündür. Ancak siz, ulusalcı ekonomi politikalardan uzak, gider Gümrük Birliği gibi anlaşmalar imzalarsanız, hem ülkeniz her yıl milyarlarca dolar zarara uğrar, hem de çokuluslu şirketlerin, ülke içindeki işbirlikçileri sayesinde politikanıza yön vermesine engel olamazsınız. Aslında gelişmiş kapitalist ülkelerin kendileri, has mı has ulusalcıdırlar. Bunlar işlerine gelmeyen hiçbir malın ülkelerinde kolayca satılmasına bile izin vermezler; gerekirse kota koyarlar. Ancak ülke pazarına, ister yerli sermaye egemen olsun, ister yabancı sermaye, emek-sermaye çelişkisi devam eder... Ancak halklar, emek-sermaye çelişkisi varken de biraz olsun rahat yaşayabilir. İleri kapitalist (emperyalist) ülkeler buna bir örnektir. Sizin bahsettiğiniz milliyetçilik türü, etnik milliyetçiliktir. Etno-milliyetçilik uluslararası emperyalist güçlerin, ulus devletleri parçalamak için kullandıkları bir enstrümandır. Bu sayede, milliyetçilikle kurulan ulus-devletin, yine bir başka milliyetçilikle yıkılması hedeflenir. Bu kısaca emperyalizmin böl-ve yönet politikasına hizmet eden gerici bir ideolojidir. Irkçıdır. Emperyalizmle işbirliği yapar. Ekonomide liberalizmi savunur v.s. Bu tür etno milliyetçilik halkları birbirine düşman ederken, parçalanan ulus devletleri küresel sermayeye açık pazar kılar. Yugoslavya'da olan da budur. __________________
''Kemalist Devrim tamamlanacak (...) Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.'' DENİZ GEZMİŞ, Devrim Gazetesi - 23 Aralık 1969 - Sayı: 10 - Sayfa: 2-7 Gılgamış Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 26-02-07 21:03 . | |
|
| #6 | |
Forumdan Uzaklaştırılmış Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 2,118
| Bosna'da yapılan soykırımı sadece sırp güçleri tarafından yapılmış bir hareket olarak görmek mümkün değildir. 1991'de başlayan olaylara BM ve batılı ülkeler özellikle müdahale etmemiştir. Nedeniyse Avrupa'nın kalbinde yer alan müslüman nüfusun yok edilmesini, hiç değilse sayı bakımından azaltılıp baskı altında tutulmasını sağlamak içindir. Bu Avrupa'nın özgürlük anlayışını yansıtmaktadır. Kendi dininden olmayan kişileri insan olarak bile görmemektedirler. Bosna'da ne zaman ki Boşnaklar kendilerini koruyabilmeye başladılar ve sırp kayıpları artmaya başladı, BM müdahale kararı aldı. Ayrıca BM barış gücü askeri(?) olarak Srebrenitsa da görev yapan Hollandalı güçlerin, müslümanları korumak yerine sırp katliamcı birliklerine teslim etmeleri AVrupa'nın anlayışını ortaya koymaktadır. İşte bu gerçek faşistliktir, gerçek ırkçılıktır. Elenorin arkadaşımın söylediği sözlerin bir kısmına katılamıyorum bu yüzden. Çünkü bu milletin faşist, ırkçı ve kafatasçı olması hem toplumun genel kültürüne hem de İslam'a aykırıdır. Kendisini milliyetçi olarak gösterip ırkçılık yapan kişilerden ötürü milliyetçilik kavramını suçlu ilan etmek akla aykırıdır. Kendini komünist, sosyalist, milliyetçi,... olarak belirten kişilerin yaptığı yanlış işlerden ideolojiler sorumlu tutulamaz. Saygılarımla |
|
| #7 | ||
![]() Giriş Tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 1,518
| Alıntı:
Avrupanın son zamanlarda, insan hakları diye herşeye karşı çıktıkları,kendi insan haklarına ne gibi önem vermediklerini görmemezlikten geldikleri,apaçık ortada olduğu halde,başka ülkelere insan hakları dersi vermeye kalkışmaları,çok tuaf. Avrupanın insan haklarına ne kadar saygısız olduklarını,şu köşe yazısı apaçık ortaya koymaktadır. İnsan hakları şöyle dursun, kendileri dışındakilere,insan değildir fetfası bile eklemişler. Avrupa şimdide ekonomik yönden,sömürü yolunu seçmektedirler.Belli etmemeye çalışsalarda herşey ortada. Buyurun;Avrupanın anlayışı böyle imiş.Sayın Yaman toruner'in kalamae aldığı yazıyı merak edenler,lütfen okuyabilirlermi. www.milliyet.com.tr/2007/03/19/yazar/toruner.html | |
|
| #8 | |
Onay bekleyen
Yazar Adayı Giriş Tarihi: Sep 2006
Mesajlar: 72
| soysuzlar işte soyu olanların soyunu kırmaya calısıyor.... sozu edilen katliamın suclusu olan komutana hollandada madalya verilmişti sanırsam __________________
Yaşasın Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye |
|
| #9 | |
Yazar Adayı
Giriş Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 9
| Babam Arnavut göçmenidir... Büyükbabam sürekli anlatırdı Sırpların yaptıklarını... Arnavutlarla farklıdır Boşnaklar ancak Kosova'da da aynı şeylerin yaşandığını biliyoruz. Bosna'ya gelince sözde Barış Gücü olarak gitmiş ülke askerlerinin Bosnalılara işkence yapılmasına göz yumduklarının birinci tanıdığı olan tanıdıklarım vardı. Çifte standart... Tek ismi bu bence olayın... Ulusal da değil küresel çıkarlar diyorum, illaki bir suçlu bulmak istediklerinde herşey mübah oluyor aynı zamanda suçluları gizlemek istediklerinde de durum aynı... Diyecek birşey bulamadım kararı izlediğimde... Hala da diyemiyorum bu nacizane yorumumdan başka. |
|
| #10 | |
![]() Giriş Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 386
| Doğrusu avrupanın sanıldığı gibi doğu avrupadaki müslüman barındıran toplumlara düşman olduğunu sanmıyorum, hem kosova'ya hem bosna'ya gösterilen özen bunu kanıtlar nitelikte, bu ilginin sebebi ise bu toplumların avrupadan soyutlanmasını engellemek - avrupaya dahil etmek ve nihayetinde avrupa birliğinin tamamlanması.. sırbistan'ın da doğrudan suçlanmaması aynı amacı taşıyor diye düşünüyorum, tabi bu doğrudan sorumlu olmamak aklanmak anlamına gelmiyor, yoksa türkiye'nin de ermeni olaylarında doğrudan bir sorumluluğu yok, eğer bu aklanmak anlamına geliyorsa biz de malum konu için uad'a başvuralım.. __________________
Haramilerin saltanatını yıkacağız! Selcuk Tarafından düzenlenmiştir. Düzenlenme zamanı: 28-03-07 16:12 . |
|
![]() |
| Şimdi Bu Konuyu Görüntüleyenler: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Taşeron firmalar ne yapıyor? | flager45 | Türkiye Siyaseti | 16 | 24-02-07 11:52 |